ÇEVRE - 07 Aralık 2025 Pazar 10:27

Karanlık Kanyon’da base jump atlayışı nefes kesti

A
A
A
Karanlık Kanyon’da base jump atlayışı nefes kesti

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde bulunan ve dünyanın en yüksek kanyonları arasında yer alan Karanlık Kanyon, adrenalinin zirveye çıktığı bir gösteriye sahne oldu. Yaklaşık 550 metre yükseklikte gerçekleştirilen base jump atlayışında wingsuit ve base jump sporcusu Cengiz Koçak, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı.


Atlayış için kanyon üzerine halat çekildi. Koçak, yaklaşık 500 metre yükseklikten kendini boşluğa bırakarak hem cesareti hem de profesyonelliğiyle heyecan dolu anlar oluşturdu. Rüzgârı kanatlarında hissederek süzülen sporcu, kanyon içindeki iniş noktasına sorunsuz bir şekilde indi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ak Parti Bursa Milletvekili Kılıç, TBMM’de basın toplantısı düzenledi AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla, 2023-2025 yıllarını kapsayan dönemde Bursa’da kamu kurumları eliyle yürütülen projelere ilişkin bilgi verdi. Üç yıllık dönemi kapsayan veriler, Bursa’nın Cumhuriyet tarihinin en yoğun yatırım dönemlerinden birine sahne olduğunu gösterdi. Kılıç, "Bizim anlayışımızda siyaset; lafla değil, eserle yapılır. Bursa’da attığımız her adımın merkezinde insanımızın huzuru, güvenliği ve geleceği vardır. Bu anlayışla, AK Parti iktidarı olarak şehrimizin dört bir yanında yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Eğitimde tarihi rekor: 2,6 milyar liralık dev bütçe Kılıç, konuşmasının önemli bir bölümünü eğitim yatırımlarına ayırarak, Bursa’da sınıf ve salon sayısındaki artışa dikkat çekti. 2023-2025 yılları arasında toplam 1.228 yeni dersliğin eğitime kazandırıldığını belirten Kılıç, "Toplamda 2 milyar 680 milyon TL’yi aşan bu yatırımlar sadece binalardan ibaret değildir; modern laboratuvarlar, spor alanları ve güvenli okul ortamlarıdır. Yatırımlarımızı Yıldırım’dan İnegöl’e, Mudanya’dan Mustafakemalpaşa’ya kadar adil bir şekilde dağıttık" ifadelerini kullandı. Sağlıkta stratejik hamleler ve 10 milyar liralık vizyon Sağlık yatırımlarıyla Bursa’nın bir "sağlık üssü" haline dönüştüğünü vurgulayan Ahmet Kılıç, rakamların ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. 2022-2025 yılları arasında tamamlanan 26 farklı projenin güncel bedelinin 948 milyon 963 bin TL olduğunu belirten Kılıç, "Çekirge Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi, Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi, Muradiye Memleket Hastanesi güçlendirme çalışmaları ve Emek Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi projelerinin toplam büyüklüğü 2025 eskaleli bedelleriyle 10 milyar 156 milyon TL’ye ulaştı. Harmancık 10 yataklı Entegre İlçe Hastanesi tamamlanarak hizmete sunulurken; Nilüfer, İnegöl, Yenişehir, İznik ve Gemlik gibi ilçelerde Sağlıklı Hayat Merkezleri ve 112 Acil istasyonları ile birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirildi. Eser ve hizmet siyasetimizin en temel başlıklarından biri, hiç şüphesiz sağlık yatırımlarıdır. Çünkü sağlık, ihmali olmayan; günü değil, geleceği planlamayı gerektiren bir alandır. Biz sağlıkta; geçici çözümler üretmiyoruz, tabela projelerle yetinmiyoruz, sadece bugünü değil, yarını inşa ediyoruz. Bursa’da sağlık alanında hayata geçirilen bu yatırımlar; insanı merkeze alan, erişilebilir, güçlü ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin sahadaki karşılığıdır" diye konuştu. Spor ve gençlik: "muhalefet vaat eder, ak parti imkan sunar" Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı aracılığıyla yürütülen çalışmalara da değinen Kılıç, Bursa genelinde 30’dan fazla büyük projenin sürdüğünü ifade etti. Kılıç, şunları söyledi : "İznik, İnegöl, Keles ve Orhaneli ilçelerinde yüzme havuzları, gençlik merkezleri ve kampüsler tamamlandı. Uludağ Üniversitesi kampüsüne yüzme havuzu ve 3 büyük basketbol sahasını içeren spor kompleksi kazandırıldı. 2024 yılında 200 milyon TL’lik ek yatırımla Yıldırım Yunusemre Spor Salonu ve Osmangazi Güreş Eğitim Salonu gibi tesisler modernize edildi. Muhalefetin gençliğe vadettiği tek şey vaat bizim gençliğe sunduğumuz şey imkandır. Sporu tabana yayan, gençliği merkeze alan bu anlayışla Bursa’mız için çalışmaya, üretmeye ve eser kazandırmaya devam edeceğiz." Sosyal Hizmetler ve TOKİ ile güvenli şehirler Sosyal devlet anlayışının Bursa’daki yansımalarını aktaran Kılıç, Yıldırım Ali Osman Sönmez Huzurevi’nin yüzde 95 tamamlanma oranına ulaştığını ve 2025 yılı için 100 milyon TL ödenek ayrıldığını belirterek, "Sosyal hizmetler; insana dokunan, hayatı kolaylaştıran, devletin şefkat elini her hanede hissettiren anlayıştır" dedi. Ayrıca Mustafakemalpaşa Engelsiz Yaşam Merkezi ve Nilüfer Çocuk Evleri Sitesi gibi projelerin takviminin işlediğini bildiren Kılıç, TOKİ eliyle yürütülen konut seferberliğine ilişkin olarak, "Şu an itibarıyla Gürsu, Karacabey, Nilüfer ve Kestel dahil olmak üzere 18 farklı noktada 8 bin 684 konutun inşaatı hızla yükseliyor. Bu konutları 2026 ve 2027 yıllarında vatandaşlarımıza teslim edeceğiz" dedi. Ulaşım ve kültürel miras Ulaşım yatırımlarıyla ilgili olarak, "Ulaşım, kalkınmanın ön şartıdır. Sanayi, turizm, tarım ve ticaret; güçlü bir yol altyapısı olmadan büyüyemez" ifadelerini kullanan Kılıç, Doğancı Tüneli’nin açılmasının tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Kılıç, Mudanya-Gemlik yolu ve Hızlı Tren Garı bağlantı yollarının öncelikli olduğunu söyledi. Kültürel alanda ise İznik Surları, Emir Sultan Camii ve Orhangazi Türbeleri gibi vakıf eserlerinin restorasyonlarının tamamlandığını, Bursa’nın tarihi kimliğinin korunduğunu ifade etti. Kılıç, "Üreteni hazmedemeyen, taş üstüne taş koymayan anlayışın eleştirileri Bursalılar nezdinde hükümsüzdür. Tarih yapandan yana yazılır, konuşandan değil" diye konuştu. "Takdir ve tebrik etmeyi öğrenmeliler" Bursa’da hayata geçirilen bu yatırımların; konuttan eğitime, sağlıktan ulaşıma, kültürden sosyal hizmetlere kadar bütüncül bir kalkınma anlayışının ürünü olduğunu, tamamlanan ve yapımı devam eden tüm bu yatırımların, güçlü devlet iradesinin sahadaki karşılığı olduğunu söyleyen Ahmet Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı : "Bizler günü kurtaran değil; gelecek nesillere güçlü bir Bursa bırakmayı hedefleyen bir anlayışla çalışıyoruz. AK Partinin eser ve hizmet siyasetine muhalefet ancak alkışlayarak yapılır. Takdir ve tebrik etmenin ötesinde her hangi bir tutum milletimiz nazarında zaten itibar problemi yaşayan muhalefeti daha da içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır. AK Parti olarak bizler 11 Milyon 543 bin üyemiz ve teşkilatımızla tam kadro olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye yüzyılı vizyonumuza kendinden emin ve kararlı adımlarla yürümeye davam edeceğiz."
Eskişehir Türkiye’de sayılı olan görüntülenme cihazları artık Eskişehir’de hizmet verecek Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete giren güncel teknoloji barındıran 5 radyolojik görüntüleme cihazı tanıtıldı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Radyoloji Anabilim Dalı’nda yeni teknolojiyi barındıran mamografi, ultrason ve 3 röntgen cihazı kesilen kurdele ele hizmete girdi. Modern cihazlar ile birlikte hastalara daha iyi ve hızlı sağlık hizmeti verilecek. "Hem bölgeye hem Eskişehir halkına hayırlı olsun" Açılış töreninde konuşan Başhekim Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy, "Bu yıl itibariyle 3 tane modern yeni dijital röntgen cihazı ile hemen hemen Türkiye’de bir iki merkezde bulunan bir mamografi ünitesi hizmeti açıldı. Dijital röntgenlerden iki tanesi çok üst düzey cihazlar, bir tanesi orta düzeyde. Daha önceki cihazlar yaklaşık 20 yıllık cihazlar öyle söyleyelim. Şu andakiler ise son model, 2025 model diyelim. Mamografi ünitesinde aynı zamanda biopsi hizmeti verebilecek hocalarımız. Ultrasonu ile yeni yıl ile birlikte bir ünite halinde hizmeti açılacak. Herkese hayırlı olsun. Hem bölgeye hem Eskişehir halkına hayırlı olsun. İnşallah güzel hizmetler verecek hocalarımız" dedi. "Yani bu teknoloji sayesinde hem hasta hem de hekim açısından oldukça konforlu" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Profesör Dr. Uğur Toprak ise şöyle konuştu; "Şu anda 3 yeni son teknoloji ile donatılmış röntgen cihazı sahibi olduk. Bu cihazlar oldukça yüksek çözünürlüğe sahipler. Hasta açısından da şöyle özellikleri var, Olabildiğince düşük doz radyasyon ile çalışma imkânımız söz konusu ve hastanın en küçük hareketini algılayıp, eğer hasta hareket etmişse bu kamera sistemleri sayesinde onu yakalıyoruz ve tetkiklerin tekrar edilme riskini azaltıyoruz. Böylece bu yolla da radyasyon azaltılmış oluyor. Hızlı çekim söz konusu entürer anında doktorların ekranına düşüyor. Yani bu teknoloji sayesinde hem hasta hem de hekim açısından oldukça konforlu." "Meme kanseri tanısının erken konulması amaçlıyoruz" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doktor Pınar Yıldız, "Burada meme kanserinin erken tanısını koymada ve tedaviye erken yönlendirmede çok önemli rolü olan mamografi cihazının açılışı için buradayız. Gerçekten erişkin sağlığında kanserler en sık öldüren kanserlerden bir tanesi kadınlarda meme kanseri. O yüzden erken tanının önemini biz her ortamda vurguluyoruz. Üniversitemizde de özellikle şehrimize, bölgemize böyle bir cihazın sahip olmak, bu cihaza erişmek bizim için çok önemliydi. Bununla birlikte meme kanseri tanısının erken konulması ve birçok kadının hayatının kurtulmasını amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de belki de en fazla 20 merkezde olabilen bir cihaza sahibiz" Son olarak cihazların yanında konuşan Radyoloji Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Murat Tepe, "Ünitemizde, meme görüntüleme ünitemizde Ciotto Class 3000, yeni bir Türkiye’de de çok az sayıda merkezde bulunan bir mamografi cihazına sahibiz. Dijital mamografi, tomosantez, kontraslı mamografi gibi tetkikleri kolaylıkla artık ünitemizde yapabiliyoruz, hızlı bir şekilde yapabiliyoruz ve biyopsi ihtiyacı olan hastalara da çok konforlu bir şekilde hem tomosantez eşliğinde hem de kontraslı mamografi eşliğinde biyopsi yapabiliyoruz. Ayrıca biyopsi yaparken de bu cihazla yüzüstü pozisyonda oturur ya da ayakta değil yüzüstü pozisyonda biyopsi yapma şansına sahibiz. Bu da hasta konforunu çok artıran ve işlemi çok daha hızlı ve kolay yapmamızı sağlayan bir özellik. Hem hasta hem de hekim açısından çok konforlu hale geliyor meme görüntüleme işlemleri. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi radyoloji ana bilim dalı bünyesinde kurulan meme görüntüleme ünitesindeki yeni mamografi cihazımız Ciotto Class 3000. Dijital mamografi, tomosantez, kontraslı mamografi ve bunun yanında tomosantez eşliğinde ve kontraslı mamografi eşliğinde biyopsi özelliklerimiz mevcut. Ayrıca prom pozisyonda yani yüzüstü pozisyonda da biyopsi yapabilen üst düzey bir, Türkiye’de belki de en fazla 20 merkezde olabilen bir cihaza sahibiz. Bölümümüze ve Eskişehir’e hayırlı olsun diliyorum" diye konuşarak cihazın artı yönlerinden bahsetti.
İzmir Her dört damla sudan biri musluğa ulaşamadan kayboluyor İklim kriziyle birlikte derinleşen kuraklık, İzmir’de yalnızca azalan yağışlarla değil, altyapıdaki yüksek su kayıplarıyla da kenti susuz bırakıyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kutay Yılmaz, "Kuraklık artık yeni normal. Su kaynaklarını iyi yönetmek ve iklim uyumlu politikalar üretmek zorunlu" dedi. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr.Öğr.Üyesi Kutay Yılmaz, Türkiye’nin iklim krizinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında gösterildiğini belirterek, "İklim değişikliğiyle birlikte yağış rejimleri bozuluyor, su kaynakları hızla tükeniyor. Geçici önlemler yeterli değil. Kentin su güvenliği için iklim uyumlu ve sürdürülebilir politikalar üretilmeli. Su kayıp ve kaçakları önlenmeli" diye konuştu. Kayıp-kaçak yüzde 25 Kuraklıkla mücadelede yalnızca iklim politikaları değil, kentin içme suyu altyapısının durumu da belirleyici rol oynuyor. İzmir’de suyun önemli bir bölümünün musluğa ulaşamadan kaybedildiğine dikkat çeken veriler, kayıp-kaçak oranlarını yeniden gündeme taşıdı. Konu ile ilgili Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından düzenlenen Su Konferansı kapsamında gerçekleştirilen "Kentlerde Su" başlıklı oturumda konuşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU’nun kayıp-kaçakla mücadelede önemli bir ilerleme kaydettiğini söyledi. Erdoğan, kent genelinde kayıp-kaçak oranının yüzde 25,80, kent merkezinde ise yüzde 24,80 seviyesine düşürüldüğünü vurguladı. Son bir yılda yaklaşık yüzde 2,3’lük bir iyileşme sağlandığını belirten Erdoğan, gece saatlerinde yapılan kontrollü kesintilerin bu sonuçta etkili olduğunu ifade etti. Kuraklık yağışsızlık değil İzmir’de yaşanan hidrolojik kuraklığın yalnızca geçici yağış eksikliği değil; küresel ısınmanın tetiklediği yapısal bir risk olduğunu vurgulayan Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kutay Yılmaz da "Kuraklık, yağışın tamamen ortadan kalkması anlamına gelmiyor; aksine yağışların mevsime yayılmadan, kısa sürede ve yüksek miktarlarda gerçekleşmesi bekleniyor. Yoğun ve kısa süreli yağışlar, ilk bakışta su kaynaklarını besliyor gibi görünse de uzun vadede etkili olmuyor. Toprağa yeterince sızamayan yağışlar, yüzey akışıyla hızla denize ulaşıyor. Bu nedenle baraj doluluk oranları ve yeraltı su rezervleri sürdürülebilir biçimde yenilenemiyor. Diğer yandan taşkın ve sel riskini artırıyor" dedi. Uzun vadeli su güvenliği Uzun vadeli su güvenliğini garanti altına alan çözümler gerektiğini de vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kutay Yılmaz, "Susuzluğu önlemek amacıyla farklı havzalardan su transferi, yeni kuyular açılması ya da yeraltı sularının kullanımı gibi önlemler gündemde. Ancak bu tür uygulamalar, kısa vadeli rahatlama sağlasa da uzun vadede su güvenliğini garanti altına almıyor. Yağmur suyu hasadı, konutlarda ve sanayide su verimliliğinin artırılması, tarımda daha az su tüketen yöntemlerin yaygınlaştırılması bu politikaların temelini oluşturuyor. Yağmur suyu hasadı kapsamında, binaların çatılarına düşen yağmur suları depolanarak sifon ve benzeri alanlarda kullanılabiliyor. İzmir’de bazı yeni binalarda uygulanan bu sistem, tek başına yeterli olmasa da iklim uyumunu önemli bir parçası. Kısa ve orta vadede kalıcı bir çözüm de, birçok su sorunu yaşayan ülkede uygulaması bulunan deniz suyunun arıtılarak kullanılması. Bu kapsamda, izin ve onay süreçleri hızlandırılarak çok daha kalıcı bir çözüme İzmir’de ulaşılabilir. Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda kullanılıyor. Buna karşın birçok Avrupa ülkesinde bu oran yüzde 25 seviyelerinde. Damla sulama ve suyu verimli kullanan tekniklerin yaygınlaştırılması gerekli" diye konuştu.
İstanbul İstanbul’da nefes kesen uyuşturucu operasyonu: 10 gözaltı İstanbul’un Avcılar ilçesinde şüpheli kişilerin kaçarak sığındığı bir eve düzenlenen operasyonda, 10 şüphelinin yakalandığı belirtildi. Zehir tacirlerinin, saklandıkları eve ve sokaklara kameralı güvenlik sistemi kurdukları ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçeye bağlı Yeşilkent Mahallesindeki bir sokak içerisinde şüpheli hareketlerde bulunan kalabalık bir grubu takibe aldı. Birden fazla kişinin yer aldığı kalabalık polisi görünce kaçmaya başladı. Polis ile şüpheliler arasında kovalamaca başladı. Sokakta bir eve giren grup saklanmaya çalışırken, emniyet ekipleri belirlenen adrese operasyon düzenledi. Yapılan baskında kapıyı elektrikli koçbaşıyla açan ekipler, kimlik bilgileri tespit edilen E.K., A.S., U.E.T., Y.A., E.S., M.S., M.K., F.M., B.G. isimli şüpheliler ile yaşı 18’den küçük A.A. adlı küçük çocuk da dahil 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Evde yapılan araştırmada ise 14,09 gram narkotik madde ele geçirildi. Çalışmasını genişleten ilçe polisi, ev ve çevresindeki kontrollerde, narkotik maddelerin yakılarak imha edilmeye çalışıldığını belirledi. Evin dış cephesine monte edilen ve içerideki monitör ile izlenen 9 güvenlik kamerası ise dikkati çekti. Bina içerisindeki bir odada canlı izleme yapılan güvenlik kamera sistemi kuran uyuşturucu satıcılarının, bina çevresinde farklı sokak ve caddeleri görecek şekilde kurulan 9 ayrı güvenlik kameraları ile binaya ve sokaklara giren çıkanı ve geleni gideni nöbetleşe izledikleri tespit edildi. Kameralar ve görüntü izleme sistemleri polis ekipleri tarafından sökülerek muhafaza altına alındı. Operasyon sırasında yakalanan şüphelilerden E.K., A.S. ve U.E.T. isimli kişilerin, emniyetteki ifadelerinin ardından savcılık talimatı ile dosyaları ikmalen gönderilmek üzere adli makamlarca serbest bırakıldığı öğrenildi. İfade işlemlerinin ardından dün "TCK 188" suçundan adli makamlara sevk edilen Y.A., E.S., M.S., M.K., F.M. ve B.G. isimli zanlılar hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, yaşı 18’den küçük A.A.’nın tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi. Öte yandan zehir tacirlerinin, geleni gideni izlemek için saklandıkları eve ve sokaklara kameralı güvenlik sistemi kurdukları görüntüleri ortaya çıktı. Zanlıların, baskın sırasında uyuşturucu maddeleri yakarak imha etmeye çalıştıkları da belirlendi.
Adana Adana’daki aile faciasından geriye sosyal medyadaki mutlu kareler kaldı Adana’da bir baba, dün iki çocuğunu öldürdükten sonra yaşamına son verdi. Yaşanan korkunç olayın ardından geriye, ailenin sosyal medyada paylaştığı mutlu günlere ait görüntüler kaldı. Paylaşımlarda gülümseyen yüzler dikkat çekerken, trajedinin ardından geriye evi daha önce terk ettiği öğrenilen acılı anne kaldı. Olay, dün akşam saatlerinde merkez Sarıçam ilçesine bağlı Boynuyoğun Mahallesi’ndeki bir villada meydana geldi. İddiaya göre, bir süre önce karısı G.A. ile Sergen A. (34) arasında henüz bilinmeyen sebepten dolayı tartışma çıktı. Tartışması sonra kadın evi terk etti. Karısı eve gelmeyince cinnet getiren koca, tabanca ile çocukları Ada (8) ve Mert’i (6) tabanca ile vurdu. Ardından Sergen A. aynı tabanca ile kendini vurdu. Silah seslerini duyanların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri baba ve çocukların hayatını kaybettiğini tespit etti. G.A. ile aile yakınları da acı haberi alınca olay yerine geldi. Olay yerine gelen yakınları, Sergen A.’nın ait otomobilini kundakladı. Bölgede yapılan incelemelerin ardından baba ve çocukların cenazeleri otopsileri yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Geriye sosyal medya paylaşımları kaldı" Baba Sergen A.’nın sosyal medya hesaplarında ailesiyle birlikte paylaştığı çok sayıda mutlu anıya ulaşıldı. Yapılan paylaşımlarda ailece geçirilen neşeli anlar dikkat çekerken, yaşanan trajedi bu görüntülerle daha da sarsıcı hale geldi. Öteyandan otopsi işlemlerinin ardından cenazelerin bugün defin edilmesinin beklendiği bildirildi.Olayla ilgili soruşturma sürüyor.