SAĞLIK - 03 Aralık 2025 Çarşamba 09:47

Eskişehir’de toplam 26 personel ve 9 araçla gerçekçi kaza tatbikatı

A
A
A
Eskişehir’de toplam 26 personel ve 9 araçla gerçekçi kaza tatbikatı

Eskişehir’de toplam 26 personelin 9 araçla senaryo gereği kazada sıkışan ağır yaralılara müdahale ettiği tatbikat gerçeğini aratmadı. Tatbikatta kızı araçta ağır yaralı olan anneyi oldukça gerçekçi canlandırıp, çekim yapan kameralara da saldıran 32 yıldır sağlıkçı olan UMKE eğitmeni Fazilet Çam, "Gittiğimiz vakalarda çok daha acı olaylar ve ölümcül, oradaki yaralı yakınlarımızın acısını burada hayali olarak göstermeye çalıştık. Aslında duygularımı da kattım" dedi.


Odunpazarı ilçesi Ihlamurkent Mahallesi’de bulunan açık pazar alanında İl Ambulans Servisi, Eskişehir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), İl Emniyet Müdürlüğü, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve itfaiye ekiplerinin katılımıyla geniş çaplı bir tatbikat düzenlendi.


Tatbikat senaryosu gereği, kafa kafaya çarpışmış iki araç içindeki yaralılara ekipler müdahale etti. Tatbikatta UMKE ve Eskişehir Osmangazi Üniversite Sağlık Meslek Yüksekokulu öğrencilerinden oluşan oyuncuların canlandırdığı yaralı yakınlarının yaktığı ağıtlar ve senaryo icabı acı çektiği anlardaki gerçeğini aratmadı. Tatbikatta kızı araçta ağır yaralı olan anneyi canlandıran 32 yıldır sağlıkçı olan UMKE eğitmeni Fazilet Çam, burada tatbik edilenden çok daha acı durumları sahada gördüğünü ve onlardan etkilenip rolünü yaptığını aktardı.



Ekipler geniş çaplı katılım gösterdi


İl Ambulans Servisi’nden 6 personel 2 ekip, 2 araç, AFAD’tan 7 ekip 2 araç, UMKE’den 7 personel 2 araç, itfaiyeden 4 personel 1 araç ve İl Emniyet Müdürlüğü’nden 2 personel 2 araçla tatbikatta yer aldı. Senaryo gereği, polisin güvenlik önlemi aldığı kaza mahallinde, itfaiye çıkan yangını söndürürken, AFAD ve yine itfaiye ekipleri araçta sıkışan yaralılara alan açtı. Daha sonra UMKE ve İl Ambulans Servisi ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden çıkarılan ve ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.



"Hakikaten gerçeğini aratmadı"


Eskişehir Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, "Bu tatbikatta Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, AFAD, Trafik Şube Müdürlüğü ve UMKE ekiplerimiz yer aldı. Hakikaten gerçeğini aratmadı. Üniversite öğrencilerimiz ve halkımız da tatbikatı yakından izlediler, takip ettiler. Bu bizim için bir gurur vesilesi oldu. Eskişehir’deki acil sağlık hizmetlerinin ileri gitmesi, sahada daha aktif ve güzel bir şekilde hizmet verilebilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu da onlardan bir tanesiydi. Buradaki senaryomuz, 2 aracın karıştığı yaralamalı bir trafik kazası. İtfaiye, çıkan yangını söndürdü. Araç içerisinde sıkışan yaralı vatandaşlarımız hem itfaiye hem AFAD hem de UMKE ekipleri tarafından çıkartıldı. Daha sonra yaralıların ilgili hastanelere nakli gerçekleştirilmiş oldu" dedi.



"Sağlıkçı olmak soğukkanlılık gerektirir"


32 yıldır sağlıkçı olan UMKE eğitmeni Fazilet Çam, "Tabii ki gittiğimiz vakalarda çok daha acı olaylar ve ölümcül vakalar, bu tarz trafik kazaları görüyoruz. Oradaki yaralı yakınlarımızın acısını burada hayali olarak göstermeye çalıştık. Aslında duygularımı da kattım, çünkü böyle şeyler her an bizim de başımıza gelebilir. Yanlış anlamayın, tabii ki basın olarak sizler de görevinizi yapıyorsunuz lakin insanlar o durumdayken, ’Baksana bizim, halimizi çekiyorlar’ gibi düşünüyorlar. Bu şekilde hasta ve yaralı yakınlarının basına tepkisi oluyor. Ben onun rolünü yapmaya çalıştım, sizler de kusura bakmayın. Sağlıkçı olmak soğukkanlılık gerektirir. Biz de insanız, acıyı yaşıyoruz. Ancak acımızı bir kenarı bırakıp, insanlara yardım edebilmek için soğukkanlılığımızı korumamız lazım" şeklinde konuştu.



"Yolcu koltuğundaydım, omurga travmam vardı"


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlk ve Acil Yardım Programı 2. Sınıf Öğrencisi Kadir Arıkoğlu, şunları söyledi:


"Paramedik ve UMKE ekipleri bize müdahale ettiler. Öğrenciler olarak biz nasıl müdahale etmemiz gerektiğini kendi üzerimizde gördük. Yani profesyonel sağlık ekiplerinin müdahalesini deneyen kişiler bizler oluyoruz. Senaryoya göre, ben yolcu koltuğundaydım. Omurga travmam vardı, bu yüzden beni ket yeleğine aldılar. Bacağımda kırık vardı, oraya atel taktılar. Kafamda yırtık vardı, pet koydular. Daha sonra beni sabitleyip ambulansa bindirdiler. Aslında genel ve rutin uygulamalar ama biraz da semptoma yönelik."



Eskişehir’de toplam 26 personel ve 9 araçla gerçekçi kaza tatbikatı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Federasyon temsilcileri öğrenciler ile buluştu Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde bulunan Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde federasyon temsilcileri, sporcular ve öğrenciler bir araya geldi. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde ‘Spor Zirvesi’ gerçekleştirildi. Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, Federasyon Eğitim Kurulu Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Emrah Özdemir ve Sporcu-YouTuber Göktuğ Alaf’ın konuşmacı olarak yer aldığı programda; spor yönetimi, organizasyon süreçleri ve kariyer planlaması gibi konular ele alındı. Öğretim Görevlisi Yavuz Yıldırım’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, sporun bireysel ve toplumsal gelişime katkıları üzerinde duruldu. Gençlerin spor alanındaki üretkenliğinin ve bilinçli katılımının önemine dikkat çeken Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, "Gençlerin spor alanındaki üretkenliği ve bilinçli katılımı büyük önem taşıyor. Sporun sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda toplumsal bir gelişim aracı olduğunu unutmamalıyız. Federasyon olarak bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Spor disiplin ve azim kazandırır" Sporun karakter gelişimi üzerindeki etkilerine değinen Dr. Öğretim Üyesi Emrah Özdemir, konuşmasında "Spor, bireylere disiplin, azim ve takım ruhu kazandırmada en etkili yollardan biridir. Bu değerler, sadece spor sahalarında değil, hayatın her alanında başarıyı getiren temel taşlardır. Gençlerimizin bu disiplini kariyer yolculuklarına yansıtmaları gerekiyor" diye konuştu.
Muğla Zirai dondan zarar gören üreticilere fidan desteği Muğla Büyükşehir Belediyesi, Köyceğiz’de geçtiğimiz yıl yaşanan şiddetli don nedeniyle ağaçları zarar gören üreticilere destek olmak amacıyla fidan dağıtımı gerçekleştirdi. Çalışma kapsamında üreticilere bin 500 adet narenciye fidanı desteği sağlandı. Geçen yıl mart ayında etkili olan soğuk hava dalgası nedeniyle bölgede birçok üreticinin ağaçları zarar görmüş, tarımsal üretimde kayıplar yaşanmıştı. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla daha önce bitki besleme desteği ile zirai ilaç desteğinde bulunmuş ve Akdeniz sineği ile mücadele kapsamında kapan dağıtımı gerçekleştirmişti. Son olarak yapılan fidan desteği ile üreticilerin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Köyceğiz Zaferler Mahallesi Muhtarı Sedat Ayhan, 2025 yılında yaşanan don olayının ürünlerde büyük hasara yol açtığını belirterek, "2025 yılında büyük don oldu. Dondan kısım kısım büyük hasarlar oldu. Bu hasarları kapatmak için çok değerli kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a buradan sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum. İlk anda zirai ilaç dağıttı. Yazın Akdeniz sineği için kapanlar dağıttı. Şimdi de eksikleri kapatmak için bize fidan gönderdi. Kendisine çok teşekkür ediyorum" dedi. Köyceğiz Döğüşbelen Mahallesi Muhtarı Selçuk Gökpınar ise geçen yıl mart ayında yaşanan soğuk hava akımının üreticileri mağdur ettiğini ifade ederek, "Geçen sene Mart ayında yaşanan soğuk hava akımından dolayı meydana gelen ağaçlarda kurumadan dolayı üreticimiz mağdur olmuştu. Bu mağduriyetin giderilmesinde faydası olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a, Tarımsal Daire Başkanlığına, bu fidanların dağıtımında yardımcı olan emekçi kardeşlerimize teşekkür ederiz. Üreticilerimiz adına ve köyüm adına" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, tarımsal üretimin Muğla için stratejik öneme sahip olduğunu ve üreticilere destek olmaya devam edeceklerini, geçen yıl yaşanan zirai don olayında üreticilerin mağduriyetini en aza indirmek için hızlı şekilde harekete geçtiklerini ve bitki besleme, zirai ilaç ve kapan desteklerinin ardından bugün fidan dağıtımıyla çiftçilerin yeniden üretime devam etmelerini sağladıklarını açıkladı.
Antalya ALKÜ’de PDRM kuruldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösterecek Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi 11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen kuruldu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) her geçen gün gelişmeye devam ederken yeni merkez ve birimlerin açılması sürüyor. 22 araştırma merkezi olan ALKÜ’de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜ-PDRM) kuruldu. ALKÜ bünyesinde kurulan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne (ALKÜ-PDRM) ilişkin yönetmelik, 11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelik kapsamında kurulan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi, üniversite öğrencilerinin eğitsel, mesleki ve kişisel-sosyal gelişimlerini desteklemeyi, karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma becerilerini güçlendirmeyi ve psikolojik iyi oluşlarını artırmaya yönelik çalışmalar yürütmeyi hedefliyor. Merkez aynı zamanda öğrencilerin sosyal, duygusal yönden sağlıklı gelişimlerini destekleyen programlar geliştirmeyi amaçlıyor. Öğrenciler için çalışmalara imza atılacak Merkez, öğrencilerin öğrenim süreçlerinde karşılaşabilecekleri sorunlara yönelik önleyici ve gelişimsel psikolojik danışma hizmetleri sunmanın yanı sıra bireysel ve grupla danışma, psiko-eğitsel programlar ve rehberlik faaliyetleri gerçekleştirecek. Ayrıca kriz, travma ve acil durumlarda psikolojik destek sağlanması, riskli davranışlara karşı önleyici programların geliştirilmesi ve üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için uyum ve oryantasyon çalışmalarının yürütülmesi de merkezin faaliyetleri arasında yer alacak. Yönetmelik doğrultusunda merkez; bilimsel araştırmalar yürütmek, ihtiyaç analizleri yapmak, akademik ve idari birimlere danışmanlık hizmeti sunmak ve psikolojik danışma alanında eğitim faaliyetleri düzenlemek gibi akademik çalışmalar da gerçekleştirecek. Bunun yanında üniversitenin toplumsal katkı misyonu çerçevesinde toplumun ruh sağlığını destekleyen seminerler, eğitimler ve sosyal sorumluluk projeleri de hayata geçirilecek. Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle birlikte ALKÜ, öğrencilerin psikolojik iyi oluşunu destekleyen hizmetleri kurumsal bir çatı altında güçlendirirken; aynı zamanda bilimsel araştırma, eğitim ve toplumsal katkı alanlarında da önemli bir adım atmış oldu. Rektör Türkdoğan: "ALKÜ büyümesine devam edecek" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan yaptığı açıklamada, "Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezinin (ALKÜ-PDRM) kurulmasıyla birlikte üniversitemizin çalışma alanı daha genişlemiş olacak. Öğrencilerimizin akademik başarılarının yanında psikolojik iyi oluşlarının da son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bu merkez sayesinde öğrencilerimizin eğitsel, mesleki ve kişisel gelişimlerini destekleyecek önemli çalışmalar hayata geçirilecek" dedi. ALKÜ’nün her geçen gün büyüyen ve gelişen bir üniversite olduğunu vurgulayan Türkdoğan, merkezin aynı zamanda bilimsel araştırmaların yürütülmesine, akademik çalışmaların geliştirilmesine ve toplumsal katkı faaliyetlerinin artırılmasına da önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Ankara Bakan Tekin: "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ile ilgili yayınladığı mesajda, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlığa ait ’MEB Şura Salonu’nda Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ve Ankara Çankaya Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen ’Korkma Gençliğin Ruhu Burada’ isimli İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na katıldı. Açılış konuşması öncesi çeşitli gösteriler düzenlendi ve günün anlamına ithafen videolar izletildi. Programda konuşan Bakan Tekin, gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin önemine dikkat çekerek, Mehmet Akif Ersoy’un ortaya koyduğu mücadelenin ve İstiklal Marşı’nın taşıdığı ruhun yeni nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bakan Tekin ayrıca, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’de gösterdiği emeğin çok büyük bir sorumluluk gerektirdiğini de ifade etti. "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" İstiklal Marşı’nın, Kurtuluş Savaşı’nda türlü zorluklarla kaleme alındığını ve Türk milletinin sarsılmaz duruşunu ele aldığını belirten Bakan Tekin, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir. O gün kabul edilen İstiklal Marşımız, ateş hattında kaleme alınmış bir şiir olarak doğmuş; kısa sürede bu tanımın çok ötesinde bir anlam kazanmıştır. Öyle ki İstiklal Marşı, milletimizin en zor şartlarda dahi varlığını hangi değerler üzerine kuracağını, kendini nasıl tanımladığını ve geleceğe hangi sarsılmaz inançla yürüyeceğini ortaya koyan güçlü bir irade beyanıdır. Bu yönüyle kolektif hafızamızın, milletimizin iradesinin ve bağımsızlığımızın timsali olarak yaşamaya devam etmektedir. Milletler; tarihlerini yaşadıkları hadiselerle beraber, o kritik hadiselerin ortasında kendileri hakkında söyledikleri edebi metinlerle tarihe nakşederler. İstiklal Marşı işte böyle esaslı ve kurucu bir manzumedir. Umudun daraldığı, belirsizliğin kol gezdiği bir vasatta kaleme alınmış, istikamet gösteren derin bir metindir. Korkunun değil cesaretin, tavizin değil kararlılığın; teslimiyetin değil iradenin, tereddütün değil imanın en gür sesidir" diye konuştu. "Duruş sahibi bir Müslümandır Akif" Mehmet Akif Ersoy’un, Türk milletinin karakterini ve güçlü iradesini zorlu şartlar altında ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Bu yönüyle milletimizin karakterini, sarsılmaz iradesini, ahlaki derinliğini ve nihayetinde dünyaya sunduğu medeniyet iddiasını kayıt altına almış bir metindir. Zaman değişir, şartlar değişir; fakat insanın temel sınavları asla değişmez, değişmemelidir. İstiklal Marşı’nın kalıcı bir tesire sahip oluşu, bu hakikatten beslenmiş olmasındandır. Bu noktada Akif’i doğru bir zaviyeden idrak etmek ve değerlendirmek durumundayız. Kuşkusuz Akif, büyük bir şairdir. Fakat onu anarken hatırlamamız gereken başka vasıfları da olan bir sanatkardır. Öncelikle bilgisinin ve aldığı aksiyonun bedelini kanıyla ve canıyla ödemeye hazır idealist bir düşünce adamıdır Akif. Duruş sahibi bir Müslümandır Akif. Kur’an tefsiri yapacak çapta din alimidir Akif. Evet, Müslüman bir düşünür ve sanatkar; yaşadığı çağın meselelerini ciddiye alır, kolay cevaplarla yetinmez ve olup biteni sorgulayan bir dikkatle değerlendirir. O, bu yönleriyle vefatının üzerinden geçen 90 yıl sonra da bizler için hala bir rol modeldir" şeklinde konuştu. "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir" Mehmet Akif Ersoy’u anlamanın büyük bir sorumluluk getirdiğini ve Akif’in Milli Mücadele’nin en belirgin insanlarından birisi olduğunu dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir. Hayatı, yazdıklarıyla tam bir uyum içinde şekillenir. İmkan karşısında müstağni, güç karşısında mesafeli, değerleri söz konusu olduğunda ise tavizsiz bir şahsiyet sergilemiştir. Onu müstesna kılan, mısralarındaki ahenk kadar hayatındaki bu eğilmez vakardır. Mehmet Akif’i anlamak, estetik bir metni çözümlemekten ibaret görülemez. Asıl mesele; söz ile hayat, bilgi ile eylem arasındaki o kopmaz bağı fark edebilmektir. O, Milli Mücadele boyunca da şu soruları sorar: ’Zor zamanlarda insan nasıl bir duruş sergilemelidir? Bağımsızlık ne anlama gelir? Bir toplum kendi onurunu hangi değerlerle koruyabilir?’ Mehmet Akif bu soruların cevabını aramış; bağımsızlığı sınırların korunmasından ibaret bir mesele olarak görmemiştir. İstiklal, onun nazarında her şeyden önce insanın kendi onurunu muhafaza edebilme davasıdır. İstiklal Marşı da işte böyle bir zihnin, böyle bir ahlaki arayışın mahsulüdür." ’Korkma! Gençliğin Ruhu Burada’ teması kapsamında gerçekleştirilen öğretmenler arası beste yarışmasında ilk üç dereceye giren eseri sahnede yer aldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.