GÜNDEM - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 09:36

300 mezara gözü gibi bakıyor, Avrupa’dan müşterileri var

A
A
A

Eskişehir’de kabir bakım işi yapan Namık Kemal Şahinli, yakınları genelde Almanya, Belçika, Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde olan 300’ü aşkın mezara 23 yıldır adeta gözü gibi bakıp, bakımını yapıyor. Milletvekilinden ev hanımına kadar birçok meslek grubundan müşterisi olan Kemal Şahinli, "Dünyaya bir daha gelsem yine bu mesleği yaparım" dedi.

Eskişehir’de yaşayan ve 23 yıldır mezar bakımı işi ile uğraşan 46 yaşındaki Namık Kemal Şahinli, bu alanda çalışan nadir insanlardan biri olarak öne çıkıyor. İşini çok severek yapan, "Bir daha dünyaya gelsem yine mezar bakımcısı olurdum" diyen Şahinli’nin, Eskişehir ve diğer illerin yanı sıra yurtdışından müşterileri var. Genellikle müşterileri Almanya, Belçika, Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde olan Şahinli, hava şartlarına göre belirli aralıklarla 300’ü aşkın mezardan sorumlu.

300 mezara gözü gibi bakıyor

Yakınları ahirete intikal etmiş ve onların mezarlarına sürekli gitme ihtimali olmayan insanlar, Namık Kemal Şahinli’den bakım hizmeti alıyor. Çoğu kimsenin girmeye çekindiği mezarlıklarda ekmeğini kazanan Şahinli, mezar taşındaki yıpranmış yazıların yeniden boyuyor. Bu işlemin ardından mezarın toprağının eksik kısımlarını tamamlayıp isteğe göre çiçeklendirme yapan Namık Kemal Şahinli, son olarak ise mezar taşlarını temizleyip adeta parlatıyor. Mezarın ilk hali ve son halinin fotoğraflarını müşterisine gönderen Şahinli, belli aralıklarla mezarları ziyaret edip kontrollerini sağlıyor. Yaptığı işin bir sanat olduğunu iddia eden Şahinli, bu konuda fiş kesen sayılı esnaftan biri olduğunu iddia ediyor.

300 mezara gözü gibi bakıyor, Avrupa’dan müşterileri var

Mezarlara su dökerek mesleğe başladı

Mesleğe mezarlara su dökerek başladığını belirten Namık Kemal Şahinli, "Dört yıl önce, 5 Ekim 2021 tarihinde tesadüfen Eskişehir’e geldim. Bir ablamızın babasının mezar düzenlemesi içindi. Bir daha da Ankara’ya dönmedim. İyi ki gelmişim, bilseydim 20 yıl önce gelirdim. Bu mesleğe şöyle başladım; iş bulamamıştım zamanında. O zaman 23-24 yaşındaydım. Ankara Karşıyaka Mezarlarında bir tanıdık vasıtasıyla cenazelere su dökmeye giderdik, bahşiş karşılığı. Ama benim yaşım büyük olduğu için ben bir iki defa döktüm, sonra zoruma gitti. Dedim ki, ‘Ben çiçekçi olacağım.’ O gün orada yaşlı bir teyzeye yardımcı olmuştum, bana normalin üzerinde bir para verdi. Ben o parayla gittim kartvizit bastırdım. O gün çiçekçi oldum. Bir daha da cenazeyi su dökmedim" dedi.

"Sulamasını yapıyoruz, taşını yıkıyoruz, varsa yabani otlarını temizliyoruz"

Dışardan çok ürkütücü bir meslek yorumları aldığını söyleyen ve "Dünyaya bir daha gelsem yine bu mesleği yaparım" diyen Namık Kemal Şahinli şöyle devam etti:

300 mezara gözü gibi bakıyor, Avrupa’dan müşterileri var

"Yıllardır severek yaptığım bir iş. Bir daha gelsem yine yaparım. Bazı insanlar var yurt dışında ya da şehir dışında yaşayanlar. Eskişehir içinde yaşayıp da işinden gücünden bir türlü fırsat bulup da mezar ziyaretine gelemeyen insanlar da var. Sosyal medyadan ya da farklı mecralardan bize ulaşıyorlar bir şekilde. Ne yaptığımızı soruyorlar, nasıl yaptığımızı soruyorlar, fikir alıyorlar. Eğer hesaplarına, kitaplarına gelirse ki biz zaten insanları çok fazla zorlamıyoruz. Bir de sevdiğimiz bir iş, insanlara yardımcı oluyoruz. Hava şartlarına göre haftada bir iki defa düzenli bakım yapmış olduğumuz kabirleri ziyaret ediyoruz. Sulamasını yapıyoruz, taşını yıkıyoruz, varsa yabani otlarını temizliyoruz. Varsa solan çiçekleri yeniliyor ve mezar sahiplerine de farklı zamanlarda fotoğraflarını gönderiyoruz. Gelemeyen mezar sahipleri kabirlerinin ne durumda olduğunu görebiliyorlar."

"Almanya, Belçika, Hollanda’da yaşayan müşterilerim var"

Kendisine emanet edilen mezarlara gözü gibi bakan Kemal Şahinli, "Mezar sahibi ilk düzenleme ücreti haricinde ve bakım ücreti haricinde herhangi bir ödemeyi yapmıyor. Mesela buradaki Asri Mezarlıkta tavşan var, tilki var, sokak köpekleri var. Bazen mezarın üzerine geliyorlar, yatıyorlar, toprağı eşeliyorlar. Tabii böyle bir durumda mezar sahibini arayıp da böyle böyle bir olay oldu diyemiyoruz. İşin maddiyatını bırakın, ‘Babanın mezarına köpek yattı’ diyemiyorsun. O yüzden düzenleyip mecburen hiçbir şey yokmuş gibi davranıyoruz; sonra da fotoğraflarını gönderiyor. Onların da zaten çoğu bize Whatsapp’tan görüldü atıyor. Tabii bazen teşekkür edenler de var. Genelde Almanya, Belçika, Hollanda ve ağırlıklı Eskişehir içerisinde Emirdağlı olanlar. 70’in üzerinde mezar sahibimiz var. Biz gerekli düzenlemeleri yapıp onlara da fotoğraflarını gönderiyoruz, ödemeyi ondan sonra alıyoruz. Bizde peşin para ya da nakit olayı yoktur. Aynı şekilde kapora olayı da yok. Biz işimizi yaparız, fotoğraflarını göndeririz. İsterlerse gelirler bakarlar mezarlarına, kontrol ederler, ödemelerini yaparlar. İsterlerse fotoğraflarını gönderdikten sonra havalelerini yaparlar" dedi.

"Milletvekilinden ev hanımına kadar birçok meslekten müşterim var"

Milletvekilinden işçiye, profesörden, ev hanımına kadar birçok meslek erbabından müşterisi olan Kemal Şahinli şöyle konuştu:

300 mezara gözü gibi bakıyor, Avrupa’dan müşterileri var

"Bizim mezar sahiplerimizden; milletvekili olan var, danışman olan var, emniyet mensubu olan var, profesör olan var, fabrikada asgari ücretle çalışan insanlar var, ev temizliğe giden ablalarımız var. Aslında her kesime hitap ediyoruz diyebilirim. Tabii ki beni engelleyenler de var sosyal medyadan. Telefondan, Whatsapp’dan her yerden engelliyorlar mesela. Birçok kişi annesinin babasının mezarını yaptırıyor ama parasını vermiyor. Aradığımız, hatırlatma mesajı gönderdiğimiz zaman farklı hitaplarda bulunabiliyorlar. Biz de o zaman ne diyoruz, ‘Benim babam da rahmetli oldu, babamın hayrına’ diyorum ve o parayı almıyorum, üzerinde de durmuyorum. Kaldı ki zaten çok büyük meblağlara da iş yapmıyoruz, mezar başına ortalama bin lira-iki bin liralara geliyor. Bin lira, 2 bin lira beni zengin etmez; o mezar sahibini de fakir etmez zaten. Onun için çok fazla üstelemiyorum."

300 mezara gözü gibi bakıyor, Avrupa’dan müşterileri var

Bahadır Turgut - Buse Aslıhan Karkazan Güneş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.