GÜNDEM - 25 Aralık 2024 Çarşamba 15:21

Antep Savunması’nın derin izleri sergileniyor

A
A
A
Antep Savunması’nın derin izleri sergileniyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep Valiliği tarafından 25 Aralık Gaziantep’in Kurtuluş’unun 103. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 25 Aralık Panorama Müzesi’nde yer alan sergiler için açılış programı düzenlendi.


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Gaziantep Valisi Kemal Çeber, 25 Aralık Kutlama etkinlikleri kapsamında “Nalbant Hasan Çavuş Yağlı Boya Eseri”, “Fotoğraflarla 25 Aralık Kutlamaları Her Şey Gaziantep İçin” gibi sergilerinin açılışını gerçekleştirdi. Açılış programına Başkan Şahin ve Vali Çeber’in yanı sıra Garnizon Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç ve il protokol üyeleri katıldı.



"Atatürk, dönemin en iyi sanatkarını buraya gönderiyor"


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Nalbant Hasan Çavuş Yağlı Boya Eseri’nin açılış programında Gazi Mustafa Atatürk’ün ne kadar büyük bir lider olduğunu belirterek, “Atatürk, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyor. Anadolu medeniyetler müzesini açıyor. Bütün o tarih bilincini müze üzerinden oluşturuyor. Dönemin en iyi sanatkarını buraya gönderiyor. Gaziantep’e ne kadar kıymet verdiğini gösteriyor. 15 eserin burada yapılmasını sağlıyor. Dolayısıyla bizim eğitim, bilim, kültür ve sanat şehri Gaziantep hedefimiz Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de en büyük hedefi. 6 bin 317 şehidimizin ruhu şad olsun. Mekanları cennet olsun. Sizin gibi ailelerimiz burada bizim yanımızda” dedi.



"Bunların her biri yaşanmış hikayeler"


Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise yaptığı açılış konuşmasında “O yıllar Gaziantep’in her bir anı kahramanlık hikayesi olarak yazılacak kişilerin, olayların yaşandığı ve yaşadığı anlar. Bize aslında çok duygulandırıyor. Her biri bunların yaşanmış hikayeler. Biz bazen Gaziantep’te şu sorun çok zor bir sorun nasıl çözeriz diyoruz. Bir süre sonra bakıyoruz sorun kendiliğinden kolayca çözüldü. Bu bizim büyüklerimizin ruhu hala gök kubbede. Bir şehre gazilik unvanının verilmesi, bunu alnı açık göğsü dik şekilde hak etmesi her yere nasip olacak özellikler değil” ifadelerini kullandı.



Panorama 25 Aralık Müzesi’ndeki Ressam Feyhaman Duran tarafından 1930 yılından resmedilen Antep harbi kahramanlarından Nalbant Hasan Çavuş’a ait yağlı boya eserinin ziyarete açılışı ise eserin sunulmasına büyük katkı sunan Sanat Tarihçisi Ömer Faruk Şerifoğlu tarafından gerçekleştirildi.



Antep harbi kahramanlarından Nalbant Hasan Çavuş’a ait yağlı boya eseri hakkında


1938 yılında yurt gezileri kapsamında Gaziantep’e gelen Ressam Feyhaman Duran, 1938 yılının Eylül ayını Gaziantep’te geçirerek şehirden 10 resimle döndü. 6’sı manzara, 4’ü portre olan resimlerin yanı sıra sergide Nalbant Hasan Çavuş’a ait İstiklal madalyası vesikası, kama, rozet, İstiklal madalyası ve Hacı Halit Ağazade Sadık Koçak’a ait İstiklal madalyası beratı yer alıyor. Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunan Nalbant Hasan Çavuş’a ait yağlı boya çalışması, 25 Aralık’tan itibaren Panorama 25 Aralık Müzesi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.



Fotoğraflarla 25 Aralık Kutlamaları Her Şey Gaziantep İçin Sergisi


“Fotoğraflarla 25 Aralık Kutlamaları Her Şey Gaziantep İçin Sergisi”, Gaziantep Kent Arşivi ve Panorama 25 Aralık Müzesi’nin ortak çalışmaları neticesinde hazırlandı. Sergide, kent arşivi koleksiyonunda bulunan, Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 40. yılına ait halkın coşkularını yansıtan fotoğraf ve video kayıtları yer alıyor.


25 Aralık Panorama Tarih Kurulu Başkanı Sıtkı Severoğlu, “Bu fotoğrafların temel önceliği, Gaziantep Kent Arşivi’ne bağışlanmış fotoğraflardan oluşan bir sergi. Bu fotoğrafların büyük bölümü Gaziantep’in kurtuluşunun 40. yılına ait. Fotoğraflar, kıymetli fotoğrafçı Doğan Özüler tarafından çekilmiş” diye konuştu.



Antep Savunması’nın derin izleri sergileniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.