SAĞLIK - 29 Ocak 2025 Çarşamba 10:57

Sağlık sektörünün İHA’ları ’çip organlar’

A
A
A
Sağlık sektörünün İHA’ları ’çip organlar’

Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde (ESOGÜ) canlı hücrelerden oluşan, dokuları ve organları taklit eden çip organlar üzerinde çalışılıyor. Hücresel Tedavi ve Kök Hücre Üretim, Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ESTEM), ESTEM-MEMS ve Doku Mühendisliği Birimi Sorumlusu Mühendislik Mimarlık Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Avcı, çip organları nasıl üretip işlevsel hale getirdiklerini anlattı.


İlaç gelişimini kısa süreye indirmek, ilaçların yan etkilerini tespit edip kişiye özel geliştirilmesine imkân sağlamak için kolları sıvayan Doç. Dr. Avcı ve ESTEM ekibi son yıllarda hızlandırdıkları çalışmalarla insan vücudundaki tepkileri, etkileşimleri taklit edebilecek canlı hücrelerden oluşan yapı üretiyor. Hücreler, hafıza kartı büyüklüğündeki çip organın en küçük kanal veya odacıklarına yerleştirilip kana benzer sıvıyla sürekli perfüze edilerek insan vücudundaki benzer dinamik ortam oluşturuluyor. Örneğin karaciğerin en küçük yapısı olan hepatik sinüzoid, hepatik mikrosirkülasyonda önemli rol oynuyor; oluşturulan mikro kanalla taklit edilip elektronik devrelerle çalıştırılarak karaciğerdeki tepkiler gözlem altına alınabiliyor ve hızlı şekilde insan vücuduna yakın cevaplar oluşturulabiliyor. Kişiselleştirilmiş tıp alanında da önemli başarıların elde edilebileceği bu sistemler Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2016’da en iyi 10 yeni teknoloji içerisinde 6. sırada yer aldı. Özellikle Aralık 2022’de ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Modernizasyon Yasası 2.0’ın yürürlüğe girmesiyle yaklaşık 100 yıldır zorunlu olarak klinik denemeler öncesi hayvan deneme çalışmalarını ortadan kaldırılarak çok önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor. Yöntem, test aşaması yaklaşık 15 seneyi bulan, örneğin son antibiyotik sınıfı 1987 yılında keşfedilmiş ve günümüze kadar yeni bir tipin geliştirilemediği bir durumda geleneksel ilaç gelişim sürecini zaman ve maliyet yönünden azaltabilmesi, hayvan deneylerinin yerine geçebilmesi açısından oldukça önem taşıyor.



Hızlı, güvenilir, ekonomik


Diğer taraftan, Covid-19 pandemisi ile ülkemizde ve dünyada savunma sanayinin değişen ve genişleyen kapsamıyla karşı karşıya kalınırken, bu pandemi sadece bir sağlık sorunu olarak değil; aynı zamanda benzer pandemi, kimyasal veya biyolojik tehditlerle gelecekte de karşılaşabileceğimizi gösterdi. Bu tehditler toplum, güvenlik, ekonomi, kültür ve siyaset ekseninde küresel sorunlar olarak, biyogüvenlik konusunu savunma sektörünün odağına yerleştirirken, yeni güvenlik parametreleriyle savunma sanayinin kapsamını da genişletmiştir. Bu nedenle hızlı cevap verebilen, güvenilir, kullanımı nispeten kolay ve daha ekonomik olan çip organların önemi gittikçe artmaktadır.



ABD’de pilot uygulama olarak kullanılıyor


Çalışmanın yürütücüsü Doç. Dr. Avcı, yaptığı açıklamada, ilaç gelişiminin yanı sıra kemoterapi başta olmak üzere farklı şekillerde kullanılan ilaçların, takviye edici gıda ve kozmetik ürünlerin insan vücudunda oluşturduğu yan etki ve toksik durumların da incelenebileceğini söyleyerek şöyle konuştu:


“Bu cihazlar ABD’de 2024’ün Eylül Ayı’nda ilaca bağlı karaciğer hasarının test edilmesinde pilot uygulama olarak kullanılmaya başlandı. Ülkemizde de birçok kurumun desteğiyle çip organ çalışmaları hızlı şekilde artmaktadır. Bu cihazları sağlık sektörünün İHA’ları ve SİHA’ları olarak görüyorum. Küçük gözükmelerine rağmen ciddi ve önemli ölçüde veriler elde edebiliyoruz. Çip organların Avrupa’da, Ülkemizde, dünyanın farklı ülkelerinde kısa sürede ciddi anlamda kullanılabileceğini düşünüyorum.”



Çip üzerinde laboratuvar uluslararası dergi kapağında


Çalışmalarına aralıksız devam eden ekibin araştırmaları uluslararası hakemli birçok dergide yer aldı. Son olarak 2025 yılında yayınlanan “Convenient rapid prototyping microphysiological niche for mimicking liver native basement membrane: Liver sinusoid on a chip” başlıklı makalede hepatik sinüzoid, interdisipliner bir ekip ile çip içerisinde oluşturulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte 2024 yılında hepatik sinüzoidlerin otoregülasyonuyla hepatik kan akışını düzenlemesinden esinlenerek hazırlanan biyomoleküler ayırma için yakın zamanda açıklanan çip üzerinde laboratuvar yöntemlerini kapsamlı bir şekilde araştıran ve bunların kullanımındaki ilerlemeleri tartışan uluslararası çok yazarlı “Molecular Separation by Using Active and Passive Microfluidic chip Designs: A Comprehensive Review” başlıklı makale “Advanced Materials Interfaces” dergisinde kapak olarak yayınlandı.



Sağlık sektörünün İHA’ları ’çip organlar’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Efeler’de hıdırellez coşkusu Baharın gelişini ve bereketi simgeleyen olan Hıdırellez, Efeler Belediyesi’nin ev sahipliğinde Pınarbaşı Mesire Alanı’nda düzenlenen şenlikle kutlandı. Aydın Roman Dernekleri Federasyonu ve Aydın Roman Müzisyenler Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, vatandaşların sevincine ortak oldu. Aydın Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Abdül Aydeniz, Aydın Roman Müzisyenler Derneği Başkanı Fehmi Yener, Kocagür Mahalle Muhtarı Orhan Akrancı ve Ilıcabaşı Mahalle Muhtarı Alim Tarım’ın katıldığı etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Şenliğe katılanların yoğun ilgisi ve sevgi gösterileriyle karşılanan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, hemşehrileriyle tek tek selamlaştı. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin yaptığı konuşmada, "Emeği geçen tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Gerçekten gülümseyen yüzlere ihtiyacımız var. Zor günlerden geçiriyoruz belki ama bundan sonra çok güzel olacağına inanıyorum. Şair, ‘çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz’ diyor. 6 Mayıs da öyle bir gün. Katılan herkese, gülümseyen, baharı bekleyen, çiçekleri, doğayı seven tüm arkadaşlarıma, tüm hemşerilerine saygılar sunuyorum. Teşekkür ediyorum. Herkese iyi eğlenceler diliyorum" dedi. 6 Mayıs’ın ruhuna uygun olarak düzenlenen şenlikte; Serdar King, Can Demir, Emircan Özanit ve Dana Kerim gibi sevilen isimler sahne aldı. Hıdırellez Şenliği’nde, her yaştan vatandaş müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında tanıklardan "altın" ve "Rolex" ifadeleri Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Erhan Kantar iddianamede bahsi geçen Rolex saat alımına ilişkin, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi" ifadelerini kullandı. Tanık Yavuz Can İmirgi ise Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendiğini söylediği dairedeki proje çalışmasına ilişkin, "2 defa bir mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıkların ifadeleri alınmaya devam edildi. "Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok" Bir döviz bürosundan yapılan işlemle ilgili tanık olarak dinlenen İsmail Hilmi Şanlı, 25 yıldır döviz bürosunda çalıştığını belirterek, yüklü miktarda alım satım işlemlerine ilişkin bilgisi olmadığını söyledi. Şanlı, "Müşteri geldiği zaman altın isteyen olursa başka firmaya yönlendiririz. Yüklü miktarda alım satım olduğundan bilgim yok. Mustafa A. ve Erkan A. bizim işlerin başında durur. Bülent Ç.’yi tanımıyorum, hiç görmedim. Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok. Kasada hiç altın görmedim. Bir kuyumcu dükkanı ile döviz bürosunun ortaklığı var" ifadelerini kullandı. "Zuhal M.’ye 900 bin TL gönderdim" Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e araç alımına ilişkin tanık olarak dinlenen Erdem Eylem, 2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey’in kendisinden vekalet çıkarmasını istediğini anlattı. Eylem, "2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey benden vekalet çıkarmamı istedi, araç alış vekaleti çıkardım. Çağrı Bey’in vermiş olduğu 730 bin TL parayı aracı satan kişiye havale yaptım. Bir ay sonra bana aracı devredeceğini söyledi, 16. Notere yönlendirdi. Ben de gidip aracı devrettim. Verilen parayı Çağrı Bey’in hesabına gönderdim. Birkaç gün sonra Zuhal M.’ye para göndermemi istedi. Verdiği hesaba ben de 900 bin TL gönderdim" dedi. Eylem, ifadesinin devamında 2023 yılı mart ayında yaşanan para hareketine ve dükkanların gösterilmesi sürecine ilişkin de beyanda bulundu. Eylem, "2023 Mart ayında da Çağrı Bey, bir bankanın şubesinden para alacağımı söyledi. 7 milyon para aldım, 5 milyonunu Çağrı Bey’in hesabına gönderdim, 2 milyonunu kasaya koydum. Daha sonra 3 tane anahtar verdi, ‘Belediyeden birileri gelecek, 3 tane dükkan var onları göster’ dedi" ifadelerini kullanarak bir şirketten birilerinin geldiğini, kent lokantası yapacaklarını söylediğini ve dükkanlara baktığını söyledi. "554,5 gram altın karşılığı para yatırılması" Kuyumcu dükkanı aracılığıyla başka bir kuyumculuk dükkanı üzerinden altın alım satımı gibi gösterilerek, Muhittin Böcek’in kız arkadaşı M.K.’nın hesabına o günkü altın kuru üzerinden 554,5 gram altın karşılığı para yatırıldığı iddiasına ilişkin tanık İhsan Özkoç dinlendi. Özkoç, "Halil A. müşterimizdir. O gün de altın satmak için dükkanımıza gelmişti. Kasamız müsait olmadığı için başka bir dükkana yönlendirdik. Telefonla arıyoruz, fiyat soruyoruz, ‘550 gram altın var’ diyoruz. Uygunsa yanımızdaki çocukla altını gönderiyoruz. Altını gönderdik, 1 milyon 800 bin TL’ye karşılık geldiğini hatırlıyorum" diyerek Halil A.’nın vermiş olduğu IBAN numarasını belirtilen kuyumcu dükkanına gönderdiğini açıkladı. Saat alımı Rolex saat alımına ilişkin dinlenen tanık Erhan Kantar, Berkan Genç’in şoförü olduğunu ve plaj açıldığında plajda çalışmaya başladığını söyledi. Kantar, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi. Lara’da Rolex mağazasına gidip Berkan Bey’in gönderdiğini söyledim. Kredi kartıyla ödeme yaptım, saati aldım. Daha sonra ‘Saati Ali Altun’a bırak’ dedi. Ben de saati Ali Bey’e bıraktım" ifadelerini kullandı. Kantar, olaydan birkaç gün sonra siyah bir poşet verildiğini de belirterek, "‘Bunu Serkan T. alacak’ dedi. 2 kat sonra geldi, ona poşeti verdim, alıp gitti. İçinde ne olduğunu bilmiyordum. İki hafta sonra Berkan Genç yine siyah poşet verdi, ‘Gelip alacaklar’ dedi. Berkan Bey’in gönderdiğini söyleyerek biri geldi, ona da o poşeti verdim" dedi. "Dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendim" Muhittin Böcek’in evine yapılan tadilata ilişkin konuşan tanık Yavuz Can İmirgi, mimar olduğunu belirterek, bir daire için proje hazırlamasının istendiğini söyledi. İmirgi, "Mimarım, bir daire için proje hazırlamam istendi. Dairenin kime ait olduğunu bilmiyordum. Emniyette verdiğim ifadede dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu öğrendim. Projenin gerçekleşme aşaması 2-3 ay sürdü. 2 defa Kupa Kızı adlı mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım. Daha sonra 2 parça halinde 200 bin TL aldım. Serkan T. teyzemin oğlu olur. Ödemeye dair fatura almadım. Daire sahibiyle proje aşamasında hiç görüşmedim" diye konuştu. "Babamın talimatıyla bankadan para çekerek elden teslim ettim" Ekpa Sitesi’nden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin tanık Elvan Köysüren de beyanda bulundu. Köysüren, "Dükkanlarla ilgili işlerin içinde değilim. Bir dükkanla ilgili para transferim gerçekleşti. Belirtilen tarihlerde babam Sezgin Köysüren’in talimatıyla bankadan para çekerek elden Fırat Akyürek’e teslim ettim" dedi. "Oğlum Kaan evi üzerine aldı" İsmail E. tarafından Muhittin Böcek’e ait olduğu iddia edilen evi üzerine alması istenen tanık Cihangir Karbukan, İsmail E.’yi 20 yıldır tanıdığını ve kendisiyle birçok kez ticaret yaptığını söyledi. Karbukan, "2002 yılından beri Antalya’da bir şirketin sahibiyim. İsmail E.’yi 20 yıldır tanırım, kendisiyle birçok kez ticaret yapmıştık. Ankara’da iş seyahatindeyken, ‘Alacak verecek sıkıntısı olan bir yer var, bir süreliğine üzerine alır mısın?’ dedi. Ben de vaktimin olmadığını, oğlum Kaan Karbukan’a yönlendireceğimi söyledim. Kaan’ı arayıp bilgi verdim. Daha sonra oğlum Kaan üstüne aldı. Bir süre sonra İsmail beni arayarak Tuncay S.’nin evi Kaan’ın üzerinden devralacağını söyledi. Sonra da Tuncay S., Kaan’ın üzerinden evi devraldı" şeklinde konuştu. "Mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi" Tutuksuz yargılanan Özlem Yıldız K.’nın eski çalıştığı iş yerinde mimar olduğunu belirterek, mimari projelerde kendi imzasının kullanılmasına ilişkin tanık Nilay Gizem Altay, beyanda bulundu. Altay, "Özlem Yıldız K. eski çalıştığım iş yerinde mimardı. Eşi belediyede çalıştığı için mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi. Projelerden biri Demir Demir’e aitti, diğerlerini hatırlamıyorum" diye konuştu.