EĞİTİM - 12 Ocak 2025 Pazar 14:11

’Eczane Hizmetleri Programı Öğrencilerinin Sektör Buluşmaları’ paneli düzenlendi

A
A
A
’Eczane Hizmetleri Programı Öğrencilerinin Sektör Buluşmaları’ paneli düzenlendi

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde ’Eczane Hizmetleri Programı Öğrencilerinin Sektör Buluşmaları’ başlıklı panel düzenlendi.


Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda ’Eczane Hizmetleri Programı Öğrencilerinin Sektör Buluşmaları’ başlıklı panel düzenlendi. Etkinliğe, Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Göksel Arlı, Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Programı öğrencileri katılım gösterdi.



"Program yüzde 100 doluluk oranında"


Panelin açılış konuşmasında Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Göksel Arlı, "Eczane hizmetleri programı öğrencilerimizi ve eczacı odasını bir araya getiren bu etkinlikte öğrencilerimiz; ne yapacaklar, sektörde onları neler bekliyor, hangi alanda çalışmaları daha uygun gibi sorulara cevap bulacaklar. 2008 yılında Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neşe Kırımer hocamız ve Eczacılık Fakültesi’nin bir önceki dönem dekanı Prof. Dr. Bülent Ergun hocamız, ’bu alanda ciddi bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum’ dedi. Eczanede çalışan kişilerin eğitimli olması gerekiyor. En azından eczane işleyişi, ilaççılar hakkında bilgisi olması gerekiyor. Bununla ilgili bir eczane teknikerleri programı açalım dedi. Ancak o güne böyle bir program Türkiye’de yoktu. Ve kimse ne müfredatı hakkında bilgi sahibi ne de açılacak olan programa ne derece talep olacağı konusunda bilgi sahibi değildi. Hatta bazı eczacılık fakültelerinden biz bu konuda eleştiri aldık. Düşünceleri eczane teknikerlerinin dört yıllık eczacılık fakültelerine geçerek, zaten çok fazla olan eczacı istihdamını önlemeleri şeklindeydi. Ama biz hazırladığımız müfredatta bu durumun hiçbir şekilde olmayacak halini hazırladık. Çünkü herkesin bu alanda kendi işini yapması gerekiyordu. Biz programı hazırladık ve Yüksek Öğretim Kurumu’na sundu, program hemen kabul edildi. Anadolu Üniversitesi’ndeki eczane hizmetleri Türkiye’de bir ilk olması açısından son derece önem taşıyor bizim için ve 2024 yılında hala, bakın bu program yüzde 100 dolu oranında. Bu program daha sonra arkadaşlar bakın burası oldukça önemli şu anda devlet ve vakıf üniversiteleri olmak üzere 112 üniversitenin meslek yüksekokulu ya da sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu programında şu anda ve daha da güzeli bizim hazırladığımız müfredatla ders programıyla şu anda eğitime devam ediyor. Bu durumda gerçekten ne kadar doğru bir karar verildiğini gösteriyor. Çünkü eğitimle, sektörü bilen eczane tekniklerine gerçekten ihtiyaç olduğunun bir göstergesi. Kuşkusuz eczacılık ve eczane işleyişi hakkında yeni gelişmeleri takip etmek ve bu konuda sektörde çalışanların deneyimlerini öğrencilere aktarmak bizim için çok daha önemli. Bu amaçla Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Eczacı Odası arasında bir protokol imzalandı. Detayları birazdan Eskişehir Eczacı Odası Başkanı’ndan da dinleyeceğiz. Hepimiz için yararlı bir panel olmasını diliyorum ve katılımlarınız için çok teşekkür ediyorum" dedi.


Prof. Dr. Arlı ayrıca, Anadolu Üniversitesi’ndeki eczane hizmetlerinin Türkiye’de bir ilk olması açısından son derece önem taşıdığını belirtti.



"Bu paneli hem önemli hem de çok kıymetli görüyoruz"


Eczane Hizmetleri Programı öğrencileri için düzenlenen etkinlikte Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik ise, "Hepinizi Eskişehir Eczacı Odası adına saygıyla selamlıyorum. Öncelikle bu paneli hem önemli hem de çok kıymetli olarak görüyoruz. Gördüğüm kadarıyla siz de çok yoğun bir katılımda bu panele gerekli önemi verdiğinizi gösteriyorsunuz. Öncelikle sizlere teşekkür ediyorum bu katılımınızdan. Eskişehir Eczacı Odası olarak bizim gerek kamu kurumu kuruluşları olsun gerek STK’lar olsun, diğer odalar olsun birçok paydaşımız var. Burada çok değerli, kıymetli eğitimler alıyorsunuz. Ancak bu bölümde mezun olan birçok arkadaşımız maalesef eğitim aldığı alanlarda iş olanağı sağlayamıyorlar. Biz bununla ilgili de bir yıldır çalışıyoruz ve bunu bir protokol ile imzaladık. Bu alanda Rektör Yardımcımız Yusuf Hoca’nın çok ciddi katkıları oldu. Okulda çok güzel eğitimler alıyorsunuz ama pratik noktada biz de neler verebiliriz diye bir program hazırladık ve bunun tanıtımını yapacağız. Sizlere pratik eğitim sağlayacağız. Eczacılık alanında iş ararken buradan alacağınız sertifikaların çok ciddi faydası olacağını söyleyebilirim. Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diyerek katılım gösteren herkese verimli bir panel dilediğini belirtti.


Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Eczane Hizmetleri Programı öğrencileri için düzenlediği sektör buluşmasında, eczane hizmetleri alanındaki güncel gelişmeler ve öğrencilerin sektöre dair beklentileri üzerine kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi. Anadolu Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Sevda Er’in moderatörlüğünü yaptığı panelde; Doktor Eczacı Tuba Demir, Eczacı Hilal Işıkova, Eczacı Teknikeri Ümit Dinler ve Eczane Teknikeri Aslıhan Yağlıcan konuşmacı olarak yer aldı.


Eczane Hizmetleri Programı öğrencileri için düzenlenen panelde, eczacılık sektörünün mevcut durumu, mesleğin geleceği ve iş imkanları üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Konuşmacılar, eczacılığın yalnızca ilaç dağıtımıyla sınırlı kalmayıp, giderek sağlık danışmanlığı ve toplum sağlığı gibi alanlarda önemli roller üstlendiğine dikkat çekti. Panel konuşmacıları, mezunların klinik eczacılık, ilaç tedavi yönetimi ve halk sağlığı gibi alanlarda kariyer yapma fırsatları bulabileceğini ortaya koydu. Bu bağlamda, öğrencilerin sadece farmasötik bilgiyle değil, aynı zamanda hastayla iletişim ve hasta odaklı hizmet anlayışını benimsemeleri gerektiği vurgulandı.


Etkinlik sonunda panel katılımcılarına ve Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik’e, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Göksel Arlı tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.



’Eczane Hizmetleri Programı Öğrencilerinin Sektör Buluşmaları’ paneli düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de buluştu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de bir araya geldi. Ev sahibi olan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hedeflerinin iktidar olmak olduğunu kaydederken, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, iktidarın CHP’nin üzerine geldiğini savundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ise belediyelerin şirket kurmasının onaya bağlanmasını eleştirdi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, aralarında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mahsur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da bulunduğu salonda genel siyaseti değerlendirdikten sonra Balıkesir’de yaptığı hizmetleri anlattı. Başkan Akın, "Değerli arkadaşlarım Balıkesir sıradan bir şehir değil. Balıkesir iki denize kıyısı olan çok büyük coğrafyasıyla hem Marmara Denizi’nin hem de Ege Denizi’nin rüzgarını aynı anda hissedildiği coğrafyası olduğu coğrafyanın büyüklüğü kadar kültürüyle de çok zengin bir şehir. Tarımıyla, sanayisiyle, turizmiyle Türkiye’de üretim gücüne ciddi katkı sağlayan stratejik konumuyla ülkemizin en önemli geçiş noktalarından biridir. Aynı zamanda Balıkesir’imiz tarihin her döneminde sorumlu kalmış, kritik eşitlerde inisiyatif göstermiş bir şehir. Kurtuluş mücadelesinde Kuvayı Milliye’nin filizlendiği bu topraklar bugün de aynı kararlılıkla Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam etmektedir. Çünkü Balıkesir’imiz memleket ne demek bilir, birlik, beraberlik ne demek bilir. Siyasetin millet için yapılması gerektiğini vatanın, hayran, devletin, milletin her şeyden de üstün olduğunu bilir. Çok değerli başkanlarım. Bugün burada toplanmamızın çok önemli bir anlamı var. Sadece kendi şehrimizin, Balıkesir’imizin için değil, aynı zamanda Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasal tabloyla değerlendirmek için hepimiz bir aradayız. Yerel yönetimler sadece altyapı hizmeti sunan kurumlardan ibaret değil. Yerel yönetimler halka en yakın olan, ister iliyle, ister ilçesiyle, ister memleketin bütünüyle ilgili olsun, halkın umudunu diri tutan, geleceğe yön veren en önemli yapılardan biridir. Ancak hepimizin bildiği gibi kolay süreçten geçmiyoruz. Ekonomik zorluklar bir taraftan, artan hayat pahalılığı bir taraftan, vatandaşlarımızın en temel sorunlarını çok daha yükselmiş noktadırlar. Tabi bu noktada belediye başkanları olarak bizlerin sorumluluğu çok daha da artıyor. Çünkü vatandaşımız çözümü yakınında, yani en yakınında bizde arıyor. Bizim gücümüz de alttan geliyor. Gücümüz vatandaşımızın gözündeki umuttan geliyor. İktidara giden yolun yerelden geçtiğini herkes kabul eder. Bizler de siyasetçiyiz. Elbette hedefimiz iktidar olmak. Mensup olduğumuz partimizi, dünya görüşümüzü, ideallerimizi iktidara taşımak. Ancak bir farkımız var. Biz belediye başkanıyız. Ne yapmamız gereken belli. Kanun da belli. Yönetmelik de belli. Yani sonuçta bizler birer belediye başkanıyız. Biz siyaseti halka rağmen yapamayız, yapmayız. Biz ayrıştıran değil, kucaklayan siyasete inanırız. Senden benden demeden, milleti de aynı vatan gibi bölünmez bir bütün olarak kabul ederiz. Bizim anlayışımız, gerektiği zaman gözünü bile kırmadan, söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyebilmektir. Böyle bir gelenekten geliyoruz. Siyaset, makamlar, hiçbiri vatanımızdan, bayrağımızdan, milletimizden, devletimizden üstün değildir" dedi. CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise, "Başkanımız az önce Balıkesir’de yaptığı uygulamalardan söz etti. Belediye icraatlarımız şunu gösterdi ki onların ulaşamadığı her noktaya ulaşıyoruz. Çok değerli hizmetler yapıyoruz. Az önce ekranda izlediğimiz uygulamaları çoğunluğun birçok belediyede görebilirsiniz. Zaten bu toplantıda bir araya gelmemizin temel sebeplerinden bir tanesi bu. Dertlerimizi paylaşalım, uygulamalarını paylaşalım. İyi uygulamaları birbirimize anlatalım. Eksiklerimizi görelim, tamamlayalım. Bir elin nesi var iki elin sesi var. Bir bireyin ölünceye kadar, nihayete erinceye kadar yaşamı belediyelerin o bireyin yaşamının içerisinde olduğu gerçekle Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları belediyecilik hizmeti götürüyor. Bir birey vefat ettiği zaman evine o cenaze evine hocasını gönderiyor. Fatihasını okutuyor. Yıllar yıllı bu yanlış algılarla halkı kandırarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni başka bir yere koyup bir öcü gibi gösteren bu anlayışı yıktığı için Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının üzerine geliyor bu mevcut iktidar. İktidar bizim olacak. Biz çalıştığımız sürece ve çok da çalışıyoruz. Daha da fazla çalışacağız. Çok değerli hizmetler yapıyoruz. Değerli belediye başkanım. Hepiniz sokağa çıktığınız zaman bunu görüyorsunuz. Halkın ilgisi bize, halkın sevgisi bize, halkın güveni bize, halk bizi kendinden görüyor. Roller değişti, o algılar kırıldı, dağıldı. Bugün halkın yanında olan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları, AK Partili belediye başkanları AK Partili siyasiler şu anda mağrur. İşler tersine döndü. Onun için heyecanlandı iktidar. Biz milletimizin hayır duasını arkamıza alarak, onun teşekkürüyle mutlu olarak, onun desteğiyle güçlü olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çok daha güzel hizmetler yapacağız. Birbirimize destek olacağız. Birbirimizin yanında olacağız. Birbirimizin umudunu büyüteceğiz. Halkımızın karşısına diri çıkacağız" dedi. CHP Yerel Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ise "Parlamentoda dün bir yasa geçti. Belediyelerin şirket kurması, kooperatif kurması, şirket yoluyla temin etmesi, kooperatifler ortak olması gibi tüm işlemler Cumhurbaşkanı onayla bağlandı. Bunun anlamı şudur. Artık onay bitti. Üretici kooperatifleriyle işbirliği yapmayan belediye engellilerle kırsal kalkınmada köylülerle kurduğu kooperatiflerle ortak yapmayan bir belediye nasıl olur da üreticiden aldığı ürünü aracısız olarak tüketime ya da uluslararası piyasalara ya da yurt dışı piyasalara satarak köylünün, çiftçinin daha yüksek seviyede geliri elde etmesini sağlar. Aslında cezalandırılan belediyeler midir? Bu yasal engellemelerle birlikte belediyelerin eli kolu bağlanmış mı olur? Hayır arkadaşlar cezalanan, cezalandırılan milletin kendisidir. Millet cezalandırılmaktadır" diye konuştu. Başkan Yardımcısı Zeybek, konaklama vergilerinin son durumuyla ilgili, "O nedenle hizmet çeşitliliği artan Büyükşehir Yasası’yla birlikte neredeyse coğrafyanın tüm hizmet götürmek zorunda olan altmış beş yaş üstündeki emeklilere ücretsiz oluşum desteği veren, kamuda çalışan başka faaliyetleri dolayısıyla belediyeler tarafından ücretsiz olarak taşınan tüm yurttaşlarımızı dikkate aldığında Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının yapacağı ilk işlerden bir tanesi hali anlamdaki özelliklerini çok daha güçlendirmek, gelir tanelerini çeşitlendirmek ve özellikle de turizm bölgesinde bulunan belediyelerimiz açısından bunun da sözünü vermek istiyorum. Konaklama belgesinin belediyeler tarafından alınmasının mutlaka sağlanması gerekir. Turiste hizmeti veren belediye, yolları yapan belediye, parkları yapan belediye, otobüsler işleten belediye ama özellikle Antalya, Muğla, İzmir, Aydın, Mersin, Adana, İstanbul, Ankara gibi Bursa gibi Balıkesir gibi turizm bölgelerindeki konaklama belgesinin ya da turizm geliş TGA belgelerinin bakanlık tarafından alınıyor olması da büyük bir adaletsizliktir" dedi. Çekilen hatıra fotoğrafı sonrası toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Kırşehir Mesleğinin son temsilcisi, çırak bulamıyor Kırşehir’de Zanaatkarlar Çarşısı’nda tesbih ustalığı yapan Savaş Çiftçi, mesleğinde çırak yetişmemesinden yakındı. Kentte profesyonel anlamda tek kaldığını söyleyen Çiftçi; antika tespihlerin değerinin 1 milyon TL’ye kadar ulaşabildiğini ifade etti. Yıllardır tespih yapımıyla uğraşan Savaş Çiftçi; mesleğin emek ve el yatkınlığı istediğini belirterek tespih yapımı hakkında bilgiler verdi. Çiftçi; "Tespih sektöründe çırak yetişmesi biraz zor bir iş. El yatkınlığı olması gerekiyor. Sektörümüz her zaman çırakların müracaat ettiği bir alan değil" dedi. Tespihin toplumda yanlış algılandığını da ifade eden Çiftçi, "Maalesef tespih kullanımları magandalıkla anılıyor. Elinde tespih olanlar o şekilde değerlendiriliyor. Oysa tespih efendiliğin sembolüdür. Kullanım şekilleri önemli" diye konuştu. Kırşehir’de profesyonel anlamda mesleği sürdüren tek kişi olduğunu kaydeden Çiftçi, "Şehirde tekim. Çırak yetiştirememenin üzüntüsünü yaşıyorum. Mesleği öğrenmek isteyenlere severek yardımcı olurum" ifadelerini kullandı. Tespihlerin taş, kehribar, ağaç ve hayvansal malzemelerden üretildiğini söyleyen Çiftçi; fiyatların kullanılan malzeme ve işçiliğe göre değiştiğini belirterek, tespihlerin 400-500 TL’den başladığını ve antika tespihlerde ise fiyatların 500 bin TL ile 1 milyon TL arasında değiştiğini aktardı.
Erzurum Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı. Kalp krizi geçirerek önceki gün vefat eden Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu (75) için ilk olarak Erzurum Barosu önünde tören düzenlendi. Baro Başkanlığındeki törende Av. Faruk Terzioğlu’nun avukatlık cübbesi son kez naaşına serildi. Baro’da düzenlenen törene, Avukat Terzioğlu’nun Ağabeyisi Ömer Terzioğlu, Avukat oğlu Haluk Terzioğlu, kızı Elifnur Terzioğlu Yurtsal, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Adalet Komisyonu Başkanı Osman Nuri Nayman, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yertüm, Erzurum Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof.Dr. Ahmet Nezihi Kök, Önceki dönem Baro Başkanları Naci Turan, Talat Göğebakan, Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Prof.Dr. Durkaya Ören, Öğretim Görevlisi Emre Durmazpınar, İş İnsanı Adnan Atalay, Adiye Yazı İşleri Müdürü Muktedir Güngör, Birol Yener, Baro ve Adliye personeli ile hakimler ve çok sayıda avukat katıldı. Baro Başkanı Av. Mesut Öner, törende yaptığı konuşmada "Bugün burada, Erzurum Barosu’nun önceki başkanlarından, meslek büyüğümüz Av. Faruk Terzioğlu’nu sonsuzluğa uğurlamanın derin hüznüyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Böylesi anlar, kelimelerin yetersiz kaldığı, hatıraların ve duyguların konuştuğu anlardır. Çünkü bugün yalnızca bir avukatı değil; bir meslek büyüğünü, bir yol göstericiyi, bir dostu, bir ağabeyi uğurluyoruz. Faruk Terzioğlu, 22 Ocak 1951 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Bu topraklarda büyüdü, bu şehrin kültürüyle yoğruldu. Hayatını yine bu şehrin insanlarına ve hukukuna adadı. Avukatlık mesleğini bir iş olarak değil, bir sorumluluk, bir görev, bir vicdan meselesi olarak gördü. Dosyaların ardında insan hayatlarının bulunduğunu hiçbir zaman unutmadı. Hakkı savunmanın, hukuku ayakta tutmanın ve mesleğin onurunu korumanın ne demek olduğunu yaşayarak bizlere gösterdi. Meslek hayatı boyunca yalnızca bireysel başarılarıyla değil, baro çatısı altında üstlendiği görevlerle de iz bıraktı. Bu miras; meslek onurudur, dayanışmadır, hukuka olan sarsılmaz inançtır. Bizlere düşen görev; bu emaneti aynı sorumlulukla taşımak, mesleğimizi aynı vakar ve bağlılıkla sürdürmektir. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve tüm hukuk camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." diye konuştu. Törenin ardından Av. Terzioğlu’nun naaşının başında Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Av. Faruk Terzioğlu’nun cenazesi Narmanlı Camii’nde Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Tortum’da aile mezarlığında toprağa verildi. Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazına Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Muhammet Sıddık Karaca, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, ETSO Başkanı Saim Özakalın, Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Terzioğlu ailesi, Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "YILDIRIMHAN’ı dünya konuşuyor, bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ziyareti sırasında Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN’a ilişkin, "Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumundayız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret etti. Buradaki stantları ziyaret eden Bakan Uraloğlu, ürünlerle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Ardından basın mensuplarına konuşan Bakan Uraloğlu, "Zengezur ile ilgili Türkiye tarafındaki çalışmaları biz başlattık. Nahçıvan’da Azerbaycan başladı. Sonrasında tamamlayacağız. Dün ve önceki gün Almanya’da Uluslararası Ulaştırma Formu’ndaydık. Biz de 2027-2028 dönem başkanlığına oy birliğiyle seçildik. Burada gerek mevcut durum gerekse gelecek politikalarının ulaştırmada görüşüldüğü ortamlardan bir tanesi. Özellikle kriz anlarında kuzeyimizde Rusya-Ukrayna, güneyimizde İsrail-Amerika ve İran savaşının olduğu bir süreçte, ulaştırma zincirlerinin güçlü olması, alternatiflerinin olması gerektiği noktasında dünyanın hemfikir olduğunu gördük. Özellikle Türkiye’nin merkezde bulunduğu orta koridorun ne kadar güçlendirilmesi gerektiği noktasında orada gerçekten hem fikir olduk. Kalkınma Yolunu bugün bitirmiş olsaydık Hürmüz Boğazı’nı az konuşuyor olurduk. Oranın etkisi az olurdu. Biz normal zamanlarda değil olağanüstü zamanlarda da ulaştırma kooridorlarının çeşitlendirilmesini şimdiden ihtiyacımız olduğunu biz ön görmüştük, dünya da bunu öngörmüş oldu. Bundan sonra da işbirliği imkanlarının daha üst seviyede olacağını özellikle söyleyebilirim" dedi. "Jet yakıtı problemimiz yok" Türkiye’nin jet yakıtı durumuyla ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Jet yakıtı noktasında, Türkiye hala hazırda jet yakıtı üreten ve ihracat eden ülkelerden biri. Dolayısıyla bizim herhangi bir jet yakıtı problemimiz yoktur. Enerji bakanımızla görüşüyoruz. Bu konuda bir sıkıntı öngörmüyoruz. Süreci yakından takip ederek yönetiyoruz" diye konuştu. "YILDIRIMHAN’ı sadece Türkiye değil dünya konuşuyor" Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN ile ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Gerçekten çok çok kıymetli. Türkiye’nin füze sistemlerinde teknolojide, savunma sistemlerinde nereye geldiğinin en bariz göstergelerinden biri. Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız. YILDIRIMHAN’ı burada bütün dünya konuşurken, diğerlerini gerçekten ihmal etmeyelim. Onun haricinde de gerçekten çok büyük bir emek var. Ortaya çıkmış olan ürünler var. Ben herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. Türkiye’nin bir çok şeyi yerlileştirme noktasında çok ciddi bir aşama kaydettiğini belirten Uraloğlu, "Artık teknolojik ürünlerden söz ediyoruz. Klasik ürünlerden söz etmiyoruz. Herkesin yapabildiği ürünlerden söz etmiyoruz. Dünyanın en gelişmiş silah üreten ülkelerinin de bazı silah sistemlerini talep ettiğini memnuniyetle burada görmüş oldum" ifadelerini kullandı.