GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 10:48

Antep fıstığı ve zeytin üreticilerine budama eğitimi

A
A
A
Antep fıstığı ve zeytin üreticilerine budama eğitimi

Gaziantep’in Şahinbey ilçesindeki Antepfıstığı ve zeytin yetiştiricilerine budama eğitimi veriliyor.


Antepfıstığı ağaçlarından daha fazla verim almak ve ağaçların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla Şahinbey Belediyesi tarafından ilçedeki kırsal mahallelerde çiftçilik yapan yetiştiricilere "Antep Fıstığı ve Zeytin Ağacı Budama" konulu eğitimler düzenleniyor. Şahinbey Belediyesi’nin ev sahipliği ve organizasyonunda Şahinbey İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Şahinbey Ziraat Odası işbirliğinde düzenlenen eğitimlerle çiftçiler bilinçlendiriliyor.


Çiftçilerden eğitimlere yoğun ilgi


İlçede en çok yetiştiriciliği yapılan ürünlerden Antep fıstığı ve zeytin ağaçlarında uygulamalı budama eğitiminin verildiği kurslara çiftçiler büyük ilgi gösteriyor. Teorik ve pratik olmak üzere verilen eğitimlerin temel amacının budama işlemini bilinçli ve güvenli bir biçimde yapabilecek çiftçiler yetiştirmek, bitki sağlığı ve verimliliği için budamanın bilimsel temellere dayanarak yapılmasının hedeflendiği belirtildi. Şahinbey Belediyesi Burç Sosyal Tesisinde ziraat yüksek mühendisleri tarafından verilen eğitimlere 50 çiftçi katıldı.


Verimin arttırılması hedefleniyor


Kursta katılımcılara meyvede verimliliğin artırılması için doğru budama konusunda teorik ve uygulamalı eğitim veriliyor. Tarımsal üretimin daha sistemli ve verimli hale getirilmesi için hayati önem taşıyan eğitimlerde genel tarım teknikleri, modern sulama ve ilaçlama yöntemleri gibi konularda bilgilendirmeler yapıldı. Çiftçilerin doğru budama konusunda bilinçlendirildiği eğitimlere katılan çiftçiler, Antep fıstığı ve zeytin üretimi ile veriminin arttırılmasına yönelik bu tür çalışmaların önemli olduğunu belirterek, Şahinbey Belediyesi’ne desteklerinden dolayı teşekkür etti.


"Kursumuz çok yoğun bir ilgi gördü"


Burç Sosyal Tesisi Yöneticisi Sibel Ay, çiftçilerin bilinçlendirilmesi, maliyetlerin düşürülmesi ve tarımsal üretimin stratejik olarak güçlendirilmesi amacıyla Şahinbey Belediyesi tarafından ilçenin kırsal Burç Mahallesi’nde tarım kursu açtıklarını söyledi. Eğitim faaliyetlerinin aralıksız sürdürüleceğini belirten Ay, "Bu sene tesisimizde gelen talepler üzerine tarım kursu açtık. Kursumuzda meyve ağaçlarını budama eğitimi veriliyor. Kursumuz çok yoğun bir ilgi gördü. Vatandaşlarımız, hayvancılıkla ve çiftçilikle uğraştıkları için ağaçlarını nasıl budamaları gerektiğini eksik biliyorlardı. Mevcut bilgileri vardı ama eksiklikleri vardı. Biz onların, bu eksikliklerini gidermek için kurs açtık. Kursumuz sertifikalıdır. Kursumuz çiftçilerimizin tarımı daha iyi öğrenmelerini ve daha iyi budama yapmalarını sağladı. Bu kursu açtığı ve bu imkanları bize sunduğu için Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na çok teşekkür ederim" dedi.


"Antep fıstığı, zeytin ve diğer meyve ağaçlarında budama ve terbiye sistemleri üzerine eğitim veriyoruz"


Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi Kurban Nedret ise, "Kursiyerlerimize Antep fıstığı, zeytin ve diğer meyve ağaçlarında budama ve terbiye sistemleri üzerine eğitim veriyoruz. Eğitimde önce budama aletleriyle bulaşan hastalık ve zararları gösteriyoruz. Daha sonra budamayı gösteriyoruz. Daha sonra ise teorik olarak eğitim verdikten sonra araziye gidip eğitimlerin uygulamasını yapıyoruz. Bugün yine zeytinde şekil budaması tek gövde üzerinde olması gerektiğini gösterdik. Budama yerlerine, yara yerlerinden içeriye hastalık girmemesi için sürülmesi gereken malzemeleri sürdük, orada gösterdik. Elimizdeki aletlerin dezenfeksiyonunu gösterdik. Daha sonra büyük ağaçlarda ise meyve ağaçlarında mahsul budaması yaptık, onları gösterdik. Bu şekilde kurslarımız sürekli devam etmektedir. Budama eğitiminin yanında meyve ağaçlarında gübreleme, sulama, toprak işleme, hastalık zararlarıyla mücadele, fidan dikimi ve aşılama konularında da talepler geldikçe de aynı konularda eğitimler vermeye devam ediyoruz" dedi.


"Çiftçilerimizi bilinçlendirmeye çalışıyoruz"


Çeşitli tarımsal faaliyetler hakkında da çiftçileri bilgilendirmeye devam ettiklerini belirten Nedret, "Boş yere gereksiz ilaç kullanımının önüne geçmek, doğal dengeyi korumak, tekniğine uygun bir şekilde budama yapmak, tekniğine uygun bir şekilde gübreleme yapmak, fazla aşırı gübrelemenin önüne geçmek, gübrelemeyi toprak analizine göre yapmak ve o gübreden beklediğimiz faydayı görmek amacıyla çiftçilerimizi bilinçlendirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.


Verilen eğitimlerden memnun olduklarını belirten çiftçiler ise aldıkları eğitimlerden sonra bilinçli bir şekilde tarım yapmaya başladıklarını, kurs sayesinde önemli bilgiler öğrendiklerini ve önemli bilgilerin verildiğini belirtti. Çiftçiler, kursu açtığı için Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da trafik kazasında vefat eden 14 yaşındaki kızın babası: "Makas atarak ilerleyen sürücü yaya geçidinde kızıma çarpmış, kanlar içindeydi" Ankara’da yaya geçidinde otomobil çarpması nedeniyle vefat eden 14 yaşındaki kız çocuğunun babası, "Makas atarak ilerlediği söylenen bir sürücü kızıma çarpmış. Yanına gittiğimde kanlar içindeydi" dedi. Olay, 19 Şubat akşamı Çankaya ilçesi Turan Güneş Bulvarı’nda meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 14 yaşındaki Elif Güner’e yaya geçidinden karşı yola geçmeye çalıştığı sırada Yasin Aloğlu idaresindeki 06 BA 4825 plakalı otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan Güner olay yerinde hayatını kaybederken, gözaltına alınan Aloğlu çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Vefat eden lise 1’nci sınıf öğrencisi Güner’in cenazesi Karşıyaka Mezarlığında toprağa verildi. Kazayla ilgili konuşan Güner’in annesiyle babası ise Aloğlu’nun olay anında aracını süratli kullandığını ve makas atarak ilerlediğini ileri sürdü. "Makas atarak ilerleyen sürücü yaya geçidinde kızıma çarpmış" Olayla ilgili konuşan baba Dündar Güner, "Kızım iftardan sonra arkadaşlarıyla birlikte kahve içmek istemiş. Dışarıya çıktığında yaya geçinde durduğu sırada makas atarak ilerlediği söylenen bir sürücü kızıma çarpmış. Yavrumuzu bizden götürdü. Böyle bir acı yok. Arkadaşları olaydan sonra bizi aradı. Herkesten önce kızımın yanına gittim. Kanlar içinde gördüm. Kalbi durmuş. Çarpan kişi muhtemelen kaçmıştı. Sonradan tutuklandığını öğrendim. Kim olduğunu bilmiyoruz. Tek istediğimiz bu olayı görenlerin bize ulaşması. Benim kızım şu anda okulda olacaktı ama artık toprağın altında. Bu acının tarifi yok" dedi. "Çok güzel hayalleri vardı" Kızının ileride veteriner hekim olma hayali kurduğundan bahseden baba Dündar, "Hayvanları çok severdi. Çevresindeki tüm hayvanları beslerdi. Veteriner olmak istiyordu. Çok güzel hayalleri vardı. Kedisinin doğum günü için hazırlıklar yapıyordu. Çok dürüst bir kızdı. Ona meleğim diye seslenirdim. Bir parçam gitti. Artık bu ömrüm nasıl geçer düşünmek istemiyorum. Umarım adalet yerini bulur" diye konuştu. "Hayalleri yarım kaldı" Anne Tuğba Güner ise hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirerek, "Olayı gören, araçlarında kamera kaydı olan kim varsa bize ulaşsın. Sürücünün makas atarak gittiğini gören kişiler bizi bulsun. Sadece bunu istiyorum. Kızımız melek oldu. Ciğerimiz yanıyor. Hayalleri yarım kaldı. Sebep olanlar umarım aynı acıyı yaşarlar. O kişi ömür boyu hapiste kalsa da kızım gelmeyecek ama en büyük cezayı almasını istiyorum" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde "haksız kazanç" davasında 3 sanık hakkında tahliye kararı Hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönelik, 1’i profesör, 11 sanıklı davada mahkeme, tutuklu 3 sanığın tahliyesine hükmetti. Dava dosyasında tutuklu sanık kalmazken, duruşma eksiklerin giderilmesi için ertelendi. Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli sağlık çalışanlarının hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin 1’i profesör 11 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Cuma günü görülmeye başlanan duruşmaya, 3’ü tutuklu 11 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Cuma günü sanıkların savunmaları tamamlanırken, sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, mahkemeden beraatlarını talep etti. Duruşmanın bugünkü oturumu, müşteki beyanlarıyla devam etti. "Kendi rızamla imza attım, 50 bin lira bağış yaptım" Beyanda bulunan müşteki Münevver Özyurt, sanık V.E.’den şikayetçi olmadığını belirterek, "Sanıklardan bir tek V.E. ve vizite yapan M.M.’yi tanıyorum. V.E. hocadan bir şikayetim bulunmamaktadır. Diğer hiçbir sanıktan da şikayetçi değilim. Ameliyatım iyi geçti bu konuda memnunum. Bu doktoru ben, kendi iradem ile tercih ettim. Hatta hocaya bizzat, ‘ameliyata siz girer misiniz?’ dedim. O da hasta yoğunluğunun olduğunu söyledi. Bana hastaneye bağış yaparsanız sizi ben ameliyat ederim dedi. Medikal alacağım dedi. Ben de kabul ettim ve bağışta bulundum, şikayetçi değilim. Faydam olsun diye bağış yaptım" şeklinde konuştu. Müşteki Ayşenur Yılmaz ise beyanında, "Kardeşim 1 yıldan fazla süredir kanser hastasıydı. Son olarak Yedikule Hastanesine gittik. Ameliyat için sıraya aldık. Kardeşim çok sıkıntılıydı. Ameliyat için bizden herhangi bir para istenmedi. Ameliyattan kardeşim sağ sağlim çıkınca kendim bağış yapmak istedim. Emekli öğretmenim ve bir maaşımı bağışlamak istedim. Hemşire hanımla görüştüm hocaya bilgi verelim dedi. Doktora söyledim bağış yapmak istediğimi söyledim. A. hanıma yönlendirdi. Bir yere imza atmam gerekmiyor mu dedim. Bana bir boş bir kağıt verdi. Kendi rızamla imza attım, 50 bin lira bağış yaptım. Bu bağış parasını elden verdim. Her hangi bir belge almadım. Kardeşimin durumu çok kötüydü bir aydan fazla süre sıra bekledi" dedi. "Şikayetler genelde Y.S., V.E. ve M.M. hakkındaydı" Duruşmada, hastanenin eski Başhekimi Sedat Altın ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulundu. Altın, "2001-2015 arası ve 2019-2024 arası yıllarda Yedikule’de Başhekimlik yaptım. Hastaneler bu zamanda kadar, hasta ve hasta yakınından bağış almıştır. Ancak bağışı idare alır ve döner sermayeden makbuz kesilir ve teşekkürler belgesi verilir. Mesela ben başhekimken acil binası yapıldı ve bu bir bağıştı. Hastane eski olduğu için ve bakanlık ek ödeme yapmadığı için hasta yakınları bizlere bağışta bulunma isteğinde bulunurdu. Biz de onlara eksiğimizi söylerdik. Doktorlar bağış yapmak ister misiniz diye sormaz bağış yapmak isteyen bir hasta varsa idareye yönlendirir" diye konuştu. Hastanenin Başhekimi olan ve ‘tanık’ olarak dinlenen Nurettin Yiyit ise "Bağış sistemi idarenin etkisindedir cihaz bağışı ise komisyon kararı ile olur. Nakdi olacaksa bağış, döner sermaye üzerinden olur. Ancak bazen ikili ilişkiler ya da mevzuat dışı ilişkiler olabiliyor ancak bu ufak tefek tamirat tadilat işleridir. Nakdi ya da cihaz bağışı varsa mevzuata uygun ilerleriz. Bize CİMER üzerinden gelen şikayetlerde ’medikal malzeme aldırıldı’ gibi şikayetler oldu. Biz de bunları İl Sağlık Müdürlüğüne dilekçe olarak bildirdik. Şikayetler genelde Y.S., V.E. ve M.M. hakkındaydı" şeklinde beyanda bulundu. Dava dosyasında tutuklu kalmadı Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanıklar V.E., Y.S. ve M.M.’yi ‘yurt dışına çıkış yasağı’ tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Verilen tahliye kararıyla birlikte dava dosyasında tutuklu sanık kalmadı. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.