ÇEVRE - 03 Nisan 2026 Cuma 13:37

Konya’nın ’denizinde’ balıkları kurtarmak için zamanla yarış

A
A
A
Konya’nın ’denizinde’ balıkları kurtarmak için zamanla yarış

Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Beyşehir Gölü’nden kanala sürüklenerek mahsur kalan binlerce balık, yürütülen çalışma ile kurtarılarak yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı.


Türkiye’nin önemli tatlı su balığı üretim merkezlerinden biri olan ve halen avlanma yasağının devam ettiği Beyşehir Gölü’nden, regülatör kapaklarının kapalı olması nedeniyle halk arasında Çarşamba Kanalı olarak bilinen Beyşehir Soğla Apa Kanalı’na akan balıklar, su akışının olmaması nedeniyle yağmur sularıyla dolu olan dar bir alanda mahsur kaldı. Yavrulama dönemindeki balıklardan bazılarının telef olması, büyük bölümünün de telef olma riskiyle karşı karşıya kalması üzerine Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı su ürünleri koruma ekipleri harekete geçti. Beyşehir Belediyesi ekiplerinin de destek verdiği çalışmalarda, saatler süren yoğun bir kurtarma operasyonu gerçekleştirildi. Boy çizmesi giyerek kanala giren ekipler, kepçeler yardımıyla topladıkları balıkları önce güvenli şekilde koruma altına aldı. Ardından balıklar, göl kıyısında ait oldukları tatlı sulara yeniden bırakıldı. Kanal kenarında toplanan vatandaşlar da çalışmaları ilgiyle takip ederken, balıkların kurtarılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Su yüzeyinde yoğun şekilde hareket eden farklı türdeki balıklar ile yavrularının oluşturduğu görüntüler ise bölgeye gelen doğa ve balık tutkunlarının ilgisini çekti.



Konya’nın ’denizinde’ balıkları kurtarmak için zamanla yarış

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun OMÜ’de "Ustalara Saygı Anadolu Rock Konseri" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde, OMÜ Modern Müzik Topluluğu ile Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen "Ustalara Saygı Anadolu Rock Konseri", Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği konserde, Anadolu rock müziğinin unutulmaz eserleri sahneye taşındı. Programda "Tamirci Çırağı", "Gülpembe", "Sevdim Seni Bir Kere", "Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş", "Islak Islak", "Aşkın Mapushane", "Endamın Yeter", "Elfida", "Anma Arkadaş", "Çöpçüler", "Rüzgar", "Mavi Duvar", "Dert Olur", "Anlıyorsun Değil Mi", "Kara Sevda", "Gibi Gibi", "Kar Yağıyor Bugün Ankara’da", "Sevenler Ağlarmış", "Yollarda Bulurum Seni", "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa", "Aldırma Gönül", "Yaralı Gönül", "Her Şeyi Yak", "Resimdeki Gözyaşları", "Arap Saçı", "Bu Son Olsun" ve "Estarabim" gibi sevilen eserler seslendirildi. Konserde sahneye çıkan ekipte vokal ve elektro gitarda Baran Vural, elektro gitarda Erdem Gümrükçü, bas gitarda Sami Ünal, klavyede Yusuf Kağan Terzi ve bateride Melih Kuzçalı yer aldı. Performanslarıyla dinleyicilerden büyük beğeni toplayan grup, salonu dolduran izleyicilere müzik dolu bir gece yaşattı. Etkinlik, Anadolu rock müziğinin önemli eserlerini yeni nesille buluştururken, katılımcılara nostaljik ve coşkulu anlar yaşattı. Konser, uzun süre alkışlanan performansların ardından sona erdi.
Bursa Nilüfer’de Ataol Behramoğlu ile şiir ve müzik dolu gece Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Dizelerin İzinde" söyleşilerinin konuğu, Türk şiirinin usta kalemi Ataol Behramoğlu oldu. Turgay Fişekçi’nin moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlik, sanatseverlere şiir ve müzikle iç içe bir gece yaşattı. Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini ağırladığı "Dizelerin İzinde" programı, Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Usta şair Ataol Behramoğlu’nun konuk olduğu etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz ile çok sayıda sanatsever katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın birleştirici gücüne dikkat çekti. Usta şairin dizelerine kulak vermekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Haluk Çetin’in müziğiyle zenginleşen bu buluşma, bizlere sanatın sadece estetik değil, aynı zamanda vicdan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor" dedi. Başkan Şadi Özdemir’in konuşması sırasında Behramoğlu’nun "Bir Gün Mutlaka" ve "Sevginin Önünde" şiirlerinden okuduğu bölümler salondan büyük alkış aldı. Behramoğlu’ndan hayata ve şiire dair mesajlar Sanatseverlerin ilgisi eşliğinde sahneye çıkan Ataol Behramoğlu da, Konstantin Simonov’un İkinci Dünya Savaşı sırasında yazdığı ünlü "Bekle Beni" şiirinin çeviri sürecinden bahsederek sözlerine başladı. Hayatta felsefe, şiirin önemini vurgulayan şair, duygu ve dildeki derinleşmenin şiirin temel şartı olduğunu belirtti. Ailesinden ve kendi hayat hikayesinden kesitler paylaşan Behramoğlu, katılımcılara, "Bir şey yapacaksınız hemen başlayın, ertelemeyin" tavsiyesinde bulundu. Usta şair, konuşması esnasında "Sonbahar Ezgisi" şiirini katılımcılar için okudu. "Hayattan gelen organik şiir" Söyleşinin moderatörü yazar Turgay Fişekçi ise Türk şiirinin tarihî evrimini anlatarak Ataol Behramoğlu’nun edebiyatımızdaki yerine değindi. Behramoğlu’nun şiirini "hayattan gelen organik şiir" olarak tanımlayan Fişekçi; şairin gençlik yıllarındaki toplumsal bilincine, 12 Mart ve 11 Eylül darbesi dönemlerinde yaşadığı zorluklara, hapis ve sürgün yıllarına dikkat çekti. Fişekçi, Behramoğlu’nun hapiste kızı için yazdığı "Kızıma Mektuplar" eserini Türk şiirinin en lirik baba-çocuk şiirleri arasında göstererek, "Ataol Behramoğlu, sadece şiiriyle değil, insanlığıyla da 60-70 yıldır bu ülkenin kültür hayatının anıt kişiliklerinden biri olmuştur" ifadelerini kullandı. Behramoğlu şiirleri seslendirildi Söyleşi bölümünün ardından müzik ve şiir akşamı geçildi. Haluk Çetin’in müzikleri eşliğinde, Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncular Ayşe Güreşçi ve Gökhan Kum sahne alarak Ataol Behramoğlu’nun sevilen şiirlerini seslendirdi. Etkinliğin kapanışında ise izleyicileri bir sürpriz karşıladı. Ataol Behramoğlu’nun eşi Hülya Behramoğlu sahneye çıkarak, Haluk Çetin ile birlikte şairin unutulmaz şiiri "Aşk İki Kişiliktir" şiirini okudu.
Bursa Bursa’da diyabetli öğrencilere sensör desteği Bursa Büyükşehir Belediyesi, sosyal güvencesi bulunmayan Tip 1 diyabet hastası üniversite öğrencilerine yönelik, ‘Şeker Sensörü Desteği’ başlatıyor. Bursa’da gençlerin daha iyi bir eğitim alabilmesi ve gelecek kaygısı yaşamaması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek olacak bir projeyi daha hayata geçiriyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde hayata geçirilen ‘Sürekli Glikoz Ölçüm Sensörü’ desteğiyle, üniversitelerin örgün eğitim programlarında öğrenim gören 18 yaş üzerindeki Tip 1 diyabetli gençlerin, kan şekeri seviyelerini gün içerisinde anlık olarak takip edebilmesi amaçlanıyor. Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından söz konusu sensörler yalnızca 2-18 yaş aralığındaki hastalar için karşılanırken, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan destek programıyla önemli bir sorun daha çözüme kavuşturulmuş olacak. Projeye, 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri arasında başvurular alınacak. Projeden yararlanmak isteyen öğrencilerin Bursa’da ikamet etmesi, 18 yaşını doldurmuş olması, Tip 1 diyabet tanısına sahip bulunması ve üniversitelerin örgün eğitim programlarında aktif olarak öğrenim görmesi gerekiyor. Değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan öğrencilere sensör desteği sağlanacak. Başvurular için https://www.bursa.bel.tr/form/?form_id=b8b53cd277 adresi ziyaret edilebilir.