GÜNDEM - 21 Ekim 2024 Pazartesi 09:15

Erzurum’da ehramın marka tescili almasına öncülük eden Hülya Saltuklu eleştirilere cevap verdi

A
A
A
Erzurum’da ehramın marka tescili almasına öncülük eden Hülya Saltuklu eleştirilere cevap verdi

Erzurum Aktif İş Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği (ERAKDAY) Başkanı Hülya Saltuklu, “Ehrama bürünmenin kirli ve art niyetli zihniyete malzeme yapılmasının kime ne faydası var?” diye sordu.


Erzurum’da ehrama hayat veren isim olarak bilinen ERAKDAY Başkanı Hülya Saltuklu, sosyal medyada ehrama kin kusan odaklara sert tepki gösterdi.


Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticilerinin “Dünya Kadın Çiftçiler Günü”nü ehrama bürünmüş kadın çiftçiler ile bir araya gelerek kutladığı etkinlik görüntülerinin yayınlanması üzerine sosyal medyada ülke insanına hiç yakışmayan karalamalar başladı.


ERAKDAY Başkanı Hülya Saltuklu, “Karalamayı yapanlar sanki bu ülkenin yurttaşları değil de, çok uzak ülkelerin yurttaşı olarak yaşayan birileri gibi davranmaktadırlar. Her yörenin iklimi, coğrafi ve fiziki yapısı, kültürel değerleri, yaşama şartları giyim ve kuşamı belirlemede etkindir.” dedi.


Cehalet ve kötü niyet!


“Ülkelerin kıyafetlerine bir göz atılsa, insanlara karşı ölçüsüz yargıda bulunanların haksız olduğu, bunun da cehaletlerinden ve kötü niyetlerinden kaynaklandığı görülür.” diyen Başkan Saltuklu, “Erzurum ve yöresine özgü ehram; koyun yününden kendi emekleriyle yıkayıp, tarayıp, büküp ve dokuyup kullandıkları bir yöresel dokumadır. Annelerimiz bu dokumayı soğuktan ve sıcaktan korunmak ve örtünmek amaçlı kullanmışlardır. Resimlerde de görüldüğü gibi tarih boyunca her yörenin kadını değişik şekillerde giyinmiş ve örtünmüşlerdir. Bu gerçeği görmek çok zor mu? Gerçeği görmek yerine ehramla bürünmüş kadınlarımızın fotoğraflarını çağın gerisinde kalan zihniyetlerine ve fikri saplantılarına malzeme yapanlar, hakarete ve aşağılamaya varan haksız eleştiri cesaretini nerden almaktadırlar. Bu eleştiriyi yapanlar babaannelerinin eski fotoğraflarına baksalar daha insaflı davranırlar sanırım. Bu fotoğrafı eleştirenler yüzünden ata yadigarı Üsküdar çatması, Edirne kırmızısı, Hatay ipeği, Denizli buldan bezi, Antep kutnu, Ankara sofu, şal şepik, beledi ve ehram gibi dokumamız kaybolmaya yüz tutmuş dokumalar arasına girmişti. Şimdi bize ait, yerli, milli ve kaybolmaya yüz tutmuş dokumalar diriltilmeye çalışılmaktadır. Bunun mücadelesini ve çabasını niye vermiyoruz diye feryat edileceği yerde, kin kusulmaktadır. Dahası Erzurum insanının üzülmesine neden olunmaktadır.” diye konuştu.


2008’de Merkez Kız Meslek Lisesi öğretmenliğinden emekli olduktan hemen sonra ERAKDAY Derneği’ni kurucu başkanı olarak çok zor şartlarda ehram dokumasının coğrafi işaretinin alınması için çalıştıklarını aktaran Hülya Saltuklu, “Ehramın markalaştırılması gerektiğine inandık. Dokuma ustalarının yetiştirilmesi gayreti içerisinde olduk. Erzurum adına ulusal ve uluslarasın fuarlarda ehram ürünlerinde tasarımlarımızla ilimizi temsil ettik. Fuarlarda aklı yeten, sanattan anlayan, ülke değerlerini bilen insanlar tarafından takdir gördük. Kendini, ülkesini ve değerlerini bilmeyenlerin eleştirileri sanırım çok itibar edilen eleştiriler değildir. İpliği iğneye takamayan, ülkesi için elini taşın altına koymayan, sadece haksız ve önyargılı hareket eden insanımıza acımaktayım. Artık dünyanın çok hızlı değiştiği bir zamanda boş söz ve anlamsız tartışmalarla değil, ülkesinde hemen her şeyi üreten ve istihdam oluşturan, insanını aşağılamayan, ötekileştirmeyen, hoşgörülü, vicdanlı, insaflı, geçmişiyle ve gelenekleriyle barışık olma zamanı geldi de geçmektedir. Dernek olarak bu bilinçle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ehram saf yünden sağlıklı bir dokuma olmasına rağmen yünlerimiz çöplere dökülmekteydi. Unutulmaya yüz tutmuş ehramın gün yüzüne çıkarılıp dokumanın yaşatılmasına, coğrafi işaretinin alınmasına, ehram adıyla markalaşmasına, Erzurum Olgunlaşma Enstitüsü’nde ehram bölümünün açılmasına katkılarımız ve yetiştirdiğimiz ustaların burada istihdam edilmesine, ehramın "Türkiye Dokuma Atlası” projesinde ihraç edilebilecek beş dokuma arasına alınmasına katkılarımızın haklı gururunu yaşıyoruz. Zaman boş söz değil, iş üretme zamanıdır.” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Pert olan araçtan engelli çıkan şahıs, hukuk mücadelesini sürdürüyor Ankara’da 4 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu engelli kalan ve hukuk mücadelesini sürdüren Ömer Nazlı, kazanın ardından yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. 12 Şubat 2022 tarihinde Ankara’ya ailesini ziyarete giden Ömer Nazlı’nın da içinde bulunduğu O.U.Ö. idaresindeki 34 EFC 346 plakalı otomobile Bakanlıklar Yolu üzerinde A.E.A. idaresindeki 01 KC 0555 plakalı araç çarpmış, kazada 34 plakalı araç perte çıkarken, sürücü hafif şekilde, Ömer Nazlı ise ağır yaralanmıştı. Kazanın ardından 8 gün yoğun bakımda, 8 gün de normal serviste kalıp taburcu olan Ömer Nazlı, kaza öncesinde sağlıklı bir birey olduğunu, geçirdiği ameliyatlar ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatının tamamen değiştiğini söyledi. Olaya ilişkin hukuk mücadelesinin sürdüğünü anlatan Nazlı, "4 yıl önce trafik kazası geçirdim. 4-5 kez ameliyat oldum. Devlet hastanesinden aldığım rapora göre yüzde 95 engelliyim. Ancak Adli Tıp’ta bu oran yüzde 35 olarak belirlendi. Yüzde 35’in yetersiz olduğunu düşünüyorum. Kendi ihtiyaçlarını yerine getiremeyen birisi nasıl yüzde 35 rapor alır. Farklı raporlar var. Engelli sayıldım fakat hukuk mücadelem devam ediyor. Bacaklarım ve ayaklarım tutmuyor, ayağa kalkamıyorum" dedi. Yaşadığı zorluklara rağmen ailesinin desteğiyle hayata tutunmaya çalıştığını ifade eden Nazlı, "Eşim ve çocuklarım sayesinde yaşam mücadelesi veriyorum. Hakkımızı arıyoruz" diye konuştu. Kazaya karışan aracın bir iş insanına ait olduğunu ve sürücünün alkollü olduğunu öne süren Nazlı, sürücünün hiçbir ceza almadığını söyledi. Devlet hastanesinin verdiği yüzde 95 engelli raporuna rağmen, adli tıpın verdiği yüzde 35 engelli raporunu karşı tarafın kullandığını savunan Nazlı, bu durumun da kendisini mağdur ettiğini dile getirdi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. İddianamede Yağmur Cansu Yeşilyurt’un örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede, Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" ünvanı ile göstermelik görev yaptığı kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede, tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı kaydedilmişti. Mahkemenin verdiği aranın ardından Yağmur Cansu Yeşilyurt’a çapraz sorgu esnasında sanık Ekrem İmamoğlu soru sormak istedi. Söz verilen İmamoğlu, "Vergi denetim raporlarından muhtelif zamanlarda milyonlarca liralık para havaleleri görülüyor. İlçe belediyelerine bu paralar neden gönderilir bilginiz var mı?" sorusunu sordu. Bunun üzerine Yeşilyurt, "Bilgim yok" cevabını verdi. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.