EKONOMİ - 31 Temmuz 2025 Perşembe 09:17

Arızalı cihazların tamiri bütçeye ve çevreye katkı sağlıyor

A
A
A
Arızalı cihazların tamiri bütçeye ve çevreye katkı sağlıyor

Eskişehirli tamirci İsmail Demirkapı, arızalanan teknolojik cihazların hemen yenisiyle değiştirilmek yerine tamir edilerek yeniden kullanılmasının hem ekonomik açıdan tasarruf sağladığını hem de çevreye katkı sunduğunu vurguladı.


Dünya genelinde yaşanan ham madde ve silikon sıkıntısı, özellikle elektronik sektöründe yeni ürünlerin maliyetlerini artırdığını belirten Eskişehir’de bilgisayar tamirciliği yapan İsmail Demirkapı bu konuda vatandaşların bilinçli hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Demirkapı, tamir edilen cihazların hem bireysel bütçeye katkı sağladığını hem de elektronik atıkların azalmasıyla doğanın korunmasına yardımcı olduğunu belirtti.



"Bozulan cihaz çöpe gitmesin, tamirle ömrü uzasın"


Bilgisayar ve teknolojik cihazlarda ekran ya da klavye gibi parça arızaları nedeniyle ürünlerin çöpe atıldığını belirten Demirkapı, "5-6 yıllık bir notebook ekran kırıldı diye atılmamalı. Panel değişimiyle cihaz yıllarca kullanılabilir. Böylece hem cebinizden 15-16 bin lira eksilmez hem de milli servet korunur. Ayrıca her yeni cihazda plastik, silikon gibi hammaddeler kullanılıyor. Mevcut cihazı onarmak hem atığı azaltır hem de üretim için gereken kaynak kullanımını düşürür" şeklinde konuştu.



"Tabletlerde uzman görüşü gerekli"


Tabletlerde ise tamirin her zaman mantıklı olmadığını söyleyen Demirkapı, "Bazı eski tabletler yeni yazılımları desteklemiyor. O yüzden tamir edilse bile verim alınamayabilir. Bu tür kararları mutlaka ehil bir teknik servisle birlikte değerlendirmek gerekiyor" dedi.



"Masraflar ürüne göre değişiyor, tasarruf büyük"


Tamir masraflarının genellikle ürünün yüzde 10-20’si kadar olduğunu belirten Demirkapı, "20 bin TL’lik bir cihazın ekranı 3-4 bin TL’ye değiştirilebilir. Üstelik bu cihazın 5-6 yıl daha ömrü olur. Arızanın türüne göre değerlendirme yapıp ona göre karar verilmeli" ifadelerini kullandı.



Arızalı cihazların tamiri bütçeye ve çevreye katkı sağlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.