GÜNDEM - 09 Ekim 2024 Çarşamba 09:33

Yükseköğretim akademik yılı, gerçekleşen törenle başladı

A
A
A
Yükseköğretim akademik yılı, gerçekleşen törenle başladı

2024-2025 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşti. Törene Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da katıldı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleşen toplu akademik yıl açılış töreninde; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile devlet erkânının yanı sıra bakanlar, YÖK üyeleri, ilgili kurum başkanları, büyükelçiler ve bütün üniversite rektörleri ile öğrenciler de yer aldı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış konuşmasında eğitimin Türkiye’nin geleceği için taşıdığı öneme vurgu yaparken, Anadolu’nun bin yıllık eğitim geleneğine dikkat çekti. Erdoğan, "Ecdadımız kurduğu eğitim müesseseleriyle tarihin her dönemine ışık tutmuştur" diyerek, Nizamiye Medreseleri örneğini verdi. Ayrıca, ilme ve bilime verilen değerin, bir ülkenin geleceği için hayati olduğunu belirtti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Üniversiteler Bilimin Can Damarıdır”


Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin bilgi üreten ve insanlığın ortak mirasına katkıda bulunan kurumlar olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bilimsel yayın sıralamasında önemli bir ilerleme kaydettiğini belirten Erdoğan: "Türk üniversitelerine yakışan, kısa vadede bilimsel yayınlarda ilk 10’a girmektir" diyerek hedefi ortaya koydu. Ayrıca TEKNOFEST gibi gençleri teknolojiye yönlendiren projelerin umut verici olduğunu dile getirdi.


Yabancı Öğrencilerin Katkısı ve Üniversitelerin Uluslararası Rolü


Erdoğan, Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrenci sayısının 2002 yılında 16 bin iken bugün 340 bini aştığını belirterek, bu öğrencilerin Türkiye ekonomisine yıllık 3 milyar dolarlık katkı sağladığını açıkladı. Üniversitelerin bu alandaki gelişimini sürdüreceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde daha fazla uluslararası iş birliği yapılması gerektiğini söyledi.


YÖK Başkanı Özvar: “Türkiye’yi Küresel Bir Araştırma Merkezi Yapmayı Amaçlıyoruz”


YÖK Başkanı Erol Özvar, 2024-2025 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreninde yaptığı konuşmada, akademik yılın tüm öğrenci, akademisyen ve idari personel için hayırlı olmasını diledi. Gazze’de yaşanan katliamı kınayarak, Türkiye’nin baskı gören uluslararası akademisyen ve öğrencilere kapılarını açtığını belirtti.


Başkan Özvar, Türkiye’nin yapay zekâ ve bilişim alanlarında Avrupa’da öne çıktığını, uluslararası öğrenci sayısında 500 bine ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı. Araştırma ve yenilikçilik odaklı programlarla Türkiye’yi küresel bir araştırma merkezi yapmayı amaçladıklarını ifade eden Prof. Dr. Özvar, yükseköğretimde kaliteyi artırma çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.


Ayrıca Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin faaliyete geçtiğini belirten Özvar, üniversitelerin dijital ve yeşil beceriler kazandırma hedefleri doğrultusunda yeni programlar hazırladıklarını belirterek, Türkiye’nin uluslararası sıralamalarda daha da yükselmesi için stratejik hedefler koyduklarını da sözlerine ekledi.


Rektör Hacımüftüoğlu: “Eğitimdeki Reformlar, Ülke Yükseköğretimi İçin Büyük Bir Fırsat Taşıyor”


Törene katılan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı eğitim reformlarının Türkiye’nin yükseköğretim sistemi için büyük bir fırsat olduğunu belirtti. Üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda toplumun gelişiminde stratejik bir rol üstlendiğini vurgulayarak, Atatürk Üniversitesinin de bu sorumluluğun bilinciyle hareket ettiğini ifade eden Rektör Hacımüftüoğlu: “Üniversitemiz gerek bilimsel yayınlardaki artışı gerekse gençlerimizi ulusal ve uluslararası arenada başarıya taşıyan projeleriyle Türkiye’nin bilimsel ilerlemesine katkı sunmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın çizdiği yol haritası doğrultusunda, üniversitelerimizin kısa vadede bilimsel yayınlarda dünyada ilk 10’a girmesi hedefi, bizler için hem motive edici hem de ulaşılabilir bir amaçtır” dedi.


Kültürlerarası Etkileşim, Akademik Başarıyı Güçlendiren Önemli Unsurlardan Biridir


Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin uluslararası alanda da önemli adımlar attığını belirterek: "Yabancı öğrenci sayımızda kaydedilen artış, üniversitemizin küresel ölçekte bilimsel kaliteye verdiği önemin ve uluslararası iş birliklerine açık yapısının bir göstergesidir. Uluslararası öğrenciler, kültürlerarası etkileşimi ve akademik başarıyı güçlendiren önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle, Cumhurbaşkanımızın yabancı öğrenci hareketliliğine ilişkin vurgusu, bizler için ayrı bir öneme sahip" şeklinde konuştu.


Hacımüftüoğlu ayrıca, üniversitenin bilim ve teknolojiye yaptığı yatırımlar sayesinde TEKNOFEST gibi organizasyonlarda önemli başarılar elde eden gençlerin yetiştirilmesine katkı sağlamaktan gurur duyduklarını belirterek: "Gençlerimizin teknolojik ve bilimsel gelişmelerdeki başarısı, üniversitelerimizin gelecekteki rolünü daha da pekiştirecektir" diyerek, Atatürk Üniversitesinin bu alanda yaptığı çalışmaların devam edeceğini vurguladı.



Yükseköğretim akademik yılı, gerçekleşen törenle başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.