KÜLTÜR SANAT - 29 Ocak 2025 Çarşamba 09:42

Türk savaş sanatının zengin geçmişini yansıtan 158 eser ilk defa Eskişehir’de sergilendi

A
A
A
Türk savaş sanatının zengin geçmişini yansıtan 158 eser ilk defa Eskişehir’de sergilendi

Eskişehir’de 158 eser ilk defa ziyaretçilerle buluştuğu ‘Alp Ruhu, Bilge Akıl: Türk Savaş Sanatları Sergisi’nde yer alan Osman Gazi adına okutulan ilk hutbenin orijinal metni, Orhan Gazi’nin miğferi ve Mihalgazi’nin kılıcı dikkat çekti.


Eskişehir Valiliği himayesinde, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Türk Dünyası Vakfı ortaklığında, ‘Alp Ruhu, Bilge Akıl: Türk Savaş Sanatları Sergisi’ düzenlendi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Güzel Sanatlar Galerisi’nde yer alan serginin açılışı dün yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türk kültürünün zengin geçmişini gün yüzüne çıkaran sergide oklar, yaylar, kılıçlar, mızraklar, çeşitli ekipmanlar ve geleneksel zırhlardan oluşan 158 parça ziyaretçiler ile buluştu. Özellikle, 27 Ocak 1299 tarihinde Karacahisar Kalesi’nde Dursun Fakih tarafından Osman Gazi adına okutulan ilk hutbenin orijinal metni, Orhan Gazi’nin miğferi ve Mihalgazi’nin kılıcı serginin en öne çıkan parçaları arasında yer aldı.



“Açılışı Osmanlı Devleti’nin kuruluş günü olarak kabul edilen günde gerçekleştirdik”


Sergiyle ilgili bilgilendirmede bulunan Türk Dünyası Vakfı Proje Koordinatörü Mustafa Çelik, “Özel izinle getirilen eserlerle açılan ‘Türk Savaş Sanatı’ adını verdiğimiz sergimiz, 27 Ocak 2025 tarihinde açılışını gerçekleştirdik. Tabii 27 Ocak tarihi bizim için özel bir tarih. Sergimizin çıkış noktası, çıkış nedeni aslında 27 Ocak 1299 tarihinde Karacahisar Kalesi’nde Osman Gazi adına okunan ilk hutbe ile aslında Osmanlı Devleti’nin kuruluş günü olarak kabul edilen gün. Biz bunun yıldönümünde böyle bir etkinlik düzenlemek istedik. Bu hutbenin ilk orijinal metni de burada şu an sergilenmektedir” dedi.



“Bu işin felsefesine ve sanatına vurgu yapmak istedik”


Vatandaşların sergiye yoğun bir ilgi gösterdiklerini söyleyen Çelik, “Yoğun bir katılımla açılışımızı gerçekleştirdik. Bu da bizi ziyadesiyle mutlu etti. Bu işin felsefesine ve sanatına vurgu yapmak istedik. Bir Alplik kültürü var bizim tarihimizde. Yüzyıllardan beri süregelen, Anadolu’ya anayurtlarımızdan getirdiğimiz köklü bir tarihimiz ve kültürümüz var. Eskişehir’in bu anlamıyla bu kültür için önemli bir merkez. Sergimizin de Eskişehir’den başlaması buna vurgu yapmak içindi” şeklinde konuştu.



“Osmanlı Devleti’nin ilk kuruluş metni olan orijinal hutbe en dikkat çekici eser”


Türk savaş sanatında kullanılan oklar, yaylar, kılıçlar, mızraklar, çeşitli ekipmanlar ve geleneksel zırhlar ile kronolojik sıraya göre hazırlanan yaklaşık 158 parçanın sergide yer aldığını ifade eden Çelik, sözlerine şöyle devam etti:


“Şimdilik 14 Şubat’a kadar Eskişehir’deyiz. Buradaki eserlerimizin birçoğu bu işe gönül vermiş kişilerin kendi sergilerinden temin edildi. Civar illerimizde yine kuruluş döneminin izlerini taşıyan eserler özel izinlerle bu sergiye getirildi. Burada milattan önce 5. yüzyıla ait İskitler dönemine ait ok uçlarından, Selçuklu dönemine ait eserlere kadar ve yine Osmanlı döneminden günümüze kalan kılıçlara ve ekipmanlara kadar birçok tarihi eserimiz, ürünümüz mevcut. Burada sergimizin şüphesiz bütün eserleri çok kıymetli ama bizim için, ‘En dikkat çekici eser nedir?’ diyecek olursak Osmanlı Devleti’nin ilk kuruluş metni olan orijinal hutbe metni var. 1299’da Dursun Fakih tarafından Osman Gazi adına okutulan ilk hutbe metni burada. Yine Orhan Gazi’nin miğferi ve Mihal Gazi’nin kılıcı burada sergilenmekte. Bunlar en niş eserlerimiz. Şu an için buradaki gördüğünüz bütün eserler ilk kez Eskişehir’de sergileniyor.”



“Berlin ve Viyana ile görüşmeler yapıyoruz, sergiye oralardan da talep var”


Serginin sona ereceği 14 Şubat 2025 tarihinden sonra eserleri talep eden başka şehirlerin olduğunu da kaydeden Mustafa Çelik, “Bu sergiyi ortaklaşa oluşturma fikri gündeme getirdiğimiz illerimiz var. Bilecik ve Kütahya, Tokat, Bitlis’in Ahlat ilçesi, Bursa, Adapazarı ve Yalova şu an için sergimizin taliplisi olan illerimiz. Henüz dijital kataloğumuzu oluşturmamış olmamıza ve sergiden herhangi bir görsel paylaşmamamıza rağmen Türkiye dışında da Berlin ve Viyana ile görüşmelerimiz var, oralardan da talep var. Tabii bizim hedefimiz bu kültürü, bu kıymetli eserleri, bu sanat şaheserlerini sadece ülkemiz sınırları içerisinde değil, Avrupa’da dünyanın birçok yerinde tanıtmak” ifadelerini kullandı.



Türk savaş sanatının zengin geçmişini yansıtan 158 eser ilk defa Eskişehir’de sergilendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sarıyer’de AVM’de çanta çalan 10 yaşındaki çocuğun 92 suç kaydı çıktı İstanbul Sarıyer’de alışveriş merkezinde bir kadının çantası çalındı. Sarıyer Asayiş Büro ekiplerince yakalanan 10 yaşındaki şüphelinin 92 suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Hırsızlık anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 4 Mayıs’ta saat 19.00 sıralarında Sarıyer İstinye’deki bir alışveriş merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Melike A., çocuklarıyla alışveriş merkezinde vakit geçirdiği sırada bebek arabasında asılı bulunan çantası çalındı. Durumu polise bildiren Melike A, çantasında 100 bin lira değerindeki cep telefonu, bin 400 lira nakit para ile cüzdanının bulunduğunu söyledi. 10 yaşında 92 suç kaydı çıktı İhbar üzerine Sarıyer Asayiş Büro Amirliği ekipleri olay yeri ve çevresindeki güvenlik kameralarını inceledi. Yapılan çalışmalarda çantayı alan kişinin alışveriş merkezinde dolaştığı, bir süre sonra bebek arabasının yanına yaklaşarak çantayı aldığı, ardından da taksiyle kaçtığı belirlendi. Çalışmalarını sürdüren polis ekipleri, şüphelinin bindiği taksiyi Büyükdere Caddesi TEM bağlantı yolunda durdurdu. Araçta yapılan kontrollerde çantayı çaldığı belirlenen D.T., çaldığı eşyalarla yakalandı. Emniyete götürülen D.T.’nin yapılan Genel Bilgi Taraması’nda (GBT) ’hırsızlık’tan 92 suç kaydı olduğu ortaya çıktı. D.T., işlemleri için Sarıyer Çocuk Büro Amirliği’ne götürülürken, eşyalar ise sahibine teslim edildi. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Mersin Mersin’de iki kardeşin öldüğü olayda tedavisi tamamlanan anne ile baba taburcu oldu Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle kaldırıldıkları hastanede 2 çocuğu ölen kendilerinin tedavisi ise bugün tamamlanan hamile anne ile polis memuru eşi taburcu edildi. Çiftin taburcu olur olmaz, çocuklarının kabirlerine gittiği öğrenildi. Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile anne ile babanın tedavisi tamamlandı, bugün taburcu edildi. Taburcu olan çiftin Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na defnedilen çocuklarının kabrine gittiği öğrenildi. Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla AFAD ekiplerinin yaptığı incelemede ailenin yattığı odada insan sağlığını tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edilmişti. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metrekarelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı belirlenmişti.