GÜNDEM - 05 Ekim 2025 Pazar 10:38

Duvar yazılarından bıkan yönetici çareyi sanatta buldu

A
A
A
Duvar yazılarından bıkan yönetici çareyi sanatta buldu

Eskişehir’de bir apartman yöneticisi, sprey boyayla yapılan yazılardan sıkılınca binanın duvarlarını renkli çizimlerle süsledi. Sanat projesi hem mahalleyi güzelleştirdi hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekti.


Eskişehir’in Eski Bağlar Mahallesi Kumlubel Sokak üzerindeki apartman duvarlarına sürekli sprey boyayla yazılar yazılması, apartman yöneticisi Ömer Aldulaimi’yi farklı bir çözüm arayışına yöneltti. Uzun süredir yazılarla kirlenen duvarlardan rahatsız olan Aldulaimi, hem çevreyi güzelleştirmek hem de yazıların önüne geçmek için binanın duvarlarını sanatsal çizimlerle süsleme kararı aldı. Ortaya çıkan renkli görüntü, apartmana görsel bir kimlik kazandırırken mahalle sakinlerinin de ilgisini çekti.



"Yazılan yazıları engellemek ve zevk kazandırmak için yaptım"


Sprey boyalarla yapılan yazılardan kurtulmak için farklı bir yöntem denediğini dile getiren Aldulaimi, "Normalde Eski Bağlar Mahallesi’nde sürekli spreyle sade olan duvarlara yazılar yazıyorlar. Ben de bu konuyu çözmek için düşündüm ki bir resim, bir çizgi yapalım. Hem apartmanı meşhur ederiz hem de güzel bir şekilde gösteririz. İnsanların yazdığı yazıları engellemek ve görsel bir zevk kazandırmak için böyle bir şey yaptım" dedi



"Fotoğraf çekmek için sıra bekliyorlar"


Aldulaimi, başlattığı sanat projesinin kısa sürede ilgi gördüğünü ifade ederek, "Ben burada ilk başta proje olarak düşündüm. Apartman hakkında bir proje yapacaktım ve bu resim de onun bir parçası olacaktı. İlk başta birkaç kişi fotoğraf çekip geçiyordu. Ama sonra insanlar çekmeye başladı, artık gelmeye başladılar. Şu anda ise fotoğraf çekmek için sıra bile bekliyorlar" ifadelerini kullandı.



Duvar yazılarından bıkan yönetici çareyi sanatta buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.