GÜNDEM - 06 Haziran 2024 Perşembe 10:52

Minik eller Azerbaycan’daki kardeşlerine duydukları sevgilerini satırlara döktü

A
A
A
Minik eller Azerbaycan’daki kardeşlerine duydukları sevgilerini satırlara döktü

Eskişehir’de sınıf öğretmenliği yapan Seda Gökmen, öğrencilerinin Azerbaycan’la alakalı yazdığı mektupları ünlü ’Met’ helvası ile birlikte kardeş ülkedeki öğrencilere gönderdi. Minik öğrencilerin, ‘Kardeş ülkeye’ duyduğu sevgiyi kaleme aldığı mektupları okuyan Azerbaycanlı öğrencilerin mutluluk anlarını yansıtan görüntüler sosyal medyada büyük ilgi gördü.


Avukat Mail Büyükerman İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yapan Seda Gökmen, 2’nci sınıf öğrencilerine Türkçe dersinde imla ve yazım kurallarını pekiştirmek için mektup yazmalarını istedi. Mektupların Azerbaycan’a gideceğini söyleyen Gökmen, daha önce öğrencilerine kardeş ülkenin kültürü hakkında bilgiler verdi. Bu bilgiler ışığında önce öğrencilerin kendilerini, daha sonra Azerbaycan ile alakalı duygu ve düşüncelerini yazmalarını istedi. Toplamda 33 adet yazılan mektuplarda öğrenciler Azerbaycan’a ne kadar çok merak ettiklerini ve orayı ne kadar kendilerine yakın gördüklerini kaleme aldı. Toplanan mektuplar, içeresinde Eskişehir’in meşhur Met Helvası ve diğer hediyelerin bulunduğu bir koliye koyarak Azerbaycan’da kendisi gibi öğretmenlik yapan Gunel Ekber’e gönderdi. Sınıfta öğrencilerinde bulunduğu anda koliyi açan Gunel Ekber, o anların videosunu çekti. Sosyal medyada viral olan videoda öğrenciler, Türkiye’den kendi adlarına özel gelen mektupları görünce sevinç çığlık atmaya başladılar. Akranlarından gelen mektupları büyük bir heyecanla okuyan Azerbaycanlı öğrenciler, cevap yazmak içinse kolları sıvadı. İki kardeş ülkenin öğrencileri birbirlerini ziyaret etmeyi hayal ettiklerini dile getirdi.



“Bu kardeşlik devam edeceğe benziyor”


Sınıf öğretmeni Seda Gökmen, Azerbaycan’a gönderilen mektupların hazırlanış aşamasıyla alakalı, “Türkçe dersi çerçevesindeki kazanımlardan bir tanesi tebrik kartı ve mektup yazma etkinliğiydi. Aynı zamanda hayat bilgisi dersi kazanımlarımızdan biri de komşularımızdı. Ben bu ikisini birleştirip daha önceden tanıştığım, takip ettiğim bir öğretmene mesaj atmak istedim ve bu kazanımları pekiştirebilmek için çocuklarımın doğru imla ve yazım kurallarını kullanabilmeleri, kendilerini doğru ifade edebilmelerini sağlamaları için de mektup yazmalarının uygun olduğunu düşündüm. Rica ettim, Sağ olsun kırmadı. Öğrenciden önce bir deneme yaptılar. Sonra bunların üzerinde düzenlemeler eklemeler ve tekrar temize çekmeler olduktan sonra bir ay içerisinde buradan kendilerine bir kargo hazırladık. Kargoyu hazırlarken de şehrimizi tanıtan küçük birkaç hediye ekledik, gönderdik. Karşılığında onların bir video çekeceğini ya da bunu bize bu şekilde aktaracağını düşünmemiştik. Biz sadece onların sevgilerini ve onların ilgilerine ortak olmak istemiştik ama beklediğimizin çok üstünde bir ilgi gördü. Öğretmen çocuklara önce kargoyu gösteriyor, Türkiye’den geldiğini söyleyince zaten çok mutlu oluyorlar. İzlediğim videoda çocukların Türkiye’ye karşı olan ilgisi ve sevgisi zaten net bir şekilde hissediliyor. Daha sonra öğretmen açınca o da beklemiyordu. Met helvasını görünce diyor ki; ‘Çocuklar bakın işte bize hediye gelmiş.’ Çocuklar met helvasını, mektupları gördüğündeki tepkiyi vermediler. Mektupları gördüğünde attıkları çığlıklar bizi aslında ne kadar çok sevdiklerini, bizimle biz kardeşimiz derken bunu sözle ya da dilden değil, ne kadar özlem hissettiğimizi gösterdi. Mektupları, her öğrenciye ismen yazdık burada. Her biri tek tek mektubunu aldı, açtı ve okudu. Anlamaya çalıştılar, dil farklılığını hissettiler. Zaten bizim amaçlarımızdan bir tanesi de buydu. Çocuklara dil zenginliklerini hissettirmekti. Okudular, öğretmenleri bazen destek oldu anlamalarına. Videonun sonunda da bir öğrencinin çok mutlu olduğuna dair bir kısım vardı ve biz çoğumuz ve mektuplarımızın sonunda onları buraya davet ettik. Dedik ki; ‘Lütfen işiniz güçlüğünde ya da yolunuz düştüğünde buraya gelin.’ Onlar da dediler ki; ‘Biz de onları davet edelim.’ Karşılığında bize mektup yazmayı çok istiyorlardı ama maalesef sene sonuna denk geldiği için bunu hemen yetiştiremeseler bile bu dostluk sürecek. Bu kardeşlik devam edeceğe benziyor” ifadelerini kullandı.



“Bu kardeşlik bağını çok net hissettiler”


Azerbaycan’daki öğrencilerin mektup ve hediyelerden dolayı oldukça mutlu olduğunu ve kardeş ülkeyi ziyaret etmek istediklerini ifade eden Seda Gökmen şöyle devam etti:


“Dün kendileriyle görüntülü görüşme yaptık. Size iki tarafın karşılıklı olan sevgisini keşke gösterebilseydim. Çığlıklarla herkes deliye döndü. Herkes mektup arkadaşını gördü, çok keyifliydi. Umut ediyorum ki öğrencilerim ve ben yüz yüze de kendileriyle tanışma fırsatı buluruz. Benim Azerbaycan’a karşı çok büyük bir sevgim ve ilgim olmasından dolayı belki böyle bir etkinliği bu ülkede, düzenlemeyi tercih etmiş olabilirim ama onların da bize karşı olan büyük sevgilerinin farkındayım. Öğrencilerim videoyu izledikten sonra dediler ki; ‘Videoda bir Türk bayrağı ve Azerbaycan bayrağı yan yana duruyordu.’ Neden Azerbaycan bayraklarının yanında Türk bayrak kullanırken, bizim de o bayrağı kullanmadığımızı sorguladılar. Bu kardeşlik bağını çok net hissettiler. Bilmeyen ya da farkında olmayan öğrencilerimiz bu aşamada benimle birlikte belki farkındalık oluşturdu. Gönlüm oraya her zaman bir bağla bağlıydı. Biz buradan oraya bir gönül köprüsü kurmak istedik ama sevgi seline dönünce aklımıza gelmemişti. Onlar inanın binlerce yorum var. İçinden birkaç tanesi bunun reklam kokan bir hareket olduğunu ya da işte göndere göndere sadece birkaç parça bir şey göndermeyeceğimi sordu ama öğretmenimize paketi açarken diğer hediyeleri zaten göstermesini ben de istemezdim. Kendisi de bu amaçla paylaşmamış. Çok da memnun oldum, çünkü amacının dışına çıkacaktı. Onun dışında işte bunun reklam olduğunu düşünen insanlar oldu. Biz böyle büyüyeceğini bir hayal etmedik. Şu manzarayı yaşayacağımızı düşünmemiştik. Reklam gibi bir şeye ihtiyacımız yoktu, kardeşlik bağının kurulması yeterliydi bizim için. Onlardan bir mektup gelecek. Dediğim gibi yetiştirebilirlerse şimdi bu dönem içerisinde gelecek ama yetiştiremezlerse bir sonraki sene için gelecek ama biz bu sene bu dönem içerisinde sanırım birbirimizden kopamayacağız. En kötü ihtimalle öğretmenimizle biz kendimiz görüşeceğiz ama sağ olsun sabah bana ulaşan ve yardımcı olmak istediğini söyleyen özel şirketler ya da sponsor olmak istediğini söyleyen insanlar vardır. Eğer onların da desteği olursa neden buradan oraya karşı çıkmayalım?”



Minik eller Azerbaycan’daki kardeşlerine duydukları sevgilerini satırlara döktü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Başkan Geçit, Yakınca ve Yeşiltepe’deki yeni pazar alanlarını inceledi Yeşilyurt Belediyesi, vatandaşların pazar alışverişlerini daha rahat, güvenli ve sağlıklı ortamlarda yapabilmeleri amacıyla yeni pazar alanları kurmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yeşilyurt’un yeniden inşa ve ihya sürecine yönelik yatırımlarına devam eden Yeşilyurt Belediyesi, vatandaşların pazar alışverişlerini daha rahat, güvenli ve sağlıklı ortamlarda yapabilmeleri amacıyla Yeşiltepe ve Yakınca’da yeni pazar alanları kurmak için çalışmalarını sürdürüyor. "Modern ve düzenli pazar alanları kuruyoruz" Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşiltepe ve Yakınca’da hayata geçirilmesi planlanan pazar yeri alanlarında incelemelerde bulunarak yetkililerden detaylı bilgiler aldı. Proje alanlarını yerinde değerlendiren Başkan Geçit, pazar yerlerinin sadece alışveriş noktası değil, aynı zamanda sosyal yaşamın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekti. Başkan Geçit yaptığı açıklamada, vatandaşların daha hijyenik, düzenli ve konforlu ortamlarda alışveriş yapabilmesi için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirterek, "Hemşerilerimizin daha modern, düzenli ve konforlu ortamlarda alışveriş yapabilmesi için projelerimizi yerinde değerlendirerek çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. İlçemizin farklı bölgelerinde ihtiyaç duyulan hizmetleri hayata geçirerek hem yaşam kalitesini artırmayı hem de ilçemizin yeniden inşa ve ihyasını kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. "Çok amaçlı alanlarla alış veriş kültürünü geliştiriyoruz" Yeni pazar alanlarının, geniş ve ferah yapılarıyla dikkat çekeceğini ifade ederken, projelerde üstü kapalı alanlar, düzenli tezgâh yerleşimleri, otopark alanları, sosyal donatılar ve altyapı hizmetlerinin eksiksiz şekilde yer alacağını sözlerine ekleyen Başkan Geçit, özellikle kötü hava şartlarından etkilenmeden alışveriş yapılabilmesine imkân tanıyacak modern tasarımın, vatandaşlar için büyük kolaylık sağlayacağına dikkat çekti. "Ekonomik ve sosyal hayatı hareketlendirecek yatırımlar" Başkan Geçit, pazar yerlerinin, bölgedeki esnafın daha düzenli ve sağlıklı şartlarda hizmet vermesine imkan tanıyacağını, aynı zamanda mahallelerin ekonomik ve sosyal hareketliliğine de katkı sunacağını söyledi.
Adana Down sendromlu Gülayfer’in gelinlik hayali gerçek oldu Adana’da yaşayan Down sendromlu Gülayfer Akgül’ün (26) yıllardır kurduğu gelinlik giyme ve düğün yapma hayali, temsili düğünle gerçek oldu. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Tellidere Mahallesi’nde yaşayan Down sendromlu Gülayfer Akgül, yıllardır gelinlik giymek istedi. Akgül’ün ailesi ve yakınları, genç kız için hazırlanan temsili düğün organizasyonunda, gerçek bir düğün atmosferi oluşturdu. Davetiye basımından gelin arabasına, kuaför hizmetlerinden kına gecesine kadar tüm detayların düşünüldüğü organizasyona mahallede geniş katılımla gerçekleştirildi. Organizasyon kapsamında Gülayfer Akgül, düğün günü kuaföre götürülerek saç ve makyajı yapıldı. Ardından gelinliği giydirilen Akgül için süslenen araç hazırlandı. Gelin arabasıyla evinin önüne getirilen Akgül, ailesi ve yakınları tarafından alkışlarla karşılandı. Burada gerçekleştirilen gelin çıkarma töreninin ardından konvoy eşliğinde düğün salonuna geçildi. Kardeşi tarafından beline kırmızı kuşak bağlanan Gülayfer Akgül, alkışlar eşliğinde salona giriş yaptı. Kadınlara özel gerçekleştirilen organizasyonda müzik eşliğinde eğlence düzenlendi, pasta kesimi yapıldı ve kına yakıldı. Salonun tamamen dolduğu gecede davetliler, genç kızın mutluluğuna ortak olurken zaman zaman duygusal anlar yaşandı. Katılımcılar, Akgül ile birlikte oyunlar oynayıp halay çekti. Gülayfer Akgül’ün annesi Filiz Akgül, kızının uzun süredir böyle bir hayal kurduğunu belirterek, "Gülayfer’in en büyük isteği gelinlik giymekti. Biz de bu hayalini gerçekleştirmek için böyle bir organizasyon yaptık. Onun mutlu olduğunu görmek bizi de mutlu etti" ifadelerini kullandı.
Düzce Düzce’deki kurye skandalını ortaya çıkaran öğretmenden açıklama DÜZCE (İHA) – Düzce’de sipariş ettikleri pizzadan yiyen ve apartmanın asansörüne tuvaletini yapan kuryenin görüntülerini ortaya çıkaran tarih öğretmeni Fatih Lermi, yaşanan olayın esnaf ahlakı ve "Ahilik" kültüründen uzaklaşıldığının bir göstergesi olduğunu belirtti. Lermi, karşılaştıkları bu mide bulandırıcı manzaranın ardından, "Bundan sonra dışarıdan sipariş vermeyi sonlandıracağız. Görünüyor ki artık kendimiz pişirip, kendimiz yiyeceğiz" ifadelerini kullandı. Kent merkezindeki bir apartmanda yeğeninin evinde bulunan tarih öğretmeni Fatih Lermi, sipariş ettikleri pizzanın teslim edilmesinin ardından malzemelerde eksiklik olduğunu ve asansörde ıslaklık bulunduğunu fark etti. Durumdan şüphelenen Lermi, apartmanın güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğinde kuryenin asansörde pizzanın iç malzemelerinden yediğini ve asansöre tuvaletini yaptığını gördü. Durumun ilgili firmaya bildirilmesinin ardından kurye S.M.’ye asansör temizletildi. Şikayet üzerine polis ekiplerince "Genel Ahlaka Uygun Hareket Etmemek" suçlamasıyla gözaltına alınan şüpheli, geceyi nezarethanede geçirdikten sonra ailenin şikayetini geri çekmesi üzerine serbest bırakıldı. "Pizzada eksiklik olduğunu fark edince kameraları inceledik" Siparişteki eksikliği ve asansördeki durumu fark ederek olayı aydınlatan tarih öğretmeni Fatih Lermi, süreci ve toplumun esnaf ahlakına bakışını değerlendirdi. Olay akşamı yeğeninin isteği üzerine pizza siparişi verdiklerini anlatan Lermi, "Yeğenim ile pizza siparişi verdik ama getirilen üründe eksiklik olduğunu fark edince kameraları inceledik. Asansörde de bir ıslaklık fark edince isin aslı ortaya çıktı. Durumu bu şekilde anladık" dedi. "Ahilik kültüründen uzaklaşıyoruz" Yaşananların ahlaki boyutuna dikkati çeken Fatih Lermi, toplum olarak Selçuklu ve Osmanlı’dan miras kalan "Ahilik" kültüründen uzaklaşıldığını söyleyerek, "Ben esnafın, topluma hizmet eden insanların ahilik kültüründen uzaklaştıklarını düşünüyorum. Özellikle kusurları örten bir yapımız var. ’Kusurları örtmekte gece gibi ol’ düsturu ile yetişen bir toplumuz. Eğer bu kusur toplumun sağlığı ile ilgili problem teşkil edecekse, gerek esnaf, gerekse esnaf çalışanı kim olursa olsun, pabucunun dama atılması kanaatindeyim. Bizler esnafımızı seviyoruz, değer veriyoruz ama personel alırken, özellikle bu kişilerin ahlaki tecrübelerinin olduğu konusunda eğitim almalarını sağlamalarını istiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Kendimiz pişirip, kendimiz yiyeceğiz" Lermi, karşılaştıkları bu mide bulandırıcı manzaranın ardından aile olarak yeni bir karar aldıklarını belirterek, "Bundan sonra dışarıdan sipariş vermeyi sonlandıracağız. Görünüyor ki artık kendimiz pişirip, kendimiz yiyeceğiz" ifadelerini kullandı.