KÜLTÜR SANAT - 17 Kasım 2025 Pazartesi 15:04

17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği" başladı

A
A
A
17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği" başladı

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Grafik Sanatlar Bölümü tarafından düzenlenen "17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Ekinliği" açılış konferansı ile Sinema Anadolu’da başladı.


Etkinliğin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Bahadır Yanık, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlknur İstifçi, GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman, Dekan Yardımcıları Doç. Gülçin Karaca ve Doç. Remzi San ile Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.


Konuşmasında Grafik Bölümü’nün bu yıl 40. yılını kutladığını hatırlatan Rektör Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi’nin Grafik Bölümü, 40 yıldır yalnızca Eskişehir’e ve Türkiye’ye değil, dünyadaki grafik birikimine de önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Ayrıca 17 yıldır kesintisiz şekilde düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği bugün dünya çapında yüzlerce sanatçının ve binlerce öğrencinin buluştuğu önemli bir etkinlik haline geldi. Bu etkinliğin ilham kaynağı ise Yunus Emre. Bu yıl eğitim öğretim dönemini ‘Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı’ ilan ettik. Grafik Bölümümüz de 17 yıldır Yunus Emre’nin sözlerini en estetik hâliyle görünür kılmanın çabasını sürdürüyor. Bugüne kadar 16 sergi açıldı. Yunus Emre’nin sevgi ve insanlık anlayışını merkeze alan, grafik sanatları aracılığıyla yeniden yorumlayan özgün eserleri Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde birlikte göreceğiz. Anadolu Üniversitesi olarak üretimi destekleyen, uluslararası iş birliklerini güçlendiren ve öğrencilerimizin sanatsal gelişimini önceleyen tüm çalışmalar bizim için stratejik öneme sahip. Bu etkinlik de bu vizyonun önemli bir parçasını ifade ediyor. 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi Tipografi Etkinliğinin verimli ve ilham verici geçmesini diliyorum." dedi.



Prof. Kahraman: "Yazının ruhla buluştuğu bir haftaya tanıklık edeceğiz"


GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman konuşmasında yazının tarihi ve estetik önemine vurgu yaparak şunları söyledi:


"Yazı, en eski iletişim sembollerinden biridir. Harfler yalnızca biçim değil, kendimizi anlamlandırma çabamızın en güçlü simgesidir. Kaligrafi, elin ritmiyle duygunun biçime dönüştüğü bir söylem; tipografi ise düşüncenin düzenle buluştuğu çağdaş iletişimin görsel dilidir. Gelenek ve teknolojinin aynı potada eritildiği, yazının ruhla buluştuğu bir haftayı 17. kez gerçekleştireceğiz. Etkinliğimizin teması olan Yunus Emre’nin sevgi ve aşk anlayışı, yazının estetiğiyle birleştiğinde ruhlara dokunan görsel bir şölene dönüşüyor. Birbirinden kıymetli ustalar bizlerle olacak, bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Öğrencilerimiz yazının farklı disiplinlerdeki estetik ve teknik yönlerini doğrudan deneyimleme fırsatı bulacaklar."



Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz: "16 yıldır zorlukları aşarak bu yolu yürüdük"


Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ise öğrencilerin bu etkinliği eğitimlerinin bir parçası olarak görmesini istediklerini belirterek, "Yunus Emre’nin adıyla çıktığımız bu yolda 16 yıl boyunca pek çok zorluklarla karşılaşsak da üstesinden gelmeyi başardık. Bugün 17.’sini gerçekleştiriyor olmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Konferanslar, sergiler ve workshoplarla bir hafta sürecek olan etkinliğimizin bu ilk gününde bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz. Tüm bu çabalar öğrencilerimiz içindir. Bu konferansı eğitimin bir parçası olarak değerlendirmenizi istiyorum. Bizlere desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Rektörlüğümüze, Dekanlığımıza ve Üniversitemize teşekkür ederiz." diye anlattı.


Açılış konuşmalarının ardından Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim elemanları Prof. Çiğdem Demir ve Doç. Merve Ersan, sanatçılar Einoddin Sadeghzadeh, Seyed Mohsen Moosavi, Natalia Toropitsyna ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Umut Südüak öğrencilerle buluşarak mesleki deneyimlerini paylaştı.


"17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği", Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde açılacak Yunus Emre Sergisi ve 18-21 Kasım 2025 tarihlerinde GSF’de gerçekleştirilecek çalıştaylar ile devam edecek. Yunus Emre Sergisi, 28 Kasım 2025 Cuma gününe kadar Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.



17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği" başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye’de damada düğünde altın yerine buzağı verildi Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde dünyaevine giren bir çifte altın yerine süslenmiş bir buzağı hediye edildi. Düziçi ilçesinde düzenlenen düğündeki takı merasiminde Uğurcan Okuşlu, altın yerine kurdelelerle süslenmiş canlı bir buzağıyı damada hediye etti. Gelin Sıla Özdemir ile damat Mehmet Özdemir’in düğününde gerçekleşen bu sürpriz, davetliler arasında hayretle karşılandı. Salona getirilen süslü buzağı, davetlilerin meraklı bakışları arasında damada teslim edilirken, Uğurcan Okuşlu’nun buzağının biberonunu da hediye etmesi dikkat çekti. O anlar ise cep telefonu kameralarıyla kaydedildi. Altın fiyatlarının yükselmesiyle farklı bir hediye tercih ettiğini belirten Uğurcan Okuşlu, "Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşıyorum. Arkadaşımın düğünü vardı. Düğününe takı merasiminde altın mı götüreyim, para mı götüreyim diye kararsız kaldım. Altın fiyatları da bir miktar yüksek olunca, bir buzağıyı bir altına değişmek yerine farklı bir tercih yaptım. ’Bir Cumhuriyet altını getireceğime, bir Adana burması getireyim’ diyerek buzağıyı kendisine götürdüm. Sosyal medyada bu kadar ilgi göreceğini açıkçası bilmiyordum. Çok da memnun kaldım; kendisi de oldukça sevindi. Biberonunu da teslim ettim. Umarım ilerleyen günlerde buzağıyı büyütür. Üretime kendisini de kazandırmak isterim" diye konuştu.
Erzurum Palandöken Geçidi baharda da geçit vermedi, sürücülerin imdadına ekipler yetişti Erzurum’da bahar mevsimi yaşanırken, kentin yüksek kesimlerinde kış esareti sürüyor. Tekman ilçesini şehir merkezine bağlayan 2 bin 885 rakımlı Palandöken Geçidi’nde aniden bastıran kar ve tipi, ulaşımı felç etti. Yolda mahsur kalan bazı sürücülerin imdadına Karayolları ekipleri yetişti. Erzurum’un Tekman ilçesi ile şehir merkezi arasındaki ulaşımı sağlayan en kısa güzergah olan Palandöken yolu, mayıs ayında kış sahnelerini aratmayan görüntülere sahne oldu. Bölgede aniden etkisini gösteren şiddetli rüzgar, kar yağışıyla birleşince 2 bin 885 rakımlı geçidi adeta aşılmaz bir duvara dönüştürdü. Sürücüler zor anlar yaşadı, ekipler seferber oldu Hazırlıksız yakalanan çok sayıda sürücü, tipi nedeniyle görüş mesafesinin sıfıra indiği yolda hareket kabiliyetini kaybederek mahsur kaldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Karayolları ekipleri, iş makineleriyle yoğun bir çalışma başlatarak yolda kalan araçları kurtardı. Ekipler, yolun ulaşıma açık tutulması için fırtınaya karşı amansız bir mücadele verdi. Yolu bazı kısımlarında tipinin etkisiyle kar yüksekliği 7-8 metreye ulaşıyor. En kısa yol çile yoluna dönüştü Kış ve bahar mevsimlerinde sık sık ulaşıma kapanan bu stratejik yol, bölge halkı için hem bir alternatif hem de büyük bir risk kaynağı olmaya devam ediyor. Normal şartlarda ulaşım süresini ciddi oranda kısaltan Palandöken Geçidi, sert iklim şartları nedeniyle mayıs ayında dahi sürücülere zor anlar yaşatıyor. Yetkililer, bölgede hava şartlarının değişkenlik gösterdiğini belirterek, sürücüleri dikkatli olmaları ve araçlarında zincir bulundurmaları konusunda uyardı.
Gümüşhane Gümüşhaneli doğaseverler baharı Şiran’da karşıladı Gümüşhane’de doğaseverler hafta sonu rotayı Şiran ilçesinin eşsiz doğasına çevirdi. Tomara Şelalesi’nin coşkun sularından başlayan 12 kilometrelik yürüyüşte doğaseverler, karlı zirveler, yeni açan çiçekler ve saklı göller eşliğinde baharın uyanışına tanıklık etti. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Müdürlüğü’nün Doğa Turizmi kapsamında rehberlik desteği sunduğu Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü (GÜDAK) etkinliğine aralarında Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da olduğu 23 doğasever katıldı. Yürüyüşün başlangıç noktası, Türkiye’nin mutlaka görülmesi gereken 10 şelalesinden biri olan ünlü Tomara Şelalesi oldu. Bahar yağmurlarıyla coşan ve dağın bağrındaki 40 ayrı kaynaktan dökülen suların oluşturduğu görkemli manzara karşısında büyülenen ekip, bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Tomara’dan hareket eden grup, Çimen Dağları’nın yamaçlarında 12 kilometrelik zorlu ama keyifli bir parkura imza attı. Yağmurlu havanın eşlik ettiği yürüyüşte doğaseverler; Karaburun Tepesi’nde verilen yemek molasının ardından Karataş Tepe ve Başköy üzerinden Pelitli köyüne ulaşarak parkuru tamamladı. Yol boyunca erimeyen karlar, yeni açan çiçekler ve masalsı küçük göller yürüyüşe eşsiz bir atmosfer kattı. Yürüyüşe katılan Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökcem Duru, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çekerek "Bugün Tomara Şelalesi gibi eşsiz bir doğa harikasıyla başladık. Burası sadece bir yürüyüş alanı değil; doğanın gücünü, dinginliğini aynı zamanda hissedebildiğimiz özel bir yer. Bu tür etkinlikler hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bize iyi gelen etkinlikler. Doğayla temas etmenin ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. Doğayı korumak aslında kendimizi korumak demek. Manzara zaten her şeyi anlattı, biz sadece eşlik ettik bu manzaraya. Karlı zirvelerin eteğinde yeşillikle yürüyüşümüzü tamamladık. Göller gördük, onları zaten seyretmek eşsizdi. Baharın yeniden uyanışı bizi zaten etkiledi. Keyifliydi, herkesi bekliyoruz" dedi. İlk kez bir doğa yürüyüşüne katılan Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Semanur Keskin ise duygularını, "Parkur eğlenceli ve orta dereceydi. Çiçeklerin açışına, doğanın yeniden canlanışına şahit olmak süperdi. Her adımda bir sonrakini planlıyorum, kesinlikle devamı gelecek" sözleriyle ifade etti. Yürüyüşün ardından yorgunluk kahvesi ve çay molası için durak, Şiran’ı kuşbakışı gören Bayraktepe Mevkii oldu. Şiran Belediye Başkanı Abdulbaki Kara, doğaseverleri bizzat ağırlayarak onlara kentin tescilli ürünleri olan pestil ve köme ikram etti.
Erzurum Aşkale’nin gururu oldular, Erzurum GSK yıldız voleybol takımı Türkiye finallerinde Erzurum’u temsilen Türkiye Yarı Finalleri’ne katılan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Yıldız Erkek Voleybol Takımı, gösterdiği üstün performansla adını Türkiye Finalleri’ne yazdırdı. Bingöl’de oynanan yarı final müsabakalarında rakiplerine adeta set şansı tanımayan Erzurum ekibi, ilk maçta Bingöl Spor Lisesi’ni 3-0, ikinci maçta ise Muş Lalezar Spor’u yine 3-0 mağlup ederek büyük bir başarıya imza attı. Aşkaleli sporculardan oluşan takım, oynadığı iki karşılaşmada da set vermeden sahadan galip ayrılarak dikkatleri üzerine çekti. Daha önce Erzurum’da oynanan müsabakalarda da başarılı sonuçlar elde ederek yarı finallere yükselen ekip, bu sonuçlarla Türkiye Finalleri’ne katılmaya hak kazandı. Takımın elde ettiği bu önemli başarıda emeği geçenlere teşekkür eden antrenör Mehmet Kırık, başta İlçe Kaymakamı Emre Oğuztürk, Belediye Başkanı Şenol Polat ve Gençlik Spor il Müdürü Levent Çakmur olmak üzere destek veren herkese şükranlarını iletti. Takımın başarısında büyük pay sahibi olan antrenör Mehmet Kırık ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Çocuklarımız sahada inanılmaz bir mücadele ortaya koydu. Disiplinli çalışmalarımızın karşılığını almak bizleri son derece mutlu etti. Rakiplerimize karşı set vermeden kazanmak, takımımızın ne kadar hazır ve istekli olduğunun göstergesidir. Bu başarı sadece bizim değil, tüm Aşkale’nin ve Erzurum’un başarısıdır. Bizlere her zaman destek olan ilçe Kaymakamımıza Belediye Başkanımıza İl Müdürümüze ve emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum. Asıl hedefimiz Türkiye Finalleri’nde de aynı azim ve kararlılıkla mücadele ederek şehrimizi en iyi şekilde temsil etmek." Erzurum GSK Yıldız Erkek Voleybol Takımı, şimdi gözünü Türkiye Finalleri’ne çevirirken, Aşkale ve Erzurum halkı genç sporcuların başarısıyla gurur duyuyor.