SAĞLIK - 21 Nisan 2020 Salı 10:26

Evde kalın ama hareketsiz kalmayın

A
A
A
Evde kalın ama hareketsiz kalmayın

Evde uzun süre hareketsiz kalmanın eklem ve kas ağrılarını arttırdığını belirten Özel Ümit Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr.

Evde uzun süre hareketsiz kalmanın eklem ve kas ağrılarını arttırdığını belirten Özel Ümit Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Sibel Varol, “Evde kalan hastalar genelde 65 yaş üstü grup oluyor, ağrıları azaltmak için herkes kendi sınırları içinde sağlığını riske atmadan bir takım germe egzersizleri yapabilir” şeklinde konuştu.


Fizik tedavinin vücudun tamamen dışından uygulanan bir yöntemle sıcak ya da soğuk uygulamalar veya elektrik akımları ile kişinin ağrılarını gidermeyi amaçladığını aktaran Dr. Varol, “Bunun yanı sıra kişinin vücudundaki bozuk olan fonksiyonları düzeltebilmek ve kişinin başkalarına olan bağımlılığını azaltarak kendi kendine yetebilmesini sağlamak için de fizik tedavinin kullanıldığını söyledi.


Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünün çoğu zaman ortopedi ile karıştırılabildiğine değinen Dr. Sibel Varol, “Biz kazalardan sonra meydana gelen kırılmalara, bozukluklara kısacası travmalara bakmıyoruz. Tedavi sonrasında devreye giriyoruz, bir tür onarım sürecini gerçekleştiriyoruz, çünkü ameliyat ne kadar başarılı olursa olsun ameliyattan sonra belli kısıtlılıklarının kalmamasını istiyoruz, kırık olan eklem neredeyse buna normal hareketini kazandırmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.


Dr. Varol, “Bunun dışında boyundan başlayarak tüm vücut eklemleri ve kaslarda meydana gelen ağrılarda, boyun ve bel fıtığı, tenisçi dirseği, karpal tünel sendromu, osteoporoz, fibromiyalji, lenfödem gibi hastalıklarda, inme sonrasında kişinin normal yaşamına dönmesi için gerekli rehabilitasyonda da yine fizik tedavi bölümüne gelinmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Traksiyon Cihazı’nı boyun ve bel fıtıklarında kullandıklarını dile getiren Dr. Varol, cihazlarla ve elle yapılan masajların da özellikle tutulmalarda etkili olduğunu belirtti.


EGZERSİZ ÇOK ÖNEMLİ


Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarını gerekli durumlarda egzersizlerle de desteklediklerini ifade eden Sibel Varol, şöyle konuştu:


“Tüm tedavilerin yanı sıra egzersiz de çok önemli, egzersiz kısmında hastanın katılımını istiyoruz, özellikle ortopedik yaralanmalardan sonra eklem hareketini açmak için egzersizler daha yoğun olabiliyor. Fizik tedavi sonrasında hastalar verilen egzersizleri evde yapmaya devam etmelidir. Egzersiz kasları kuvvetlendirmek ve kan dolaşımını hızlandırmanın yanı sıra kişinin kendini daha iyi hissetmesini ve ekleme binen yükü alarak, kasların rahatlamasını sağlıyor ve hastanın yaşam konforu da artıyor.”


HANGİ ACİL DURUMLARDA HEMEN DOKTORA GİDİLMELİ?


Kişilerin bazı acil durumlarda vakit kaybetmeden kendilerine ulaşması gerektiğine dikkat çeken Dr. Sibel Varol, “İlaca yanıt vermeyen ağrılarda, eklemde şişlik, kızarıklık gibi durumlara ateş de eşlik ediyorsa o zaman bu hastayı acil görmek gerekir, ya da hiç yokken bir anda belinizde veya başka bir yerinizde dayanamayacağınız bir ağrı oluştu, bu sırtınıza, kolunuza, bacağınıza vuruyor, o zaman da yine mutlaka bir fizik tedavi doktoruna muayene olunması gerekir” dedi.


REKLAM ARASINDA YÜRÜYÜN


Evde hareketsiz kalınan şu günlerde yapılabilecek basit hareketlerle ilgili de bilgilendiren Dr. Varol, “Evdeki özellikle 65 yaş üstü kişilere dizilerin reklam aralarında kalkıp yürümelerini öneririm. Ancak bunu terlikle yapmasınlar ve kaymayan bir halıda veya zeminde yürüsünler, kambur oturmamaya dikkat etsinler, yine baş, boyun ve omuz hareketlerini oturdukları yerden yapabilirler, kolları açma - kapama, bacakları açma - kapama yapabilirler, böylece eklemleri çalıştırabilirler” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta dolmuş ücretlerine tepki Kars’ta dolmuş ücretlerine yapılan zam, vatandaşların tepkisini çekti. 25 liradan 35 liraya yükseltilen taşıma ücretlerinin ardından birçok kişi fiyat artışının gerekçesini sorgulamaya başladı. "7 Kilometrelik mesafeye 35 lira çok fazla" Dolmuş fiyatlarının armasına bir anlam veremediklerini ifade eden vatandaşlar, Kars’ın en uzak noktalarının dahi yaklaşık 7 kilometre olduğunu belirterek, bu mesafe için 35 lira ödemenin yüksek olduğunu dile getirdi. Özellikle dar gelirli kesim, ulaşım giderlerinin günlük yaşamı zorlaştırdığına dikkat çekti . "Akaryakıt zamları bahane ediliyor" Dolmuşçuların zam gerekçesi olarak akaryakıt fiyatlarını göstermesine karşı çıkan vatandaşlar, artışın orantısız olduğunu savunuyor. "Her şeye zam geliyor ama bu kadar kısa mesafede bu fiyat kabul edilemez" diyen vatandaşlar, denetim çağrısında bulundu. "Belediyeye çağrı: Alternatif ulaşım sağlansın" Tepkilerin odağında yalnızca fiyatlar değil, çözüm beklentisi de yer alıyor. Vatandaşlar, belediyenin hatlara kendi toplu taşıma araçlarını koymasını talep ederek rekabet ortamı oluşturulmasını istiyor. Bu sayede fiyatların dengelenebileceği ifade ediliyor. "Zam kararının gözden geçirilmesi isteniyor" Karslılar, yetkililerden zam kararını yeniden değerlendirmelerini bekliyor. Özellikle öğrenciler ve sabit gelirli çalışanlar için ulaşımın daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Öte yandan yapılan düzenleme ile daha önce 25 lira olan tam yolcu ücreti, yüzde 40 artışla 35 liraya yükseltildi. Öğrenci ücretlerinde de benzer bir artış yaşanırken; 20 lira olan öğrenci tarifesi 30 lira olarak güncellendi.
Erzurum ETÜ TÜBİTAK 4004 projesi ile Erzurum’un mimari mirasını yeni nesillere aktaracak Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölüm Başkanı Dr. Öğr Üyesi İmran Kavaz Altun’un yürütücülüğünü yaptığı "Kültürel Mirasın İzinde: Erzurum" başlıklı proje, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı’nın 19. çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, 10-12 yaş aralığındaki çocuklara yaşadıkları tarihi kentin mimari mirasının deneyimleyerek öğretilmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda katılımcıların, yaşadıkları kentte bulunan somut kültürel varlıkları tarihsel bağlamı içerisinde, dokunarak, eğlenerek ve öğrenerek keşfetmeleri ve bu sayede kültürel miras bilinci kazanmaları hedefleniyor. Proje ekibinde, ETÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Esma Eroğlu ve Arş. Gör. Kübra Yaşar ile İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Kuban Tokgöz uzman olarak yer alıyor. Projede eğitmen olarak ise İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Arş. Gör. Ayşe Merve Çilingir, Dezeen ödüllü KOOP Mimarlık kurucusu Yüksek Mimar Yusuf Burak Dolu ve Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Zehra Saadet Fırat görev alıyor. Geliştirilen projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Öğr. Üyesi İmran Kavaz, çocukların yaşadıkları kenti yalnızca görerek değil, deneyimleyerek öğrenmelerini önemsediklerini ifade ederek: "Temmuz ayında gerçekleştirileceğimiz etkinliklerle çocuklar Erzurum’un mimari mirasını yerinde tanıma fırsatı bulacak. Çocukların yaşadıkları çevreyle bağ kurmaları, kenti tanımaları ve bu mirası içselleştirmeleri büyük önem taşıyor. Bu proje ile onların somut kültürel varlıkları deneyimleyerek öğrenmelerini, zihinlerinde güçlü bir kent imgesi oluşturmalarını ve bu mirası sahiplenmelerini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Niğde Doğal gaz patlamasının yaraları sarılmadı, mağdurlar fatura şoku yaşadı Niğde’de bir binada meydana gelen doğal gaz patlamasının üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen gerekli onarım çalışması hala başlatılmazken, evlerine giremeyen vatandaşlar gelen doğal gaz faturalarıyla ikinci bir şok yaşadı. Olayın ardından yeterli destek alamadıklarını belirten apartman sakinleri, yaşanan sürecin ciddi ihmaller zincirine işaret ettiğini dile getirerek, yetkililere çağrıda bulundu. Patlamanın yaşandığı bina önünde bir araya gelen apartman sakinleri adına açıklama yapan apartman yöneticisi Emrah Güler, 9 Mart’ta meydana gelen patlamanın ardından hasar tespit sürecinin nasıl ilerlediğine dair belirsizlikler olduğunu ifade ederek, "Binamızın hasar tespitinin yapılması için hangi yetkili merciinin devreye girmesi gerekiyordu ve bu merciler neden sürece dahil edilmedi?" sorusunu yöneltti. Olay günü yaşanan doğal gaz kesintisine de dikkat çeken Güler, gaz kesileceği ve yeniden verileceğine dair doğal gaz şirketi tarafından bilgilendirme yapılmadığını hatırlatarak, doğal gaz dağıtımından sorumlu Enerya’nın kamuoyuna açık ve tatmin edici bir açıklama yapması gerektiğini vurguladı. Bu durumun riskin yalnızca tek bir bina ile sınırlı olmayabileceğine işaret ettiğini ifade eden Güler, yetkililerin kapsamlı bir inceleme başlatmasını talep etti. Özellikle binanın mühürlü olmasına rağmen doğal gaz faturası gönderilmesine tepki gösteren Güler, bu uygulamanın vicdani açıdan kabul edilemez olduğunu ifade ederek, "Bu patlama neden oldu, gerekli kontroller yapıldı mı ve sorumlular kim? Can güvenliği ihmale bırakılacak bir konu değildir. Yetkilileri derhal sorumluluk almaya ve kamuoyunu açık şekilde bilgilendirmeye davet ediyoruz" şeklinde konuştu. Niğde’nin merkez Selçuk Mahallesi’nde bulunan Salih Apartmanı’nda 9 Mart’ta meydana gelen doğal gaz patlamasında 16 kişi yaralanmış, binada büyük çaplı maddi hasar oluşmuştu.
Tokat Tokat’ın tarihini futbol şovuyla tanıtıyor Tokat’ın Niksar ilçesinde yaşayan Kürşat Güdücü, futbol topuyla tarihi mekanlarda yaptığı akrobatik gösterilerle kentin kültürel mirasını tanıtıyor. Niksar ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki Kürşat Güdücü, tarihi yapıları tanıtmak için alışılmışın dışında bir yönteme başvurdu. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu olan Güdücü, tarihi mekanların önünde futbol topuyla akrobatik hareketler sergileyerek ilçeyi tanıtıyor. Danışmentlilere başkentlik yapmış olan Niksar’daki tarihi alanlarda yaptığı gösterileri cep telefonu kamerasıyla kaydeden Güdücü, hazırladığı görüntüleri sosyal medya hesaplarında paylaşıyor. Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan videolar, izleyenlerden yoğun ilgi görüyor. Güdücü, çalışmalarını yalnızca Niksar ile sınırlı tutmayarak, Tokat merkezde de sürdürüyor. Güdücü, kentteki tarihi yapılar önünde futbol topu ile yaptığı gösterilerle hem şehrin kültürel mirasını tanıtıyor hem de bireysel yeteneğini sergiliyor. "Memleketimin tarihi yerlerini tanıtma amaçlı bir fikrim vardı" Spor yaparak tarihi yerleri vatandaşlara tanıtmak istediğini söyleyen Kürşat Güdücü, "Memleketimin tarihi yerlerini tanıtma amaçlı bir aydır bir fikrim vardı. Çekmek bir türlü nasip olmamıştı. Arkadaşım vesilesiyle bir gün çıkarak çektik ve gerçekten çok güzel tepkiler aldık. Bu projeye Niksar ilçesinde başladık. Gerçekten çok güzel geçmişimiz var. Leylekli Köprü, Talazan Köprüsü gibi yerlerde içerik oluşturduktan sonra güzel tepkiler aldık. Bunu neden Tokat’ta da çekmeyelim diye düşündük. Şu an Tokat’ın tarihi yerlerini gezerek, çekim yapmaya başladık" dedi.
Kastamonu Bu proje ile doğada ruhsal ve psikolojik iyileşmeye katkı sağlanacak Kastamonu Üniversitesi’nin yürütücülüğünde hayata geçirilen proje ile genç yetişkinlerin fiziksel ve psikolojik iyi oluşları doğa temelli eğitim programı aracılığıyla desteklenecek. Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi yürütücülüğünde hazırlanan "EcoBalance - Doğa Yoluyla Fiziksel ve Ruhsal Sağlık" başlıklı proje, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından yürütülen KA154-YOU Gençlik Katılımı Etkinlikleri çerçevesinde 21 bin 633 avro hibe almaya layık görüldü. Projenin yürütücülüğünü Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. E. Nihal Lindberg üstlenirken, proje ekibinde Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Önder Tor, Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Ahmet Rıfat Kayış ve Dr. Öğretim Üyesi Murat Konuk ile Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nden Doç. Dr. Senem Yetgin yer alıyor. Projede İrlanda’dan Munster Technological University, Slovakya’dan Technical University in Zvolen ve Türkiye’den Orman Genel Müdürlüğü, Kastamonu Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü Derneği ise ortak kurumlar olarak yer alıyor. 10 ay sürecek EcoBalance Projesi, genç yetişkinlerin fiziksel ve psikolojik iyi oluşlarını doğa temelli ve yapılandırılmış bir eğitim programı aracılığıyla desteklemeyi amaçlıyor. Proje kapsamında katılımcıların doğayla sürdürülebilir bağlar kurmaları teşvik edilirken bireysel dayanıklılıklarının artırılması hedefleniyor. Katılımcılar ekosistemler, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir yaşam pratiklerine ilişkin bilgi edinmenin yanı sıra, insan ve doğa etkileşiminin bireysel ve toplumsal iyi oluş üzerindeki etkilerine dair farkındalık kazanacak. Program süresince katılımcılara doğada güvenli yaşam, ilk yardım, takım çalışması, liderlik ve problem çözme gibi uygulamalı eğitimler verilecek. Ayrıca orman banyosu, mindfulness ve doğa temelli terapi uygulamalarıyla katılımcıların zihinsel ve fiziksel sağlıklarının güçlendirilmesi planlanıyor. EcoBalance Projesi, Kastamonu Üniversitesi’nin "ormancılık ihtisas" alanı doğrultusunda nitelikli birey yetiştirme, disiplinlerarası iş birliklerini güçlendirme ve ulusal ile uluslararası düzeyde sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamayı hedefliyor. Kastamonu Üniversitesi, kamu kurumları ve uluslararası paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturan proje, bilimsel ve toplumsal açıdan önemli çıktılar üretmeyi amaçlıyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projenin kabul edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Kastamonu Üniversitesi’nin doğa ve ormancılık alanındaki akademik birikiminin uluslararası projelerle daha da güçlendiğini belirterek, "Üniversitemizin ormancılık ihtisaslaşma vizyonu doğrultusunda geliştirilen EcoBalance Projesi, gençlerin doğayla yeniden bağ kurmasını sağlayan önemli bir girişimdir. Disiplinlerarası iş birliklerini artıran bu tür projeler hem öğrencilerimizin gelişimine katkı sunmakta hem de sürdürülebilir kalkınma hedeflerine üniversitemizin güçlü bir akademik destek vermesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.