EKONOMİ - 11 Nisan 2026 Cumartesi 11:41

ESMİAD Genel Sekreteri Mertoğlu: "Eskişehir sanayisi Türkiye’nin stratejik lokomotifi"

A
A
A
ESMİAD Genel Sekreteri Mertoğlu: "Eskişehir sanayisi Türkiye’nin stratejik lokomotifi"

Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Genel Sekreteri Mahmut Mertoğlu, Eskişehir sanayisinin yalnızca bölgesel kalkınmanın değil, Türkiye ekonomisinin de stratejik güçlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, "Eskişehir sanayisi Türkiye’nin stratejik lokomotifi" dedi.


Şehrin üretim kapasitesi, ihracat gücü ve nitelikli iş gücüyle örnek bir sanayi modeli oluşturduğunu ifade eden ESMİAD Genel Sekreteri Mahmut Mertoğlu, Eskişehir’in sadece bir Anadolu şehri değil; aynı zamanda yüksek katma değerli üretimin merkezi olduğunu söyledi. Eskişehir sanayisinin istihdama sağladığı katkıya dikkat çeken Mertoğlu, binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı iş imkânı sunulduğunu, bunun da şehir ekonomisini dinamik tuttuğunu belirtti. Organize sanayi bölgelerindeki işletmelerin yalnızca üretim yapmadığını, aynı zamanda inovasyon ve Ar-Ge faaliyetleriyle de fark oluşturduğunu dile getiren Mertoğlu, "Sanayicimiz sadece üretmiyor, aynı zamanda geliştiriyor ve dünyaya satıyor. Bu vizyon Eskişehir’i güçlü kılan en önemli unsurdur" ifadelerini kullandı.



"Geleceğin sanayisi Eskişehir’de şekilleniyor"


Eskişehir’in coğrafi konumu ve lojistik altyapısının büyük bir avantaj sunduğunu belirten ESMİAD Genel Sekreteri Mertoğlu, güçlü kara ve demir yolu bağlantılarının üreticiye ciddi maliyet avantajı sağladığını dile getirdi. Bu durumun yatırımcılar açısından Eskişehir’i cazip bir merkez haline getirdiğini söyleyen Mertoğlu, Eskişehir sanayisinin geleceğinde dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşümün belirleyici olacağını ifade etti. Sanayicilerin bu dönüşüme hızla adapte olması gerektiğini vurgulayan Mertoğlu, dernek olarak üyelerine rehberlik etmeye devam edeceklerini belirtti. Şehrin üretim gücünün her geçen gün arttığını belirten Mertoğlu, doğru stratejilerle desteklendiği takdirde Eskişehir’in Türkiye’nin en önemli sanayi merkezlerinden biri olmayı sürdüreceğini vurgulayarak, "Amacımız, Eskişehir sanayisini sadece Türkiye’de değil, dünya ölçeğinde daha güçlü bir konuma taşımaktır" diye belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Dünya kuru üzümünün kalbi Manisa’da atıyor Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa’nın dünya çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 1 Eylül 2025’ten bu yana kuru üzüm ihracatından 294 milyon dolar gelir elde edildiğini açıkladı. Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ve ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Manisa’nın hem Türkiye hem de dünya açısından stratejik bir üretim merkezi olduğunu söyledi. Kuru üzümün Türkiye’nin tarımsal ihracatında en önemli ürünlerden biri olduğunu vurgulayan Özkasap, özellikle Manisa’da yetiştirilen Sultani çekirdeksiz kuru üzümün dünya pazarlarında kalite ve güvenilirlik açısından ayrıcalıklı bir konumda bulunduğunu ifade etti. Manisa’nın yüzyıllardır süregelen bağcılık kültürüyle yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda önemli bir bilgi ve tecrübe merkezi olduğuna dikkat çeken Özkasap, Gediz Ovası ve Saruhanlı başta olmak üzere il genelinde yaklaşık 1 milyon dekar bağ alanında üretim yapıldığını belirtti. Bu alanın yaklaşık 850 bin dekarında Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü yetiştirildiğini ifade eden Özkasap, üretimin büyük bölümünü oluşturan yaklaşık 670 bin dekar alandaki üzümün kurutularak ihraç edildiğini söyledi. Manisalı üreticilerin nesilden nesile aktarılan bilgi birikimi sayesinde üzüm üretiminde yüksek kalite standardını koruduğunu dile getiren Özkasap, "Bu tecrübe kolay oluşmuyor. Manisa çiftçisi toprağını, iklimini ve ürününü çok iyi tanıyor. Bu da bizi dünya pazarında güçlü kılıyor" dedi. Dünya kuru üzüm üretimi ve ihracatında Türkiye’nin lider ülkeler arasında yer aldığını belirten Özkasap, küresel üretimin yaklaşık 1 milyon ton seviyelerinde olduğunu, Türkiye’nin ise bu üretimde yüzde 30-35 gibi önemli bir paya sahip bulunduğunu kaydetti. Ancak son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedildiğini belirten Özkasap, özellikle zirai don gibi afetlerin bazı yıllarda rekoltede düşüşlere neden olabildiğini ifade etti. Son 6 ayda 300 milyona dolara yakın ihracat Son ihracat rakamlarına da değinen Özkasap, "1 Eylül 2025 tarihinden 4 Nisan 2026’ya kadar geçen süreçte kuru üzüm ihracatından 294 milyon dolar gelir elde edildi" dedi. İhracatta Avrupa Birliği ülkelerinin en büyük pazar konumunda olduğunu söyleyen Özkasap, başta İngiltere olmak üzere Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa’ya yoğun ihracat yapıldığını, bunun yanında Amerika’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada yaklaşık 80’den fazla ülkeye Türk kuru üzümünün ulaştırıldığını ifade etti. Kuru üzüm sektöründe Türkiye’nin en önemli rakiplerinin Güney Afrika, Çin, İran ve Özbekistan olduğunu belirten Özkasap, bu ülkelerin düşük maliyet avantajına sahip olduğunu ancak Türkiye’nin kalite, gıda güvenliği ve standartlar açısından öne çıktığını söyledi. Avrupa pazarında kalıntısız ve güvenilir ürün talebinin her geçen gün arttığını belirten Özkasap, Manisa’da bu konuda büyük hassasiyet gösterildiğini dile getirdi. Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü için Avrupa Birliği’ne coğrafi işaret başvurusu yaptıklarını da hatırlatan Özkasap, hazırlanan dosyanın titizlikle incelendiğini ve herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını belirtti. Tescil sürecinin tamamlanmasıyla Manisa’nın dünyaca ünlü üzümünün Avrupa pazarında da koruma altına alınacağını söyleyen Özkasap, bunun uluslararası pazarlarda önemli bir avantaj sağlayacağını ifade etti. Manisa’daki üzüm işleme tesislerinin teknolojik altyapısı ve kalite standartlarıyla Avrupa’nın en iyi tesisleri arasında yer aldığını kaydeden Özkasap, modern paketleme, depolama ve izlenebilirlik sistemleri sayesinde Türk kuru üzümünün dünya pazarlarında güvenle tüketildiğini söyledi. Sektörün en önemli sorunlarının başında artan maliyetlerin geldiğini de vurgulayan Özkasap, özellikle navlun fiyatlarındaki artışın ihracatçı firmalar üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtti. Enerji, nakliye, işçilik, ambalaj ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş ile düşük döviz kurunun ihracatçının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini dile getiren Özkasap, döviz dönüşüm desteğinin devam etmesi ve ilave destek mekanizmalarının devreye alınmasının önemine dikkat çekti. Kuru üzümün Türkiye için stratejik bir tarım ürünü olduğunun altını çizen Özkasap, "Manisa sadece Türkiye’nin değil dünyanın kuru üzüm başkentidir. Üretimden ihracata kadar güçlü bir altyapıya sahibiz. Bu rekabet gücünün korunması için maliyetlerin düşürülmesi, ihracatçının desteklenmesi ve katma değerli ihracata yönelinmesi gerekiyor" dedi. Türkiye’de üretilen kuru üzümün büyük bölümünün ihraç edildiğini belirten Özkasap, sağlıklı beslenme trendiyle birlikte iç tüketimde de artış beklediklerini sözlerine ekledi.
Muğla Datça’da 13 kilometre sıcak asfalt serimi tamamlandı Muğla Büyükşehir Belediyesi, Datça genelinde başlattığı yol çalışmaları kapsamında bugüne kadar Merkez Mahallesi’nde 13 kilometre sıcak asfalt serimi ve 7 kilometre yağmursuyu hattını tamamladı. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi tarafından Datça ilçesinde ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla başlatılan yol, altyapı ve üstyapı alanlarında toplam 300 milyon TL’lik yatırım programının çalışmaları etap etap devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi ile Datça Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında, 53 kilometre uzunluğundaki yol ağında; zemin iyileştirme çalışmaları, sıcak asfalt kaplama ve kaldırım düzenlemeleri gerçekleştiriliyor. Datça merkezde çalışmalarda sona yaklaşıldı Datça Merkez’de yürütülen çalışmalar kapsamında 15 kilometre uzunluğundaki yollarda mevcut asfalt sökümü tamamlanırken, sıcak asfalt serimi devam ediyor. Bugüne kadar toplam 13 kilometre sıcak asfalt serimi ile 7 kilometre yağmursuyu hattı imalatı tamamlandı. Datça Karaköy Mahalle Muhtarı Halil Hayta, "Başkanımız, Ahmet Aras’a çok teşekkür ediyoruz. Sağ olsun şimdiye kadar ne talepte bulunmuşsak herhangi bir ikincisini talep ettirmedi, direkt çözüm üretti. Çok güzel bir asfaltımız oldu" dedi Eski Datça Mahallesi ve Datça Muhtarlar Derneği Başkanı Rıdvan Çevik ise ilçede gerçekleştirilen yatırımlardan duydukları memnuniyeti vurgulayarak, "Asfaltı olmayan noktalarda bile sıcak asfalt ara sokaklarımıza kadar geldi. Hani bu bir başlangıçtır. Daha devamıyla beraber daha farklı çalışmalar yapacağına inanıyorum Büyükşehir Belediyesi’nin" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığında harita mühendisi olarak görev yapan Ahmet Karaöz, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak Datça ilçemizde ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla yol, altyapı ve üstyapı alanlarında toplam 300 milyon TL’lik kapsamlı bir yatırım programı yürütüyoruz. Şehir içi yollara verdiğimiz önem doğrultusunda Datça Belediyesi ile imzalanan protokol kapsamında 91 milyon 112 bin TL’lik yatırımla sıcak asfalt yenileme ve yağmur suyu altyapı çalışmalarına başlattık. Bu çerçevede 7 bin metre uzunluğundaki hatta yağmur suyu altyapısı, zemin iyileştirme, sıcak asfalt kaplama ve kaldırım düzenlemeleri eş zamanlı olarak gerçekleştirilmektedir. Datça merkezde protokol kapsamında 15 metre uzunluğundaki muhtelif yollarda mevcut asfalt tabakasının sökümü tamamlanmış, sıcak asfalt serim çalışmalarına başlanmış, bugüne kadar 130 milyon TL’lik yatırımla toplam 13 kilometre ilçe belediyesi yolunda sıcak asfalt serimi, ayrıca 20 milyon TL’lik yatırımla 7 kilometre yağmur suyu hattı imalatı tamamlanmıştır" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yapılan yatırımların ilçede yaşam kalitesini artıran önemli bir dönüşüm sürecinin parçası olduğunu belirtti. Başkan Aras, Datça’da yürüttükleri çalışmaların mahalleleri daha modern ve erişilebilir hale getiren dönüşümün önemli bir parçası olduğunu, muhtarlarla ve vatandaşlarla sürekli iletişim halinde olarak ihtiyaçları yerinde tespit edip, kalıcı çözümler üretmeye devam ettiklerini açıkladı.