GÜNDEM - 03 Nisan 2026 Cuma 12:05

Ameliyathanede başlayan aşk evlilikle taçlandı

A
A
A
Ameliyathanede başlayan aşk evlilikle taçlandı

Trabzon’da asistanken tanışıp hayatlarını birleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Nacar ve Op. Dr. Celal Nacar çifti, hayatın ve mesleğin zorluklarına birlikte göğüs geriyor.


2021 yılında Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum branşı üzerine uzmanlık eğitimi alan Celal Nacar, aynı hastanede ihtisas yapan meslektaşı Deniz Ertürk ile tanıştıktan 1 yıl sonra evlendi. Hayatlarını birleştiren çift, şimdi de bilgi ve tecrübelerini birleştirerek kadın sağlığı alanında önemli çalışmalara imza atıyor.


Aynı hastanede görev yapıyorlar


2 yıl önce Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki İslahiye Devlet Hastanesi’nde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak birlikte mesaiye başlayan çift, hayatın ve mesleğin zorluklarını birbirlerine destek olarak kolaylaştırıyor.


Aynı poliklinik ve serviste omuz omuza hastaların sağlığı için birlikte aşkla çalışan, sadece aynı mesleği paylaşmakla kalmayan ve aynı zamanda sağlık hizmetini birlikte güçlendiren ekip olarak görevlerini severek sürdüren çift, meslek aşkı imrendiriyor.


Ekip ruhunun güçlü bir örneğini oluşturuyorlar


Birlikte gerçekleştirdikleri kapalı yöntemle sarkma ameliyatıyla ilçede bir ilki de hayata geçiren çift, hastaların il dışına gitmeden modern cerrahi hizmetlere ulaşabilmesine katkı sağlıyor. Aynı hedef doğrultusunda çalışan çift, hem meslektaş dayanışmasının hem de sağlık hizmetinde ekip ruhunun güçlü bir örneğini oluşturuyor.


Yaptıkları başarılı operasyonlarla kadınların sağlıkla bebeklerini kucaklarına almalarına yardımcı olan çift, hastaları için özveriyle çalışıyor. Çoğu zaman ameliyatlara birlikte giren ve hastanenin poliklinik bölümünde yan yana muayenehaneleri bulunan doktor çift, hastanede de evde de birbirlerine destek oluyor.


Evliliklerindeki uyumu iş hayatlarına da yansıtan ve hastaları için özveriyle çalışan çift, mesleklerini de severek yapıyor.


Meslektaşı ile evli olmasının çok güzel yanları bulunduğunu belirten Op. Dr. Celal Nacar, karşılaştıkları zorlukların üstesinden birlikte geldiklerini söyledi.


"Birlikte mesai yapmak bizi çok mutlu ediyor"


Eşiyle Trabzon’da ihtisas yaptığı dönemde tanıştığını belirten Nacar, "Trabzon’da eşim Deniz hanımla birlikte ihtisas yapmıştık. Birbirimizi tanıdıktan sonra hayatımızı birleştirmek istedik ve birleştirdik. 2 yıl Trabzon’da görev yaptıktan sonra İslahiye’ye geldik. Burada mecburi hizmetimizi yapıyoruz. Aynı branşta görev yapıyoruz ve aynı branşta görev yapmak bizim için büyük bir avantaj sağlıyor. Bazen maalesef zor durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bunları yönetmek ve altından kalkabilmek adına aynı branşta iki uzman olarak görev yapmak bizim için daha kolay oluyor. Hastalarımızda daha fazla fayda görüyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor" dedi.


"Mesleğimizi severek yapıyoruz"


İş hayatındaki birlikteliklerinin evliliklerine olumlu yansıdığını dile getiren Nacar, "Eşimle beraber aynı işi severek yapmak bize keyif veriyor. Eşim zaten mesleğini seven birisi ve ben de mesleğimi seven birisiyim. Bu konuda beraber olmak ayrıca bize güç veriyor diyebilirim. Hastalarımızı gebelik boyunca takip etmek büyük emek istiyor. Gebelikte takip ettiğimiz hastaların bebeğini ilk bizim görmemiz, o emeğin karşılığı olarak bizi çok mutlu ediyor. Bu konuda da özverili olmak lazım. Biz de bu konuda tabi ki hep mutluyuz" ifadelerini kullandı.


"Eşimle birlikte görev yapmak güzel bir duygu"


Evde karı koca klinikte iki meslektaş olduklarını belirten Deniz Nacar ise, "Eşimle 6 yıldır beraberiz ve eşimle ihtisas döneminde tanıştık. Sonrasında hayatımızı birleştirme kararı verdik. O gün bugündür de sürekli aynı hastanedeyiz. Hastalarla beraber ilgileniyoruz. Herhangi bir zor durumda ise birbirimize destek oluyoruz. Evde olduğu gibi hastanede de sürekli yan yanayız. Gerek normal gebelik takiplerimiz olsun, gerek jinekolojik ameliyatlarımız olsun, daha önce İslahiye Devlet Hastanesi’nde yapılmayan özellikli olan ameliyatlara beraber başladık. Çoğunu başarıyla tamamladık. Yaklaşık 5-6 tane ameliyatımız oldu. Planladığımız 5-6 ameliyatımız daha var. Çok şükür hastalarımız da gayet memnunlar. Sonuçlarımız gayet iyi ve doğumlarımız çok güzel. Bebekler ilk bizimle tanışıyor ve bebeklerle il tanışmaktan da çok memnunuz. Eşimle birlikte görev yapmak güzel bir duygu. Çünkü iş arkadaşı olarak da insan bazen destek arayabiliyor. Bazı hastalarda, özellikle bazı durumlarda insanlık hali herkes yanında bir destek arayabilir. Bu desteğin meslektaş eşinizden gelmesi aynı zamanda çok daha güzel ve güvenli oluyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Uzayda rekabet kızışıyor: Türkiye sahaya iniyor Türkiye’nin uzaya giden ikinci astronotu olan Tuva Cihangir Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlayan Türkiye’nin uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Astronot Tuva Cihangir Atasever, Tekirdağ’da bir araya geldiği öğrencilerle uzay yolculuğu deneyimlerini paylaştı. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Tuva Cihangir Atasever, ilkokul ve lise öğrencilerine uzay yolculuğu sürecini, aldığı eğitimleri ve bilimsel çalışmalarını aktardı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda, uzayın bilinmeyen yönleri sade bir dille anlatıldı. Astronot Alper Gezeravcı ile birlikte ABD, Almanya ve Japonya’da katıldığı eğitim süreçlerinden bahseden Atasever, farklı ülkelerde yürütülen çalışmaların Türkiye açısından önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Uzay çalışmalarının hızla geliştiğine dikkat çeken Atasever, mevcut uluslararası uzay istasyonunun 2030 yılına doğru görevini tamamlayacağını belirtti. Yeni dönemde ticari uzay istasyonlarının ön plana çıkacağını söyleyen Atasever, özel sektörün bu alandaki yatırımlarının arttığını ve yakın gelecekte bu projelerin somut sonuçlarının görüleceğini dile getirdi. Türkiye’nin uzay hedeflerine de değinen Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlandığını vurguladı. Atasever, Türkiye’nin uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Programın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Atasever, gençlere bilim ve teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.
İstanbul Karsan Otonom e-ATAK, Paris’te yoğun hatlarda test edildi ve onaylandı Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Fransa Paris’te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group ile 6 ay süren kapsamlı projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç, açık trafikte araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. "Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde önemli rol oynayan Karsan, otonom hamlesiyle sektörün dinamiklerini değiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda dünyanın önde gelen otoritelerinin de testlerinden başarıyla geçen Karsan, Paris’in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında otonom sürüş modunda aktif olarak test edildi. Karsan Otonom e-ATAK, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’ndan test onayı ile global referans kazandı Yapılan açıklamaya göre, Karsan’ın teknoloji partneri ADASTEC işbirliği ile geliştirdiği Otonom e-ATAK, Fransa Paris’te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group (Régie Autonome des Transports Parisiens) ile 6 aylık uzun süreli projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç açık trafikte, araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik aktif operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. Elde edilen yüzde 98 otonom sürüş oranı, çözümün sahadaki yüksek güvenilirliğini ve operasyonel olgunluğunu ortaya koydu. Proje kapsamında test faaliyetleri, RATP tarafından UTAC’ın test pistinde gerçekleştirildi. Fransa’daki yetkili kurumların gözetiminde yürütülen kapsamlı değerlendirmeler sonucunda proje, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı otonom mobilite onay süreçlerinden sorumlu DGEC tarafından ülke genelinde test onayı aldı. Bu onay ile Otonom e-ATAK, açık trafikte otonom operasyon gerçekleştirmek üzere "Operasyonel Onay" statüsü kazandı. Bu yönüyle proje, Avrupa’da gerçek trafik koşullarında regülasyon onayı almış öncü ve referans niteliğinde otonom toplu ulaşım uygulamalarından biri olarak konumlandı. Proje ile Paris’in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında (Sucy - Bonneuil RER / Thiais - Carrefour de la Résistance) yaklaşık 8,5 kilometrelik merkezi güzergahta otonom sürüş operasyonları ve sistem validasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Bu kapsamda araç; karma trafik koşullarında navigasyon, duraklarda hassas yanaşma, trafik ışıkları ve kavşaklarla gerçek zamanlı etkileşim gibi ileri seviye sürüş senaryolarında başarıyla test edilerek operasyonel kabiliyetini ortaya koydu. Şirketin Avrupa’dan ABD’ye kadar dünya çapında toplu ulaşımı yeni nesil teknolojilerle yenilemeye devam ettiğini söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "Fransa gibi regülasyonların son derece titiz ve seçici olduğu bir pazarda, Otonom e-ATAK ile elde ettiğimiz bu operasyonel onay, yalnızca bir proje başarısı değil; şirketimizin otonom mobilite alanındaki teknolojik yetkinliğinin ve global vizyonunun güçlü bir teyididir. Gerçek trafik koşullarında elde ettiğimiz yüksek performans, Seviye-4 otonom sürüş teknolojilerinin artık geleceğin değil, bugünün çözümü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyla birlikte şirket olarak, otonom toplu ulaşımın dünya genelinde yaygınlaşmasında öncü rol üstlenmeye ve şehirlerin mobilite dönüşümüne yön vermeye kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise, konuyla ilgili "Karsan ve RATP ile birlikte, Seviye-4 otonom sürüşün toplu taşıma için kanıtlanmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji olduğunu gösterdik. Yüksek kapasiteli BRT hatları da dahil olmak üzere dünyanın en karmaşık metropol ortamlarından birinde başarıyla faaliyet göstermemiz, çeşitli gerçek dünya koşullarında otonom mobiliteyi hayata geçirme ve ölçeklendirme konusundaki yetkinliğimizi ortaya koymaktadır" dedi. ’’2026’da hedefimiz güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına çıkarmak’’ Bu proje ile şirket teknolojisinin kendisini dünyaya yeniden kanıtladığının altını çizen Okan Baş, şöyle devam etti: "Proje ile şirketimiz, yalnızca teknolojik yetkinliğini değil, aynı zamanda farklı şehir dinamiklerine, yüksek yoğunluklu ulaşım senaryolarına ve gelişmiş altyapı entegrasyonlarına hızlı adaptasyon kabiliyetini de ortaya koymuş oldu. Paris gibi global ölçekte referans kabul edilen bir şehirde elde edilen bu başarı, markamızın uluslararası pazardaki konumunu güçlendirirken yeni iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir adım oldu. RATP ile gerçekleştirdiğimiz bu proje, Karsan Otonom e-ATAK’ın gerçek operasyon koşullarında kanıtlanmış performansını ortaya koyarken, aynı zamanda gelişmiş otonom sürüş yazılımı ve araç entegrasyonunun birlikte çalıştığı tam entegre bir Seviye-4 mobilite çözümünün sahadaki başarısını da göstermiş oldu. Şirketimizin Avrupa’daki otonom mobilite dönüşümüne liderlik etme vizyonunu somut şekilde destekleyen bu proje, gelecekteki şehir içi otonom ulaşım projeleri için güçlü bir benchmark oluşturan önemli bir kilometre taşı haline geldi. Bu proje ile elde ettiğimiz operasyonel deneyim ve teknik doğrulamalar, markamızın otonom mobilite yol haritasındaki bir sonraki adım için de güçlü bir zemin oluşturdu. Şirket olarak 2026 yılı içerisinde güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına alındığı tam otonom operasyon modeliyle Norveç’in Stavanger şehrinde yeni bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz."
Konya Konya’nın ’denizinde’ balıkları kurtarmak için zamanla yarış Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Beyşehir Gölü’nden kanala sürüklenerek mahsur kalan binlerce balık, yürütülen çalışma ile kurtarılarak yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Türkiye’nin önemli tatlı su balığı üretim merkezlerinden biri olan ve halen avlanma yasağının devam ettiği Beyşehir Gölü’nden, regülatör kapaklarının kapalı olması nedeniyle halk arasında Çarşamba Kanalı olarak bilinen Beyşehir Soğla Apa Kanalı’na akan balıklar, su akışının olmaması nedeniyle yağmur sularıyla dolu olan dar bir alanda mahsur kaldı. Yavrulama dönemindeki balıklardan bazılarının telef olması, büyük bölümünün de telef olma riskiyle karşı karşıya kalması üzerine Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı su ürünleri koruma ekipleri harekete geçti. Beyşehir Belediyesi ekiplerinin de destek verdiği çalışmalarda, saatler süren yoğun bir kurtarma operasyonu gerçekleştirildi. Boy çizmesi giyerek kanala giren ekipler, kepçeler yardımıyla topladıkları balıkları önce güvenli şekilde koruma altına aldı. Ardından balıklar, göl kıyısında ait oldukları tatlı sulara yeniden bırakıldı. Kanal kenarında toplanan vatandaşlar da çalışmaları ilgiyle takip ederken, balıkların kurtarılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Su yüzeyinde yoğun şekilde hareket eden farklı türdeki balıklar ile yavrularının oluşturduğu görüntüler ise bölgeye gelen doğa ve balık tutkunlarının ilgisini çekti.