EĞİTİM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 13:03

Rektör Hacımüftüoğlu İhtisas Akademiye katıldı

A
A
A
Rektör Hacımüftüoğlu İhtisas Akademiye katıldı

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Erzurum İl Temsilciliği tarafından düzenlenen İhtisas Akademi’26 kapsamında düzenlenen konferansta, teknolojinin küresel güç dengelerindeki rolünden milli ilaç hamlesine kadar kritik açıklamalarda bulundu.


Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilim sınır tanımaz ama vicdan sınırdan büyüktür" diyerek akademinin insanlık onuru için teknoloji üretme sorumluluğuna dikkat çekti.


İhtisas Akademi, 2026 sezonunda "Teknoloji ve İnsanlık" temasıyla kapılarını açtı. 15 Temmuz Millî İrade Salonunda; TÜGVA Erzurum İl Temsilcisi Muhammed Faruk Kömeç, vakıf üyeleri ile çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, teknolojinin salt bir araç değil, küresel bir jeopolitik mesele olduğunu vurgulayan bir konuşma gerçekleştirdi.


"Teknolojiyi Keşfedenler Değil, Anlamlandıranlar Tarihi Yazar"


Konuşmasına teknolojinin insanlık tarihiyle yaşıt olduğunu hatırlatarak başlayan Rektör Hacımüftüoğlu, 4. Sanayi Devriminin eşiğinde duran dünyada veriyi elinde tutanın geleceği de şekillendirdiğini belirtti. Teknolojinin barış yerine yıkım aracı olarak kullanılmasını eleştiren Hacımüftüoğlu: "Bir bombayı bir çocuğun üstüne bırakmak, medeniyetin iflasıdır. Bizim görevimiz, barış için teknoloji üretmek ve savunmaktır" dedi.


Pandemi döneminde yaşanan dışa bağımlılık krizinden dersler çıkarıldığını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün stratejik önemine değindi. 16 Mayıs 2025’te faaliyetlerine başlayan enstitü hakkında güncel bilgileri paylaşan Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti: "Bugün 11 farklı araştırma grubunda 88 bilim insanımızla gece gündüz çalışıyoruz. Hedefimiz net: Ülkemiz için kritik öneme sahip 100 ilaç hammaddesini Erzurum’da, kendi laboratuvarlarımızda üretmek. İlk altı aylık raporlarımız bu hedefe ne kadar yakın olduğumuzu kanıtlıyor."


Yapay Zekâ ve Patent Başarısında Zirve


Atatürk Üniversitesi’nin dijital dönüşümdeki başarısını rakamlarla ortaya koyan Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitenin sağlık odaklı yapay zekâ teknolojileri alanında Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasına girdiğini müjdeledi. 18 patentle ilk 5 üniversite arasında yer almanın bir rastlantı olmadığını, DAYTAM ve Tıp Fakültesi arasındaki güçlü sinerjinin bir sonucu olduğunu ifade etti.


Salonu dolduran gençlere ve tıp öğrencilerine de seslenen Hacımüftüoğlu, yapay zekânın hekimlerin yerini almayacağını, aksine onları daha yetkin kılacağını söyledi. "En büyük tehlike değişim değil, hazırlıksız yakalanmaktır" diyen Rektör, gençlerin veriyi okuyan ve etik değerleri koruyan birer bilim insanı olmaları gerektiğini hatırlattı.


"Vicdan, Sınırdan Büyüktür"


Atatürk Üniversitesinin sadece Türkiye’nin değil, mazlum coğrafyaların da umudu olduğunu belirterek konuşmasını sonlandıran Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu: "Ürettiğimiz her patent ve geliştirdiğimiz her ilaç hammaddesi, insanlığın ortak refahı için birer tuğla olacaktır" diyerek kurumsal vizyonun sınır ötesi etkisine vurgu yaptı.



Rektör Hacımüftüoğlu İhtisas Akademiye katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kimya ve ayakkabı sanayisinde önemli bir yatırım hayata geçirildi Gezer Ayakkabı ile PolyChem arasındaki stratejik iş birliği kapsamında, Silivri Ortaköy’de kurulan yeni üretim tesisiyle poliüretan üretiminde dikey entegrasyon modeli devreye alındı. 24 yıllık sektör deneyimine sahip uzman kadro tarafından kurulan PolyChem, 4 bin metrekarelik modern tesisinde Gezer terlik üretiminde ihtiyaç duyduğu poliüretan hammaddelerini yerli ve özgün formüllerle üretmeye başladı. Yapılan açıklamaya göre tesis, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda Gezer’in tüm hammadde süreçlerini yöneten stratejik bir ‘Sistem Evi’ olarak konumlandırılıyor. Yatırımla birlikte şirket, üretimde kullanılan poliüretan sistemlerini kendi bünyesinde geliştirip üreterek, hammaddeden nihai ürüne kadar tüm süreci kontrol eden entegre bir yapıya geçti. Şirket yetkilileri, bu model sayesinde ürün kalitesinin moleküler seviyeden itibaren denetlenebildiğini belirtti. Açıklamaya göre, PolyChem tesislerinde; poliester reçine üretim hatları, izosianat prepolimer sistemleri ve katalizör üretim üniteleri bulunuyor. Bu altyapı sayesinde Gezer Terlik ürün gamına özel yüksek performanslı çözümler geliştiriliyor. Üretim süreçlerinde esneklik, dayanıklılık ve kimyasal kararlılık gibi kriterlerin optimize edildiği ifade ediliyor. Söz konusu yatırımın, şirkete global rekabette önemli avantajlar sağlaması hedefleniyor. Yerli hammadde üretimi sayesinde şirketin küresel tedarik zinciri krizlerinden daha az etkilenmesi, maliyet optimizasyonu sağlaması ve yeni ürün geliştirme süreçlerini hızlandırması amaçlanıyor. Öte yandan PolyChem bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezinde, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun düşük emisyonlu poliüretan sistemleri üzerine çalışmalar yürütülüyor. Gezer Terlik, çevreci üretim vizyonunu güçlendirmeyi ve uluslararası pazarda rekabetçi konumunu artırmayı hedefliyor. Sektör temsilcileri, Gezer’in kendi hammaddesini üretme kapasitesine ulaşmasının, şirketi yalnızca üretici kimliğinin ötesine taşıyarak, global ölçekte entegre üretim modeliyle öne çıkan sayılı oyuncular arasına sokacağını değerlendiriyor.
Muğla Yatağan’da kursiyerler el emeği ürünlerini sergilediler Yatağan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Aile Destek Merkezi (ADEM) tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kursiyerlerin yıl boyunca büyük emek vererek hazırladığı el işi ürünlerin sergilendiği etkinlik, saat 11.00’de Yatağan Halk Eğitimi Müdürlüğü binası önünde düzenlendi. Programa Yatağan Kaymakamı Turgay İlhan, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, protokol üyeleri, STK başkanları, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program kapsamında ADEM bünyesinde eğitim gören kursiyerlere yıl sonu katılım belgeleri, Vakıf Başkanı Kaymakam Turgay İlhan ve eşi İlkay İlhan tarafından takdim edildi. Yatağan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Sebile Şenyurt Şimşek yaptığı konuşmada, Aile Destek Merkezi’nin Şubat 2023’te Yeni Mahalle’de faaliyetlerine başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Merkezimiz, çeşitli nedenlerle dezavantajlı hale gelmiş ve 3294 sayılı yasa kapsamındaki kadınlarımıza hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur. Kursiyerlerimizin tüm ihtiyaçları vakfımız tarafından karşılanmaktadır. Şu ana kadar farklı branşlarda mesleki eğitim alan 195 kursiyerimiz sertifikalarını almıştır. Eğitim sürecinde kursiyerlerimizin 3-6 yaş arasındaki çocuklarına kreş hizmeti de sunulmaktadır. El sanatları, dikiş, aşçı yardımcılığı ve kuaför/tahrirci kursları olmak üzere toplam dört kursumuzda 47 kursiyer eğitim görmektedir. Mesleki kursların yanı sıra aile içi iletişim, milli ve manevi değerler konusunda da eğitimler verilmektedir. Eğitimlerimiz; Sosyal Hizmet Merkezi, Belediye, İlçe Müftülüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle yürütülmektedir. Bu güzel gün vesilesiyle sevgiyle ve emekle üreten tüm kursiyerlerimizi tebrik ediyor, usta öğreticilerimize ve ADEM personelimize teşekkür ediyoruz" Kursiyerlerin hazırladığı ürün tezgahlarını tek tek gezen Kaymakam Turgay İlhan da sergide emeği geçen kursiyerleri ve eğitmenleri tebrik ederek, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen projelerin önemine dikkat çekti.
Ordu Başkan Güler: "Gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Türkiye’de ve dünyada artık Ordu’nun da gastronomi alanında kendisini kanıtlayacağını belirterek, "Burada gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ) tarafından düzenlenecek olan Ordu Gastronomi Festivali kapsamında, şehrin yöresel lezzetlerini kapsayan gastronomi menü çalışmasının sunumu gerçekleştirildi. Altınordu ilçesindeki bir restoranda düzenlenen sunumda, ilin yöresel lezzetlerinden oluşan 88 çeşit yemek tanıtıldı. Gastronomi festivali ise 30 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. "Gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" Sunum programında konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Ordu’nun gastronomisini harekete geçirmek için 88 çeşit yemek hazırlandığını belirterek, hazırlanan tüm yemeklerin şehrin özelliklerini taşıdığını belirtti. Başkan Güler, "Bunu çok rahatlıkla 100’ün üzerine çıkarmamız mümkün. Türkiye’de ve dünyada ’Biz artık varız’ diyeceğimiz bir noktadayız. Zaten Allah’ın bütün güzelliklerini verdiği, bizim de ona layık olmaya çalıştığımız güzel bir kent. Dolayısıyla biz burada gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" dedi. "Karadeniz mutfağını ispat edeceğiz" Başkan Güler, düzenlenen sunumda Ordu’nun kazından melocana, galdirik ve sakarcasına kadar birçok lezzetin yer aldığını belirterek, "Mutfak olarak hep Ege mutfağı bahsedilir. Aslında bizim Karadeniz mutfağı aşağı kalmaz, fazlası vardır, onu da ispat edeceğiz. Mühendislikte bir söz vardır; mühendisler iknaya çalışmaz, ispat eder, biz de bunu ispat edeceğiz" diye konuştu. "Amacımız Ordu’nun saklı lezzet hazinelerini yerelden globale taşımak" İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak ise bugün burada sadece yemek yapmadıklarını, bir coğrafyayı, bir kültürü ve binlerce yıllık bir birikimi tabağa yansıttıklarını ifade ederek, "Ordu demek sadece fındık demek değildir. Ordu demek dağdaki sakarcadan, denizdeki mezgit balığına, yayladaki kuzu etinden, sofradaki karalahana sarmasına uzanan devasa bir lezzet haritasıdır. Ordu mutfağı yeşilin ve mavinin en doğal buluşmasıdır. Biz bu festivalle dünyaya şunu diyoruz; ‘gelin doğallığın tadını en saf haliyle yerinde bakın.’ Asıl amacımız Ordu’nun saklı lezzet hazinelerini yerelden globale taşımak ve bu mirası gelecek nesillere şeflerimizle beraber aktarmaktır" şeklinde konuştu. Sunum programı, protokol üyeleri ve katılımcılara yöresel yemeklerin ikramı ile devam etti. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş ve ünlü şefler de katıldı.
Antalya Gazzeli çocuklar için okul bahçesini semt pazarına dönüştürdüler Antalya’nın Kumluca ilçesinde anaokulu öğrencileri, öğretmenleri ve aileleri öncülüğünde kurdukları mini halk pazarında Gazzeli çocuklar için satış yaptı. Sebze ve meyvenin yanı sıra çeşitli yiyecekler de satan öğrencilerin pazarı ilgi gördü. Bağlık Mahallesi’nde Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı faaliyet gösteren Portakal Çiçeği Anaokulu bahçesinde kurulan mini halk pazarında, velilerin evlerinde hazırladıkları pasta, börek, tatlı ve içeceklerin yanı sıra yine velilerin sera ve bahçelerinden topladıkları sebze- meyveler tezgahlarda sergilendi. Halk pazarlarında büyüklerinin tezgahlarda sebze ve meyve sattığı gibi minik öğrenciler de tezgah başına geçerek sebze, meyve ve el yapımı gıda ürünlerini pazarladı. Miniklerin halk pazarına veliler ve çevre sakinleri de ilgi gösterdi. Halk pazarını İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Tekdemir, siyasi parti temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler de ziyaret etti. Anaokulu müdürü Fatih Çelik, "Her sene geleneksel olarak düzenlediğimiz halk pazarımızı bu sene Gazzeli çocuklar için kurduk. Bu pazarın kurulma amacı çocuklarımızın yardımseverlik duygularını geliştirmek, kendi özgüvenlerini artırmak ayrıca bu pazardan elde edilecek geliri Gazzeli çocuklar için harcanacak. Bu pazarda okul olarak bizim bir maliyetimiz yok. Velilerimizin evlerinde hazırladıkları ürünler ve seralarından veya bahçelerinden topladıkları ürünler, öğrencilerimiz tarafından satışa sunuluyor. Böylelikle hem öğrencilerimizin özgüvenleri gelişiyor hem de yardımseverlik duyguları geliştirilmiş oluyor" dedi.