GÜNDEM - 02 Aralık 2025 Salı 16:40

"Bir Gün Değil, Her Gün Yanınızdayız" diyerek buluştular

A
A
A
"Bir Gün Değil, Her Gün Yanınızdayız"  diyerek buluştular

3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Erzurum Yeni Medya Derneği ve Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Bir Gün Değil, Her Gün Yanınızdayız" temalı farkındalık programı geniş bir katılımla gerçekleştirildi.


Protokol üyeleri etkinlik boyunca özel bireylerle yakından ilgilenerek sohbet etti, ailelerle bir araya geldi ve günün ruhuna uygun güçlü bir dayanışma atmosferi oluşturdu. Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği Başkanı Mecit Papağan, açılış konuşmasında engelli bireylerin toplumsal görünürlüğünün artırılması gerektiğini belirtti. Engelliliğin yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmadığını vurgulayan Papağan, özel bireylerin hayata eşit katılımı için tüm kurumların iş birliği içinde çalışması gerektiğini ifade etti.


"Onlara fırsat vermemiz gerek"


Erzurum Yeni Medya Derneği Başkanı Gamze İspirli, engelliliğe ilişkin toplumsal algıların değişmesi gerektiğini belirterek medyanın bu süreçteki sorumluluğuna dikkat çekti. "Her özel birey, fırsat verildiğinde toplumun en güçlü parçası hâline gelir. Erzurum Yeni Medya Derneği olarak daima yanlarında olacağız" dedi. Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Gökhan Yazıcı ise sporun özel bireylerin fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimindeki temel rolünü vurguladı. Fakültede yürütülen engelli sporlarına yönelik akademik ve uygulamalı çalışmaların önemine değinen Yazıcı, öğrencilerin özel bireylerle aynı sahada yer alarak toplumsal duyarlılık kazandığını söyledi.


"Toplumsal dayanışmanın güçlü bir örneği "


Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, engelli sporunun toplumsal bütünleşmeyi güçlendiren bir alan olduğunu ifade ederek üniversitelerin bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Engelli sporunun yalnızca bir "destek" değil, aynı zamanda bir "vicdan borcu" olduğunu belirtti. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin uzun yıllardır sürdürdüğü erişilebilir kampüs çalışmalarını anlattı. Engelli öğrencilerin akademik uyum, rehberlik, dijital erişilebilirlik ve sosyal entegrasyon süreçlerinin bütüncül bir sistemle desteklendiğini söyleyen Hacımüftüoğlu, bugün oluşturulan kurumlar arası birlikteliğin toplumsal dayanışmanın güçlü bir örneği olduğunu dile getirdi.


Gönüllerince bir gün yaşadılar


Erzurum Vali Vekili Mustafa Berk Çelik, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışına atıfta bulunarak sosyal devletin en temel sorumluluklarından birinin engelli bireylerin desteklenmesi olduğunu söyledi. Çelik, engelli bireylerin üretime, spora ve sosyal yaşama etkin katılımı için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Program kapsamında özel bireyler tenis, bocce ve golbol branşlarında gösteri müsabakaları gerçekleştirdi. Ayrıca at binme etkinliği de yoğun ilgi gördü. Çocuklar ve gençler, eğitmenler eşliğinde ata binerek keyifli anlar yaşadı. Program sonunda özel bireyler müzik eşliğinde halay çekerek renkli görüntüler oluşturdu. Günün sonunda özel bireylere ve programa katkı sunan sponsor kurumlar olan Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Erzurum Kızılay Başkanlığı, Teknent Lisesi ve Demet Hanım’ın Çiftliği’nin temsilcilerine protokol tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Ayrıca Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Kızılay tarafından katılımcılara yemek ve çorba ikramında bulunuldu.


Programa; Erzurum Vali Vekili Mustafa Berk Çelik, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Gökhan Yazıcı, Yakutiye Belediye Başkan Yardımcısı Fatih İpek, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, dernek başkanları, özel bireyler ve aileler katıldı.



"Bir Gün Değil, Her Gün Yanınızdayız"  diyerek buluştular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.