GÜNDEM - 30 Kasım 2024 Cumartesi 11:05

Aktarlarda kış yoğunluğu

A
A
A
Aktarlarda kış yoğunluğu

Gaziantep’te kış aylarının gelmesi ile birlikte havaların soğumasıyla gribal enfeksiyon hastalıklarından korunmak isteyen vatandaşlar, aktarlarda yoğunluk oluşturuyor.


Kış mevsimi ile birlikte bağışıklık sistemlerini güçlendirmek isteyen ve daha çok doğallığı tercih eden vatandaşlar, aktarcıların yolunu tutmaya başladı. Soğuk algınlığına yakalanmamak için çeşitli bitkilerin karıştırılarak hazırlandığı kış çayının tüketilmesini öneren aktarlar, şifalı bitkilerin hasta olmadan önce tüketilmesi gerektiğini ifade ediyor. Aktarlar, özellikle içerisinde kuşburnu, ıhlamur, zencefil ve adaçayı gibi bitkileri barındıran kış çayının gribal enfeksiyonlara karşı kalkan görevi gördüğüne dikkat çekiyor. Soğuk algınlığı ve gribe karşı önlem almak isteyen vatandaşlar çareyi aktarlarda arıyor. Özellikle soğuk algınlığı, öksürük ve grip gibi hastalıklara bitkisel çözümler arayan vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler arasında ise ıhlamur, zencefil, zerdeçal, hatmi çiçeği, tarçın ve ada çayı bulunuyor. Soğuk algınlığına karşı bünyesini doğal yollarla güçlendirmek isteyen vatandaşlar, aktarlarda yoğunluk oluşturmaya devam ederken, aktarlar ise vatandaşlar için çeşitli bitkilerden oluşan kış çayı önerisinde bulunuyor. 25 yıldır tarihi Almacı Pazarı’nda aktar dükkanında çalışan 40 yaşındaki Hasan Akyüz, kış çayının antibiyotik ilaç tedavi gördüğünü ve birçok solunum yolu enfeksiyonuna iyi geldiğini belirtti.


Yaklaşık 10 bitkinin karışımıyla oluşturdukları kış çayına mevsimsel geçişlerden dolayı rağbetin çok fazla arttığını dile getiren Akyüz, çeşitli hastalık ve enfeksiyonlardan doğal yollardan korunmak isteyen vatandaşların kış aylarında ıhlamuru hayatlarından çıkartmamaları gerektiğini belirtti.


Gribal enfeksiyonlara karşı vatandaşların genellikle şifalı bitkileri tercih ettiğini belirten Akyüz, “Aktar olduğumuz için şifalı bitkiler satıyoruz. Almacı Pazarı yoğunlukla turistlerin geldiği bölgedir. Gaziantep’e gelen mutlaka bu çarşıyı geziyor. Bizde şifalı bitkiler sattığımız için kış mevsiminin gelmesiyle soğuk algınlığına karşı ürünler yapıyoruz. Ihlamur, ada çayı, tarçın, karanfil ve diğer bitkisel ürünleri satıyoruz. Özellikle soğuk algınlığı için bitkilerimiz var. Şu anda çok fazla talep var” dedi.


“Ihlamura çok talep var”


Ihlamur fiyatlarının 2 bin ile 3 bin lira arasında değiştiğini belirten Akyüz, "Piyasada ıhlamur az olduğu için fiyatını yüksek tutuyorlar. Ihlamur fiyatı yüksek olmasına rağmen kış mevsiminde olduğumuz için ıhlamura talep var. Şu ana kadar ıhlamur fiyatlarından dolayı şikayetçi olanı görmedik. Vatandaş az da olsa alıyor. 50 ve 100 liralık ıhlamur alıyorlar. Vatandaşlar bütçelerine uygun şekilde alıyorlar" şeklinde konuştu.


“Kış çayı çok tercih ediliyor”


Kış çayının içerisinde ıhlamur, kuşburnu, tarçın ve papatya gibi birçok bitkinin yer aldığını bildiren Akyüz, “Şifalı olarak bildiğimiz bu bitkilerin tamamen antibiyotik etkisi gösterdiğini biliyoruz. Kış aylarında sabah bir fincan ve akşam bir fincan olmak üzere günde iki bardak kış çayı tüketildiği takdirde insan dinç oluyor” ifadelerini kullandı.


“Grip olunca ben hiç ilaç kullanmıyorum”


Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte artan salgın hastalıklardan korunmak için bitkisel ürünleri tercih ettiğini belirten vatandaşlardan Sabiha Güçlü, “Biz, kışın hemen hemen her gün ıhlamur tüketiyoruz. Yazın da ıhlamur tüketiyoruz ama daha fazla kışın tüketiyoruz. Çünkü ıhlamur uykuyu da dengeliyor. Grip olduğumda ise kekik buharı yapıyorum. Ihlamurun yanı sıra sumağı da çok kullanıyorum. Grip olunca ben hiç ilaç kullanmıyorum” diye konuştu.



Aktarlarda kış yoğunluğu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında tanıklardan "altın" ve "Rolex" ifadeleri Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Erhan Kantar iddianamede bahsi geçen Rolex saat alımına ilişkin, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi" ifadelerini kullandı. Tanık Yavuz Can İmirgi ise Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendiğini söylediği dairedeki proje çalışmasına ilişkin, "2 defa bir mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıkların ifadeleri alınmaya devam edildi. "Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok" Bir döviz bürosundan yapılan işlemle ilgili tanık olarak dinlenen İsmail Hilmi Şanlı, 25 yıldır döviz bürosunda çalıştığını belirterek, yüklü miktarda alım satım işlemlerine ilişkin bilgisi olmadığını söyledi. Şanlı, "Müşteri geldiği zaman altın isteyen olursa başka firmaya yönlendiririz. Yüklü miktarda alım satım olduğundan bilgim yok. Mustafa A. ve Erkan A. bizim işlerin başında durur. Bülent Ç.’yi tanımıyorum, hiç görmedim. Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok. Kasada hiç altın görmedim. Bir kuyumcu dükkanı ile döviz bürosunun ortaklığı var" ifadelerini kullandı. "Zuhal M.’ye 900 bin TL gönderdim" Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e araç alımına ilişkin tanık olarak dinlenen Erdem Eylem, 2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey’in kendisinden vekalet çıkarmasını istediğini anlattı. Eylem, "2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey benden vekalet çıkarmamı istedi, araç alış vekaleti çıkardım. Çağrı Bey’in vermiş olduğu 730 bin TL parayı aracı satan kişiye havale yaptım. Bir ay sonra bana aracı devredeceğini söyledi, 16. Notere yönlendirdi. Ben de gidip aracı devrettim. Verilen parayı Çağrı Bey’in hesabına gönderdim. Birkaç gün sonra Zuhal M.’ye para göndermemi istedi. Verdiği hesaba ben de 900 bin TL gönderdim" dedi. Eylem, ifadesinin devamında 2023 yılı mart ayında yaşanan para hareketine ve dükkanların gösterilmesi sürecine ilişkin de beyanda bulundu. Eylem, "2023 Mart ayında da Çağrı Bey, bir bankanın şubesinden para alacağımı söyledi. 7 milyon para aldım, 5 milyonunu Çağrı Bey’in hesabına gönderdim, 2 milyonunu kasaya koydum. Daha sonra 3 tane anahtar verdi, ‘Belediyeden birileri gelecek, 3 tane dükkan var onları göster’ dedi" ifadelerini kullanarak bir şirketten birilerinin geldiğini, kent lokantası yapacaklarını söylediğini ve dükkanlara baktığını söyledi. "554,5 gram altın karşılığı para yatırılması" Kuyumcu dükkanı aracılığıyla başka bir kuyumculuk dükkanı üzerinden altın alım satımı gibi gösterilerek, Muhittin Böcek’in kız arkadaşı M.K.’nın hesabına o günkü altın kuru üzerinden 554,5 gram altın karşılığı para yatırıldığı iddiasına ilişkin tanık İhsan Özkoç dinlendi. Özkoç, "Halil A. müşterimizdir. O gün de altın satmak için dükkanımıza gelmişti. Kasamız müsait olmadığı için başka bir dükkana yönlendirdik. Telefonla arıyoruz, fiyat soruyoruz, ‘550 gram altın var’ diyoruz. Uygunsa yanımızdaki çocukla altını gönderiyoruz. Altını gönderdik, 1 milyon 800 bin TL’ye karşılık geldiğini hatırlıyorum" diyerek Halil A.’nın vermiş olduğu IBAN numarasını belirtilen kuyumcu dükkanına gönderdiğini açıkladı. Saat alımı Rolex saat alımına ilişkin dinlenen tanık Erhan Kantar, Berkan Genç’in şoförü olduğunu ve plaj açıldığında plajda çalışmaya başladığını söyledi. Kantar, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi. Lara’da Rolex mağazasına gidip Berkan Bey’in gönderdiğini söyledim. Kredi kartıyla ödeme yaptım, saati aldım. Daha sonra ‘Saati Ali Altun’a bırak’ dedi. Ben de saati Ali Bey’e bıraktım" ifadelerini kullandı. Kantar, olaydan birkaç gün sonra siyah bir poşet verildiğini de belirterek, "‘Bunu Serkan T. alacak’ dedi. 2 kat sonra geldi, ona poşeti verdim, alıp gitti. İçinde ne olduğunu bilmiyordum. İki hafta sonra Berkan Genç yine siyah poşet verdi, ‘Gelip alacaklar’ dedi. Berkan Bey’in gönderdiğini söyleyerek biri geldi, ona da o poşeti verdim" dedi. "Dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendim" Muhittin Böcek’in evine yapılan tadilata ilişkin konuşan tanık Yavuz Can İmirgi, mimar olduğunu belirterek, bir daire için proje hazırlamasının istendiğini söyledi. İmirgi, "Mimarım, bir daire için proje hazırlamam istendi. Dairenin kime ait olduğunu bilmiyordum. Emniyette verdiğim ifadede dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu öğrendim. Projenin gerçekleşme aşaması 2-3 ay sürdü. 2 defa Kupa Kızı adlı mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım. Daha sonra 2 parça halinde 200 bin TL aldım. Serkan T. teyzemin oğlu olur. Ödemeye dair fatura almadım. Daire sahibiyle proje aşamasında hiç görüşmedim" diye konuştu. "Babamın talimatıyla bankadan para çekerek elden teslim ettim" Ekpa Sitesi’nden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin tanık Elvan Köysüren de beyanda bulundu. Köysüren, "Dükkanlarla ilgili işlerin içinde değilim. Bir dükkanla ilgili para transferim gerçekleşti. Belirtilen tarihlerde babam Sezgin Köysüren’in talimatıyla bankadan para çekerek elden Fırat Akyürek’e teslim ettim" dedi. "Oğlum Kaan evi üzerine aldı" İsmail E. tarafından Muhittin Böcek’e ait olduğu iddia edilen evi üzerine alması istenen tanık Cihangir Karbukan, İsmail E.’yi 20 yıldır tanıdığını ve kendisiyle birçok kez ticaret yaptığını söyledi. Karbukan, "2002 yılından beri Antalya’da bir şirketin sahibiyim. İsmail E.’yi 20 yıldır tanırım, kendisiyle birçok kez ticaret yapmıştık. Ankara’da iş seyahatindeyken, ‘Alacak verecek sıkıntısı olan bir yer var, bir süreliğine üzerine alır mısın?’ dedi. Ben de vaktimin olmadığını, oğlum Kaan Karbukan’a yönlendireceğimi söyledim. Kaan’ı arayıp bilgi verdim. Daha sonra oğlum Kaan üstüne aldı. Bir süre sonra İsmail beni arayarak Tuncay S.’nin evi Kaan’ın üzerinden devralacağını söyledi. Sonra da Tuncay S., Kaan’ın üzerinden evi devraldı" şeklinde konuştu. "Mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi" Tutuksuz yargılanan Özlem Yıldız K.’nın eski çalıştığı iş yerinde mimar olduğunu belirterek, mimari projelerde kendi imzasının kullanılmasına ilişkin tanık Nilay Gizem Altay, beyanda bulundu. Altay, "Özlem Yıldız K. eski çalıştığım iş yerinde mimardı. Eşi belediyede çalıştığı için mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi. Projelerden biri Demir Demir’e aitti, diğerlerini hatırlamıyorum" diye konuştu.
Çorum Hitit Üniversitesi’nde sektörün öncüleri öğrencilerle buluştu Çorum Hitit Üniversitesi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Teknoloji Akademisi iş birliğinde düzenlenen "Sektör Kampüste Kariyer Buluşmaları" programı öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Çorum Hitit Üniversitesi, öğrencilerin kariyer yolculuklarına rehberlik eden önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, YÖK, TÜBİTAK ve Milli Teknoloji Akademisi’nin desteklediği "Sektör Kampüste Kariyer Buluşmaları" çerçevesinde, üniversite öğrencileri profesyonellerle buluşturdu. Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknoloji Eğitimleri Dairesi Başkanı Fatma Nur Akın’ın moderatörlüğünü yürüttüğü panele TÜBİTAK İnsan Kaynakları Daire Başkanı İsmail Baş, Limon Cloud Eğitim Koordinatörü Hakan Hilmi Kapucu, Meddata Bilişim Genel Müdürü Serkan Baştuğ, Mikrogrup Yazılım Eğitim ve Kariyer Platformu Yöneticisi Ahmet Şagın ve son olarak Orion Innovation Yazılım Doğrulama ve Kalite Güvence Müdürü Barış Hızal konuşmacı olarak katıldı. Panelistler,kendi alanlarına ait konularda öğrencilere önemli bilgiler verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, üniversite ve sektörlerin ilişkisinin önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin bütün şehirlerinden, hatta 64 farklı ülkeden öğrencimiz var. Verdiğimiz eğitimin boyutu uluslararası düzeyde. ’Bu arkadaşlarımıza, bu kardeşlerimize, bu öğrencilerimize geleceği sektörü nasıl hazırlayacağız’ konusunda, bizim aşısı tutmuş, zaten bir ağacımız vardı ama aşı tutarak verimini arttırdık, lezzetini arttırdık. Sektör Kampüste programının çok ciddi katkısını elde ediyoruz" dedi. "Millilik, yerlilik ve özgünlük" Düzelenen programda teknolojik imkanlar hakkında açıklamalarda bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknoloji Eğitimleri Dairesi Başkanı Fatma Nur Akın, "Artık standart, rutin mühendislik yaklaşımlarının ötesine geçmek durumundayız. Dolayısıyla Milli Teknoloji Hamlesinin üç ana içinde barındırdığı husus bu. Millilik, yerlilik ve özgünlük. Eğer nitelikli insan kaynağınızı olmazsa yani sizler olmazsanız arkadaşlar herhangi bir teknolojik ivmeden bahsedemeyiz" diye konuştu. "O vizyona, o bakışa sahip olmanız çok önemli" Daha sonra konuşan TÜBİTAK İnsan Kaynakları Daire Başkanı İsmail Baş, "Her dersin içeriği farklı olabilir. O vizyona, o bakışa sahip olmanız çok önemli. Netice itibariyle bu derslere girdiğinizde, bu sektörlerle tanıştığınızda, gidip staj yaptığınızda siz fark etmiyor olabilirsiniz ama kendinizi yetkinlik anlamında ve sorgulamanız gereken melekeler anlamında geliştirmeniz gerektiğini öğreniyorsunuz arkadaşlar" şeklinde konuştu. "Değişime dokunabilirseniz siz kazanç çıkarsınız" Öğrencilere çeşitli önerilerde bulunan Hakan Hilmi Kapucu da, "Gerçekten birazcık adım atıp birazcık değişimi hissedebilirseniz, değişime dokunabilirseniz siz kazanç çıkarsınız. Bu yetkinlikleri kendinizi kalibre ederek harcayın. Ne kadar çok gezip, ne kadar çok sektör tanırsanız, ne kadar çok sektör lideriyle karşı karşıya gelirseniz kendinizi kalibre etme şansınız da bir o kadar değerli olacaktır" ifadelerini kullandı. Meddata Bilişim Genel Müdürü Serkan Baştuğ, Mikrogrup Yazılım Eğitim ve Kariyer Platformu Yöneticisi Ahmet Şagın ve Orion Innovation Yazılım Doğrulama ve Kalite Güvence Müdürü Barış Hızal da yazılım sektöründeki gelişimler ve deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.