ASAYİŞ - 04 Temmuz 2025 Cuma 12:14

"Eğer Leman’ın karikatürü ifade özgürlüğüyse, bana 2010 yılında verilen ceza neydi?"

A
A
A

Eskişehir’de 2010 yılında öğrenciyken eski Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ile ilgili bir karikatürü sosyal medyada paylaştığı için 11 ay hapis cezası alan Erdem Büyük, CHP’’nin Leman dergisi konusundaki yaklaşımını eleştirdi. Büyük, Leman dergisi karikatürünün ifade özgürlüğü olarak servis edilmeye çalışıldığını anlatarak, "CHP’liler o karikatürün ifade özgürlüğü olmadığını savundular, hakaret olduğunu söylediler. Eğer Leman’ın karikatürü ifade özgürlüğüyse, bana 2010 yılında verilen ceza neydi" diye sordu.

Leman dergisinde yayınlanan karikatüre çeşitli kesimlerden tepkiler sürüyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in olaya yaklaşımı ve önceki gün Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Meclis Üyesi Atilay Dalgıç’ın ‘İfade özgürlüğü’ olarak tanımladığı karikatür yorumu birçok çevrede büyük tepki gördü. Bunun üzerine, Eskişehir’de 2009 yılında Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in karikatürünü sosyal medyada paylaştığı gerekçesiyle 11 ay hapis cezası alan öğrenci gündeme geldi. Eskişehir’de 2009 yılında Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Erdem Büyük, 29 Mart 2009 seçimlerinin ardından o zaman Demokratik Sol Partili (DSP) Belediye Başkanı olan Prof. Dr. Büyükerşen ile ilgili eline geçen bir karikatürü Facebook üzerinden arkadaşlarıyla paylaştı. Üniversite öğrencisi, paylaşmanın ardından şikayet üzerine polis ekiplerince bilgisayarının IP numaraları tespit edilerek evinde gözaltına alındı. Emniyette ifadesinin ardından serbest bırakılsa da Büyük hakkında dava açıldı. Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Büyük, o zamanki Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile ilgili çizilen karikatüre sosyal medya hesabında yer verdiği gerekçesiyle 22 yaşında 11 ay hapse mahkum edildi.

Çizilen karikatür

Çizilen karikatürde, yağmur sonrası yaşanan sel sebebi ile bir adaya iç çamaşırları ile sığınan Büyükerşen ve çevresi çöpler içinde olan bir ortam yer alıyor. Soytarı olarak çizilen karakter "Vay be! Avrupa kentinde demek ki altyapı böyle çözülüyo… Ohbeee. Bırak şimdi çamur mamur da su gelir güldür güldür"; eski Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ise, "Sus biraz küçük Ershen şimdi sırası mı! Rahat bırak beni hayallerimle ne diyordum buraya havuz, buraya heykel" diyor.

"CHP’liler o zaman bunun ifade özgürlüğü olmadığını savundular, hakaret olduğunu söylediler"

Erdem Büyük, o gün yaşanılanları anlattı. Büyük, "Karikatürde Eskişehir’in yağmur yağdığındaki halini resmetmiş burada karikatürist arkadaş. Yağmur yağdığı zaman heykeller sular altında kalıyor. Herhangi hakaret içeren bir şey yok. Böyle bir tasvir yapmış karikatürist arkadaş. Arkadaşımın çizmiş olduğu bir karikatürü ben paylaştım. Eskişehir’in o zamanlar yağmur yağdığında sular altında kalan heykelleri ve altyapı yetersizliğini anlatan bir karikatürdü. Çok hoşumuza gitmişti. Bunu paylaştığım için bir gün akşam vakti evimize polis geldi. Beni gözaltına aldılar, bilgisayarıma el koydular. Bunun da Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in şikâyeti sonucu olduğunu söylediler. Nihayetinde dava açıldı yargılandık. Bir karikatür yüzünden 11 ay hapis cezası aldım, ardından tabii sicilim temiz olduğu için bu ceza ertelendi. Kendini demokrat olarak nitelendiren Yılmaz Büyükerşen, karikatür için öğrenciyi şikâyette bulundu. CHP’liler o zaman tabii ki o zaman bize karşı durdular. Bunun ifade özgürlüğü olmadığını savundular, hakaret olduğunu söylediler. O zaman böyle bir şey yaşadık. Ben çizmedim, sadece paylaştım çok da doğruları anlatıyordu. Şu anda hâlâ Eskişehir’de devam eden altyapı sorunu var. Yağmur yağdığı zaman Eskişehir’de bazı sokaklar girilmez halde geliyor, trafik felç oluyor. Sadece bunu anlatan bir karikatürdü. Öğrenciydik nihayetinde masumane bir paylaşımdı bu o zamanlar" dedi.

"Bu ifade özgürlüğüyse, bana 2010 yılında verilen ceza neydi?"

Son günlerde tartışmaya neden olan Leman dergisinde bulunan karikatür olayına değinen Büyük, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Leman dergisinin yapmış olduğu bu karikatür, Peygamberimize yapılan hakaret, ifade özgürlüğü olarak servis edilmeye çalışılıyor. Böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil. Hiçbir Müslüman da kabul etmez böyle bir şeyi. Eğer bu ifade özgürlüğüyse, bana 2010 yılında verilen ceza neydi? Bunlar birbiriyle çelişmektedir. Bunlar işlerine geldiği gibi değerlendiriyorlar. Bu durumları yani birilerine şirin görünmek için yapıyorlar bu şeyleri. Müslüman bir ülkede yaşıyoruz, dini değerlerimiz var, her Müslüman gibi buna da karşı duruyoruz. Peygamberimiz tasvir edilemez, bizim dünya üzerinde en değer verdiğimiz kişidir, hassas noktamızdır bu kesinlikle." 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.