MAGAZİN - 15 Mayıs 2023 Pazartesi 09:50

“Çiriş Otu” deyip geçmeyin

A
A
A
“Çiriş Otu” deyip geçmeyin

Ülkemizde on bine yakın bitki türü doğal olarak yetişmesine rağmen, bunlardan yeterince yararlanılmadığı ifade ediliyor.

Ülkemizde on bine yakın bitki türü doğal olarak yetişmesine rağmen, bunlardan yeterince yararlanılmadığı ifade ediliyor.


Doğu Anadolu Bölgesinde ve Erzurum’da bu günlerde çarşı pazarda sıkça görülen ‘‘çiriş otu’’ da bunlardan birisi olarak gösteriliyor. Ciriş otu, Asphodelaceae familyası ve Asphodelus cinsi üyesi ve Latince Asphodelus aestivus L. olarak adlandırılır.


Bir çok bölgede yemeği yapılıyor


İstanbul Aydın Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada; çiriş bitkisinin yaprakları pırasa yaprağına benzediği ancak pırasaya nazaran oldukça küçük ve çoğu yörede ‘‘yabani pırasa, güllük, yeling otu ve sarı zambak’’ olarak adlandırıldığı ifade edildi. Ciriş; Afrika, Arap ülkeleri, Mısır, Türkiye ve Avrupa’nın bazı kesimlerinde görülen çok yıllık bir bitki. Çiriş, ülkemizde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun, İç Anadolu’nun dağlarında yetişiyor. Türk mutfağının yöresel yemeklerinde, özellikle bu bölgelerde kullanıldığı biliniyor. Ot yemeklerinde sıklıkla kullanılan çiriş; dağ pırasası, gülük, sarı çiriş, gulik olarak da biliniyor. Çirişten yapılan ve en popüler yemekler çirişli pilav ve çirişli yumurtalı kavurma.


Cirişin hem çorbası ve yemeği yapılıyor


Bunun yanında çirişin yaprakları henüz tazeyken de yenilebilmektedir. Ayrıca çirişten çorba ve birçok yemek de yapılıyor. Haşlandıktan sonra yumurta ile kavrulması ya da peynirle de karıştırılarak yufka ekmek içinde yenilmesi gibi. Ayrıca kaşila diye adlandırılan bir yemeği de yapılıyor. Sevilen yemeklerden biri olan kaşila, çirişin kaynatılıp, içerisine bulgur katılarak, katılaşıncaya kadar pişirilmesiyle yapılıyor. Katılaştıktan sonra içi çukurlaştırılarak yağ dökülür ve servis edilip yeniliyor.


Yabani otlar mutfak kültünün zenginliği


İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Meryem Badayman, Ekin Dinçel ve Ayla Ünver Alçay tarafından yapılan bir araştırmada çirişin; yabani bir ot olup yenilebilmesinin yanında vitamin, antioksidan, lif ve mineral içerikleri ile vücudu besleyen özelliğe sahip olması sebebiyle yaygın olarak tüketildiği belirtilerek, “Dünya nüfusunun hızlıca artmasıyla birlikte sağlık problemleri nedeniyle yabani otlarla yapılan yemeklere karşı ilgi daha da artmıştır. Yabani otlardan yapılan yemeklerin Türk mutfak kültürümüzün zengin bir parçası olduğu bilinilmektedir. Çiriş bitkisiyle yapılan yemekler geniş bir mutfak yelpazesine sahiptir. Böylece ülkemizde doğal olarak yetişen, gıda olarak tüketilebilen ve tıbbi özellikleri olan çiriş otunun ilerleyen zamanlarda daha da yaygınlaşacağını ve gerekli araştırmalar sonucunda da insan sağlığına olan yararlarının artacağı düşünülmektedir.” denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Anneler günü fırsatçıları iş başında: Üreticiden 20 TL’ye çıkan gül annelere 150 -200 TL’ye ulaşıyor Antalya’da seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan, seradan çıkış fiyatı tanesi yaklaşık 10 ile 20 TL olan güllerin çiçekçilerde 200 TL’ye satıldığını söyleyen gül yetiştiricileri para kazanamamaktan dert yanarken, asıl parayı aracılar ve son tedarikçilerin kazandığını söyledi. Kırmızı rengi başta olmak üzere çeşit çeşit renkleri ile Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde insanların en çok tercih ettiği hediyeler arasında yer alan gül üreticiden 10-20 TL’ye alınırken, çiçekçilerde ise 150-200 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Gül üreticisi Mehmet Bolat seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan ürünlerde üreticiden çok aracı ve satıcının kazandığını belirtti. Yaklaşık 20 yıldır Antalya’da gül ve çeşitli çiçek türlerinin üretimini yaptığını belirten Bolat, "Kepez Aktoprak Mahallesi’nde üretim ile uğraşıyoruz. Açık ve kapalı alanda 2005 yalından bu yana da gül, papatya celbere, gileor, ayçiçeği üretimi yapıyoruz. Hepsine rağbet oluyor" dedi. "Yerli üretime bakan olmuyor" Özellikle Sevgililer Günü gibi özel günlerde rağbetin arttığını ancak ithal ürünler nedeniyle yerli üretime talebin düştüğünü belirten Bolat, "Sevgililer günü kış ayına denk geldiği için kök başından 2-3 dal kesebiliyoruz. Bahar aylarında ise Anneler Günü’nde Mayıs ayında bir kökten 5-6 dal kesiliyor. Hasadımız çoğalıyor, ama fiyat düşüyor. Her özel günde ithal ürün muhabbeti oluyor. Sevgililer Gününde bir dal ürün 50 TL’ye giderken, Anneler Günü’nde 20-30 TL’ye satabiliyoruz. Bu aylarda ithal ürün fazla geldiği için yerli üretimde fiyatımız düşüyor. Yerli üretim gülün 50 TL’ye satışı varken, ithal ürün geldiği zaman yerliye bakan olmuyor, ithal ürüne dönülüyor" ifadelerini kullandı. "İthal ürün yerlinin fiyatını düşürüyor" Vitrinlerde yerli üretimden çok ithal ürünlerin satışının tercih edilmesi nedeniyle kazanamadıklarını söyleyen Bolat, "Açık arttırma usulü kooperatif ile çalışıyoruz. Müşterinin arz ve talebine göre fiyat belirleniyor. İthal ürün geldiği zaman toptancılar bunlara yönelince bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Gümrük fiyatı ne kadar üreticiyi korumak için yüzde 45’e çıkarılmış olsa bile her türlü bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Bu sene bin TL’ye nakit olarak aldığımız kaliteli bir gübrenin çuval fiyatı 3-4 bin TL. Birçok üretici kiracı, bu sene dönümünü 100 bin TL’ye tuttuğu araziye, ikinci sene 150 bin TL peşin para isteniyor. Yer sahibi ‘İşine gelirse, ya tut ya çık’ diyor. Ben bu ürünü diktiğim zaman 7-8 sene hasat alıyorum. Bir yıl masraf yapıp çıkarsam komple zarardayız. Bir dönüme 5 bin fidan dikiliyor" ifadelerini kullandı. "Bir dal gül 10-20 TL’ye alınıyor" Yaklaşan Anneler Günü nedeniyle güle olan talebin artığını ancak kendilerinden 10-20 TL’ye alınan bir dal gülün çiçekçilerde 150-200 TL’ye satıldığını belirten Bolat, "Şu anda bir dal gülün bizden çıkışı 10-20 TL, bir çiçekçiye gittiğin zaman bu rakam en düşük 150-200 TL’yi buluyor. Gülün kalitesine, boyuna göre fiyatlar değişiyor. Şu anda bizde en kaliteli birinci sınıf 70 santimetre boyunda, 4 santimetre kelle çapında bir gülün bizden çıkışı 20 TL, gün geliyor 20 TL’ye, gün gelir sıfıra, günü gelir 50 TL’ye gider ürün. Ama bu rakam 200 TL oluyor. O dönemdeki müşterinin talebine ve yoğunluğuna göre bunun gibi fiyat değişikliği olabiliyor. Ama genel olarak piyasa bu şekilde. Anneler günü yaklaşmasına rağmen şu anda çok fazla bir talep yok. Mayıs ayına girmeden önce fiyat bile verilmiyordu. Kolilere nakliye ödüyorduk, bize zarar veriyordu. Şu anda ise küçük de olsa bir kıpırdama var. Dalı 10 ile 20 TL bandında alınıyor" dedi.
Kayseri Hazırlıklar tamam, Talas’ta Çiçek Şenliği start alıyor Talas Belediyesi tarafından 5-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek "Çiçek Şenliği" için hazırlıklar tamamlandı. Yarın (5 Mayıs Salı) Talas Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek açılış öncesinde alanda son kontroller yapılarak tüm detaylar gözden geçirildi. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, şenlik alanında yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Çiçek pasajları, koku koridorları, etkinlik alanları ve sahne kurulumlarını tek tek denetleyen Başkan Yalçın, organizasyonun eksiksiz şekilde hayata geçirilmesi için süreci yakından takip etti. Başkan Yalçın, Talas’ta sosyal ve kültürel hayatı zenginleştiren organizasyonlara büyük önem verdiklerini belirterek, "Doğanın kalbinde huzur bulacağınız bu muhteşem şenlik için tüm hazırlıklarımızı titizlikle tamamladık. Hemşehrilerimizi, aileleriyle birlikte bu güzel atmosferi yaşamaya davet ediyoruz. Talas’ta hayat, her mevsim ayrı bir güzellik sunuyor." ifadelerini kullandı. Şenliğin açılış programı, 5 Mayıs Salı günü saat 18.00’de Talas Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek. Açılışla birlikte Talas, baharın en renkli ve en coşkulu günlerine ev sahipliği yapacak. Şenlik kapsamında her yaştan vatandaşa hitap eden birbirinden renkli etkinlikler düzenlenecek. Özellikle çocuklar için yüz boyama ve çocuk oyunları, palyaço, animatör ve prenses gösterileriyle eğlenceli anlar yaşanacak. Müzik dolu programlarda ise Grup Şantiye konseri, Şehit Burhan Kaplan Ortaokulu Çocuk Korosu ve müzik konseri, Ritim Kayseri konseri, Burhanettin Küçükkurt konseri ve Kafkas Grubu’nun gösterileri yer alacak. Annelere özel konser Şenliğin kapanışı ise anlamlı bir programla gerçekleştirilecek. 10 Mayıs Pazar günü saat 19.30’da Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahne alacak Hatay Medeniyetler Korosu, vereceği konserle bu büyük organizasyona final yapacak. Talas Belediyesi, doğayla iç içe, kültür ve sanatla zenginleşen bu özel etkinlikle hem şehrin estetik değerlerini ön plana çıkarmayı hem de vatandaşlara unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor. Çiçeklerin renkleriyle süslenecek Talas, bu şenlikle birlikte baharın en güzel halini yaşayacak.
Manisa Kırsalda gençlere tam destek Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Akçaköy Mahallesi’nde gençlerle bir araya gelerek taleplerini dinledi. Samimi buluşmada gençlerin halı saha isteğine hızlı çözüm sözü verildi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, ilçe genelindeki ziyaretlerine Yuntdağı bölgesindeki kırsal mahalleleri de ekledi. Bu kapsamda Akçaköy Mahallesi’ni ziyaret eden Başkan Balaban, Yunusemre Belediyesi’nin katkılarıyla tadilatı yapılan genç odasında gençlerle buluştu. Başkan Balaban’a ziyaretinde Belediye Başkan Yardımcıları Emine Özge Arslan ve Seyit Ali Özmen eşlik ederken, Mahalle Muhtarı Harun Coşkun da hazır bulundu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği buluşmada talep ve önerileri dinleyen Başkan Balaban, özellikle halı saha isteğinin kısa sürede çözüme kavuşturulacağını belirtti. Ziyaret sırasında gençler, Besim Dutlulu ile de görüştürülerek taleplerini doğrudan iletme fırsatı buldu. Ziyarette konuşan Başkan Balaban, gençlerin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Emeğiyle geçinen, üreten siz gençler bizim için çok değerlisiniz. Kırsaldaki gençlerin hayatına dokunmak çok kıymetli. Ülkemizin aydınlık yarınları için sizlerin huzuru ve mutluluğu her şeyden önemlidir. Bu samimi ortamda sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum" dedi. Gerçekleşen buluşma, sıcak ve samimi görüntülere sahne olurken, gençler verilen destekten dolayı memnuniyetlerini dile getirdi.
İstanbul Ücretsiz teslimat ve tasarruf programı ’Ypro’ kullanıcılarla buluşuyor Yemek ve market teslimatı abonelik programı Ypro, kullanıcılarla buluşuyor. Program, işletmelerin sipariş sürekliliğini güçlendirmeyi ve toplam ticari hacimlerini büyütmeyi hedefliyor. Türkiye’nin önde gelen online yemek sipariş markalarından Yemeksepeti, iş ortağı ağının sürdürülebilir büyümesini destekleyecek yeni nesil premium üyelik programı Ypro’yu hayata geçirdiğini duyurdu. 27 Nisan 2026 itibarıyla tüm kullanıcılara sunulan Ypro, Türkiye’de yemek, market ve mahalle esnafı siparişlerini tek bir abonelik çatısı altında toplayan sistem olarak sektörde yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor. Tüketici faydasını merkeze alarak tasarlanan Ypro, sıfır teslimat ücreti, çeşitli indirimler ve öncelikli müşteri hizmetleri sunacak. Tüketiciler için maksimum tasarruf ve öncelikli deneyim Programın kullanıcıların sipariş süreçlerini daha ekonomik ve verimli hale getirmeyi hedefleyen bir dizi yenilikçi avantajla birlikte geleceği belirtildi. Programın özellikleri hakkında şu bilgiler verildi: Sınırsız ücretsiz teslimat Ypro üyeleri, herhangi bir sipariş adedi sınırı olmaksızın, platform üzerindeki tüm restoran, market ve mahalle siparişlerinde kurye ve teslimat ücretinden tamamen muaf tutuluyor. Farklı kampanyaları aynı anda kullanabilme Tüketicilere sunulan önemli yeniliklerden biri olan bu esnek modelde kullanıcılar, Yemeksepeti’nin genel sepet ve lezzet kuponları ile restoranların yalnızca Ypro üyelerine sunduğu özel indirimleri tek bir siparişte birleştirerek sepet tutarlarında daha yüksek oranlarda tasarruf elde edebiliyorlar. Sadece Ypro üyelerine özel fırsatlar Platform hizmet ücretlerinde uygulanan indirimlerin yanı sıra, platformun en seçkin restoranları yalnızca Ypro üyelerinin erişebildiği özel fiyatlandırmalar ve fırsat menüleri sunuyor. Müşteri hizmetlerinde öncelik Hem Yemeksepeti kuryeli hem de restoran kuryeli siparişlerde, Ypro üyeleri bekleme süresi olmaksızın canlı destek hizmetinden faydalanıyor. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek farklı marka iş birlikleriyle, üyeler için yaşamın diğer alanlarında da farklı fırsatların olacağı belirtildi. "Tüm paydaşların büyüdüğü bir değer zinciri inşa ediyoruz" Ypro’nun hızlı ticaret sektöründe oluşturacağı dönüşüme ve yerel ekonomiye katkı potansiyeline dikkat çeken Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, modelin vizyonunu şu sözlerle ifade etti: "Yemeksepeti olarak çeyrek asırdır ülkemizde hızlı ticaretin ve dijitalleşmenin öncülüğünü üstleniyoruz. Hızlı ticaret ve ücretsiz teslimat kavramlarını kusursuz biçimde bir araya getiren vizyonumuzun en güçlü yansıması olan Ypro ile sıradan bir abonelik modelinin ötesine geçiyor; tüketicilerimiz, iş ortaklarımız ve yerel ekonomi için kusursuz bir ‘kazan-kazan’ ekosistemi inşa ediyoruz. İş ortaklarımıza, platformumuzdaki en sık ve en yüksek sepet tutarıyla sipariş veren kullanıcı kitlesine doğrudan ulaşma imkânı tanıyarak onların kalıcı büyümesine katkı sağlıyoruz. Geliştirdiğimiz bu modeli, müşteri sadakatini merkeze alırken sektörün toplam hacmini genişletecek vizyoner bir adım olarak görüyoruz."