SAĞLIK - 31 Aralık 2025 Çarşamba 15:49

Yeni yıl "O etki" ile başlıyor

A
A
A
Yeni yıl "O etki" ile başlıyor

Her yılın sonuna doğru, çoğu zaman farkına bile varmadan zihnimizde sessiz bir muhasebe süreci başladığını ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, "Yeni yılın gelişi, birçok kişiyi hedef belirleme moduna getirir. Fakat araştırmalar, büyük hedeflerin çoğunun Şubat ayı bile olmadan vazgeçildiğini gösteriyor. Bunun temel nedeni, beynin büyük değişimlere değil, küçük ve sürdürülebilir adımlara daha iyi uyum sağlamasıdır. Psikolojide buna "Küçük Adım Teorisi" diyebiliriz" ifadelerini kullanarak yeni yılda hedefleri gerçekleştirme yolunda söylemi değiştirmenin önemini anlattı.



"Fresh Start Effect" (Temiz Sayfa Etkisi)


İnsan beyninin belirli zamanlara ve dönüm noktalarına anlam yüklemeye eğilimli olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, "Pazartesi, ay başı, doğum günleri Bu tarihlerin her biri zihinde "yeni bir başlangıç" duygusunu tetikler. Psikolojide "Fresh Start Effect" (Temiz Sayfa Etkisi) olarak adlandırılan bu durum, yeni yıl yaklaşırken çok daha belirgin hale gelir. Yeni yıl düşüncesi, beynimize ‘Geçmiş geride kaldı, şimdi yeniden başlama zamanı’ mesajı verir. Bu his iç enerjiyi artırır, hedefleri daha ulaşılabilir kılar ve zihni geleceğe odaklar. Bu nedenle yılbaşına yaklaşan pek çok kişide yenilenme, iyileşme ve değişim isteğinin yükselmesi oldukça doğaldır" ifadelerini kullandı.



"Yılsonu duygusallığı bir zayıflık değil; kişinin iç gelişiminin önemli bir göstergesidir"


Yılsonuna yaklaşıldığında hafızanın doğal olarak geriye dönük çalışmaya başladığına dikkat çeken Çokaygil, "Bu durum, beynin "kapanan döngüleri tamamlama" eğiliminin bir sonucudur" diyor. Bu dönemde birçok kişi kendine "Bu yıl nasıl geçti?", "Neleri başardım?", "Neleri yarım bıraktım?", "Değiştim mi?", "Kendim için ne yaptım?" sorularını yöneltir. Bunun nedeni zihnimizin, yeni yıla daha düzenli bir başlangıç yapabilmek için yaşanan yılı anlamlandırmaya çalışmasıdır. Yılsonu duygusallığı bir zayıflık değil; kişinin iç gelişiminin önemli bir göstergesidir. Bu süreç bazı kişilerde huzur, bazılarında ise hafif bir endişe oluşturabilir; her iki duygu da psikolojik açıdan olağandır" diye konuştu.



Yeni yıl kaygısını yönetmenin en sağlıklı yolu: "Hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor."


Yeni yılın herkes için heyecan verici olmadığını ifade eden Çokaygil, "Bazıları bu dönemde daha huzursuz hisseder. Sosyal medya paylaşımlarındaki başarı hikâyeleri, çevrenin "Yeni yılda neler yapacaksın?" soruları, kendini değerlendirme süreci Tüm bunlar bir baskı oliştirabilir ve kişi bazen şöyle düşünebilir: "Herkes ilerliyor, ben yerimde sayıyorum", "Zaman çok hızlı geçiyor", "Yeni bir yıla hazır değilim". Bu kaygı aslında "yetişememe" hissinden gelir. Zihnimiz, yıl bittiğinde defterin tamamen kapanması gerektiğini sanır ama gerçek böyle değildir. Bu yüzden yeni yıl kaygısını yönetmenin en sağlıklı yolu, kendine şunu hatırlatmaktır: "Hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor" ifadelerini kullandı.



"Her gün 10 bin" yerine "Günde 5 dakika yürüyüş"


Yeni yılın gelişinin birçok kişide hedef belirleme isteğini tetiklediğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, "Ancak araştırmalar, yılın başında konulan büyük hedeflerin çoğunun daha şubat ayı gelmeden bırakıldığını gösteriyor. Bunun temelinde beynin büyük ve radikal değişimlere uyum sağlamakta zorlanması yatıyor. Bunun yerine küçük, sürdürülebilir adımları kullanın. Psikolojide "Küçük Adım Teorisi" olarak tanımlanan bu yaklaşımda, küçük eylemler başarıya dönüştükçe beyinde dopamin salgılanır ve kişi davranışı tekrar etmeye motive olur. Bu nedenle "Her gün 10 bin adım" yerine "Günde 5 dakika yürüyüş", "Bu yıl çok kitap okuyacağım" yerine "Her gün 2 sayfa" hedefi çok daha kalıcı sonuçlar doğurur. Hedeflerin sürdürülebilir olmasının sırrı, küçük bitişlerin büyük bir kararlılığa dönüşmesidir" diyerek yeni yıl planlamasında gerçekçi adımların önemine dikkat çekti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın ADÜ Hastanesi’nden ’ihmal’ açıklaması Aydın’ın Köşk ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki Sinem Taç’ın hayatını kaybetmesiyle ilgili ’ihmal’ iddialarına cevap veren Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi, yapılan incelemelerde hastaya yönelik tüm tıbbi işlemlerin mevzuat ve tıbbi uygulamalar çerçevesinde gerçekleştirildiğini, ölüm nedeninin ise henüz netlik kazanmadığını açıkladı. Geçtiğimiz 25 Şubat günü Aydın’ın Köşk ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki Sinem Taç’ın ölümünde ’ihmal’ olduğu iddiaları üzerine Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nden açıklama yapıldı. Yapılan incelemelerde hastaya yönelik tüm tıbbi işlemlerin mevzuat ve tıbbi uygulamalar çerçevesinde gerçekleştirildiği ve ölüm nedeninin ise henüz netlik kazanmadığını beliren hastaney yönetiminde yapılan açıklamada "Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi ile ilgili çeşitli iddialara yer verilen haber ve yorumların yer aldığı görülmektedir. Konuya ilişkin olarak hastanemize başvuru süreci ve ilgili tıbbi işlemler hasta dosyası üzerinden detaylı şekilde incelenmiştir. Yapılan incelemelerde, görevli hekimlerimizin hastanın şikayetleri doğrultusunda gerekli tüm tıbbi değerlendirme ve işlemleri ilgili mevzuat ve tıbbi uygulamalar çerçevesinde gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Hastamızın vefatının nedeni henüz netlik kazanmamış olup, konuya ilişkin yetkili kurumlar tarafından yapılmış kesin bir açıklama bulunmamaktadır. Bununla birlikte Hastanemiz Acil Servisinde bulantı ve kusma şikayeti ile başvuran hastalarda dünya genelinde uygulanan tıbbi değerlendirme algoritmaları doğrultusunda gerekli incelemeler gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda hastamız, dış gebelik, akut batın, pankreatit, çoklu organ yetmezliği ve çeşitli enfeksiyonlar açısından değerlendirilmiş olup, yapılan muayene ve tetkiklerde alarm bulgusu saptanmamıştır. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi, üçüncü basamak sağlık hizmeti sunan bir üniversite hastanesi olarak alanında uzman hekimler ve sağlık personeli ile hizmet vermektedir. Hastanemizde sağlık hizmetleri nöbet sistemi ile 24 saat kesintisiz şekilde yürütülmekte olup, gerekli durumlarda öğretim üyelerinin danışmanlığında tüm tıbbi süreçler titizlikle gerçekleştirilmektedir. Hastamızın başvurduğu gün de dahil olmak üzere nöbet listelerine göre görevli olan tüm hekimler görevleri başında bulunmuştur. İlgili öğretim üyesi de mevzuatın öngördüğü şekilde görevini yerine getirmiştir. Bu kapsamda kamuoyunda yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır" ifadeleri yer aldı. Sinem Taç’a bakan doktorun da istifa ettiğine yönelik ortaya atılan iddiların da asılsız olduğuna çeken ADÜ Hastanesi, açıklamasının devamında "Ayrıca bazı haber ve paylaşımlarda dile getirilen ’hastaya bakan hekimin istifa ettiği’ yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamakta olup, ilgili hekim görevine devam etmektedir. Hastanemizde ayrıca mevzuat çerçevesinde yürütülen "icapcı hekim uygulaması" bulunmaktadır. Bu uygulama kapsamında ilgili branşlarda görev yapan öğretim üyeleri ve uzman hekimler, ihtiyaç duyulması halinde hastaneye çağrılmak üzere hazır bulundurulmaktadır. Nöbetçi hekimler tarafından gerekli görüldüğü durumlarda ilgili branşın icapcı hekimi ile iletişime geçilmekte, hastanın klinik durumu hakkında bilgi paylaşılmakta ve gerekli değerlendirmeler yapılmaktadır. Gerektiğinde ilgili öğretim üyeleri hastaneye davet edilerek hasta değerlendirme ve tedavi süreçlerine doğrudan dahil olmakta, tıbbi süreçler ekip anlayışı içinde ve mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. 2025 yılı içerisinde yaklaşık 1,2 milyon muayene ve işlemin gerçekleştirildiği Hastanemiz, bölge halkına nitelikli ve güvenilir sağlık hizmeti sunma sorumluluğunu sürdürmektedir. Kurumumuz hakkında kamuoyunda yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığı hususu kamuoyunun bilgisine sunulur. Genç yaşta hayatını kaybeden Sinem Taç’a Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaştığımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" ifadelerine yer verildi.