GÜNDEM - 02 Nisan 2026 Perşembe 09:44

7 yaşında yırtık yapıştırarak başladığı dericilikte şimdi dünyaya satış yapıyor

A
A
A
7 yaşında yırtık yapıştırarak başladığı dericilikte şimdi dünyaya satış yapıyor

Eskişehir’in en genç deri ustalarından biri olan Melih Garip, 7 yaşında babasının yanında adım attığı atölyede öğrendiği zanaatı, ablasıyla birlikte kurumsallaştırarak şube sayısını 4’e çıkardı.


Eskişehir’de yarım asırlık bir geçmişe sahip olan baba mesleği dericiliği devralan Melih Garip, geleneksel yöntemleri modern ticaretle birleştirerek kentin en genç deri ustalarından biri unvanını kazandı. Henüz ilkokul çağlarındayken babasının elinden tutarak girdiği atölyede dikiş dikmeyi ve deri işlemeyi öğrenen Garip, ablasıyla omuz omuza vererek aile işletmesini dijital dünyaya taşıdı. Odunpazarı bölgesinde ve kentin farklı noktalarında hizmet veren genç usta, çocukluk hayallerini şubeleşme ve e-ticaret hamleleriyle gerçeğe dönüştürüyor.



"7 Yaşından beri atölyenin içindeyiz"


Mesleğe olan tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını belirten Melih Garip, ustalık yolculuğunu anlatmaya şu sözlerle başladı:


"Dericilik benim baba mesleğim. Babam beni her hafta sonu yanına getiriyordu, atölyeye sokuyordu işi öğreneyim diye. Tabii o dönemler bir şey üretmekten ziyade öğrenmekti amacımız. 7 yaşımızdan beri atölyenin içindeyiz. Zamanla ufak tefek yırtıkları yapıştırmayı, dikiş yapmayı öğrendik, sonrasında ise deri mont dikmeye başladık. Babam çıraklığıyla beraber nereden baksanız 1980’den beri, yani yarım asırdır bu işin içinde. 40 senedir de kendi işinin patronu."



Şubeleşme ve dijital dönüşüm hamlesi


Babasından devraldığı bayrağı daha ileriye taşımak için şubeleşmeye odaklandığını ifade eden Garip, "Babamın amacı hep tek bir dükkân üzerinden büyümekti ama benim amacım şubeleşmek oldu. Şu anda Eskişehir’de 4 tane şubemiz var. İlk ikisini babam açmıştı, geri kalan ikisini ablamla beraber biz açtık. Aynı zamanda internet satışımız ve sosyal medya mecralarımız var. Önceden şehir dışından ve yurt dışından gelen internet satışı taleplerine ’yok’ diyorduk ama şu anda güncel olarak farklı platformlar üzerinden satışlarımıza devam ediyoruz" şeklinde konuştu.



7 yaşında yırtık yapıştırarak başladığı dericilikte şimdi dünyaya satış yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’da otizm farkındalığı için mavi balonlar gökyüzüne bırakıldı Erzurum’da 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte otizmli bireyler, hem sanatsal faaliyetlerle keyifli anlar yaşadı hem de gökyüzüne bıraktıkları mavi balonlarla farkındalık mesajı verdi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Aziziye Engelli Aktif Yaşam Merkezi’nde düzenlenen programda, otizmli bireyler okuma-yazma ve müzik atölyelerinin yanı sıra resim, çini ve boyama etkinliklerine katıldı. Etkinlik boyunca renkli ve anlamlı görüntüler oluşurken, çocuklar otizmi simgeleyen boyalı tabaklara ellerini batırarak hazırlanan panoya el izlerini bıraktı. Program kapsamında pasta da kesildi. Çocukların gökyüzüne bıraktığı mavi balonlar ise günün en dikkat çekici ve anlamlı anlarından biri oldu. Mavi balonlarla, otizme yönelik toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle bir araya gelerek farkındalık oluşturmak istediklerini belirtti. Otizmli bireylerin hayatın her alanında daha görünür, daha güçlü ve daha anlaşılır bireyler olarak yer alabilmesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Aykut, "Çok coşkulu atölye ve sanat çalışmaları yaptık. Biz her zaman ailelerin ve otizmli bireylerin yanındayız. Otizmli bireylerin kişisel becerilerini geliştirme ve onları destekleme noktasında, rehabilitasyon süreçlerinde çalışmalarımız devam ediyor." dedi. Gökyüzüne bırakılan mavi balonların umut, anlayış ve toplumsal dayanışmanın simgesi olduğunu vurgulayan Aykut, bu etkinlikle otizmli bireylere yönelik empatiyi artırmayı amaçladıklarını kaydetti. Programın sonunda ise engelli bireyler ile otizmli bireyler halaylar eşliğinde eğlenerek günün coşkusunu hep birlikte yaşadı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi. Palandöken Otizm Derneği Başkanı Nazan Yaşarbaş da her yıl bu özel günde farklı etkinliklerle farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını belirterek, destek veren kurum müdürlerine ve il protokolüne teşekkür etti. Aziziye Kaymakamı Muhammet Tugay, Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Şaban Hepekbiç ve kurum müdürlerinin katıldığı programda, otizmli bireyler ve ailelerine hediyeler verildi, ikramda bulunuldu.
İzmir İzmir’de ‘81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı’nca düzenlenen 81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantıları’nın Ege Bölgesi ayağı İzmir’de gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Bornova Belediyesi, kentin kaynaklarını Uşak Belediye Başkanı’nın sevgilisine aktarmış" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanlığında düzenlenen toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir İl İnsan Hakları Başkanı Tuğbanur Atılğan, AK Parti MKYK Üyesi ve İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Arzu Silin Günaydın, partililer ile basın mensupları katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Artık CHP’li belediyeler sadece icraat eksikliğiyle gündeme gelmiyor. Şehirleri geri bırakmalarının ötesinde yeni skandallara imza atıyorlar. Son olayları hepimiz utanarak izliyoruz. Şehrin kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandıklarını ve kendi şirketlerine aktardıklarını başta İstanbul olmak üzere birçok örnekte gördük. Bunun son örneği Uşak’ta yaşanan ve hepimizi utandıran olay oldu. Bir yolsuzluk soruşturmasına takılan CHP’li Uşak Belediye Başkanı’nın görüntüleri insanlık adına utanç vericiydi. Kendi çalışanı olan, kendisinden 30 yaş küçük bir kişiyle otel odasında yakalanacak kadar raydan çıkmış bir belediye sorunuyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. "Sistemli bir yapıya dönüşmüş" Olayların örgütlü bir yapıya dönüştüğünü ve Uşak ile Bornova belediyeleri arasındaki ilişkinin bunun kanıtı olduğunu belirten Yalçın, "Olay sadece bundan ibaret değil, bu durum sistemli bir yapıya dönüşmüş. Gördüğümüz kadarıyla bazı belediye başkanları, diğer başkanlarla örgütlü şekilde bu ahlaksızlıkların parçası haline gelmişler. Ülkemiz için son derece utanç verici bir manzara var. En son Uşak Belediyesi ile Bornova Belediyesi arasındaki ilişkiyi hepimiz duyduk. Soruşturmada adı geçen kişilerden biri, Uşak Belediye Başkanı’nın referansıyla Bornova Belediyesi’nde işe girmiş ve işe dahi gitmemiş. Bornova Belediyesi, kentin kaynaklarını Uşak Belediye Başkanı’nın sevgilisine aktarmış. Bunlar gerçekten utanç vericidir. Sadece şehirleri geri bırakmakla kalmıyor, kaynakları tüketiyor ve genç kadınları bu örgütlü ahlaksız ilişkilerin parçası yapıyorlar. Bugün İzmir’de en fazla dile getirilmesi gereken konu budur. Biz bunları konuşurken utanıyoruz ama onlar savunmaktan utanmıyorlar" şeklinde konuştu. Yargı sürecinin takipçisi olunacak Bornova Belediye Başkanı’nın konuyu hafife alan açıklamalarını eleştiren Yalçın, "Yaşananlar Türkiye ve Cumhuriyet Halk Partisi adına utanç verici manzaralardır. Sürecin tüm ayrıntılarıyla kamuoyunun önüne dökülmesini ve suçluların bedelini ödemesini bekliyoruz. Elbette kimseyi haksız yere yargılayacak değiliz ancak Bornova Belediye Başkanı’nın meseleyi hafife alarak ’Maliyeti neyse cebimden karşılarım’ gibi üst perdeden ifadeler kullanması son derece rahatsız edicidir. Ortada bir kayırmacılık varken bu tür ifadelerle durumu geçiştiremezsiniz. Yapılan hatayla yüzleşmek yerine kibirli bir tavır sergilenmesi yargıda ve kamuoyunda mutlaka takip edilmelidir. İl başkanlığımız ve teşkilatlarımız da bu konunun üzerinde duracaktır. Genel merkez olarak kamu zararı oluşturan tüm durumlarda vatandaşımızın yanında yer alarak haklarını savunmaya devam edeceğiz" dedi. Uluslararası siyasette insan hakları ihlalleri Yakın coğrafyalardaki çatışmalara da dikkat çeken Yalçın, "Böylesi bir dönemde insan hakları meselesinin gündemde olması şaşırtıcı değil. Yakın coğrafyalarımıza baktığımızda birçok bölgede insanların yaşamını derinden etkileyen savaşların, çatışmaların ve terör olaylarının gerçekleştiğini görüyoruz. Son dönemde uluslararası siyasette insan hakları meselesi ayaklar altına alınmış durumda ve uluslararası hukuk göz ardı ediliyor. Uzun yıllar boyunca sınırımızda, Suriye’de yüz binlerce insan yaşamını yitirdi, milyonlarca insan evini terk ederek sığınmacı konumuna düştü. Gazze’de bir soykırım suçu işleniyor. Büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 75 bin sivil, İsrail rejiminin saldırılarında hayatını kaybetti. Son olarak komşumuz İran’da devam eden savaşın kurbanları yine siviller oldu ve bir okula yapılan saldırıda en az 150 kız çocuğu yaşamını yitirdi. İnsan hakları uzun yıllardır konuşuluyor olmasına rağmen bugün dünya siyasetinde gereken değeri ve karşılığı bulamıyor" diye konuştu. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın şiarıyla hareket ediyoruz" Türkiye’nin kriz dönemlerindeki vizyonunu anlatan Yalçın, "Birçok devlet kendi dar menfaat kaygılarıyla sivil insanların yaşamını umursamadan ve bazen doğrudan onları hedef alarak dünya tarihini insan yaşamının güçleştiği bir döneme soktu. Bu süreçte Türkiye olarak, AK Parti iktidarları döneminde her zaman olduğu gibi ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla hareket ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde insan hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz. Sadece kendi ülkemizde değil, bize sığınan Suriyeliler, sahip çıktığımız Gazze ve İran’daki siviller meselelerinin her birinde insan haklarına sahip çıkıyoruz. Dünya siyasetinin içinden geçtiği bu karmaşık dönemde, sivil insanların yaşam kaygısı taşıdığı bir süreçte Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hem bölgenin hem de küresel siyasetin parlayan yıldızı olmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi bir huzur adası olarak gelecek yüzyıla, Türkiye Yüzyılı’na hazırlamayı sürdüreceğiz" dedi. "Savunma sanayisine yatırım yapmayı hiç ihmal etmedik" Savunma yatırımlarına ve sanayisinin önemine vurgu yapan Yalçın, "Cumhurbaşkanımızın ’Türkiye Yüzyılı’ ifadesini sadece bir seçim sloganı olarak kullanmadığını son gelişmeler hepimize gösterdi. Birçok ülke güvenlik endişesini yakından hissederken, inşa edilen dış politika ve güvenlik perspektifi sayesinde Türkiye’nin en güvenli ülkelerden biri olduğunu biliyoruz. Kendi güvenliğini başka ülkelere emanet eden devletlerin yaşadığı endişeyi hep beraber görüyoruz. Türkiye olarak sınırımızdaki sorunlarla uğraşırken, Cumhurbaşkanımız yoğun diplomatik mesaisiyle Türkiye’nin güvenli ortamını tesis etmek için çaba gösterdi. Birçok ülkeye saldırı ihtimali yükselirken biz Türkiye’de daha güvendeyiz çünkü savunma sanayisine yatırım yapmayı hiç ihmal etmedik. Birileri füze denemeleri nedeniyle denizdeki balıkların uykusuz kaldığı gibi gayriciddi ifadeler kullanırken, biz füze inşa ederek Türkiye’yi güvenli tutmanın yollarını arıyorduk" ifadelerini kullandı. "Muhalefetin bu konuların ciddiyetini kavramasını beklemiyoruz" Muhalefetin günübirlik siyaset yaptığını savunan Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Muhalefetin bu konuların ciddiyetini kavramasını beklemiyoruz. AK Parti olarak Türkiye’yi zor dönemlerden daha güçlü şekilde çıkarmanın yollarını aramaya devam edeceğiz. 24 yıllık AK Parti iktidarına karşılık muhalefet partilerinin Türkiye’ye yönelik herhangi bir alternatif ortaya koyamadıklarını biliyoruz. Başı sonu belli olan bir dış politika, ekonomi veya terörle mücadele perspektifini fikir olarak dahi vatandaşın önüne koymadılar. Sadece gündelik ve demagojik tartışmalarla vakit geçirdiler. Yalnızca AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığından beslenmeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu.