EĞİTİM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 19:14

Öğrencilere itfaiyecilik mesleği tanıtıldı

A
A
A
Öğrencilere itfaiyecilik mesleği tanıtıldı

Erzincan Belediyesi İtfaiye Eğitim Amirliği tarafından, Elaattin Elmas Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine yönelik meslek tanıtım programı düzenlendi.


Belediyeden yapılan açıklamaya göre, 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı Kariyer Fuarı kapsamında gerçekleştirilen programda öğrencilere itfaiyecilik mesleğinin görev alanları, çalışma şartları ve mesleki süreçleri hakkında bilgi verildi.


Programda ayrıca itfaiye araç, gereç ve ekipmanlarının kullanım alanları ile teknik özellikleri detaylı şekilde anlatıldı.


Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, mesleki farkındalık oluşturulması ve öğrencilerin gelecekte yapacakları meslek seçimlerine katkı sağlanmasının hedeflendiği belirtildi.



Öğrencilere itfaiyecilik mesleği tanıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’un kubbelerine ışık ve hafıza üzerinden bir bakış: Yıldız Holding "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın İstanbul’un tarihi camileri ve kubbelerini fotoğraf sanatının özgün diliyle yeniden yorumladığı "Gök Kubbe" sergisinin açılışı, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü ve misafirlerin katılımıyla gerçekleşti. "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek. Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor. Gök Kubbe Sergisi’nin açılışı sanatçı Nevzat Yıldırım, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding üst yönetimi ve sanatseverlerin katılımıyla Çamlıca Kampüsü’ndeki Yıldız Holding Seminer Salonu’nda gerçekleşti. Eserleri genç yaşlarından itibaren uluslararası modern sanat müzelerinin koleksiyonlarına giren akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın yaklaşık iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan sergi, şehrin çok katmanlı hafızasını ışık, zaman, mekân ve mimari formlar üzerinden yeniden görünür kılıyor. Sanatçı, orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle ürettiği fotoğraflarında tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştıran katmanlı bir görsel anlatı kuruyor. Sergide yer alan eserlerde İstanbul’un tarihî camileri; ışığın, mevsimin ve bakış açısının dönüştürücü etkisiyle yeniden yorumlanıyor. Böylece kubbe formu, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel bir köprüye dönüşüyor. "Nevzat Yıldırım’ın Gök Kubbe sergisi sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor" Murat Ülker, sergiye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Yıldız Holding olarak, ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız doğrultusunda sanatsal faaliyetleri desteklemeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatçı Nevzat Yıldırım’ın ‘Gök Kubbe’ sergisi, İstanbul’un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğrafın özgün diliyle ele alarak sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor. Sanatçımız Nevzat beyin benim de gençliğimden beri bir hobi olarak benimsediğim fotoğrafçılığın bir sanat olarak bu seviyeye taşımasını, İstanbul’dan aldığı ilhamı güçlü ve evrensel bir sanat diline dönüştürmesini çok önemli buluyorum. İstanbul’un ışığını, zamanını ve ruhunu etkileyici bir görsel anlatıya dönüştüren bu özel seçkiyi Yıldız Holding’de sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyuyorum." "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışımızla kültürel yaşama değer katan çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz" Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, serginin açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Sanat bir medeniyetin birikimini güçlendiren, kalıcı kılan ve geleceğe taşıyan en temel unsurlardan biridir. Biz de Yıldız Holding olarak, ’Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmaları desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatı toplumla buluşturmayı, sanatçılarımıza destek olmayı ve kültürel mirasımızın daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bu nedenle sanat koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca Kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyaretçilerimizle buluşturuyor; sergi salonumuzda farklı sanatçıları ağırlıyor, Türkiye’de ve uluslararası alanda kültür ve sanat çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyoruz. Bugün de akademisyen ve sanatçı Sayın Nevzat Yıldırım’ın titiz çalışmasının ürünü olan bu özel seçkiye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyor, tüm sanatseverleri Yıldız Holding Seminer Salonu’ndaki bu sergiyi görmeye davet ediyoruz." "Eserlerimde İstanbul’un kubbelerinde saklı hafızayı ve derinliği yansıtmayı amaçlıyorum" İstanbul’un kubbelerinin, geçmiş ile bugün arasındaki en güçlü görsel köprülerden olduğunu belirten sanatçı Nevzat Yıldırım, serginin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Dünyanın pek çok kentinin kendine ait bir silueti vardır. İstanbul’un silueti ise alametifarikası olan kubbeleriyle hafızamızda yer eder. Bu sergide kubbeyi, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve inançları aynı gökyüzü altında buluşturan ortak bir hafıza alanı olarak ele aldım. Kubbeler benim için geçmişten bugüne uzanan medeniyet hafızasının en güçlü sembollerinden biri. Yaklaşık iki yıl boyunca İstanbul’un tarihi camilerini, kubbelerini ve bu yapıların ışıkla kurduğu ilişkiyi takip ettim. Fotoğrafları üretirken tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştırmayı amaçladım. Orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle oluşturduğum kompozisyonlarda üst üste gelen kubbeler, görüntüyü mimari bir unsur olmaktan çıkarıp sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor. Bu süreçte ışık benim için çok belirleyiciydi; çünkü ışık, fotoğraf sanatının alfabesidir. Her kareyi rastlantıyla değil, ışığın en güçlü ve en şiire dair olduğu anları bekleyerek ürettim. Bu serginin, ziyaretçilerinde İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına dair yeni duygular ve düşünceler uyandırmasını diliyorum. Sergiye ev sahipliği yapan Yıldız Holding’e teşekkür ediyorum." "İstanbul’un kubbeleri ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor" Yıldırım, kubbe temasının ortaya çıkışını ve sanat anlayışına olan yansımalarını dile getirdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İstanbul’da Gök Kubbe temasıyla Yıldız Holding’in çatısı altında sanatseverlerle buluşuyor olmak çok değerli. ’Mutlu Et Mutlu Ol’ düşüncesiyle sanatseverleri bir araya getirmek, benim için bu projenin bir parçası olmak çok kıymetli. İstanbul’un kubbeleri yüzyıllardır farklı düşünceden, kültürden, inançtan insanları aslında aynı çatı altında getiriyor, bir kimlik bulmasını sağlıyor, düşünmeyi sağlıyor; ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor kendi iç dünyamızda. Her insan bunu hisseder. İstanbul’a ilhamla baktık ve ’Gök Kubbe’de kendimizi bulduk’ diyebiliriz. Elbette ki pek çok farklı sanatla ilgilenen insan farklı duygulara ulaşacaktır, hepimizde farklı bir şey hatırlatacaktır bu eserler. Çünkü kubbeler kendi içinde katman katman ve her birinin yüzyıllara dayanan bir mazisi var. İnsanları aynı çatı altında birleştiriyor, bir araya getiriyor ve tek bir varlık etrafında, tek bir düşünce etrafında daha doğrusu buluşturmuş oluyor. İstanbul’un kubbeleri bu şehrin en önemli alametifarikalarıdır. Sanatın en önemli hamilerinden olan, koruyup kollayan, sanatçıyı destekleyen sanatçı dostu Murat Ülker’e çok teşekkür ederim böyle bir sergiyle bizleri sanatseverlerle buluşturduğu için. Elbette ki Yönetim Kurulu Başkanımız ve CEO’muz Mehmet Tütüncü’ye de ev sahipliği için teşekkür ederim. Bu sergi benim doktora sonrası ürettiğim, üzerine çok düşündüğüm, çok zihnimde gezdirdiğim bir düşüncenin yansıması olarak değerlendirilebilir." Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Seminer Salonu’nda ziyarete açılan "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
Bolu Tanju Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis talep edildi Bolu Belediyesi’nde yürütülen yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturmasında hazırlanan iddianamede, Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da bulunduğu 19 şüpheli hakkında çeşitli suçlardan hapis cezaları istendi. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Soruşturma kapsamında 2 Mart tarihinde Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliğince Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede şüphelilere "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Yasasına muhalefet" suçlamaları yöneltildi. Tanju Özcan için 263 yıl 6 aya kadar hapis talebi İddianamede, Tanju Özcan’ın her bir mağdura yönelik eylemleri kapsamında 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçundan toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında ise 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası talep edildi. BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız’ın da 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. İddianamede diğer şüpheliler hakkında da farklı suçlardan değişen sürelerde hapis cezaları talep edildiği belirtildi.
Muğla Muğla ile Çin’in Leshan kenti arasında dostluk köprüsü güçleniyor Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yılı kapsamında Muğla’yı ziyaret eden Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, iki ülke arasındaki iş birliğinin kültürden turizme, eğitimden teknolojiye kadar birçok alanda gelişeceğini vurguladı. Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55. yıl dönümü vesilesiyle, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ve beraberindeki heyet Muğla’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında düzenlenen "Muğla-Leshan Kardeş Şehir Fotoğraf Sergisi", iki medeniyetin yerel yönetimler düzeyindeki güçlü bağını gözler önüne serdi. Serginin açılışında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, binlerce yıllık iki medeniyetin kültür ve dostluk temelinde kurduğu bağı Muğla’dan geleceğe taşıdıklarını belirtti. İpek Yolu’nun sadece bir ticaret güzergahı değil, bir medeniyet hattı olduğunu vurgulayan Aras; "Artık şehirler, ülkeler arası ilişkilerin yalnızca izleyicisi değil; kültürel diplomasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü taşıyıcılarıdır. ’Dünya Kenti Muğla’ vizyonumuzla, uluslararası iş birliklerini protokol düzeyinden çıkarıp, eğitim, turizm, teknoloji ve dijital inovasyon gibi somut alanlara dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi. Başkan Aras, geçtiğimiz yıl Çin’in Sichuan Eyaleti’ne bağlı Leshan kenti ile imzalanan kardeş şehir protokolünün önemine dikkat çekerek, şu an bir daire başkanının ve yakında üç genç uzmanın eğitim ve kültürel temaslar için Çin’e gideceğini belirtti. Ayrıca, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti uygulamasının Muğla turizmine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. "Farklı medeniyetler diyalogla canlanıyor" Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Muğla’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Muğla’yı "Türkiye’nin dünyaya açılan parlak vitrini" olarak tanımladı. Leshan şehri ile Muğla arasındaki benzerliklere değinen Büyükelçi Xuebin; "Nisan 2025’te kurulan kardeş şehir ilişkisiyle iki şehir, karşılıklı iş birliğini yeni bir aşamaya taşımıştır. Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik rehberliğinde Çin-Türkiye ilişkileri derinleşmektedir. Vize muafiyeti ile halklarımız arasındaki dostluk yeni bir ivme kazanmıştır" dedi. Somut iş birliği ve gelecek projeler Törende, Muğla ile Leshan arasındaki iş birliğinin sadece iyi niyet mesajlarıyla sınırlı kalmadığı, tarım, akıllı şehir uygulamaları, iklim politikaları ve gençlik programları gibi tematik alanlarda genişleyeceği vurgulandı. 55. yıl vesilesiyle düzenlenen fotoğraf sergisi, davetliler tarafından ilgiyle incelenirken, iki ülke arasındaki dostluğun yerel yönetimler eliyle pekiştirilmesi hedefleniyor.
Muğla Eski eşini ve kızını öldüren sanığa 2 kez ağırlaştırılmış müebbet Muğla’nın Bodrum ilçesinde eski eşi ile 15 yaşındaki kızının uçurumda ölü bulunmasına ilişkin davada sanık, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 2023 yılı kasım ayında Bodrum Tavşanburnu mevkisinde meydana geldi. Emlakçılık yaptığı öğrenilen Irina Dvizova ile kızı Dayana Dvizova (15), yol kenarındaki uçurumda ölü bulunmuştu. Cinayet şüphelisi Irina Dvizova’nın eski eşi Andrej Kuslevic’in olay sonrası yurt dışına kaçtığı belirlenmiş, sanık mayıs 2024’te Prag’dan Münih’e giden otobüste yapılan sınır kontrolünde yakalanmıştı. Kuslevic, 6 Şubat 2026 tarihinde Türkiye’ye getirilerek tutuklanmıştı. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Andrej Kuslevic ile taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından tercüman aracılığıyla savunma yapan Kuslevic, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Sanık Kuslevic, "Savcının görüntülerde olduğunu söylediği kişi ben değilim. Otelde olduğumu kabul ediyorum ancak izletilen videolarda kendimi göremedim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Suçsuz olduğumu ispatlamaya çalıştım. Adil karar verilmesini ve beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, kısa aranın ardından kararını açıkladı. Andrej Kuslevic hakkında, ‘boşandığı eşe karşı tasarlayarak öldürme’ ile ‘çocuğa ve kendisini savunamayacak kişiye karşı tasarlayarak öldürme’ suçlarından indirim uygulanmadan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Karara itiraz edeceğiz Kararın ardından açıklama yapan sanık avukatı Ebru Çınar Kuvvet, verilen cezaya itiraz edeceklerini belirtti. Kuvvet, dosyada eksik deliller bulunduğunu savunarak, "Müvekkil hakkında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bu karara itiraz edeceğiz. Dosya kapsamında eksik deliller bulunduğu ve hükmün varsayımlarla kurulduğu açıktır. Ölüm tarihi, otopsi tutanağı ve defin ruhsatına göre maktullerin 28 Kasım 2023 tarihinde hayatını kaybettiği sabittir. Müvekkilimin ise oğluyla birlikte 24 Kasım 2023 tarihinde Ankara’dan çıkış yaptığı açıktır" dedi.