SAĞLIK - 10 Şubat 2026 Salı 11:35

Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nden sigarayı bırakmak isteyenlere tam destek

A
A
A
Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nden sigarayı bırakmak isteyenlere tam destek

Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nde düzenlenen programda, sigarayı bırakmayı başaran bir vatandaş ödüllendirilirken, uzmanlar sigaranın sağlık üzerindeki yıkıcı etkileri konusunda önemli uyarılarda bulundu.


Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlik, Yunus Emre Mahallesi’nde bulunan Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği’nde yapıldı. Polikliniğe başvurarak tedavi sürecini başarıyla tamamlayan Muhammed Emin Cebeci’ye, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin tarafından başarı belgesi takdim edildi. Ayrıca, sigara bırakma polikliniğinde yürüttüğü özverili çalışmalardan dolayı Dr. Elif Pala Gün’e de teşekkür belgesi verildi.



"Sigara önlenebilir en büyük sağlık tehdidi"


Programda açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, sigaranın insan sağlığına verdiği zararlara dikkat çekerek, "Sigaranın içinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve bunların 81 tanesi doğrudan kanser yapıcı etkiye sahip. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 8 milyon insan sigara ve pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 7 milyonu doğrudan sigara kullanımından, 1 milyon 200 bini ise pasif içicilikten kaynaklanıyor" dedi. Sigaranın en çok kansere, kalp-damar hastalıklarına ve KOAH’a yol açtığını belirten Tekin, sigarayı bırakmanın hastalık risklerini ciddi oranda azalttığını vurguladı.



Erzincan’da sigara bırakma poliklinikleri aktif çalışıyor


2025 yılı Erzincan verilerini paylaşan Tekin, "Erzincan’da bu yıl 747 vatandaşımız sigara bırakma polikliniklerine başvurdu. 570 vatandaşımız ilaç tedavisi aldı ve 76 kişi sigarayı tamamen bıraktı. Bu oran yaklaşık yüzde 15 civarında olsa da mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor" ifadelerini kullandı. Erzincan genelinde 11 sigara bırakma polikliniğinin hizmet verdiğini kaydeden Tekin, Sağlıklı Hayat Merkezleri üzerinden çevrim içi görüşme imkânının da bulunduğunu hatırlattı.



Ramazan öncesi çağrı: "Bugün milat olsun"


Ramazan ayı öncesi vatandaşlara önemli bir çağrıda bulunan Tekin, "İftar sonrası sigara içimi, tansiyon yükselmesi ve kalp spazmı gibi ciddi riskleri artırıyor. Bu nedenle Ramazan gelmeden sigarayı bırakmak büyük önem taşıyor. Vatandaşlarımız ALO 171 hattı ve MHRS üzerinden randevu alarak polikliniklerimize başvurabilirler. Bugün sigarayı bırakmak için bir milat olsun" şeklinde konuştu.



"Bir haftada sigara isteğim tamamen kayboldu"


12 yıl sonra sigarayı bırakmayı başaran Muhammed Emin Cebeci ise yaşadığı süreci, "Doktorumun önerdiği ilaç tedavisine başladım. Bir hafta içinde sigara isteğim tamamen kayboldu. Tedavi süresince sürekli destek aldım. Sigarayı bırakmak isteyen herkese polikliniklere başvurmalarını tavsiye ediyorum" sözleriyle anlattı.



Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nden sigarayı bırakmak isteyenlere tam destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Çiftçi başına traktör sayısında lider Bursa Türkiye genelinde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşerken, Bursa, Adana ve Balıkesir gibi tarım şehirlerinde bu oran ülke ortalamasının üzerine çıktı. Bursa, çiftçi başına düşen 2,2 traktör oranıyla dikkat çeken illerin başında yer aldı. TÜİK’in bu yılın mart ayına ilişkin açıkladığı "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, geçen ay 159 bin 931 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 1,6’sını traktörler oluşturdu. Martta trafiğe kaydı yapılan traktör sayısı, bir önceki aya göre yüzde 19,3 arttı. 2025 aralıkta traktör sayısı 2 milyon 315 bin 504 iken, bu yılın ilk çeyreğinde sadece 5 bin 749 adetlik artış yaşandı ve martta trafiğe kayıtlı traktör 2 milyon 321 bin 253’e çıktı. Bu yılın ilk çeyreğine göre Türkiye’de traktör sayısı 2 milyon 321 bin 253 iken ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 363 bin olarak kayıtlarda yer aldı. Ttraktörler, belediyeler, fabrikalar ve farklı işletmelerce kullanılıyor ancak ülke genelinde toplam üzerinden değerlendirildiğinde; Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşüyor. İllere göre çiftçi başına düşen traktör sayısı Türkye’de 50 binin üzerinde traktör bulunduğu illere bakıldığında ise 112 bin 439 ile en fazla traktöre sahip Manisa’da çiftçi başına 1,27 traktör düşüyor. Konya’da 1,12 olan çiftçi başına traktör sayısı, İzmir’de 1,58, Adana’da 1,8, Afyonkarahisar’da 1,15, Antalya’da 1,36 oldu. Bursa’da dikkati çekici bir oran Sanayi kenti Bursa’da ise trafiğe kayıtlı 81 bin 204 traktör ve ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 37 bin görünüyor. Bu rakamlara göre Bursa’da çiftçi başına 2,2 traktör düşüyor. Traktörlerin fabrika ve sanayi tesislerinde de kullanıldığı gözönünde bulundurulsa da çiftçi başına düşen traktör sayısındaki fazlalık dikkati çekiyor. Balıkesir’de ise 73 bin 816 traktöre karşılık ÇKS’ye kayıtlı 44 bin çiftçi bulunuyor. Bu kente de çiftçi başına 1,7 traktör düşüyor. Türkiye’de 50 binin üzerinde traktöre sahip illere ilişkin rakamlar şöyle: İller Traktör sayısı (bin) Çiftçi sayısı (bin) Çiftçi başına düşen traktör Manisa 112 88 1,3 Konya 105 93 1,12 İzmir 87 55 1,6 Bursa 81 37 2,2 Ankara 75 55 1,4 Balıkesir 73 44 1,7 Denizli 66 51 1,3 Sakarya  65 49 1,3 Antalya 65 48 1,35 Adana 63 35 1,8 Aydın 62 53 1,2 Afyonkarahisar 51 44 1,2 Gaziantep 50 47 1,1
Samsun Özel öğrencilerin el emeği eserleri hastanede sergilendi Samsun’da Engelliler Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, özel öğretim öğrencilerinin yıl boyunca hazırladığı el emeği eserler hastanede sergilendi. Sergi, Samsun’daki Büyük Anadolu Hastaneleri lobisinde gerçekleştirildi. Engelli bireylerin toplumsal hayattaki görünürlüğünü artırmak ve yeteneklerini desteklemek amacıyla düzenlenen sergide öğrencilerin büyük özveriyle hazırladığı el sanatları, resimler ve çeşitli sanatsal çalışmalar yer aldı. Açılışın ardından Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Genel Müdürü Dr. İsmail Şen ile Hastane Başhekimi Dr. Ahmet Muhlis Korur da sergiyi gezerek eserleri inceledi. Okul yönetimi tarafından yapılan açıklamada, Engelliler Haftası’nın toplumda duyarlılığı artırmak adına önemli bir fırsat olduğu belirtilerek, öğrencilerin üretkenliklerini ve başarılarını kamuoyuyla paylaşmaktan mutluluk duydukları ifade edildi. Destek veren kurumlara teşekkür edilen açıklamada, bu tür etkinliklerin özel bireylerin sosyal hayata katılımına katkı sunduğu vurgulandı. Hastane yetkilileri ise anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, ortaya çıkan eserlerden dolayı öğrencileri ve öğretmenlerini tebrik etti. Hastane lobisinde sergilenen çalışmalar vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. Ziyaretçiler eserlerin büyük emek ve sabırla hazırlandığını ifade ederken, serginin iki gün daha açık kalacağı öğrenildi. Etkinliğin açılışına Büyük Anadolu Samsun Hastanesi İcra Kurulu Üyesi Yasemin Turan, Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Meral Kıvırcı, Zafer Özel Eğitim Meslek Okulu Müdürü Mustafa Yiğit, okul yönetimi, doktorlar, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
Hatay Annesinin evliliğiyle hayatı değişen Faslı Elyafi, Türk bayrağını uluslararası arenalarda dalgalandırmak istiyor Fas’ta doğup büyüyen ve annesinin evliliği sonrası 3 yıl önce Hatay’ın Reyhanlı ilçesine yerleşen 19 yaşındaki Aya Elyafi, vakit geçirmek için başladığı kick boksta il şampiyonu oldu. Dünya şampiyonu olmayı hedefleyen Elyafi, Türk bayrağını uluslararası arenada dalgalandırmak istediğini söyledi. Reyhanlı ilçesi Yeni Mahallede yaşayan 19 yaşındaki Aya Elyafi, Fas’ta öz annesi ve babası ayrıldıktan sonra annesiyle birlikte Hatay’a geldi. Hatay’da annesinin Türk biriyle evlenmesi üzerine Elyafi, annesiyle birlikte Reyhanlı ilçesine taşınarak yaşamını sürdürmeye başladı. Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine hobi olarak başladığı kick boksa heves eden Elyafi, vakit geçirmek için yaptığı kick boksta profesyonel olarak maçlara çıkmaya başladı. Kentte düzenlenen bölgesel şampiyonada derece elde eden Elyafi, yeteneğini keşfederek dünya şampiyonluğunu hedefine koydu. Antrenmanlarını kaçırmadan disiplin içinde çalışan Elyafi, kendini geliştirerek hayali olan uluslararası arenalarda Türk bayrağını dalgalandırmak istiyor. "Bir hayalim var, Dünya şampiyonu olmak istiyorum ve daha çok maçlara çıkmak istiyorum" 3 yıl önce Fas’tan gelip Hatay’a yerleşerek burada kick boksa başlayan Aya Elyafi, "Benim adım Ayal Elyafi, 19 yaşındayım ve Faslıyım. Türkiye’de Reyhanlı’da yaşıyorum ve 3 yıl oldu buradayım. Okulda son sınıfa gidiyorum. Benim annem buraya geldi, o yüzden bende yanında geldim. Okula gidiyorum ve bir de spora başladım. Türkiye her anlamda güzel ve beğendim. Bu spora ilk başladığında, sadece teselli olmak veya vakit geçirmek için başlamıştım. Zamanla bu spor ciddi bir şekil almaya başladı ve hayallerim başladı. Dünya şampiyonu olmak istedim. Şimdi yavaş yavaş hazırlanıyorum, antrenmanlarımı ciddi bir şekil yapıyorum. Bir hayalim var, Dünya şampiyonu olmak istiyorum ve daha çok maçlara çıkmak istiyorum. Hatay’da ilk madalyamı aldım. Hatay’da, Hatay şampiyonu oldum ve çok mutluyum. Çünkü ilk maça çıktığımda çok güzel hissetmiştim" dedi. "Dünya şampiyonuna katılıp Türkiye bayrağını dalgalandırmak istiyorum" Dünya Şampiyonu olup Türkiye adına yarışıp Türk Bayrağını dalgalandırmak istediğini dile getiren Alya Elyafi, "Annem ve babam Faslıyız ama ben çok küçükken ayrıldılar. Annem burada üvey babamla evlendi, o yüzden ben annem geldiği için bende geldim. Annem evlendi, ben burada okula gidiyorum ve bir de bu sporu yapıyorum. İlk kez Fas’ta karate yapıyorum ama başaramadım, bende buraya geldim. O yüzden bir kick boksa katıldım. Burada da başarılı ve daha basit oluyor. Henüz çok başaralı değilim ama yavaş yavaş ilerliyorum. Şimdi ciddi bir şekil çalışıyorum. Hayalim var o da, Dünya şampiyonu olmak. Bu yıl şampiyona var ve umarım gidebilirim. Dünya şampiyonasına katılıp, Türk bayrağını dalgalandırmak istiyorum. Ben Fas’ta büyüdüm ama spora burada başladım. Bütün antrenmanlarım burada oldu. Bu yüzden Türk bayrağını dalgalandırmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
Denizli Evlenmeden önce talasemi taşıyıcısı olup olunmadığına bakılmalı Denizli Talasemi ve Lösemililer Derneği Başkanı Turgay Besim, Başkan Yardımcısı Mustafa Boran ve Üye Semra Albayrak, Dünya Talasemi Günü kapsamında İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk’ü ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette talasemi hastalarının tedavi süreçleri, sağlık hizmetlerine erişim, talep ve önerileri ele alınırken, Dünya Talasemi Günü kapsamında gerçekleştirilen ve planlanan etkinlikler hakkında da bilgi verildi. İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, talaseminin dünyada en sık görülen kalıtsal kan hastalıklarından biri olduğunu belirterek, toplumda "Akdeniz Anemisi" olarak bilinen hastalığın anne ve babadan çocuğa geçtiğini, çocuk 3-4 aylıkken başlayarak düzenli kan nakli gerektirdiğini ifade etti. Talasemi ile mücadelede en etkili yöntemin korunma olduğuna dikkat çeken Öztürk, toplum eğitimi, hastalığı taşıyan kişilerin tarama yöntemiyle saptanması, genetik danışmanlık ve doğum öncesi tanının büyük önem taşıdığını vurgulayarak şöyle konuştu: "Türkiye’de 2018 yılından bu yana 81 ilde akdeniz anemisi ve talasemi gibi hastalıkların da içinde bulunduğu genetik bozukluk "hemoglobinopati"nin tespiti için ‘Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı’ başlatıldı. Bu program kapsamında, tarama testleri Aile Hekimliklerinde tamamen ücretsiz olarak yapılmaktadır. Denizli’de yapılan taramalarda; 2025 yılında 14 bin 670 kişi tarandı ve 484 taşıyıcı tespit edildi. 2026 yılının ilk dört ayında ise 6 bin 317 kişi taranarak 238 taşıyıcı tespit edildi. 2021 yılından bu yana da talasemi tanısı alan hiçbir bebeğimiz olmadı" dedi. "Evlenmeden önce talasemi taşıyıcısı olup olmadığına bakılmalıdır" Denizli Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren 7 yataklı Talasemi Merkezi’nin 2003 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini de ifade eden İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, merkezde 2026 yılı mevcut durumda 65 kayıtlı hastanın takip ve tedavisinin sürdürüldüğünü ifade etti. Öztürk, talasemiyle mücadelede evlilik öncesi taramaların hayati önem taşıdığına dikkat çekerek; "Taşıyıcı bireyler genellikle kendilerini sağlıklı hisseder ve bir test yaptırmadıkları sürece bu durumu bilmezler. Ancak iki taşıyıcının evlenmesi durumunda, çocuklarının %25 ihtimalle ağır talasemi hastası olarak doğma riski bulunur. Bu durum, çocuk için ömür boyu sürecek düzenli kan nakilleri ve zorlu tedavi süreçleri anlamına gelir. Halbuki talasemi önlenebilir bir hastalıktır. Erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve bilinçlendirme çalışmaları sayesinde sağlıklı nesillerin korunması mümkündür. Toplumumuzun bu konuda daha duyarlı olmasını istiyoruz ve çiftlerin evlenmeden önce Aile Hekimlerimizde talasemi taşıyıcısı olup olmadığına baktırmasını önemsiyoruz" diye konuştu.