SPOR - 17 Nisan 2026 Cuma 09:47

Nene Hatun’un sultanları Yurtlig’de bölge üçüncüsü

A
A
A
Nene Hatun’un sultanları Yurtlig’de bölge üçüncüsü

Artvin’de yapılan YURTLİG Bölge Birinciliğinde Nene Hatun Yurdu Kız Voleybol takımı üçüncü oldu. Türkiye finallerine gitmeye hak kazanan takım ise Kars oldu.


KYGM Yurtlar arası Voleybol Kadınlar Böle Şampiyonası (YURTLİG) müsabakaları Artvin’de yapıldı. 6-10 Nisan 2026 tarihleri arasında yapılan karşılaşmalar nefes kesti.


Artvin Çoruh Üniversitesi 15 Temmuz Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmaların ardından; Kars birinci olurken, Karabük ikinci, Erzurum GSİM Nene Hatun Yurdu Kız Voleybol takımı ise üçüncü oldu. Gamze Sağırlar’ın kafiye başkanlığı yaptığı Antrenör Hilal Kaya yönetimindeki Nene Hatun Kız Yurdu Voleybol takımı, kıl payı Türkiye finallerine gitme şansını kaybetti. Turnuvada Kars birinci oldu. Kars takımı oyuncusu Neslin Sebü’ye Fair Play oyuncusu plaketi ve belgesi, Türkiye Voleybol Federasyonu adına ulusal hakem Kaya Erdem tarafından takdim edildi.


Artvin’de yapılan Bölge Birinciliğinde Şampiyon olan Kars, Mayıs 2026’da Kocaeli’nde düzenlenecek Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı.


Türkiye finalleri kıl payı kaçtı


Nene Hatun Yurt Müdürlüğü voleybol takımı, Artvin’de yapılan YURTLİG Bölge Birinciliğinde Rize temsilcisini 3-1 mağlup ederek, Gümüşhane engelini de 3-0’la geçti. Erzurum ekibi Karabük ve Kars’a mağlup 3-1’lik skorlarla yenilerek turnuvayı üçüncü sırada tamamladı ve Türkiye finallerine gitme şansını kıl payı kaçırdı.


Kafile başkanı Gamze Sağırlar, idareciler Zeynep Seda Esen, Kader Ateş ve antrenör Hilal Kaya nezaretinde Artvin’de Erzurum’u YURTLİG Bölge şampiyonasında temsil eden takımda şu sporcular yer aldı: Gülperi Erboğa, Celhan Asu Elek, Azra Tanrıkulu, Büşra Demir, Aleyna Yıldırım, Sudenaz Aydın, Ecrin Nisa Bektaşoğlu, Serencen Yılmaz, Züleyha Özsoy, Seher Tülay Kılıç, Songül Dinler ve Elif Akarsu.



Nene Hatun’un sultanları Yurtlig’de bölge üçüncüsü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Balaban talimat verdi yaşlı kadının evi pırıl pırıl yapıldı Yunusemre Belediyesi, ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın talimatı doğrultusunda, sağlık sorunları nedeniyle ev işlerini yapmakta güçlük çeken 68 yaşındaki Şahsine Metin Azatlı’nın evinde temizlik çalışması gerçekleştirildi. Yunusemre Belediyesi, ilçede yaşayan yaşlı, engelli ve ihtiyaç sahibi vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik hizmetlerini aralıksız sürdürüyor. Kısa süre önce hizmete açılan Yunus Park Emekli Kafe’nin açılışında Başkan Semih Balaban ile karşılaşan Azatlı, yaşadığı sıkıntıyı dile getirdi. Ev temizliği konusunda zorlandığını ifade eden Azatlı’nın talebine kayıtsız kalmayan Başkan Balaban, ilgili birimlere talimat verdi. Talimatın ardından hızla harekete geçen belediye ekipleri, Azatlı’nın evinde kapsamlı temizlik çalışması gerçekleştirdi. Yapılan hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şahsine Metin Azatlı, "Eşim parkinson hastası, bende de yaşlılıktan dolayı fıtık ve daha birçok hastalık var. Torunuma da bakıyorum, yetişemiyorum. Ev temizliği günlük yaşamımızın en temel ihtiyacı. Başkan ile karşılaştığımda durumumuzu anlattım. Allah razı olsun, bizleri kırmadı. Derdimizi ve sorunumuzu çözen bir başkanımız var, mutluyuz" dedi. Yunusemre Belediyesi yetkilileri ise sosyal belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hizmetlerin artarak devam edeceğini belirtti.
Çanakkale Çanakkale’de ‘B-Reçete’ tanıtımı Çanakkale’de ‘Bitki Reçetesi (B-Reçete) Sistemi’ tanıtım ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram’ın başkanlığında, ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Amfi Salonunda ‘Bitki Reçetesi (B-Reçete) Sistemi’ tanıtım ve değerlendirme toplantısı düzenlendi. İlk oturum teknik personel ile gerçekleştirildi. Sektör toplantısının sabah gerçekleştirilen ilk oturumu; Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri ile Bitki Sağlığı alanında çalışan teknik personelin katılımı ile yapıldı. Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan’ın açılış konuşmasının ardından, Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram; B-Reçete sisteminin yapısı, işleyişi ve uygulama sürecine ilişkin detaylı bilgilendirmelerde bulundu. Sunumun ardından teknik personel ve idarecilerin soruları yanıtlandı. İkinci oturum ise geniş katılımlı sektör paydaşları ile gerçekleştirildi. Öğleden sonraki ikinci oturuma; Ziraat Odası Başkanları, il ve ilçe müdürlüklerinden teknik personel, oda ve birlik başkanları, kooperatifler, akademisyenler, BKÜ bayi ve uygulayıcıları, reçete yazma yetkisine sahip Ziraat Mühendisleri, Ziraat Fakültesi öğrencileri, üreticiler ve tüm sektör paydaşları katılım sağladı. İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan’ın ‘Çanakkale’de Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı’ konulu sunumunun ardından, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Anıl Çay açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Ardından Doç. Dr. Yunus Bayram; Bitki Reçete Sistemi kapsamında ‘Bitki Koruma Ürünlerinin Uygulanması ve Denetlenmesine İlişkin Yönetmelik’ ile ‘Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmelik’ konularında sunumlarını gerçekleştirdi. Toplantının son bölümünde; B-Reçete Sisteminin uygulama süreci, pilot illerde yürütülen çalışmalar kapsamında karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik alınan tedbirler katılımcılara aktarıldı. Sunumların ardından Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, katılımcıların B-REÇETE Sistemine ilişkin sorularını yanıtlayarak sistemin muhtemel risklerini ve çözüm önerilerini değerlendirdi. B-Reçete sistemi ile: zirai ilaçların kontrollü ve doğru kullanımı sağlanacak, pestisit kalıntıları azaltılacak, üretimde izlenebilirlik artırılacak, tarımda dijital dönüşümün en önemli adımlarından biri olan B-Reçete sistemi ile daha güvenli, sürdürülebilir ve verimli bir üretim hedefleniyor.
Bursa Kanserden korkma geç kalmaktan kork Sağlıklı bir yaşamın anahtarının düzenli kontrol ve erken teşhis olduğunu vurgulayan BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, modern çağın en korkulan hastalıklarına karşı bazı uyarılarda bulundu. Mide ve kalın bağırsak kanserlerinin dünyada en sık görülen kanser türleri arasında ilk sıralarda yer aldığını belirten Dr. Mahmut Öztürk, bu hastalıklarda tedavi sürecinin başarısının tamamen teşhis zamanlamasına bağlı olduğunu ifade etti. Öztürk, "Mide ve kalın bağırsak kanserlerinde erken teşhis konulduğu takdirde, cerrahi müdahale ile yüzde 100 iyileşme sağlamak mümkündür. 45 yaş üzerinde olup geçmeyen ağrı, aşırı kilo kaybı, kan kusma veya rektal kanama gibi ‘alarm semptomları’ gösteren kişilerin mutlaka gastroskopik ve kolonoskopik tetkik yaptırması gerekir" dedi. Karaciğer yetmezliği olarak tanımlanan siroz hastalığında da benzer bir durumun söz konusu olduğunu kaydeden BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öztürk, şu bilgileri paylaştı: "Sirozun çok ileri dönemdeki kesin tedavisi karaciğer naklidir. Ancak erken dönemde sebebe yönelik tedavi ile hem hastalığın ilerlemesini önleyebilir hem de hastanın durumunda iyileşme sağlanabilir. Alkol kullanımı, hepatit B ve C ile yağlı karaciğer siroza yol açan en temel faktörlerdir. Bu etkenlerden uzak durmak ve koruyucu tedbirleri almak hayati önem taşır." Günümüzde obezite ve şeker hastalığına bağlı olarak artış gösteren karaciğer yağlanması hakkında da konuşan Uzm. Dr. Öztürk, hastalığın çoğu zaman sinsi ilerlediğini belirtti. Halsizlik ve karnın sağ üst kısmında beliren ağrıların belirti olabileceğini söyleyen Öztürk, "Karaciğer yağlanmasının ispatlanmış kesin bir ilaç tedavisi yoktur. En etkili tedavi yöntemi kararlı bir şekilde uygulanan diyet ve düzenli egzersizdir" açıklamasında bulundu. Ülser gibi mide rahatsızlıklarında ise endoskopinin önemine değinen Dr. Öztürk, sağlığın her şeyin başında geldiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı; "Hastalıkların tedavisindeki en kritik faktör zamanlamadır. Unutmayın; erken dönemde tedavi, hastalığın ilerlemesini önler. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız."