SAĞLIK - 24 Şubat 2026 Salı 10:37

Dr. Gül: "Sağ alt karın ağrısı her zaman apandisit midir"

A
A
A
Dr. Gül: "Sağ alt karın ağrısı her zaman apandisit midir"

Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül, sağ alt karın ağrısının toplumda en sık apandisit ile ilişkilendirildiğini ancak her sağ alt karın ağrısının apandisit anlamına gelmediğini vurguladı.


Doç. Dr. Mesut Gül, apandisitin genellikle ani başlayan ve saatler içinde şiddeti artan bir ağrı ile kendini gösterdiğini belirterek, "Apandisit ağrısı genellikle ilk etapta göbek çevresinde başlar, ardından sağ alt karın bölgesine yer değiştirir. Hastalar yürümekle, öksürmekle veya ani hareketlerle ağrının arttığını ifade eder. Karın muayenesinde bastırmakla hassasiyet ve bırakınca artan ağrı tipiktir. Buna bulantı, kusma, iştahsızlık ve hafif ateş eşlik edebilir" dedi.


"Her sağ alt karın ağrısı apandisit değildir"


Sağ alt karın ağrısının tek nedeninin apandisit olmadığını belirten Gül, özellikle şu durumların da benzer şikayetlere yol açabileceğini ifade ederek, "İdrar yolu enfeksiyonları. Böbrek taşları. Bağırsak enfeksiyonları ve gaz sancıları. Kadınlarda yumurtalık kistleri ve diğer jinekolojik problemler. Kas kaynaklı ağrılar. Bu nedenle hastaların internetten edinilen bilgilerle kendi kendilerine tanı koymaya çalışmamaları yanlış. Özellikle 6 saatten uzun süren, giderek artan, günlük hareketleri kısıtlayan ve ateşle birlikte seyreden sağ alt karın ağrılarında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken teşhis ve zamanında cerrahi müdahale, komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır" ifadelerini kullandı.


"Erken müdahale hayat kurtarır"


Apandisitin zamanında tedavi edilmemesi durumunda apandisin patlayarak karın içine enfeksiyon yayabileceğine dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül, bunun ciddi ve hayati risk oluşturabileceğini söyledi.


Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül vatandaşların ani ve şiddetli karın ağrılarını hafife almamaları gerektiğini belirterek şüpheli durumlarda acil değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu BURSA (İHA) – Bursa’da 72 yaşındaki fırıncı Faik Yorgun’un evinde öldürülüp yangın süsü verilmesine ilişkin davada Bölge Adliye Mahkemesi kararını verdi. İlk derece mahkemenin 15 yıl hapis cezası kararını kaldıran mahkeme, üniversite öğrencisi Mustafa P.’nin cezasını haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 10 aya düşürdü. Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi’nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun’un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside Yorgun’un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya’dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya’dan Bursa’ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2’nci sınıf öğrencisi Mustafa P.’nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. "Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı" Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın "kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.