SAĞLIK - 17 Aralık 2018 Pazartesi 10:26

Tek seferde 900 ünite kan bağışlayarak bir rekora imza attılar

A
A
A
Tek seferde 900 ünite kan bağışlayarak bir rekora imza attılar

Eskişehir’de ’Bir Damla Kan, Bir Can Kan Bağışı Kampanyası’ kapsamında Hızırbey İmam Hatip Orta Okulu öğrencileri, bir günde 900 ünite kan toplayarak Türkiye rekorunu kırdı.

Eskişehir’de ’Bir Damla Kan, Bir Can Kan Bağışı Kampanyası’ kapsamında Hızırbey İmam Hatip Orta Okulu öğrencileri, bir günde 900 ünite kan toplayarak Türkiye rekorunu kırdı.


Hızırbey İmam Hatip Orta Okulu öğrencilerinin ‘Hayat Kurtarmak Senin Kanında Var’ sloganıyla düzenlediği kan bağışı kampanyası önemli bir başarıya imza attı. Fen Bilgisi dersi zümresiyle ortaya atılan ve rekor katılım sağlanan bağışta, başta öğrenciler olmak üzere veliler ve görevli öğretmenler ihtiyaç sahiplerine bir ünite fazla bağış yapabilmek için canla başla uğraştı. Bağışın asıl kahramanları öğrenciler ise önce yakınlarını kan vermeye ikna etti, ardından da ailelerini okula getirmeyi başardı. Kan bağışlamak için adeta okula akın eden duyarlı veliler geç saatlere kadar uzun kuyruklar oluştururken öğrenciler de hem okuldaki derslerinde hem de hayat dersinde başarılı olmanın gururunu yaşadı. Okul müdürü Ali Rıza Çelik, “Öğrencilerimizi bu işin içerisine çekmek, ileride gönüllü olabilmelerini sağlamak ve sosyal olaylarda insanlarda ikna gücünü geliştirebilmek için böyle bir işe imza attık” dedi.



“Rekor katılımı sağlamış durumdayız”


Düzenlenen organizasyonda 2 binin üzerinde katılım sağlanırken bir rekor olan tek seferde 900 ünite kana ulaşıldığını dile getiren Okul Müdürü Çelik, “Bugünkü programımız iyilik hareketi olarak yola çıktı. Fen Bilgisi dersine giren zümre öğretmen arkadaşların kararıyla ortaya çıktı. Öncelikle bu işin en büyüğünü kim yapmış diye tespit ettik. Çocuklarımız iyilik hareketinde kendilerinde görev bilinci oluştursun ve sosyal ihtiyaçlara karşı sorumluluk sahibi olsun diye yapalım istedik. Türkiye rekorunu kırmak için bu yola çıktık ve başardık da. 900 ünite kan ile Türkiye bağış rekorunu kırdık. Çocuklarımız ve velilerimiz aktif görev aldı. Öğrencilere rol model oldular. Çocuklarına toplumsal ihtiyaçlara karşı hassas davranmaları gerektiği noktasında örnek oldular. Öğretmen olarak onlara öncülük ettiğimiz için de gurur duyuyoruz. Öğrencilerimizi bu işin içerisine çekmek, ileride gönüllü olabilmelerini sağlamak ve sosyal olaylarda insanlarda ikna gücünü geliştirebilmek için başlangıcı nazlarının geçtiği anne ve babalarından başlasınlar. Fen Bilgisi dersinde proje ödevi olarak 3 bağışçı okulumuza getirip form dolduran öğrenciye ’100 tam puan vereceğiz’ dedik. Amacımız burada çocukların birilerini ikna edebilmesi. Bunu sağladıktan sonra çocuklarımız büyük bir rahatlıkla bağışçılarını getirdiler. Ayrıca kan vermenin önemi, kaç günde kan hücrelerinin yenilendiği, ihtiyaç sahiplerinin olduğu, dünyada kan verme oranının yüzde 5 fakat ülkemizde yüzde 2’lere bile ulaşmadığı noktasındaki bilgileri çevrelerine aktardılar. Daha da önemlisi kendileri bu bilgilere sahip oldular. En önemlisi ise bin 200 öğrencimiz Kızılay gönüllüsü şu anda. Çok bilinçli bir şekilde çalışıyorlar. Katılım sıradaki kişiler hariç 900 civarında. Beklentimiz 950 olması. Kan vermeye uygun olmayanlar ile birlikte 2 bini geçmiş durumda. Rekor katılımı sağlamış durumdayız. Bir önceki rekor Samsun’da bir okulda 800 civarında” ifadelerini kullandı.



“Bu yaşlar da bu tarz işlerin tadını alması çok güzel”


Kampanyaya katılım gösteren velilerden Bünyamin Özkan, “Burada oğlumuz var okuyan. Burada güzel bir sosyal etkinlik düzenlenmiş. İnşallah Türkiye rekorunu da kıracağız. Ben kan vermeyeli 1 sene oldu ama böyle bir etkinlik ve oğlum sayesinde bize de vesile olmuş oldular. Gayette güzel oldu, oğlumuz da sevindi. Bu tarz işlerin tadını alması bu yaşlarda onun için güzel bir şey” şeklinde konuştu.



“Sadece 20 dakikamızı ayırıp kan vererek ihtiyaç sahiplerine yardım edebiliyoruz”


Etkinlikte aktif görev üstlenen 7’nci sınıf öğrencisi Elif Eslem Çelik ise ailelerinin verdiği desteğin hem kendileri hem de ihtiyaç sahipleri için önemine değindi. Önceki günlerde silahlı bir kavgada maganda kurşunu ile yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 13 yaşındaki arkadaşları Özgür Kaya’nın da kan bağışlayacağını hatırlatan Çelik, arkadaşını da anarak "Bu etkinlik bizim okulumuz tarafından Kızılay ile birlikte yürüttüğümüz bir bağış kampanyası. İhtiyaç sahiplerine gönderilip Türkiye rekoru kırılacak. Biz bu yola baş koyduk. ‘Hayat kurtarmak senin kanında var’ sloganıyla bu yolda adımızı yazdırmayı düşünüyoruz. Biz iddialıyız ve okulumuzda kampanyaya yardımcı olmak amacıyla velilerini getirerek bir kampanya düzenledi. 3 kişi getirenin bir sözlü notu 100 oluyor. Velilerimiz de bizi kırmadılar. Bize bu kampanya için yardım ettiler. Sadece 20 dakikamızı ayırarak kan verip ihtiyaç sahiplerine yardım edebiliyoruz. Ailem bu kampanyayı çok destekledi. Hem hocalarımızın başlatmış olduğu sözlü notu durumu hem de bu kampanya da bulunmak amacıyla bizi kırmayıp geldiler. Vefat eden arkadaşımız Özgür Kaya, suçsuz yere vuruldu. Onun ailesi de duyarlı davranıp kan verdiler ve organlarını da bağışladılar” ifadelerini dile getirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Ağrılılardan Manisa sokaklarında 404 karanfille kutlama Manisa Ağrılılar Derneği, Ağrı’nın plaka kodu olan 04’ten yola çıkarak kutlanan ‘Dünya Ağrılılar Günü’nde, vatandaşlara 404 adet karanfil dağıttı. Manisa’da faaliyetlerini sürdüren Ağrılılar Derneği, 04.04 takvimiyle simgeleşen Dünya Ağrılılar Günü’nde hemşehrilerini ve Manisalıları bir araya getirdi. Program kapsamında gerçekleştirilen lokma hayrına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, Dernek Başkanı Savcı Özyolcu yaptığı basın açıklamasıyla birlik ve beraberlik vurgusunda bulundu. Ağrı’nın kültürel mirasını Manisa’da yaşattıklarını belirten Başkan Özyolcu, hemşehrilik bilincinin önemine değindi. Özyolcu açıklamasında, "Ağrı’nın köklerinden kopup Manisa’nın bereketli topraklarında filizlenen hayatlarımız; emeğimizle ve alın terimizle her geçen gün daha da güçleniyor. Bizler burada sadece aynı memleketten gelen insanlar değil; aynı hatırayı taşıyan, aynı duaya ‘amin’ diyen koca bir aileyiz" ifadelerini kullandı. Etkinliğin en dikkat çeken bölümü ise günün tarihine atıfta bulunarak gerçekleştirilen karanfil dağıtımı oldu. Dernek yönetimi tarafından vatandaşlara ve çevre esnafına 404 adet karanfil takdim edildi. Manisa’daki varlıklarının şehre değer kattığını ifade eden Özyolcu, "Yaptığımız çalışmalar ve birbirimize sahip çıkma irademiz, hemşehrilik bilincimizi daha da derinleştiriyor. Bu güzel birliktelik, Manisa’ya olan bağlılığımızı artırırken geleceğe umutla bakmamıza vesile oluyor" dedi. Program, lokma ikramı ve hemşehrilerin karşılıklı sohbetlerinin ardından sona erdi.
Muğla MSKÜ Tıp Fakültesi öğrencilerinden sokak hayvanları için sosyal sorumluluk projesi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem 1 öğrencileri, sosyal sorumluluk projesi kapsamında toplum sağlığına ve hayvan refahına dikkat çeken bir etkinlik gerçekleştirdi. Dr. Öğretim Üyesi Fulden Cantaş Türkiş yürütücülüğünde düzenlenen etkinlik, Dünya Sokak Hayvanlarını Koruma Günü öncesinde Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında hastaneye başvuran vatandaşlara sokak hayvanlarının doğru beslenmesi, bakım süreçleri ve bu hayvanlardan bulaşabilecek hastalıklarla ilgili toplumda yaygın olan yanlış inanışlar hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrenciler tarafından hazırlanan broşürler eşliğinde gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Ayrıca etkinlikte, vatandaşların sokak hayvanlarını destekleyebilmeleri amacıyla kuru mama dağıtımı da yapıldı. Etkinlik alanında kurulan standı, Başhekim Yardımcıları Doç. Dr. Ercan Saruhanlı ve Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Demir ziyaret ederek öğrencilerden bilgi aldı ve yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Dr. Öğretim Üyesi Fulden Cantaş Türkiş, etkinliğin amacının yalnızca hayvan beslemeyi teşvik etmek değil, aynı zamanda bilinçli ve sağlıklı bir yaklaşım kazandırmak olduğunu vurgulayarak, toplumda doğru bilginin yaygınlaşmasının hem insan hem hayvan sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Zonguldak Kendisini polis olarak tanıtıp kuyumcuyu soyan zanlı tutuklandı Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde girdiği kuyumcuda kendisini polis olarak tanıtıp belindeki silahı göstererek "Para arabada" bahanesiyle altın bilezik çalan şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının daha önce de kendisini jandarma personeli olarak tanıtıp başka bir kuyumcuyu dolandırmaya çalıştığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre olay, Ereğli ilçesindeki bir kuyumcu dükkanında meydana geldi. İş yerine müşteri gibi gelen 25 yaşındaki İ.K., kuyumcuya belindeki tabancayı göstererek polis olduğunu söyledi. Altın bilezik almak için pazarlık yapan şahıs, "Para arabada, alıp geleyim" diyerek elindeki bilezikle birlikte dükkandan çıkıp izini kaybettirdi. İş yeri sahibinin durumu polis ekiplerine bildirmesi üzerine şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatıldı. Şüphelinin kaçma anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. İ.K.’nin, 24 Şubat’ta Zonguldak kent merkezinde de benzer bir senaryoyu devreye soktuğu belirlendi. Ancak iş yeri sahibinin şüphelenmesi üzerine kuyumcu dükkanından ayrıldığı ortaya çıktı. Kuyumcuların korkulu rüyası haline gelen İ.K., polis ekiplerinin Kozlu ilçesinde düzenlediği operasyonla kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunun ardından Ereğli Adliyesi’ne sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlının kuyumcudan çaldığı altın bilezik ise polis ekiplerince dükkan sahibine teslim edildi.
Ankara Bakan Kacır: "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var. Nükleer enerjiden yapay zekaya, biyoteknolojiden ileri üretime teknolojinin farklı sahalarında özgün, yerli, milli ürün ve hizmetler geliştiren bir Türkiye var" dedi. Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji alanındaki insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen 42 Türkiye programının ilk mezunları için düzenlenen törene katıldı. Teknoloji üretme, geliştirme kapasitelerinin, ülkelerin kalkınmasında günden güne, yıldan yıla daha büyük rol üstlendiğini belirten Kacır, bu anlayışla tam bağımsız Türkiye’yi inşa etmek için gece gündüz çalıştıklarını söyledi. Son yılarda Türkiye’nin savunma sanayisinde yakaladığı başarıları anlatan Kacır, nitelikli insan kaynağına verdiklerini önemi vurgulayarak, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizi teknoloji üretiminde dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu bir yetkinlik düzeyine taşıdık. Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve millî insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan millî platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre bir yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye’nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın ispatı niteliğindedir." "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var" Türkiye’nin bambaşka bir yere geldiğini vurgulayan Bakan Kacır, "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var. Nükleer enerjiden yapay zekâya, biyoteknolojiden ileri üretime teknolojinin farklı sahalarında özgün, yerli, milli ürün ve hizmetler geliştiren bir Türkiye var. Bir zamanlar "hayal" olarak görülen nice projeyi artık gerçeğe dönüştüren, öğrenilmiş çaresizlikleri zihinlerden söküp atan bir Türkiye var. Sadece ağzında gümüş kaşıkla doğanların değil; alın teriyle, fikir teriyle, azimle ve emekle yol yürüyenlerin de hayallerini gerçeğe dönüştürebildiği bir Türkiye var. Bu tablo; Türkiye Yüzyılı’nda Millî Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye’nin yazacağı destanın yalnızca fragmanı, bir ön gösterimidir" diye konuştu. Yazılımda tam bağımsızlık ilkesini vurgulayan Bakan Kacır, "Küresel ölçekte rekabet edebilen, dinamik ve üretken bir yazılım ekosistemine sahip olmanın; teknolojinin her sahasında söz sahibi bir Türkiye için olmazsa olmaz olduğunun bilincindeyiz. Bugün Dünya’nın en değerli 10 şirketine baktığınızda 9’unun teknoloji ve yazılım odaklı şirketler olduğunu görürsünüz. Akıllı sistemlerden otonom araçlara, siber güvenlikten finans teknolojilerine, üretim hatlarından sağlık teknolojilerine kadar hayatın farklı alanlarında geliştirilen çözümlere katma değer sağlayan asli unsur bugünün dünyasında yazılımdır. Yeni dünyanın ekonomik düzeni yazılım kodlarıyla şekilleniyor. Ancak mesele sadece bir ekonomik yarıştan ibaret değil. Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem; öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. İşte bu yüzden ’yazılımda tam bağımsızlık’ ilkesi, Türkiye’nin istikbali ve bekasıyla da doğrudan ilişkilidir" şeklinde konuştu. "Gençlerimizin hayallerini projelere dönüştürmesine şahitlik ediyoruz" Nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin önemine değinen Kacır, "Böylesine kritik bir alanda kalıcı ve sürdürülebilir bir güç inşa etmenin yolu ise, her şeyden önce nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten geçiyor. Çünkü yazılım çözümlerinde fark oluşturmanın asıl anahtarı; teknik bilgiyle birlikte analitik düşünmeyi, tasarım kabiliyetini, problem çözme becerisini ve stratejik öngörüyü bir araya getirebilen, nitelikli insan kıymetidir. Ülkemizden dünyaya örnek yazılım ve teknoloji çözümleri çıkarmak için genç ve dinamik nüfusumuzun sağladığı muazzam bir avantaja sahibiz. Bugün Millî Teknoloji Hamlemizin pek çok eserinin arkasında; hayal kuran, çalışan, araştıran, geliştiren ve ülkesine, insanlığa değer katmayı amaçlayan genç mühendislerimizin, yazılımcılarımızın ve girişimcilerimizin imzası var. Tarih yazan işlerin öznesi olmak için can atan; yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini yenilikçi yetkinliklerle buluşturmak adına 2018’den bu yana dünyanın en büyük teknoloji festivallerini TEKNOFEST’leri düzenliyoruz. Biyoteknolojiden yapay zekaya, eğitimden tarıma, çevre ve enerjiden çip tasarımına, blokzincirden; drone yarışmalarına pek çok alanda, gençlerimizin hayallerini projelere dönüştürmesine şahitlik ediyoruz" sözlerini söyledi.
İstanbul Kağıthane’ye iki yeni okul daha kazandırılıyor Kağıthane Belediyesi, yeni okul projeleri kapsamında ilçeye iki yeni eğitim kurumu daha kazandırıyor. Kağıthane Belediyesi, İstanbul Valiliği, Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Proje Koordinasyon Merkezi iş birliğiyle yapımı gerçekleştirilen Gürsel Mahallesi’nde bulunan Osmangazi İlkokulu, bölgenin eğitim ihtiyacını karşılayacak şekilde projelendirildi. Toplam 20 derslikten oluşacak okulda 3 ana sınıfı, spor salonu ve konferans salonu yer alacak. Modern eğitim anlayışına uygun olarak tasarlanan okul, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve fiziksel gelişimlerini de destekleyecek donatılara sahip olacak. Çağlayan Mahallesi’nde ise Kağıthane Belediyesi, İstanbul Valiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yeniden inşa edilen Vasfi Çobanoğlu İlkokulu’nda çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. 32 derslik kapasitesine sahip okulda atölyeler, yemekhane, konferans salonu ve kütüphane bulunacak. Spor alanları ve laboratuvarlarıyla dikkat çeken proje, öğrencilerin çok yönlü gelişimine katkı sunacak şekilde planlandı. Okulun kısa süre içerisinde hizmete açılması hedefleniyor. Kağıthane Belediyesi tarafından bugüne kadar ayrıca Yaşar Doğu İlkokulu, Talatpaşa Günebakan İlkokulu, Çamlıvadi İlkokulu, Çamlıvadi Özel Eğitim Uygulama Okulu, Osman Tevfik Yalman Ortaokulu, Seyrantepe İlkokulu, Seyrantepe Ortaokulu, Karayolları Meslek Lisesi ve BİLSEM Kâğıthane Bilim ve Sanat Merkezi ilçe eğitimine kazandırıldı. "Kağıthane’mizde okul yatırımlarını öncelikli çalışmalarımız arasında görüyoruz" Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, ilçede sürdürülen eğitim yatırımlarının, çocukların daha nitelikli ortamlarda eğitim alabilmesi için çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini belirterek, "Eğitim, geleceğimizin en önemli teminatıdır. Bu anlayışla Kağıthane’mizde okul yatırımlarını öncelikli çalışmalarımız arasında görüyoruz. Gürsel ve Çağlayan mahallelerimizde yapımı süren iki yeni okulumuzla birlikte çocuklarımız daha modern, güvenli ve donanımlı eğitim ortamlarına kavuşacak. İlgili kurumlarımızla güçlü bir iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Eylül ayında öğrencilerimiz yeni okullarında eğitimlerine başlayacak. İlçemize kazandırdığımız bu değerli eğitim yatırımlarının şimdiden hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.