EĞİTİM - 24 Şubat 2026 Salı 13:02

Güleç; "Köy okulları geleceğe yatırımdır"

A
A
A
Güleç; "Köy okulları geleceğe yatırımdır"

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Teşkilatlanma Sekreteri Mehmet Güleç, köy okullarının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, yerinde eğitimin kırsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.


Güleç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından gündeme getirilen "öğrenciyi değil öğretmeni taşıma" modelinin tartışılmasını önemli bulduklarını ancak asıl hedefin "köy okullarının sürdürülebilir biçimde yeniden açılması" olması gerektiğini ifade etti.


Köy okullarının kapatılması şehre göçü hızlandırdı


Güleç yaptığı yazılı açıklamada, eğitim hakkının anayasal ve temel bir hak olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; "Eğitim, her çocuğun doğuştan sahip olduğu temel bir haktır. Bu hak, çocuğun yaşadığı yere, ailesinin ekonomik durumuna ya da nüfus istatistiklerine göre sınırlandırılamaz. Köyde yaşayan çocuklarımızın eğitim hakkı da şehirde yaşayan akranlarıyla eşit derecede değerlidir. Taşımalı eğitim uygulamaları uzun yıllardır bir çözüm yöntemi olarak uygulanmaktadır; ancak küçük yaştaki çocukların her gün uzun ve yorucu yolculuklara maruz bırakılması pedagojik açıdan tartışmalıdır. Eğitim yalnızca ders görmekten ibaret değildir; çocuğun güvenli bir ortamda, yaşadığı çevreyle bağını koparmadan gelişmesini sağlayan bütüncül bir süreçtir. Ayrıca taşımalı eğitim uygulaması kırsalın sosyal yapısını zayıflatmış, köy okullarının kapanmasıyla birlikte şehre olan göç hızlanmış ve köylerimizde nüfus azalmıştır."


Köy okulları olmadan kırsal kalkınma sağlanamaz


Köy okullarının yalnızca birer eğitim kurumu olmadığını belirten Güleç, bu okulların aynı zamanda kırsal yaşamın devamlılığını sağlayan merkezler olduğunu dile getirdi. Güleç, "Okulu kapanan köy zamanla nüfus kaybeder. Aileler çocuklarının eğitimi için yer değiştirmek zorunda kalır. Bu durum hem köyleri boşaltmakta hem de şehirlerde sosyal ve ekonomik baskıyı artırmaktadır. Kırsal kalkınmadan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinden söz ediyorsak işe eğitimden başlamalıyız. Kırsal kalkınma ancak köy okullarının açılması ile mümkündür. Unutmayalım ki eğitimden koparılan köy, üretimden de kopar." dedi.


Güleç, köy okullarında eğitim alan çocukların yaşadıkları çevreyle bağ kurarak yetiştiğini, bunun da yerel üretim bilinci ve aidiyet duygusu açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.


Öğretmenin taşınması modeli tek başına yeterli değil


Bakanlığın gündeme getirdiği öğretmenin taşınması modelinin olumlu yönleri olabileceğini belirten Güleç, uygulamanın yalnızca norm kadro veya maliyet hesabı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi: Güleç, "Yerinde eğitim güçlendirilmelidir. Ancak öğretmenlerin birden fazla okulda görevlendirilmesi planlanırken ulaşım, güvenlik ve ders programı koordinasyonu titizlikle ele alınmalıdır. Aksi halde iyi niyetli bir model sahada karmaşaya sebep olabilir." dedi.


Kırsalda görev alacak öğretmenlerin özlük hakları güçlendirilmelidir"


Açıklamasında öğretmenlerin özlük haklarına da dikkat çeken Güleç, kırsal bölgelerde görev yapacak öğretmenlerin haftalık ders yükü, ek ders planlaması ve diğer özlük haklarının açık şekilde tanımlanması gerektiğini vurgulayarak konuyla ilgili olarak teşvik mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.


Güleç açıklamasını şu sözlerle tamamladı; "Köy okullarının yeniden açılması hedefleniyorsa bu okullarda görev alacak öğretmenlerin özlük hakları da güçlendirilmelidir. Ulaşım desteği, barınma imkânı, ek teşvikler ve hizmet puanı düzenlemeleri net şekilde planlanmalı ve devlet tarafından garanti alınmalıdır. Gönüllülük esas alınmalı ve öğretmenler mağdur edilmemelidir."


Köy okulları geleceğe yatırımdır


Köy okulları yalnızca bir bina değildir; kırsalın hafızası, üretimin temeli ve toplumsal devamlılığın güvencesidir. Doğru planlanırsa hem okul kapanmalarının önüne geçilebilir hem de kırsal kalkınma sağlanabilir. Çocukların eğitim hakkını yerinde ve nitelikli biçimde sağlamak, köyleri yaşatmak anlamına gelir. Eğitim politikaları, kırsal kalkınma hedefleriyle birlikte ele alınırsa köy okulları yeniden açılabilir ve köy okullarının yeniden açılması hiç şüphesiz geleceğe yatırım olacaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Rektör Göktaş, çalışan öğrencilerle sahurda buluştu Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, gece çalışan öğrencilerle sahurda buluştu. Fırat Üniversitesi bünyesinde kurulan ve yapımı hayırsever iş insanı, Elazığ İş Kadınları Derneği (ELİKAD) Başkanı Prof. Dr. Yasemin AÇIK tarafından üstlenilen ilk AR-GE Merkezi, öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun çalışmalarıyla 7 gün 24 saat hizmet vermeyi sürdürüyor. Yazılım, bilişim, yapay zeka, robotik kodlama, savunma sanayi ve dijital dönüşüm başta olmak üzere pek çok alanda proje geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü merkez, üniversitenin araştırma ve üretim kapasitesine önemli katkı sağlıyor. Ramazan ayı dolayısıyla Prof. Dr. Yasemin Açık AR-GE Merkezi’ni sahur vaktinde ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, gece saatlerinde çalışmalarına devam eden öğrencilerle bir araya geldi. Laboratuvarlarda yürütülen projeler hakkında bilgi alan Prof. Dr. Göktaş, öğrencilerin üzerinde çalıştığı yazılım ve teknoloji projelerini yerinde inceledi. Ziyaret sırasında öğrencilerle sohbet eden Prof. Dr. Göktaş, proje süreçleri, karşılaşılan teknik konular ve planlanan çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulundu. Gece boyunca çalışmalarını sürdüren öğrencilerle birlikte sahur da yapan Prof. Dr. Göktaş, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Öğrencilerin merkezden etkin şekilde faydalandığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Göktaş, merkezin 7/24 açık olmasının özellikle yoğun proje dönemlerinde önemli bir imkan sunduğunu belirtti. Rektör Göktaş, "7 gün 24 saat açık olan bu merkezde yazılım, yapay zeka, bilişim ve dijital dönüşüm gibi alanlarda önemli çalışmalar yürütülüyor. Öğrencilerimizin burada ortaya koyduğu her proje, üniversitemizin bilimsel gücüne ve ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sunmaktadır. Sahur vaktinde dahi burada çalışan, proje hazırlayan öğrencilerimiz var. Bu merkezin üniversitemize kazandırılmasında emeği bulunan ELİKAD Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık hocamıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Sevgili öğrencilerimiz, burası sizin üretim alanınız. Çalışmaya, üretmeye ve geliştirmeye devam edin. Biz her zaman yanınızdayız" dedi.
Bursa Leylek köyünde büyük sevinç: Eşi geldi, herkes Yaren’i bekliyor Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikarağaç Mahallesi’nde (Leylek köyü), balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu dostluk hikayesiyle milyonların gönlünde taht kuran Yaren leyleğin eşi, bu sabah saatlerinde yuvaya geldi. Köyde bir haftalık erken vuslat için herkes heyecanlanırken, 15’inci kez Yaren ile buluşmayı hayal eden balıkçı Adem Yılmaz, "Çok özledim onu, gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti. Eşi bu kez daha erken geldi" dedi. Aralarındaki 15 yıllık dostlukla Türkiye’de ve yurt dışında milyonların kalbinde taht kuran Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin buluşması bu yıl erken olacak gibi görünüyor. 15 yıl önce başlayan dosluğun hikayesi romanlara, belgesel ve filmlere konu olmuştu. Doğaseverlerin ve Adem amcanın şubat ayının sonunda yolunu gözlediği Yaren leylek geçen yıl 15 Mart’ta, eşi ise 2 gün önce yuvaya gelmişti. Yaren leyleğin eşi bu sabah yuvaya geldi. Hatta Leylek köyünün ilk misafiri de bu leylek oldu. Sabah kalktığında yuvada leylek gören Adem Yılmaz, önce Yaren leylek sanarak heyecanlandı ancak sonra eşi olduğunu fark etti. Adem Yılmaz’ın evinin bacasına ve çatısına konan leylek, Eskikaraağaç Mahallesi sakinlerini de heyecalandırdı. Yılmaz, leyleklerin bugünlerde gelmesini beklediklerini belirterek, "Eşi geldi. Leylek köyünün de bu yıl gelen ilk leyleği bu. Eğer sağsa başına bir şey gelmezse en fazla bir hafta gecikmeyle Yaren de gelir. Çok özledim onu gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti eşi ilk kez bu kadar erken geldi. Martın ilk haftasında gelirlerdi önceden" dedi.
Çanakkale Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 11 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 47 şüpheli yakalandı, 11’i tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 16-23 Şubat tarihlerinde 61 bin 092 şahıs ve 35 bin 654 araç sorgulandı. kontrollerde 132 aranan şahıs ve 16 araç yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerince, kadına karşı basit yaralama suçundan hakkında 10 ay 36 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, basit yaralama suçundan hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, borçlunun borç yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek ve bulundurmak suçundan 1 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, basit yaralama suçundan hakkında 3 ay 22 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında 17 yıl 8 ay 29 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, binanın eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan hakkında 3 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hakkında 4 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan hakkında 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, tehdit/hakaret suçundan hakkında 10 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 8 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 36 şüpheli olmak üzere toplam 47 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 11’ i tutuklandı.