GÜNDEM - 30 Haziran 2025 Pazartesi 09:20

"Cahit Arf halk buluşmaları: Temelli kıraathanesinde bilim ve kültür sohbetleri" programı yoğun ilgi gördü

A
A
A
"Cahit Arf halk buluşmaları: Temelli kıraathanesinde bilim ve kültür sohbetleri" programı yoğun ilgi gördü

Atatürk Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Cahit Arf Halk Buluşmaları: Temelli Kıraathanesinde Bilim ve Kültür Sohbetleri" programı, Erzurum halkının yoğun katılımıyla gerçekleşti.


Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversitelerde kurulan Bilim İletişimi Ofisleri aracılığıyla, bilimsel bilginin halkla buluşturulmasını amaçlayan bu yeni uygulama kapsamında Türkiye genelinde eş zamanlı olarak çeşitli etkinlikler düzenlendi. Atatürk Üniversitesi ise bu önemli buluşmayı, Erzurum’un kültürel belleğinde derin izler taşıyan Temelli Kıraathanesinde gerçekleştirdi.



"Bilim Halk İçindir" anlayışının sahadaki karşılığı


Programda, bilim insanları ile halkı aynı çatı altında buluşturan etkinlik kapsamında, Erzurum’un tarihi, kültürü, müziği, gastronomisi ve sosyal yapısı farklı akademik disiplinler ışığında değerlendirildi. Etkinlikte, kahvehane kültürü, âşıklık geleneği, müzik ve belleğin mekânsal izleri gibi konular katılımcılarla paylaşıldı.


Açılış konuşmalarında etkinliğin anlamına ve amacına değinilerek, Cahit Arf’ın "bilim halk içindir" düsturunun izinden gidildiği vurgulandı. Erzurum’un hem kültürel değerlerinin hem de toplumsal hafızasının bilimsel bir yaklaşımla yeniden yorumlandığı programda, halktan gelen katkılarla da etkileşimli bir ortam oluştu.



Rektör Hacımüftüoğlu’ndan mesaj: "Bu buluşmalar, bilimin toplumla kucaklaşmasıdır"


Yoğun programı nedeniyle şehir dışında bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, katılımcılara gönderdiği mesajında şu ifadelere yer verdi: "Atatürk Üniversitesi olarak, bilimin yalnızca laboratuvarlarda, akademik yayınlarda ya da dersliklerde kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Bilim; sokağa, insana, hafızaya, yaşanmışlığa temas ettiğinde anlam kazanır. Bugün Erzurum’un en özel mekânlarından biri olan Temelli Kıraathanesi’nde düzenlenen bu program, işte tam da bu anlayışın bir yansımasıdır. Cahit Arf’ın mirasını yaşatan bu etkinlik, üniversitelerin topluma açılan kapıları olan Bilim İletişimi Ofislerimizin güçlü bir başlangıcıdır. Halkla buluşan her bilimsel çaba, bizi daha aydınlık bir geleceğe taşır.


Katkı sunan tüm akademisyenlerimize, organizasyonu gerçekleştiren Bilim İletişimi Ofisimize ve bu anlamlı buluşmaya katılım gösteren Erzurum halkına gönülden teşekkür ediyorum."



Kültürel zenginlikler bilimsel perspektifle yorumlandı


Moderatörlüğünü Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem’in yaptığı program boyunca Öğr. Gör. Rahmi Karadabağ, Temelli Kıraathanesinin tarihçesini ve Erzurum kültüründeki yerini aktarırken, Prof. Dr. Dilaver Düzgün ise Erzurum’un edebi kahvehane geleneğini anlattı. Geleneksel âşık atışması gösterisi büyük beğeni toplarken, Prof. Dr. Hasan Tahsin Sümbüllü, âşıklık geleneğinin sosyal yapılarla ilişkisini değerlendirdi.


Doç. Dr. Ozan Gülüm, Atatürk Üniversitesi Oda Orkestrasının halk müziğiyle kurduğu bağı anlatırken; Doç. Dr. Sait Sinan Atılgan, Erzurum’un bellek mekânlarını, Doç. Dr. Tuba Türkmendağ ise Erzurum’un kültürel mirasını kapsamlı biçimde ele aldı. Program, Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Aksakallı Bayraktar’ın Erzurum mutfağına dair sunumuyla sona erdi.



"Bu Buluşma, Bilim ile Kültürün, Halk İle Akademinin Aynı Sofrada Buluştuğu Bir Modeldir"


Etkinliğin kapanış konuşmasını gerçekleştiren Atatürk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Bayraktar, bu özel buluşmanın yalnızca bir başlangıç olduğunu ifade ederek, "Cahit Arf Halk Buluşmaları" serisinin farklı temalarla ve yeni mekânlarla devam edeceğini belirtti.


Bilimi halkla buluşturan bu etkinliğin, akademi ile toplum arasındaki bağı güçlendirmeyi amaçladığını dile getiren Bayraktar: "Bizler için bilim sadece laboratuvarda üretilen bir bilgi değil, aynı zamanda toplumun içinde yankı bulması gereken bir değerdir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, bilim ile kültürün, halk ile akademinin aynı sofrada buluştuğu bir modeldir. Bu modeli daha da geliştirerek sürdüreceğiz" dedi.


Atatürk Üniversitesi, bilimin halkla buluştuğu bu tür etkinliklerle üniversite-toplum etkileşimini güçlendirmeye ve Türkiye’nin bilimsel okuryazarlığını artırmaya yönelik çalışmalarına devam edecek.



"Cahit Arf halk buluşmaları: Temelli kıraathanesinde bilim ve kültür sohbetleri" programı yoğun ilgi gördü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.
Ordu Ordu’da yangın: Kedilerini kurtarmak isteyen karı koca dumandan etkilendi Ordu’nun Ünye ilçesinde bir binada çıkan yangın paniğe neden olurken, evdeki kedilerini alevlerin arasından kurtarmaya çalışan çift, dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Yangın, Kaledere Mahallesi Zincirli Sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın son katında meydana geldi. Hakan ve Gülperi Y.’ye ait olduğu öğrenilen dairenin yatak odasında yangın başladı. Kısa sürede büyüyerek tüm odayı kaplayan alevleri fark eden ev sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine intikal eden Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, yangına müdahale etmeye başladı. Kedilerini kurtarmak isterken dumandan etkilendiler Yangın sırasında evde bulunan kedilerini kurtarmak için yoğun çaba sarf eden çift, yoğun dumana maruz kaldı. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin yardımıyla dışarı çıkarılan çift, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yangının paniğiyle apartman boşluğuna düştüğü anlaşılan kediler için itfaiye ekipleri seferber oldu. Alt kattaki dairenin banyo penceresinden ekiplerin titiz çalışmasıyla kurtarılan kediler güvenli bir yere alındı. Yangın sonrası evde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, hastaneye kaldırılan Hakan ve Gülperi Y. çiftinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Ayşe Tokyaz cinayeti davasında sanık Cemil Koç: "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’nci duruşmasında savunma yapan sanık Koç, "Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" dedi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Cemil Koç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz ile 4’ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları da salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cemil Koç, "Öncelikle Esra’nın sosyal medyadan paylaştığı, ’ben senin ifadeni satırı satırına biliyorum’ konulu ses kayıtları kesilmiş olarak dosyaya sunuldu. Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olay öyle bir sonuçla sonlandı ki ben suçlu oldum ama dosya kapsamında somut bir delil yok" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtlar sunulmasını istedin, biz araştırdık, tebliğ edildi ama sen kabul etmiyorsun dosyayı" dedi. Koç ise, "Esra mahkemeye girerken, Cemil sana bir sürprizim var deyip benim Ayşe ile çektiğim fotoğrafı masaya koyuyor. Olayın sonu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes sadece beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Cemil Koç’un işlerine yardım ettiği öne sürülen tutuklu sanık C.A. ise savunmasında, "Benim bu olayda en ufak bir eylemim olduysa suçum varsa çekmeye razıyım. Ben böyle bir şey yapmadım bu benim vicdanıma da ters benim hiçbir şeyle ilgim yok. Barış Can, ben arkadaşlarımla kahve içmek için buluştum alt tarafı bu yüzden 2 aydır tutukluyum" şeklinde konuştu. Sanık avukatları ise, Cemil Koç’un susma hakkı kullandığını düşünerek yargılamanın bu yönde yapılması gerektiğini belirtti. Üye hakimden Koç’a: "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın?" Duruşmada üye hakim, Cemil Koç’a, "Ayşe’nin öldüğünü gördüğünü söyledin, Ayşe’nin öldüğünü ne zaman anladın" şeklinde soru yöneltti. Soruya sanık Koç, "Birilerini aramak için telefonu arıyordum, o anki psikolojim karışıktı. O sırada vücudu morarmaya başladı. Hatta kalp masajı yapma çalıştım. Yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım. Daha önce buna benzer bir durum yaşadığım için kimse de bana inanmayacağı için çağırmadım. Ayşe’nin burnu kırıktı ama ben kırmadım. Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumundan bir talebim var. E-nabız verileri çıkarılsın, bu kırığın ölüm öncesinden olduğu ortaya çıksın" diye konuştu. Bunun üzerine üye hakim sanığa, "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın" dedi. Sanık ise, "Ağzından köpük geldiğinde, nefes almayınca, kalp masajı yapmaya çalıştım. Birlikte hiç uyuşturucu kullanmadık, bir yakınlaşma yaşadık ben boğazında hissedince o zaman söyledi bana" diye konuştu. Sanık Koç, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim, kan var mı yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çekiyordum, annesi beni arayıp kızım diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı. Ayşe’yi aldım ve valizin içerisine koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım. Ben olay günü Ayşe’nin biraz üzerine gittim ama hangi konu yüzünden üzerine gittiğimi daha sonra açıklayacağım" diye konuştu. Savcılıktan tutukluluk halinin devamı talebi Bir diğer tutuklu sanık Cemal Arslan da, olayda en ufak bir suçu varsa cezasını çekmeye razı olduğunu, bu olayın vicdanına ters olduğunu belirtti. Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Tutukluluk halinin devamına hükmedildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki delillerin incelenmesi ve savunma yapabilmesi için Cemil Koç’a gönderilmesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.