SAĞLIK - 12 Kasım 2024 Salı 15:38

Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı

A
A
A
Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Elbeyli, akciğer kanserinin kanser türleri arasında hem görülme sıklığı hem tedavisi hem de beraberinde getirdiği sorunlar ile en ciddi sağlık problemlerinden biri olduğunu söyledi.


SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Merkezi Koordinatörü de olan Prof. Dr. Elbeyli, 1- 30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle açıklama yaptı.


“Akciğer kanserinin, tüm organ kanserlerinden her yönüyle ayrıldığını ve teşhisten tedavisine kadar olan süreçte farklı özellikler gösterdiğini anlatan Prof. Dr. Elbeyli, “Akciğer kanseri erkeklerde ilk sırada görülmekte ve yaşam kaybı nedeni olarak da ilk sırada yer almaktadır. Kadınlarda ise görülme sıklığı olarak ilk üç sıradadır” dedi.



Akciğer kanserinin nedenleri


akciğer kanserinin oluşumunda bilinen nedenleri açıklayan Prof. Dr. Elbeyli, “Sigara ilk sırayı almaktadır. Radyoaktif gazlara maruz kalmak, hava kirliliği, kronik akciğer hastalıkları, genetik yatkınlık, kötü beslenme ve kötü öz bakım bu nedenler arasında hemen sıralanabilir. Sigara ülkemizde yüksek oranda tüketildiğinden doğal olarak sigara nedenli hastalıkların görülme sıklığı da artmaktadır" dedi.



Akciğer kanseri belirtilerinin sinsi ve aldatıcı özellik gösterdiğini hatırlatan Prof. Dr. Elbeyli, tanıya yönelik şu bilgileri paylaştı:


“Günümüz görüntüleme yöntemleri başta olmak üzere, laboratuvar imkanları bize büyük kolaylıklar ve önemli imkanlar sağlamaktadır. Akciğer kanserinde uzayan öksürük, nefes darlığı ve atipik göğüs ağrısı mutlaka önemsenmeli ve incelenmelidir. Öksürük ile ağızdan kan tükürmenin de geciktirilmeden değerlendirilmesi gereklidir. Alınan patolojik numunenin günümüzde incelenmesi de önemli gelişmeler ışığında bizleri çok değerli sonuçlara ulaştırmaktadır.



İlk bilgileri takiben yine gelişmiş tanı yöntemleri, bronkoskopi, ultrasonik bronkoskopi, torakoskopi (Kamera ile kapalı yöntem olarak da adlandırabiliriz) ve gerekirse radyolojik girişimsel işlemlerle hızlı tanıya ulaşmak mümkün olmaktadır. Üstelik bu yöntemler ciddi risk oluşturmayarak konfor açısından da hastalar için daha kabul görebilmektedir. Tanı için ileri yöntemlere yani cerrahi işlemlere daha az ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır.


Tüm kanserlerde olduğu gibi amacımız akciğer kanserinde de hastalığa erken tanı koyabilmektir. Bu nedenle de topluma hastalığın etkenlerini iyi tanıtabilmek ve belirtileri konusunda bilinçlendirmek önemli bir eğitim organizasyonu gerektirmektedir.”



“Erken evrede tanı alan akciğer kanseri hastalarında günümüz tedavi yöntemleri ile uzun sağ kalımlar ve hatta kür mümkün olmaktadır” diyen Prof. Dr. Elbeyli, tedavi konusunda ise “Akciğer kanserinin belirli patolojik tiplerinde erken evrede halen altın standart, hayat uzatan ve kurtaran yöntem cerrahidir. Elbette ilaç tedavisi-kemoterapi ve radyoterapi yöntemleri de tek başına veya kombine uygulanmakta hastalara yaşam şansı vermek için kullanılmaktadır. Günümüzde bilimin, bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu yeni moleküller kanser tedavisinde büyük umutlar oluşturmuştur. Biz bunlara ilk planda hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi diyoruz. Hastalarımızdan alınan kan, vücut sıvı ve doku örneklerinden yapılan moleküler-genetik testler ile her hastaya kanserinin yapısal duruma göre tümör çoğalmasını engelleyici ilaçlar belirlenebilmektedir. Ameliyat öncesi bu ilaçların kullanımı ile hastalık geriletilmekte, tümör küçülmekte ve cerrahi başarısı artmaktadır. Her ne tedavi yöntemi olursa olsun hastanın tedaviye katılımı, iyileşeceğine olan inancı mutlaka gereklidir. Tedavide hasta ve hasta yakınlarının sağlık ekibi ile iş birliği olmazsa olmaz bir konudur" şeklinde konuştu.



Akciğer kanserinin tanısından tedavisine multidisipliner bir ekip anlayışı ile yürütülmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Elbeyli, “İlgili birimin imkanları, bilgi ve tecrübe birikimi çok önemli ve mutlaka gereklidir. SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Merkezi de işte bu işlevi yerine getirmek için hastalarına multidisipliner bir yapıda hizmet vermektedir” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.