GÜNDEM - 31 Temmuz 2025 Perşembe 10:03

Gurbetçilerin araç yıkamaya sıklığı azaldı

A
A
A
Gurbetçilerin araç yıkamaya sıklığı azaldı

Eskişehir’de oto yıkama sektöründe hizmet veren Fahri Toğrul, gurbetçilerin Türkiye’deki fiyatları pahalı bulduğu için araç yıkama sıklığının azaldığını söyledi.


Yaz aylarının gelmesiyle kış sezonuna göre bir hareketlenme yaşandığını ancak eski iş yoğunluğunu bulamadıklarını ifade eden Toğrul, gurbetçilerin fiyat artışları nedeniyle artık daha az hizmet aldığını belirtti.



"Eskiden üç günde bir yıkatıyorlardı"


Yaz sezonunda kış aylarına göre işlerinde hareketlilik olduğunu, ancak eski yoğunluğun kalmadığını belirten Toğrul, "Gurbetçiler son iki senedir beklenen iş yoğunluğunu bize veremediler. Geliyorlar fakat Türkiye’nin fiyatlarını çok pahalı buluyorlar. Normalde iki-üç günde bir araç yıkatırken, şimdi geldiklerinde sadece bir kere yıkatıp gidiyorlar. ‘Türkiye bizi solladı’ diyorlar. Eskiden 5 Euroya araba yıkanırken şimdi yaklaşık on Euroya yıkanıyor" dedi.



"Araç yıkama aralıkları 6 aya çıktı"


Artan maliyetlerin sektörü zorladığını dile getiren Toğrul, "Bizim en büyük giderimiz kira ve personel maliyetleri. Faturalarla birlikte toplam maliyet yükseliyor. İnsanlar eskiden ayda bir araç yıkatırken şimdi bu süre 6 aya, hatta bazıları için daha da fazlasına çıktı. Biz de kendi ekonomimizi korumak için fiyatlarımızı buna göre ayarlıyoruz" ifadelerini kullandı.



Gurbetçilerin araç yıkamaya sıklığı azaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.