ASAYİŞ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 09:42

İBAN’ları arkadaşıyla paylaştı, 71 yaşındaki babasıyla aynı koğuşta hapis yattı

A
A
A

Eskişehir’de yaşayan bir kişinin 2020 yılında arkadaşına verdiği kendisinin ve babasının IBAN numaraları iddiasına göre bilgisi dışında dolandırıcılıkta kullanıldı. Haklarında 20 suç dosyası açılan, 400 bin TL borç yükü altına giren A.Ü.,, 71 yaşındaki babasıyla aynı koğuşta hapis yattı.

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yaşadığı 2020 yılında, A.Ü.’nün (42) iddiasına göre, aynı iş yerinde çalıştığı arkadaşının "Benim banka hesaplarımda bloke var, senin IBAN’ını kullanabilir miyim" demesi üzerine, 71 yaşındaki babası A.Ü. ve kendi IBAN numaralarını bahse konu şahsa verdi. Geçen zaman zarfında A.Ü., hesaplara gelen paraya dokunmadan iş yerinden olan arkadaşına teslim etti. Bir süre sonra IBAN numaralarının bahis ve medyumluk gibi dolandırıcılıkta kullanıldığı belirtilerek A.Ü. ve babasına dava açıldı. Mahkemede şüpheli sıfatıyla yargılanan A.Ü. ve babası A.Ü. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

71 yaşındaki babasıyla aynı cezaevinde yattı

A.Ü. ve 71 yaşındaki babası toplamda 2 buçuk yıl cezaevinde kaldı. A.Ü. ve babası 2 buçuk yılın 1 yılını Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aynı koğuşta yattı. Dışarıdaki düzeni tamamen bozulan A.Ü.’nün hayatı altüst oldu. A.Ü.’nün iddiasına göre bahse konu dolandırıcılık davalarında mağdur olan bir müştekinin, asıl şüpheliye dair ses kaydı mahkemeye sunulup analiz yapıldı. Yapılan işlemlerin ardından mahkemece IBAN isteyen şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, A.Ü. ve babası tahliye edildi.

İBAN’ları arkadaşıyla paylaştı, 71 yaşındaki babasıyla aynı koğuşta hapis yattı

7 adet dosyasından dolayı 15 yıl hapis yatma ihtimali var

Eskişehir’de yeni bir hayat kurmaya ve çalışmaya başlayan A.Ü., babası ve kendi hakkında halen açık olan 20 suç dosyasından dolayı ise tedirgin. Yaşanan dolandırıcılık suçundan dolayı neredeyse her ilde mağdurun olduğunu belirten A.Ü., babasına ve kendisine ait 20 suç dosyasından vatandaşların yaklaşık 400 bin TL’lik mağduriyetleri olduğunu belirtirken, bu parayı nasıl ödeyebileceklerini bilmediğini söyledi. Suç dosyalarından ve görülecek davalarından dolayı A.Ü., 20 yıla kadar hapis yatabileceğine dikkat çekti.

"Delil yetersizliğinden serbest kaldı"

Başından geçenleri anlatan A.Ü., "2020’de bir kardeşimiz aynı yerde çalıştığımız, arkadaşımız, kardeşimiz dediğimiz bir insan yüzünden bunlar oldu. ‘Hesabımızda bloke var, hesabımıza gelecek parayı bize verir misin’ dediğinde, hiçbir menfaat elde etmeden, bir tek sigara bile almadan parasını çekip verdik. Aldım verdim, aldım verdim; hiçbir menfaat elde etmedim. Onun sonrasında suçsuzluğumuzu ispatlayamadık. İsmini ilk başta ’Mehmet’ olarak biliyorduk, isminin başka bir isim olduğunu öğrendik. Mahkemelere dedik ki ’bu şahıs’ ama delil yetersizliğinden serbest kaldı. Tek şikâyetçisi ben değilim 3-5 kişi var. Bu dolandırıcı zaten 2014’ten beri sabıkaları olan bir şekilde devam ediyor. Mahkemelere çıkıyorum, diyorum ki ’bu şahıs’. Bir mahkemede tanık olarak dinlendi, sanık sıfatına hiç girmedi. Direkt ceza aldım, hüküm yedim. Ondan sonra dosyalar böyle arttıkça, mahkemelerde hakim beyin kanaati ki doğal olarak herkes aynı kanaati kullanabilirdi sabıkasından dolayı ’yapmıştır’ olarak ceza yemeye başladık. Yani IBAN mağduru olduğumuzu anlatamadık" dedi.

"71 yaşındaki babamla aynı cezaevinde yatmak kötü bir şey"

Gerçek şüpheliye ait ses kaydının analiz edilmesinin ardından özgürlüğüne babasıyla kavuşan A.Ü. şöyle konuştu;

"En son bir mahkememizde bir müştekinin aldığı ses kaydıyla bu şahıs olduğunu ispatlayabildik ve şahıstan aldığımız ses, analiz raporuna sonrası bu şahıs olduğu anlaşıldı. Hüküm yedi, ben ve babam beraat aldık. Şimdi şu an açıkta 7 tane dosyamız var. Babamın birçok dosyası var, toplam 20 tane dosya diyebiliriz. Yani şimdi şu an UYAP’ı açtığımda insan utanıyor. İnsanın toplum içine çıkabilecek yüzü kalmadı. Şimdi şu an bulunduğumuz bu evde düzen kuruyorum. Cezaevine girdiğimde önceki eşyalarım hep kayboldu, çalındı. ’Hesabımda bloke var abi, bana akrabamdan para gelecek, arkadaşımdan para gelecek’ bu şekilde, hesaba 700 TL de geldi, 88 bin TL de. Çok davaya girdim, bu ay benim 5 tane mahkemem var. Şimdi şu an nereden baksanız bir 15-30 yıl yatma ihtimalim var. Tek kandırdığı müşteki ben değilim, mağdur ben değilim. Benim bütün herkese çağrım, kimse kimseye güvenmesin. Güvenilecek hiçbir yan kalmamış. Herkesin bir menfaati, herkesin bir çıkarı var. Kimse çıkarsız kimseye yaklaşmıyor. Eşim perişan oldu, babam perişan oldu. 71 yaşındaki babamla aynı cezaevinde yatmak kötü bir şey."

İBAN’ları arkadaşıyla paylaştı, 71 yaşındaki babasıyla aynı koğuşta hapis yattı

"’Bizim ismimizi verirsen, torunundan başlarız kan çıkacak’ diye tehditte bulundular"

Oğlu gibi kendi de IBAN mağduru olan 71 yaşındaki ressam A.Ü., "Polatlı tarafında yaşıyordum. Sizler gibi genç insanlar dedi ki, ’Ali dayı, bizim resmimizi yapar mısın’ dedi. Ben de ’Yaparım’ dedim. Derken bunlarla bayağı bir haşır neşir olduk. Ondan sonra samimi olduk. Daha sonra, ’Bir yemek yemeye gidelim’ dediler ben de kabul ettim. Orada yemek yedikten sonra tekrar dışarı çıktık. Dışarı çıktığımızda bana tehditte bulundular. ’Bak eğer bizimle alakalı herhangi bir sorun olursa, eğer bak herhangi bir birisine, polis karakoluna bizim ismimizi verirsen, senin torunundan başlarız, oğlundan en son sana geliriz. Kan çıkacak bunda’ dediler. Böyle tehditte bulundular. Ben de çocuklarımın, torunlarımın korkusundan en sonunda, ’Madem öyleyse tamam’ dedim. Banka kartlarımı verdim, şifresini verdim. Ben de çok zor durumlarda kaldım. En sonunda cezaevine düşünce mağdur oldum, cezaevinde yattım çıktım. 2 ay sonra tekrar yine cezaevine girdim. Bunların yüzünden. Bu IBAN’dan dolayı. Evet, oğlumla da aynı koğuşta yattım, aynı cezaevinde. KOAH, astım, şeker ve kalp hasatlıkları var bende, yardım bekliyorum" diye konuştu.

Bahadır Turgut - Emir Erten

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep Valiliğinden afetzedelere hasar başvurusu için çağrı Gaziantep Valiliği, kentte etkili olan süper hücre fırtınası sonrası yaraların sarılmaya çalışıldığını ve afetten etkilenen vatandaşların zararlarının tespiti için ilgili kaymakamlıklara yazılı başvuru yapmaları gerektiğini açıkladı. Valilik, son başvuru tarihinin 17 Mayıs olduğunu duyurdu. Gaziantep genelinde pazar günü öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin birçok noktasında hayatı felç etti. Fırtınayla birlikte etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde, sokaklar ve köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçtu, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler hasar aldı, ağaçlar söküldü. Fırtınanın etkisiyle 23 kişinin yaralandığı kentte olayın şokunu atlatmaya çalışan vatandaşlar ise ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını söyledi. "Zararlara yönelik gerekli işlemlerin başlatılabilmesi için ilgili kurumlara başvuru önem arz etmekte" Gaziantep Valiliği ise kentte etkili olan süper hücre fırtınası sonrası yaraların sarılma çalışıldığını ve afetten etkilenen vatandaşların zararlarının tespiti için ilgili kaymakamlıklara yazılı başvuru yapmalarını gerektiğini açıkladı. Valilikten yapılan açıklamada, "Sevgili hemşehrilerimiz, 3 Mayıs 2026 tarihinde ilimizde meydana gelen afet nedeniyle vatandaşlarımızın taşınır ve taşınmaz mallarında oluşan hasar ve zararların tespiti ile gerekli işlemlerin başlatılabilmesi için ilgili kurumlarımıza başvuruda bulunulması önem arz etmektedir. Bu kapsamda, afetten etkilenen vatandaşlarımızın bulundukları ilçelerdeki Kaymakamlıklarımıza dilekçe ile müracaat etmeleri gerekmektedir. Yapılacak başvurular doğrultusunda görevli ekiplerimiz tarafından hasar tespit çalışmaları gerçekleştirilecek olup, başvuru sahiplerine süreçle ilgili gerekli bilgilendirme yapılacaktır. Başvurular için belirlenen yasal süre 17 Mayıs 2026 tarihinde sona ermektedir" ifadelerine yer verildi.
Denizli Tarlasından izinsiz geçirildiğini iddia ettiği sulama hattına yeniden zarar verdi DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Honaz ilçesinde tarlasından izinsiz geçirildiğini iddia ettiği sulama hattındaki boruları geçen yıl baltayla parçalayan çiftçi, hattın yeri değiştirilmeyince bu kez elektronik sisteme zarar verdi. Denizli’nin Honaz ilçesine bağlı Emirazizli Mahallesi’nde yaşayan Halil Bozkaya ve 6 kardeşine ait tarladan, 2013-2014 yıllarında sulama birliği tarafından sulama hattı geçirilerek, araziye depo inşa edildi. İzinsiz yapıldığını iddia ettiği sulama hattının kaldırılması için 12 yıldır kurumlar nezdinde girişimlerde bulunan Halil Bozkaya, herhangi bir sonuç alamayıp bir de geçtiğimiz yıl Ağustos ayında tarlasından ikinci bir sulama hattının daha geçirildiğini görünce eline geçirdiği baltayla sulama hattındaki boruları parçalayıp, parçalanmış malzemeleri köy meydanına attı. Halil Bozkaya ve kardeşleri, tapulu taşınmazları üzerine izinsiz inşaat yapıldığı, boru hattı döşendiği, izinsiz ağaç kesilerek, kazı yapıldığı, 536 metrekare arazilerinin işgal edildiği ve bunlara karşılık hiç bir ücret ödenmediği iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Şikayetle ilgili Denizli 12 Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama süreci devam ederken, lehte verilen kararlara rağmen arazisindeki sulama yapılarının kaldırılmamasına öfkelenen Halil Bozkaya, bu kez depodaki vana ve elektronik sistemlere zarar verdi. Saatlerce boşa akan su, bölgedeki vatandaşların sulama birliğine haber vermesinin ardından kapatıldı. Senelerdir sorununun çözülmesi için girişimlerde bulunduğunu belirten Halil Bozkaya, "7 kardeşin mirasçısı olduğu yaklaşık 14 dönüm arazimize 2013 – 2014 yıllarında sulama hattı döşendi. Borunun geçirilmesi nedeniyle 2013 yılında bize 7 bin TL ödeme yapılacaktı. Düşük olduğunu için kabul etmedik. Düzeltilmesi için Aydın Bölge Müdürlüğüyle müracaat ettik, düzeltilmedi. Ev yapacaktık, hat tarlanın göbeğinden geçtiği için yapamadık. 3 yıl önce tarlamıza izinsiz yapılan yapıların kaldırılması için bakanlığa şikayet ettim. Bakanlık yetkileri inceledi ve mağduriyetimizin giderilmesi yönünde talimat verdi. Biz bunlarla uğraşırken, geçtiğimiz yıl araziden ikinci bir boru hattı döşendi. Bu konuda başlattığımız hukuk mücadelemiz devam ediyor. Bizden izin alınmadan yapılan yeni boru hattı ile deponun kaldırılmasını, eski boru hattının ise bahçeye zarar vermeyecek şekilde kenardan geçirilmesini talep ediyorum" dedi.
Gaziantep Gaziantep Valiliği’nden afetzedelere hasar başvurusu için çağrı Gaziantep Valiliği, kentte etkili olan süper hücre fırtınası sonrası yaraların sarılma çalışıldığını ve afetten etkilenen vatandaşların zararlarının tespiti için ilgili kaymakamlıklara yazılı başvuru yapmalarını gerektiğini açıkladı. Valilik, son başvuru tarihinin 17 Mayıs 2026 olduğunu da vurguladı. Gaziantep genelinde Pazar günü öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin pek çok noktasında hayatı felç etti. Fırtınayla birlikte etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde, sokaklar ve köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçtu, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler hasar aldı, ağaçlar söküldü. Fırtınanın etkisiyle 23 kişinin yaralandığı kentte olayın şokunu atlatmaya çalışan vatandaşlar ise ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını söyledi. "Zararlara yönelik gerekli işlemlerin başlatılabilmesi için ilgili kurumlara başvuru önem arz etmekte" Gaziantep Valiliği ise kentte etkili olan süper hücre fırtınası sonrası yaraların sarılma çalışıldığını ve afetten etkilenen vatandaşların zararlarının tespiti için ilgili kaymakamlıklara yazılı başvuru yapmalarını gerektiğini açıkladı. Valilikten yapılan açıklamada, "Sevgili hemşerilerimiz, 3 Mayıs 2026 tarihinde ilimizde meydana gelen afet nedeniyle vatandaşlarımızın taşınır ve taşınmaz mallarında oluşan hasar ve zararların tespiti ile gerekli işlemlerin başlatılabilmesi için ilgili kurumlarımıza başvuruda bulunulması önem arz etmektedir. Bu kapsamda, afetten etkilenen vatandaşlarımızın bulundukları ilçelerdeki Kaymakamlıklarımıza dilekçe ile müracaat etmeleri gerekmektedir. Yapılacak başvurular doğrultusunda görevli ekiplerimiz tarafından hasar tespit çalışmaları gerçekleştirilecek olup, başvuru sahiplerine süreçle ilgili gerekli bilgilendirme yapılacaktır. Başvurular için belirlenen yasal süre 17 Mayıs 2026 tarihinde sona ermektedir" ifadelerine yer verildi. (SVY-Y)