GÜNDEM - 13 Ekim 2025 Pazartesi 14:23

Deprem anında yapılması gerekenler öğrencilere uygulamalı olarak gösterildi

A
A
A
Deprem anında yapılması gerekenler öğrencilere uygulamalı olarak gösterildi

Eskişehir’de Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü (AFAD) tarafından ilkokul öğrencileriyle, gerçeği aratmayan bir şekilde deprem tatbikatı ve afet eğitimi gerçekleştirildi.


’Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’ kapsamında bir tatbikat gerçekleştirildi. Pilot Binbaşı Ali Tekin İlkokulu’nda bulunan öğrencilere sınıf içerisinde verilen eğitim ile başlayan tatbikat uyarı alarmının çalması ardından küçük yaştaki çocukların bahçeye çıkması ile devam etti. Gerçek bir deprem anını aratmayan bu tatbikat sonrasında Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın ve AFAD Eskişehir İl Müdürü Aslan Mehmet Coşkun bahçede sıra olan öğrencilere afet anlarında neler yapmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini hakkında bilgiler verdi. Ardından AFAD Eskişehir personeli tarafından afet esnalarında kullanılan ekipmanlar teker teker öğrencilere uygulamaları olarak gösterilirken bir yandan ise ne işe yaradıkları anlatıldı.



"Bu ölünceye kadar devam etmemiz gereken bir ciddiyet"


İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, "Okullarımız sadece ders yapma mekanı değildir, aynı zamanda eğitim yeridir. Siz bugün çok güzel bir deprem tatbikatı yaparak bunun eğitimini almış oldunuz. Sizleri tebrik ediyorum. Ben de sizinle beraber hareket ettim, harikulade güzel bir şekilde tatbikata katıldınız ve kuralları yerine getirdiniz. Bu ölünceye kadar devam etmemiz gereken bir ciddiyet" dedi.



"Bugün itibariyle 180 öğretmenimizin sertifikası var"


Müdür Aydın, sözlerinin devamında, "Buraya geldiğim zaman İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi (İSGB) İl Koordinatörü Osman Anıl hocamıza, arama-kurtarma eğitiminde sertifikası bugün itibariyle kaç öğretmenimiz olduğunu sordum. Bugün itibariyle 180 öğretmenimizin sertifikası var. AFAD İl Müdürü’müzle de daha önce konuşmuştum, yeni eğitimler açacağız. Bu sayıyı 180’den 250’ye çıkartmayı çok önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Depremler gerçekleşiyor, büyük afetler oluyor ama korkmayacağız"


AFAD İl Müdürü Aslan Mehmet Çoşkun ise, şöyle konuştu:


"Bu tatbikat sadece burada, değil tüm okullarımızda eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Sizlerden bugün ilave bir şey daha isteyeceğim, evinize gittiğiniz zaman lütfen annenize, babanıza ve ailenize, ’Deprem olduğunda nasıl hareket edeceğiz’ diye sorun. Eğer onlar bilmiyorlarsa nasıl Çök-Kapan-Tutun yapılacağını ve nasıl bina edileceğini siz anlatın. Abinize, ablanıza sorun, onlara da anlatın. Ülkemiz bir deprem ülkesi. Belli aralıklarla depremler gerçekleşiyor, büyük afetler oluyor ama korkmayacağız. Deprem olduğunda sarsıntı meydana geliyor. Okuldaysak, evdeysek, oyun alanındaysak, parktaysak hiçbir şekilde korkmadan bulunduğumuz yerlerdeki uygun alanlarda Çök-Kapan-Tutun yapıyoruz."



Deprem anında yapılması gerekenler öğrencilere uygulamalı olarak gösterildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Binlerce kilometre mesafe kateden leylekler yuvalarını Diyarbakır’da kuruyor Diyarbakır’ın Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yaklaşık 5 bin kilometre yol katederek Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika’dan gelen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yıllardır leyleklere ev sahipliği yapıyor. Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika gibi yerlerden yaklaşık 5 bin kilometre katederek gelen leylekler, ata yurtlarında varlıklarını sürdürüyor. Hatay üzerinden gelen leyleklerin bir kısmı Avrupa popülasyonuna katkı sağlarken, bir kısmı ise ata yurdu olan Diyarbakır’a gelip, yıllardır kullandıkları yuvalarına yerleşiyor. Öncü olarak gelen erkek leylek, daha sonra gelen dişi leylek ile kuluçka ve yavrulama dönemini burada geçiriyor. Prof. Dr. Ahmet Kılıç, ülkede yüzlerce kuş türü olduğunu, bunlardan birinin de leylek ya da beyaz leylek olduğunu söyledi. Göçmen olarak bilinmekte olan leyleklerin yurda şubat ayı ortasından itibaren girmeye başladıklarını belirten Prof. Dr. Kılıç, genel olarak ilk gelenlerin yuva sahibi erkekler olduğunu, önceki yıllarda kullandıkları yuvalara yerleşerek yuvayı korumaya aldıklarını ifade etti. Kılıç, yuva kurmanın bazen bir ayı bulduğunu söyleyerek, "Yuva sahipleri önceki yıldan yuvalarını kurmaya başlıyorlar. Dişiler bunlardan sonra geliyor. Mart başına doğru göç olayı tamamlandığında yuvalarda genel olarak çiftler bulunuyor ve eşler birlikte yuva materyali taşımaya başlıyor. Yaklaşık bir ay içinde yuva tamamlanıyor. Nisan ayı başından itibaren kuluçkaya yatarlar. Kuluçka yaklaşık 1 ay sürmekte ve yavrular mayıs ayı başından itibaren görülmeye başlanır. Yavrular yaklaşık 2 ay boyunca yuvada beslenir" dedi. "Leylekler besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler" Diyarbakır’da pek çok leylek yuvası olduğunu aktaran Prof. Dr. Kılıç, şöyle devam etti: "Özelikle Bismil leylekleri yoğun popülasyon olarak karşımıza çıkıyor. Burada yuva başarısı oldukça yüksek. Yuvadaki bütün yumurtalardan yavrular çıkar. 5 yavru. Bu 5 yavrunun tamamı da uçmaya katılır ve sağlıklı büyür. Leylekler, besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler. Besin zinciri için ya da besin ağacı için önemli bir türdür. İnsanlar tarafından da kimi bölgelerde koruma altında tutulur, kutsal kabul edilir. Bu yüzden insanlarla ilişkileri çok iyi. İnsanlara çok yakın olan yerlerde rahatlıkla yuva kuruyorlar. Çünkü insanlar bunlara herhangi bir zarar vermiyor." "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz" Son yıllarda iklim krizine bağlı olarak leyleklerin davranışlarında da farklılıklar olduğunu gördüklerini dile getiren Prof. Dr. Kılıç, "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz. Bu şunu gösterir; kışlar aşırı sert değil ve leylekler yiyecek bulabiliyor. Bundan dolayı bazı bireyler göç etmeyerek burada kalabiliyorlar. Bu yüzden leylekleri önümüzdeki yıllarda daha fazla bireyle göçe gitmeyen tür olarak görme imkanımız var. Her bir kuş türü bulunduğu bölgede çok değerlidir, önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Aynı işi leyleklerde yerine getirmekte. Bizim de biyoçeşitliliği korumamızla hem tarımda hem de doğada bir dengeye katkımız olmalıdır. Bu konuda vatandaşlarımızın duyarlılığı önem arz eder" ifadelerini kullandı.