EKONOMİ - 04 Aralık 2024 Çarşamba 11:23

ESO, "Türkiye, madencilerin alın teriyle güçleniyor"

A
A
A
ESO, "Türkiye, madencilerin alın teriyle güçleniyor"

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş ve Yönetim Kurulu, Madencilik Komitesi Üyesi Mehmet Rallas, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Kesikbaş mesajında madenciliğin sanayinin temel taşlarını oluşturmakla kalmadığını, aynı zamanda ekonomimizin büyümesinde kritik bir rol oynadığını dikkat çektiğine vurgu yaptı. Rallas ise madencilik sektörünün, endüstrinin her alanına hammadde ve ara ürün sağlayan stratejik bir öneme sahip olduğuna dikkat çekti.



İhracata büyük katkı


Madencilik sektörünün, Türkiye’nin sanayisinin gelişmesi ve enerji üretiminin sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol oynadığını ifade eden ESO Başkanı Kesikbaş, “Ülkemiz yer altı zenginlikleri ve madencilik altyapısı ile dünya çapında önemli bir oyuncu konumundadır. 2023 verilerine göre, Türkiye’nin maden ihracatı 7 milyar dolara yaklaşmış olup, bu rakam ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Aynı zamanda madencilik sektörü, Türkiye’nin istihdam sağlama noktasında da önemli bir rol oynamaktadır. 2022 yılı itibariyle yaklaşık 100 bin kişi, maden sektöründe çalışmakta ve bu sayı her geçen yıl artmaktadır.” dedi.


Ancak madenciliğin sunduğu fırsatlar kadar, beraberinde getirdiği sorumlulukların da büyük olduğunu söyleyen Kesikbaş, “Teknoloji ve yeniliklerin gücüyle daha çevre dostu ve güvenli madencilik yöntemleri geliştirilmeye devam etmeliyiz. Madencilik sektörünün modernleşmesi, yerel kalkınmayı desteklemesi ve çevreyi koruması için atılan her adım büyük önem taşımaktadır. Bu vesile ile 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutluyor, başta şehit madencilerimiz olmak üzere, tüm madencilerimize sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.” diye konuştu.



Stratejik öneme sahip


Madenciliğin yalnızca bir sektör değil; tüm sanayinin hammaddesini ve ara ürününü sağlayan yerli ve milli sanayinin vazgeçilmezi olduğunu savunan ESO Yönetim Kurulu Üyesi ve Madencilik Komitesi Üyesi Mehmet Rallas, “Enerji, savunma, inşaat, teknoloji ve tarım gibi pek çok sektör, madencilik ürünleriyle katma değer oluşturmakta ve üretim yapmaktadır. Bu nedenle madencilik sektörü, endüstrinin her alanına hammadde ve ara ürün sağlayan stratejik bir öneme sahiptir. Ancak bu kaynakların yalnızca çıkarılması yeterli değildir; ileri teknolojilerle işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerekmektedir. Sanayide dışa bağımlılığı azaltmanın anahtarı, madenciliğin katma değerli ürünlere dönüştürülmesidir.” dedi.



Yeşil ekonominin bel kemiği


Özellikle yeşil dönüşüm sürecinde güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrikli araç bataryaları gibi teknolojiler için vazgeçilmez olan endüstriyel minerallerin, madenciliğin geleceğin dünyasında ne denli kritik bir rol oynayacağını gözler önüne serdiğine dikkat çeken Rallas, “Bu nedenle, madencilik sektörüne yapılan her yatırım, yalnızca bugünün değil, yarının ekonomisine yapılan bir yatırımdır.” yorumunda bulundu.



Kaynakların doğru yönetimi


Madencilik sektörünün sürdürülebilirliği ve rekabetçiliği için nakliye maliyetlerini artıran motorindeki ÖTV’nin madencilik özelinde tıpkı deniz taşımacılığında olduğu gibi muafiyet sağlanması gerektiğini savunduklarını belirten Rallas, “Madencilik bir kaynak endüstrisi olduğu için kaynakta yapılacak her iyileşme mutlak surette son ürüne yansıyacaktır. Ayrıca, motorindeki ÖTV muafiyetiyle birlikte sağlanan tasarrufun Ar-Ge faaliyetlerine yönlendirilerek sektörün inovasyon kapasitesinin artırılması, yerli ve milli üretim hedeflerimize ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Ar-Ge’ye dayalı inovasyon, madenciliğin katma değerli ürünler üreten bir güç merkezi haline gelmesi için kritik bir unsurdur.” dedi.



Doğru madencilik


Madenciliğin doğru yapılmadığı bir ortamda sanayiye katma değer üretemediğini ve yerli üretim hedeflerimize ulaşmanın mümkün olmadığına değinen Rallas, “Madenciliğe sağlanan desteklerin aslında tüm sanayiye sağlandığını bir kez daha vurgulamak istiyorum. Türk sanayisinin üretmiş olduğu ürünlerin girdi maliyetleri ne kadar düşük seviyede ve kalitesi de ne kadar yüksek seviyede olduğu sürece, dünya ticaretinde stratejik konuma sahip olabiliriz.” dedi.



Güçlenen Türkiye


Yeryüzünün derinliklerinden zenginlik çıkararak ülkemize, insanlığa alın ve akıl teriyle hizmet eden tüm madencilerimizin emeklerine ve fedakarlıklarına teşekkür etmek gerektiğini anlatan Rallas, “Madencilik, yalnızca bir sektör değil, bağımsız ve güçlü bir Türkiye’nin en sağlam destek noktasıdır. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nüz kutlu olsun. Daha iyi bir madencilikle, daha güçlü bir Türkiye ve daha yaşanabilir bir dünya için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.



ESO, "Türkiye, madencilerin alın teriyle güçleniyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Vezirköprü MTAL’den Bilim Şöleni Samsun’un Vezirköprü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi(MTAL) öğrencileri tarafından hazırlanan TÜBİTAK Bilim Fuarı yoğun katılımla açıldı. Vezirköprü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde düzenlenen fuarın açılışına Kaymakam Özgür Kaya, Belediye Başkanı Murat Gül, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, kurum amirleri, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kurdele kesiminin ardından fuar alanını gezen protokol üyeleri, öğrenciler tarafından hazırlanan projeleri inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Teknoloji, bilim ve mesleki alanlarda hazırlanan projeler ziyaretçilerden ilgi gördü. Programda konuşan Okul Müdürü Fazıl Gezer, öğrencilerin uzun süredir emek vererek hazırladığı projelerin sergilendiğini belirterek, "Öğrencilerimizin ortaya koyduğu çalışmalar bizleri gururlandırıyor. Gençlerimizin üretkenliği ve araştırmacı yönü geleceğimiz adına umut veriyor" dedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata ise okulun uluslararası başarılarına dikkat çekerek, "Bu yıl dünya çapında elde edilen derece bizler için önemli bir motivasyon oldu. Bundan sonraki süreçte daha büyük başarıları konuşacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaymakam Özgür Kaya da meslek liselerinin önemine vurgu yaparak, öğrencilerin elde ettiği başarıların doğru yatırımların sonucu olduğunu söyledi. Etkinlik, öğrencilerin hazırladığı halk oyunları gösterisi ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.
Ankara BTK Başkanı Karagözoğlu: "Yaklaşık 100 ülkeden, yerli ve yabancı bini aşkın temsilciyi ağırlıyoruz" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu’na ilişkin "Dijital Sınırları Keşfetmek temasıyla birçok önemli oturuma sahne olacak bu etkinlikte, yaklaşık 100 ülkeden, yerli ve yabancı bini aşkın temsilciyi ağırlıyoruz" dedi. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu (GSR-26) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) gerçekleştirildi. BTK ev sahipliğinde düzenlenen program sonrasında düzenlenen basın toplantısında konuşan GSR-26 Başkanı-BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, "2000 yılından beri düzenlenen ve ITU üyesi ülkelerin düzenleyici kurumları, politika yapıcıları ve sektör paydaşlarını bir araya getiren bu önemli etkinliğe, ülkemizin elektronik haberleşme alanındaki düzenleyici kurumu olarak, kendi yerleşkemizde ev sahipliği yapıyor olmak bizim için ayrı bir gurur vesilesi" dedi. "Yaklaşık 100 ülkeden, yerli ve yabancı bini aşkın temsilciyi ağırlıyoruz" GSR-26’ın önemli çıktısı olarak kabul edilen ’En İyi Uygulama Örnekleri Rehberi’ dokümanının Türkiye’nin dijital dönüşüme yönelik düzenleyici vizyonu ile paralellik gösterdiğini vurgulayan BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, "Dijital Sınırları Keşfetmek temasıyla birçok önemli oturuma sahne olacak bu etkinlikte, yaklaşık 100 ülkeden, yerli ve yabancı bini aşkın temsilciyi ağırlıyoruz. Bu üst seviyeli toplantının ve GSR-26’nın en önemli çıktısı olarak kabul edilen ‘GSR-26 En İyi Uygulama Örnekleri Rehberi’ dokümanını kabul ettik. Bu yılki rehber doküman, düzenleyici kurumların neyi hedeflemesi gerektiğine odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda hızla değişen dijital ortama gerçekçi bir şekilde nasıl yanıt verebileceklerine de değiniyor. Kapsayıcılığı, dayanıklılığı ve kamu yararını korumasının yanı sıra inovasyonu da destekleyen bu doküman, Türkiye’nin dijital dönüşüme yönelik düzenleyici vizyonu ve yaklaşımı ile de paralellik gösteriyor. Bu yılki ‘En İyi Uygulama Kılavuzunun’ dünya çapındaki düzenleyiciler için değerli bir referans ve ilham kaynağı olmasını umuyoruz" diye konuştu. "GSR-26’nın küresel dijital yönetişim alanında daha güçlü iş birliklerine katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" GSR-26’nın verimli sonuçlar ortaya koyan başarılı bir platform olduğunu aktaran Karagözoğlu, "GSR-26 kapsamında önümüzdeki iki gün boyunca yapılacak oturumlarla; dijital altyapılardan yapay zekaya, afet dayanıklılığından gençlerin dijital ortamda korunmasına kadar pek çok alanda son derece verimli tartışmalara zemin hazırlayacağına ve bu tartışmaların yalnızca fikir alışverişiyle sınırlı kalmayıp; aynı zamanda küresel dijital yönetişim alanında daha güçlü iş birliklerine ve somut çıktılara katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Bu önemli etkinliğin düzenlenmesindeki yakın iş birlikleri ve katkıları için başta Uluslararası Telekomünikasyon Birliği olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara şükranlarımı sunuyor, GSR-26’nın verimli, başarılı ve somut çıktılar üreten bir platform olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.