POLİTİKA - 05 Şubat 2026 Perşembe 15:25

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Merkezi bütçeden deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Merkezi bütçeden deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık"

Gaziantep’in İslahiye ilçesinde depremi anma programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattık ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldık. Gündelik siyasi polemiklere, dar siyasi hesaplara girmedik. Enkazı kaldırmadan hukuki süreçleri hızlandırmaya, yeni yerleşim alanları planlamaya varıncaya kadar pek çok zorlu çalışmayı başarıyla tamamladık" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem bölgesi ziyaretleri kapsamında program ve toplantılara katılmak üzere Gaziantep’e geldi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşların mezarını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ardından İslahiye ilçesinde düzenlenen 6 Şubat Depremi anma törenine katıldı. Törende konuşan Yılmaz, "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 binden fazla şantiyede inşa çalışmalarını yürüttü. Yoğun bir çalışma temposu neticesinde ilk temelleri 15’inci günde atarken, ilk köy evlerini 45’inci günde hak sahiplerine teslim ettik. Süreç ilerledikçe teslimatları planlı biçimde artırarak, 2025 yılı sonu itibarıyla Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık. Bu çapta bir ihya ve inşa çalışması dünyada da eşine rastlanmayacak düzeyde bir başarı oldu" dedi.


"2025 yılında Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık"


Depremin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattıklarını ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerine, yakınlarına ve milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Yarın Cumhurbaşkanımız, Devlet Bahçeli ve geniş bir heyetle Osmaniye’de olacağız. Bu vesileyle, 3 yıllık dönemin muhasebesini yapma imkanı olacaktır. Canlarımızı geri getirmek maalesef mümkün değil. Ancak, milyonlarca depremzede için yeni bir gelecek inşa etmek temel misyonumuz oldu. Bu büyük felaketin bıraktığı izler, aradan geçen zamana rağmen hafızalarımızda canlılığını korurken, üstlendiğimiz sorumluluğu da her yıl yeniden hatırlatmaktadır. Depremin hemen ardından, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattık ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldık. Gündelik siyasi polemiklere, dar siyasi hesaplara girmedik. Enkazı kaldırmadan hukuki süreçleri hızlandırmaya, yeni yerleşim alanları planlamaya varıncaya kadar pek çok zorlu çalışmayı başarıyla tamamladık. Güvenli barınmayı, şehirlerimizin geleceğini ve hayatın kalıcı biçimde normalleşmesini birlikte gözeten bu yaklaşımı, yürüttüğümüz tüm çalışmaların merkezine yerleştirdik. 3 Bu çerçevede, geçici çözümler üretmek yerine, bütüncül bir yaklaşımla sağlam zemin üzerinde planlı ve kalıcı şehirler kurmaya odaklandık. Asrın felaketinin ardından hayata geçirilen Asrın Dayanışması ve İnşası süreciyle birlikte, deprem bölgesi kısa süre içinde dünyanın en büyük şantiyesine dönüştü. Kamu kurumlarımız ve sahadaki uygulayıcı birimlerimiz eş güdüm içinde çalışarak, eş zamanlı ve yüksek kapasiteli bir inşa sürecini hayata geçirdi. Bu kapsamda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 binden fazla şantiyede inşa çalışmalarını yürüttü. Yoğun bir çalışma temposu neticesinde ilk temelleri 15’inci günde atarken, ilk köy evlerini 45’inci günde hak sahiplerine teslim ettik. Süreç ilerledikçe teslimatları planlı biçimde artırarak, 2025 yılı sonu itibarıyla Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık. Bu çapta bir ihya ve inşa çalışması dünyada da eşine rastlanmayacak düzeyde bir başarı oldu. Bununla birlikte, evini kendi yerinde inşa etmek isteyen vatandaşlarımız için Yerinde Dönüşüm modeliyle 124 bin bağımsız bölümün hayata geçirilmesine destek sağladık. Diğer taraftan, esnafımızın yeniden ayağa kalkabilmesi için 21 bin 690 iş yerini hızla inşa ettik. Böylece merkezi üretim kapasitesiyle yerinde yeniden yapılanma iradesini aynı bütünlük içinde ele alan bir yapı oluşturduk" ifadelerini kullandı.


"Deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık"


Deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdıklarını belirten ve bu kaynağın, konuttan altyapıya, eğitimden sağlığa, üretim alanlarından şehir güvenliğine kadar uzanan geniş bir çerçevede, deprem bölgesinin kalıcı biçimde ayağa kaldırılması için kullanıldığını aktaran Yılmaz, "Sadece konut yapmadık. Tüm bu çalışmaları yürütürken, şehirlerimizin altyapı ihtiyaçlarını da bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Deprem bölgesinde toplam 11 bin kilometreyi bulan, Türkiye’nin çevresinin uzunluğuna denk bir altyapı çalışmasını eş zamanlı olarak sürdürüyoruz. Bu kapsamda, zarar gören atık su, yağmur suyu ve içme suyu hatlarını yenileyerek, kurulan her yapının sağlam ve sürdürülebilir bir altyapı üzerinde yükselmesini sağlıyoruz. Bu kapsamda, merkezi bütçeden deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık. Bu kaynak; konuttan altyapıya, eğitimden sağlığa, üretim alanlarından şehir güvenliğine kadar uzanan geniş bir çerçevede, deprem bölgesinin kalıcı biçimde ayağa kaldırılması için kullanıldı. Yeniden inşa süreciyle birlikte yeniden ihya anlayışını da hayata geçirerek; ekonomik hayatın canlandırılmasını, sosyal yaşamın yeniden kurulmasını ve şehirlerimizin gündelik ritmine kavuşmasını eş zamanlı biçimde ele aldık. Cami, sosyal tesis ve ortak yaşam alanlarıyla mahalle ölçeğinde hayatı güçlendirdik; otoyollar ve ulaşım hatlarıyla şehir içi ve şehirler arası bağlantıları yeniden işler hale getirdik. Bu yaklaşım, deprem bölgesinin tamamında topyekûn bir ihya ve inşa sürecinin temelini oluşturmuştur" şeklinde konuştu.


"Gaziantep’te 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi ve bin 353 iş yerini inşa ederek hak sahiplerine teslim ettik"


Şehir genelinde inşa edilen, hak sahiplerine teslim edilen konutların ve iş yerlerinin Gaziantep’te barınma ihtiyacının karşılanmasının ötesinde, üretim hayatının, ticaretin ve sosyal düzenin sürekliliğini destekleyen bir denge oluşturduğunu da söyleyen Yılmaz, "Şehir yaşamının yeniden canlanmasıyla birlikte, deprem sürecinde başka illere göç eden vatandaşlarımızın geri dönüş eğiliminin giderek güçlendiğini sahada görüyoruz. Bu eğilimin önümüzdeki dönemde daha da artacağına; nüfusun yeniden eski seviyelerine yaklaşacağına ve şehir hayatının kalıcı biçimde normalleşeceğine inanıyoruz. Gaziantep, bu büyük toparlanma sürecinin sahada en güçlü karşılık bulduğu şehirlerimizden biri olmuştur. Şehir genelinde 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi ve bin 353 iş yerini inşa ederek hak sahiplerine teslim ettik. Bu çalışmalar, Gaziantep’te barınma ihtiyacının karşılanmasının ötesinde, üretim hayatının, ticaretin ve sosyal düzenin sürekliliğini destekleyen bir denge oluşturmuştur. Sanayi altyapısı, girişimcilik kapasitesi ve çalışma kültürüyle Gaziantep, deprem sonrası süreçte ekonomik canlılığını koruyarak bölgesel rolünü sürdürmüştür. Asrın felaketi, milletimizin omuz omuza verdiği güçlü bir seferberlikle asrın dayanışmasına dönüşmüştür. Devletin tüm imkânlarının seferber edildiği bu süreçte; merkezi kaynakların yanında sivil toplumun, hayırsever vatandaşlarımızın ve yerel yönetimlerin katkıları bu dayanışmayı sahada büyütmüş, toparlanma irademizi daha da güçlendirmiştir. Bu dayanışmanın sahadaki karşılığını ise bugün Gaziantep’te atacağımız adımlarda açık biçimde görüyoruz. Şahinbey Belediyemizin ev sahipliğinde yapılacak temel atma töreni ile Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin Gazi Konut hak sahipliği kura çekim programını hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu programlar, merkezi idare tarafından yürütülen yeniden inşa çalışmalarını yerel ölçekte tamamlayan adımlar niteliğindedir" dedi.


"Gaziantep’te yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereceğiz"


500 bin sosyal konut seferberliği başlattıklarını ve Gaziantep’te de yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, şehrimizin konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereklerini belirten Yılmaz, "500 bin sosyal konut seferberliği başlattık. 81 ilimiz gibi Gaziantep de bundan payını alacaktır. Arz yönlü olarak enflasyonla mücadelemize destek olan bu program, afetlere dirençli şehirler hedefimize de hizmet etmektedir. Bu çerçevede Gaziantep’te yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, şehrimizin konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereceğiz. Bugün yapılacak bu programlarla, Gaziantep’te on binlerce aileyi kapsayan sosyal konut projelerinde yeni bir aşamaya geçiyor, vatandaşlarımızı güvenli konutlarına kavuşturma irademizi sahada pekiştiriyoruz. Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey belediyelerimizin bu çalışmaları ile tüm belediyelere rol model olmalarını temenni ediyorum. Yürüttüğümüz tüm çalışmalar, hız kaygısıyla güvenlikten ödün vermeyen; planlama, mühendislik ve uygulamayı aynı anda yürüten bir anlayışa dayanmaktadır. Deprem bölgesinde eş zamanlı olarak yürütülen altyapı yatırımlarıyla içme suyu, atık su ve yağmur suyu hatları baştan sona yenilenmekte; şehirlerimizin taşıyıcı sistemleri, nüfus projeksiyonları ve afet riskleri dikkate alınarak yeniden kurgulanmaktadır. Böylece ortaya konulan her yapı, geçici çözümlerin değil, uzun yıllar ayakta kalacak bir şehir düzeninin parçası olarak tasarlanmaktadır. Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, deprem harcamalarının kademeli biçimde azaldığı bir döneme giriyoruz. Bu süreçte, buraya ayrılan kamu kaynaklarının önümüzdeki dönemde yine milletimizin refahı, kalkınması ve geleceği için kullanılacağı bir denge tesis edilecektir. Bu büyük inşa ve ihya hamlesine güçlü liderliğiyle yön veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, TOKİ’ye, Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey Belediyelerimiz ile sürecin her aşamasında sorumluluk üstlenen tüm kurumlarımıza ve çalışanlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum" diye konuştu.


(UD-LO-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’dan Mısır’a ticaret köprüsü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine eşlik eden TOBB heyetinde yer alan Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Yıldırım Hakan Oral, iki ülke arasındaki 15 milyar dolarlık ticaret hedefi kapsamında North Sinai (Kuzey Sina) Ticaret Odası ile kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin en üst seviyeye taşınması ve ticari ortaklıkların güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen Mısır programında Erzurum rüzgarı esti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi’nin katılımıyla gerçekleşen tarihi İş Forumu öncesinde önemli temaslarda bulunan Erzurum Ticaret Borsası (ETB), şehri kalkındıracak stratejik bir anlaşmaya imza attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliği ve diplomatik vizyonuyla şekillenen yeni dönemde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 9 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkarılması hedefi belirlendi. Bu vizyon doğrultusunda, Türk iş dünyasının çatı kuruluşu TOBB’un Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun liderliğindeki heyette, Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Hakan Oral da yerini aldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğündeki heyet, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ve Genel Sekreter Dr. Alaa Ezz’in ev sahipliğinde düzenlenen "Türkiye-Mısır Üçüncü Ülkelerde İş Birliği" toplantısına katıldı. Afrika kıtası başta olmak üzere üçüncü ülkelerdeki yatırım fırsatlarının değerlendirildiği toplantıda, Erzurum’un üretim potansiyelinin bu yeni pazarlara entegrasyonu ele alındı. Erzurum ile Kuzey Sina Arasında "İş Birliği Protokolü" Ziyaretin Erzurum ekonomisi adına en somut çıktısı ise Başkan Yıldırım Hakan Oral’ın gerçekleştirdiği ikili görüşmeler neticesinde alındı. Başkan Oral, North Sinai (Kuzey Sina) Ticaret Odası ile Erzurum Ticaret Borsası arasında kritik bir protokole imza attı. İmzalanan protokolün imalat sanayi, dış ticaret, tarım ve tarıma dayalı imalat sektörlerini kapsadığını belirten Başkan Oral, anlaşmanın Erzurum’dan Mısır’a, oradan da Afrika içlerine uzanacak yeni bir ticaret köprüsünün temeli olduğunu vurguladı. "Türkiye-Mısır Üçüncü Ülkelerde İş Birliği" toplantısının ardından TOBB heyeti, Kahire’deki büyük forum öncesinde İskenderiye’de temaslarda bulundu. Heyet, İskenderiye Valisi Ahmed Khaled Hassan Saeed ile bir araya gelerek bölgesel ticaretin dinamikleri, lojistik avantajlar ve liman iş birlikleri üzerine verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Zirve Forumla Taçlandı: "Hedefe Erzurum’dan Katkı Sunacağız" Programın finalinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi’nin katılımı ile düzenlenen Türkiye-Mısır İş Forumu gerçekleştirildi. Forum sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Yıldırım Hakan Oral, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı yolda, TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun vizyonuyla hareket ederek şehrimiz adına tarihi adımlar atıyoruz. İskenderiye’de başlayan ve Kahire’de Sayın Cumhurbaşkanlarımızın hitaplarıyla taçlanan bu süreçte, 15 milyar dolarlık ticaret hedefine Erzurum olarak imzaladığımız bu protokolle somut katkı sunacağız. North Sinai Ticaret Odası ile kurduğumuz bu ortaklık; üreticimize, tüccarımıza ve şehrimiz ekonomisine hayırlı olsun" şeklinde konuştu.
Iğdır İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam Iğdır’da Güvenlik Verilerini Açıkladı İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Iğdır’a gelerek çeşitli temaslarda bulundu. Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar tarafından karşılanan Sağlam, daha sonra basın mensuplarıyla bir araya gelerek Kolluk Gözetim Komisyonu’nun çalışmaları ile Iğdır’daki güvenlik verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Iğdır’da ’Kolluk Gözetim Komisyonu’na ait basına açıklama yaptı. Sağlam açıklamasında; Kolluk kuvvetleriyle (polis, jandarma, sahil güvenlik) ilgili yapılan işlem ve eylemler hakkında herhangi bir şikayet, ihbar ya da memnuniyet bildirimi varsa, vatandaşların bunu rahatlıkla açıklamasını sağlamak istediklerini birinci hedeflerin bu olduğunu belirterek; "Bu kapsamda Türkiye genelinde çalışmalar yürütüyoruz. Bürolarımızı kurduk, personellerimiz görev yapıyor. Onlarla ilgili ayrıntılı bilgileri ayrıca paylaşacağım. Vatandaş, bir polis, bir jandarma ya da sahil güvenlik personeli hakkında şikâyetçi ise bunu güvenli ve rahat bir şekilde ifade etmektedir. İkinci husus ise yapılan bu şikâyet ya da ihbarın soruşturmaya dönüşüp dönüşmediği ve eğer dönüşmüşse sonucunun ne olduğu konusunda şeffaf bir yönetim anlayışı sergilemektir. Bu amaçla bir Merkezi Kayıt Sistemi oluşturduk. Sistemi merkezden, karargahtan ve bakanlıktan takip ediyoruz. Merkezi Kayıt Sistemi’nden elde ettiğimiz bazı istatistikleri de sizlerle paylaşmak istiyorum. 2025 yılında Türkiye genelinde toplam kayıt sayısı 67.226’dır. Yani Merkezi Kayıt Sistemi’ne gelen ihbar, şikâyet ve memnuniyet bildirimlerinin toplamı 67.226’dır. Bunların 45.577’si (%67,8) sonuçlanmış, 21.649’u (%32,2) ise işlemleri devam etmektedir. Bu, Türkiye genelindeki durumdur. Iğdır iline geldiğimizde ise 2025 yılında toplam kayıt sayısı 242’dir. Bunun dağılımına baktığımızda, emniyet birimlerinde 141, jandarma birimlerinde 101 kayıt bulunmaktadır. Bu kayıtların 177’si (%73,1) sonuçlanmış, 65’i (%26,9) ise işlemleri devam etmektedir. Genel olarak 242 kaydımızın %73’ü sonuçlanmış, %26’sı devam etmektedir. Bu süreçte 110 kolluk personeline farklı türlerde disiplin cezaları uygulanmıştır. Bunların 51’i emniyet, 59’u jandarma personelidir." dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, yaka kamerası sayılarının artırıldığını söyleyerek; " Yaka kameralarını önemsiyoruz. Çünkü şu an itibarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 65.104, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 50.000, Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde ise 1.237 yaka kamerası aktif olarak kullanılmaktadır. Iğdır özelinde baktığımızda, emniyet birimlerimizde 65, jandarma birimlerimizde ise 138 yaka kamerası fiilen kullanımda bulunmaktadır. Spor Güvenliği Toplantılarında alınan karar gereği, Türkiye’deki tüm stadyumlara yaka kamerası gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Iğdır’da şu anda spor sahalarında 4 yaka kamerası aktif olarak kullanılmaktadır. Spor güvenliği kapsamında uygulamaya geçen bir diğer yenilik ise stadyumların artık Ankara’dan, Spor Şube üzerinden izlenebilmesidir. Ayrıca 34 bin trafik polisinde kamera bulunmaktadır. Vatandaşla temas hâlinde olan tüm kolluk personeli kameralı hâle gelecektir. Bu noktada ASELSAN’a da teşekkür etmek gerekir. ASELSAN, kameraları yalnızca İçişleri Bakanlığımız için üretmektedir" şeklinde konuştu. Iğdır’da güvenlik olayları ile ilgili bilgiler de veren Sağlam; " Kişilere karşı işlenen on önemli suçu incelediğimizde, toplamda %21,6 oranında olumlu bir azalma olduğunu görüyoruz. Hakaret ve tehdit suçlarında ise bu oranın %16 olduğunu görüyoruz. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda ise çok ciddi bir başarı söz konusudur. Bu nedenle Sayın Valimizin şahsında emniyet ve jandarma teşkilatımızı tebrik ediyorum. Evden hırsızlıkta %82,8, İş yeri ve kurumdan hırsızlıkta %81,2, Kapkaçta %100 başarı sağlanmıştır. Kapkaç olayı 2022 yılında Iğdır’da bir kez yaşanmıştır. 2023, 2024 ve 2025 yıllarında ise hiç olay yaşanmamıştır. Motosiklet hırsızlığında %77,8, Oto hırsızlığında %77, Otodan hırsızlıkta %47, Yankesicilikte %100 başarı sağlanmıştır. 2024 ve 2025 yıllarında yankesicilik olayı yaşanmamıştır. Genel olarak mal varlığına karşı işlenen suçlarda %79,3 oranında azalma bulunmaktadır. Artışın yaşandığı bir suç türü var mıdır? Evet, vardır. Dolandırıcılık. Iğdır ilinde dolandırıcılık suçları %4,5 oranında artmıştır. 2025 yılında Iğdır’da 215 ruhsatsız silah yakalanmış, 273 kişi hakkında işlem yapılmıştır. 1 Ocak – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında hapis cezası ile aranan 534 kişi yakalanmıştır. Bunların dağılımı şöyledir: Hırsızlık: 98, Yağma (gasp): 6, Dolandırıcılık: 46, Kasten öldürme: 14,Cinsel suçlar: 14, Terör: 13, Narkotik: 46, KOM: 65, Siber suçlar: 20, Diğer: 212 şeklindedir. Toplamda 534 kişi yakalanmıştır. Hâlen yakalaması devam eden kişiler incelendiğinde; Hırsızlıktan 7, Yağmadan 2, Dolandırıcılıktan 9, Cinsel suçlardan 3, TEM’den 3, Narkotik suçlardan 18, KOM’dan 10, Siber suçlardan 6, Diğer suçlardan toplam 89 kişi bulunmaktadır. Bunların 33’ü Türk vatandaşı, 62’si yabancı uyrukludur. Genel anlamda büyük bir başarı söz konusudur. Sıfırlanabilir mi? Evet, sıfırlanabilir. 2025 yılında 4 organize suç örgütü çökertilmiştir. 22 kişi hakkında işlem yapılmış, bunların 13’ü tutuklanmış, 8’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Motosikletle intikal edilerek ateşli silah kullanılması olaylarında; 2024 yılında 1 olay, 2025 yılında ise 1 olay yaşanmış, her iki olayın faili de yakalanmıştır. 2025 yılında kaçakçılıkla mücadele kapsamında 185 operasyon yapılmış, 284 şüpheli hakkında işlem gerçekleştirilmiştir. Tefecilikle ilgili 1 operasyon yapılmış, 1 şüpheli yakalanmıştır. Tefecilik suçunun ispatının zor olması ve mağdurların çoğu zaman şikâyetçi olmaması nedeniyle tutuklama olmamıştır. Ancak yapılan operasyonlar dahi caydırıcı ve önleyici etki oluşturmaktadır. Uyuşturucuyla mücadele kapsamında; 188. madde kapsamında 94 operasyon, 138 kişi hakkında işlem, 95 tutuklama, 23 adli kontrol uygulanmıştır. Kullanıcılara yönelik 483 operasyon yapılmıştır. Terör örgütlerine yönelik 2025 yılında 27 operasyon gerçekleştirilmiş, 40 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 5’i tutuklanmış, 17’si adli kontrolle serbest bırakılmıştır. Bu operasyonların dağılımı; FETÖ’ye yönelik 2, DEAŞ’a yönelik 7, sol örgütlere yönelik 1 operasyon şeklindedir. Siber suçlarla mücadele artık ulusal güvenliği tehdit edecek boyuta ulaşmıştır. Bu nedenle Bakanlık olarak siber suçlarla mücadeleyi önemsiyoruz. Polis Akademisi ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademilerinde siber sınıflar oluşturulmuştur. 2025 yılında suç unsuru tespit edilen hesaplara yönelik 608 operasyon yapılmıştır. Bunlardan bilişim, ödeme ve yasa dışı bahisle ilgili 9 operasyonda 19 tutuklama, 6 adli kontrol uygulanmıştır. Çevrim içi çocuk istismarına yönelik 23 operasyon yapılmış, 25 kişi hakkında işlem yapılmış, 3 tutuklama, 1 adli kontrol uygulanmıştır. Ayrıca 154 hesabın terörle iltisaklı olduğu tespit edilmiştir. Trafik denetimlerinde ciddi bir artış gözlemlenmektedir. 2025 yılında 393.444 araç denetlenmiş, 52.000 araca işlem yapılmıştır. Türkiye genelinde trafik kazalarında günlük ölüm sayısı 17,4’tür. Bu nedenle trafik yasasında değişiklik yapılmış, kanun teklifi Adalet Komisyonu’ndan geçerek Meclis’te görüşülmektedir. Kanunla birlikte caydırıcı ve yüksek cezalar uygulanacaktır. 2025 yılında Iğdır’da 9 ölümlü trafik kazasında 24 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Motosiklet kazalarında ise 13 ölüm meydana gelmiştir. Yaralamalı kaza sayısı 511, yaralı sayısı 723’tür. Göçle mücadelede Iğdır’da ciddi başarı sağlanmış, çakarla mücadele kapsamında ise 2025 yılında 4 araca işlem yapılmıştır." dedi.