GÜNDEM - 22 Ekim 2025 Çarşamba 11:29

Eskişehir’in trafik problemi daha da büyüyecek

A
A
A
Eskişehir’in trafik problemi daha da büyüyecek

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Karacasu, Eskişehir’deki trafik problemleri ile ilgili olarak "5 Sene sonra biz bunun belki de 10 katı daha büyük problemler yaşayacağız. Bizim bir an önce 2015 yılındaki Ulaşım Master Planı’nda öngörülen senaryoları uygulamamız gerekiyor" diye belirtti.


Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Karacasu, trafiği etkileyen faktörlerin, insan, araç, çevre ve yol olduğunu anlattı. Günümüzde çok gelişmiş yollar yapıldığını, saatte 300-40 kilometre yol yapan araçlarda da bir gelişme olduğunu anlatan Karacasu, "Ama buradaki sıkıntı şu, ne kadar araçları geliştirdiysek, yollarımızı geliştirecek, insanların eğitim seviyesinde, özellikle trafik eğitimi seviyesinde belli bir yükselme kaydedilmedik. En basit örnektir, ışıklara 30 metre kala park edilmemesi gerekiyor trafik kurallarına göre. Biz oraları park ediyoruz. İki araçlık yere direkt park etmeye çalışıyoruz. İnsanların trafikteki bilgisizliği veyahut da karşıdakilerine saygılarını göstermemesi sonucunda bu tür problemler oluyor tabii ki" dedi.



Eskişehir için 2002 yılında bir Ulaşım Master Planı yapıldığını anlatan Prof. Dr Murat Karacasu, "Bizim üniversitemizle birlikte, dışarı İstanbul’dan bir üniversiteyle birlikte biz ana ulaşım master planını yaptık. 2015 yılında da bu ana ulaşım master planı da yenilendi. Tabi ki yerel yönetimlerin bu ulaşımla ilgili bazı yatırımları devletten onaylayabilmesi için 5, bilemediniz en geç 10 yıl içerisinde bu ulaşım master planlarının yenilenmesi gerekiyor. Eskişehir’de de yenilenme vakti geldi. Tabi ki biz bu 2002 ve 2015’teki ulaşım master planlarını atacak mıyız? Çok güzel bir veri toplandı o zaman Eskişehir’de ve de oradaki verilere göre Eskişehir’de ulaşım sorunlarının çözülmesine yönelik olarak senaryolar da üretilmişti. Ancak oradaki bazı elde edilen sonuçların uygulanmaması veyahut da senaryoların birden değişmesi buradaki bazı ulaşım planlarını yetersiz kılıyor. Bu ulaşım planlarında örneğin Atatürk Caddesi ile Yunus Emre Caddesi en problemli caddelerimiz tek yön olması öngörülüyordu. Biz hala bu Yunus Emre Caddesi ve Atatürk Caddesi’ndeki tek yön uygulamasını yapamadık. Zaten vatandaşlar da o konuda bayağı bir sıkıntılı. Bizim bir an önce 2015 yılındaki Ulaşım Master Planında öngörülen senaryoları uygulamamız gerekiyor" diye anlattı.



"5 Sene sonra biz bunun belki de 10 katı daha büyük problemler yaşayacağız"


Karacasu, "Tabi bu noktada bazı senaryolar da tümden değişti. Örneğin Şehir Hastanesi kuruldu. Bunun yanında Batı Kentte çok büyük bir gelişme oldu. Söğütönü tarafında büyük bir gelişme oldu. Esentepe’nin arka tarafına doğru büyük gelişmeler var. Nüfus artıyor, araç sayısı artıyor. Bu da beraberinde bazı trafik kanıtları gibi sorunları da beraberinde getirecektir tabii ki. Bazı inşaatla ilgili teknik yetersizlikler, biraz da mali yetersizliklerden dolayı bizim dört tane önemli kavşağımızda katlı köprülü kavşak yapılması gerekiyordu. Bunlardan bir tanesi Atatürk Bulvarı’ndaki Ali Fuat Güven’le kesişimindeki yer, Odunpazarı’ndaki yer, Adliye’nin önü ve de Sanayi’nin oradaki kısım. Bunların kesinlikle ve kesinlikle katlı köprülü kavşak haline getirilmesi gerekiyordu. Önceden dönen döşenmiş altyapıdaki elektrik hatları, telefon hatları falan bu tür sorunlarda olabiliyor mu? Olabiliyor. Bu teknik yetersizlikler bir de mali yetersizliklerden dolayı işin açıkçası bunlar başarılamadı. Eğer ki biz geçmiş önemimizdeki 5 yıl içerisinde bunları katlı köprülü kavşak haline getiremezsek eskide çok daha büyük trafik problemleri elbette ki yaşayacağız. Çünkü eskilerdeki yaklaşık otomobil sahipliği binde 400, yeni yüzde 40 civarında. Bu Türkiye ortalamasının üzerinde. Biz daha problemleri henüz yaşamadık. Halk arasında pazarlar biraz trafikte yoğunluk meydana geliyor. Sabah ve akşam pik saatlerinde trafikte yoğunluklar meydana geliyor dönülüyor. Ama bir 5 sene sonra biz bunun belki de on katı daha büyük problemler yaşayacağız. Biraz önce de söylediğiniz gibi özellikle o dört tane kavşakta katlı köprülü kavşak haline getirilmesi gerekiyor. Ama tünel olarak geçmek zor. Büyük ihtimalle köprülü kavşak haline geçmemiz gerekiyor.



"Bir an önce Organize Sanayi Bölgesi için bir aile sistem veyahut da metrobüs sistemine geçmemiz gerekiyor"


Prof. Dr Murat Karacasu, Eskişehir’in aslında büyük fırsatları kaçırdığını anlatarak, şunları söyledi;


"Sultandere diye bir yer vardı. O fırsatı kaçırdık. Bir de Batı kent vardı. Sıfırdan inşa edilmiş bölgelerdi bunlar. O fırsatı kaçırdık. Şimdi Söğütönü fırsatı kaçtı. Aslında normal bir ulaştırma planı olması gerekiyor. Önce yollar yapılır. Bu yolların arasında siz binalarınızı inşa edersiniz. Veya bir de Land Use dediğimiz alan kullanımı var. Siz bir Batı Kenti oluşturuyorsunuz. Eğer oradaki yollarımızı zamanında yapsaydık, insanların kendi sosyo-kültürel bankacılık işlemleri, örneğin eğlence merkezi, eğer onun içerisinde çözebilseydik, insanları şehir merkezine getirmezdik. Bir de en büyük olayımız şu. Organize Sanayi Bölgesi bizim doğu tarafımızda, Ankara tarafında, ama Batı kent, Söğütönü, TOKİ’lerin olduğu yerde tam tersi bunun batı kısmında. Biz her gün 200 bin yolcuyu Batı kent tarafında alıp Organize Sanayiye taşımayı düşünüyoruz. Düşünün ki bu 200 bin yolculuk Sultandere tarafında olsaydı, Teksan tarafında yeni bir yerleşim merkezinde olsaydı, oradan sadece karşıya geçiyor olsaydı, o servislerin, o özel otomobillerin hiçbiri şehir merkezindeki çevre yolu dediğimiz kısmı geçmeyecekti. Büyük bir problem oluşmayacaktı. Bizim bir an önce Organize Sanayi Bölgesi için bir aile sistem veyahut da metrobüs sistemine geçmemiz gerekiyor. Ve de Organize Sanayinin karşı tarafında ve hatta Organize Sanayi tarafında İmişşehir bölgesinde yeni yerleşim merkezleri 1-1, 2-1, 3-1 gerekirse özel yaşam alanlarıyla oradaki insanlara, ’Orada yaşayın, oradaki fabrikalarda işiniz görülsün’ dememiz gerekiyor."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Pert olan araçtan engelli çıkan şahıs, hukuk mücadelesini sürdürüyor Ankara’da 4 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu engelli kalan ve hukuk mücadelesini sürdüren Ömer Nazlı, kazanın ardından yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. 12 Şubat 2022 tarihinde Ankara’ya ailesini ziyarete giden Ömer Nazlı’nın da içinde bulunduğu O.U.Ö. idaresindeki 34 EFC 346 plakalı otomobile Bakanlıklar Yolu üzerinde A.E.A. idaresindeki 01 KC 0555 plakalı araç çarpmış, kazada 34 plakalı araç perte çıkarken, sürücü hafif şekilde, Ömer Nazlı ise ağır yaralanmıştı. Kazanın ardından 8 gün yoğun bakımda, 8 gün de normal serviste kalıp taburcu olan Ömer Nazlı, kaza öncesinde sağlıklı bir birey olduğunu, geçirdiği ameliyatlar ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatının tamamen değiştiğini söyledi. Olaya ilişkin hukuk mücadelesinin sürdüğünü anlatan Nazlı, "4 yıl önce trafik kazası geçirdim. 4-5 kez ameliyat oldum. Devlet hastanesinden aldığım rapora göre yüzde 95 engelliyim. Ancak Adli Tıp’ta bu oran yüzde 35 olarak belirlendi. Yüzde 35’in yetersiz olduğunu düşünüyorum. Kendi ihtiyaçlarını yerine getiremeyen birisi nasıl yüzde 35 rapor alır. Farklı raporlar var. Engelli sayıldım fakat hukuk mücadelem devam ediyor. Bacaklarım ve ayaklarım tutmuyor, ayağa kalkamıyorum" dedi. Yaşadığı zorluklara rağmen ailesinin desteğiyle hayata tutunmaya çalıştığını ifade eden Nazlı, "Eşim ve çocuklarım sayesinde yaşam mücadelesi veriyorum. Hakkımızı arıyoruz" diye konuştu. Kazaya karışan aracın bir iş insanına ait olduğunu ve sürücünün alkollü olduğunu öne süren Nazlı, sürücünün hiçbir ceza almadığını söyledi. Devlet hastanesinin verdiği yüzde 95 engelli raporuna rağmen, adli tıpın verdiği yüzde 35 engelli raporunu karşı tarafın kullandığını savunan Nazlı, bu durumun da kendisini mağdur ettiğini dile getirdi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. İddianamede Yağmur Cansu Yeşilyurt’un örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede, Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" ünvanı ile göstermelik görev yaptığı kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede, tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı kaydedilmişti. Mahkemenin verdiği aranın ardından Yağmur Cansu Yeşilyurt’a çapraz sorgu esnasında sanık Ekrem İmamoğlu soru sormak istedi. Söz verilen İmamoğlu, "Vergi denetim raporlarından muhtelif zamanlarda milyonlarca liralık para havaleleri görülüyor. İlçe belediyelerine bu paralar neden gönderilir bilginiz var mı?" sorusunu sordu. Bunun üzerine Yeşilyurt, "Bilgim yok" cevabını verdi. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.