DÜNYA - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 16:25 | Son Güncelleme : 06 Mayıs 2026 Çarşamba 16:38

Bosch'un köpekli reklamına Almanya'da büyük tepki

A
A
A

Almanya merkezli Bosch şirketinin Anneler Günü kapsamında yayınladığı reklamlarda Avrupa'da çocuklu aileleri, Türkiye'de ise evcil hayvanları ön plana çıkarması Almanya'da tepkilere neden oldu. Reklama tepki gösteren Türk vatandaşı Hanifi Yıldız, "Bu reklamlar bilinçli olarak yapılıyor. Müslümanları çocuk yetiştirmekten, aile kurumundan uzaklaştırmak için planlı olarak yapıyorlar" dedi.

Almanya'da 1886 yılından bu yana otomotiv, elektronik, ev aletleri ve sanayi teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren Bosch şirketinin Anneler Günü kapsamında yayınladığı reklamlar tartışma konusu oldu. Şirket Anneler Günü kapsamında yayınladığı reklamlarda Avrupa'da çocuklu aileleri ön plana çıkarırken, Türkiye'de ise evcil hayvanları öne çıkarması tepkiyle karşılandı.

"Çocukların olması şart diye düşünüyorum"

Reklamları izleyen Almanya'daki Türkler, şirketi eleştiri yağmuruna tuttu. Emel Bayırlı, reklamı izlediğini belirterek, iki reklamın da birbirinden farklı olduğunu ifade etti. Bayırlı, "Türkiye'de kullanılan reklamda köpeklerin, sevdiğimiz hayvanların kullanılması güzel ama aile yapısı içinde çocuklarla birlikte kullanılmış olması daha güzel olurdu. Çocuklara da hayvan sevgisini aşıladığımızı göstermek için beraber kullanılsaydı daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Aile birleşimini önemseyen biz Türk vatandaşları, ülke olarak onlara da güzel bir mesaj vermiş olurduk" dedi.
Bayırlı, reklam ile gençlere çocuksuz bir hayat yönünde mesaj verildiğini ifade ederek, "Böyle bir reklam ile mesaj vermek biraz acı olmuş bana göre. Kaldı ki hayvanları hepimiz seviyoruz, onları sokakta, evde besliyoruz. Bizim de kedilerimiz var. Benim çocuklarımın da kedisi var. Hepsiyle beraber çok güzel anlaşılabiliyor ama sırf hayvanların kullanılması, aile başka, aile daha başka. Aile yapısını tamamen oturtabilmek için, gençliğimize güzel bir mesaj verebilmek için, onların bir aile birleşimi kurabilmesi için de çocukların olması şart diye düşünüyorum" diye konuştu.

"Yanlış bir reklam anlayışı olmuş"

Reklama tepki gösteren Aylin Deveci, reklamı şaşkınlıkla karşıladığını, Türk toplumunda aile kurumunun en başta geldiğini ifade etti. Deveci, "Yani aile dediğimiz zaman bunun içinde çocuklarımız, torunlarımız, ailemiz, annemiz, babamız var. Tabii ki biz hayvanları çok seviyoruz. Hayvanlar ayrı bir alem, o ayrı bir güzellik. Ama bunu sanki çocuklarla bağdaştırmak çok abartılı olmuş. Yanlış bir reklam anlayışı olmuş. Biz bunu yadırgıyoruz açıkçası" dedi.

"Biz firmalardan Türk insanını rencide edecek bu tür reklamları yapmamasını diliyoruz"

Firmaların kültürel hassasiyetlere dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Abdul Demirci, "Bir beyaz eşya üreticisi firma, Anneler Günü için bir reklam yapmış. Maalesef Türkiye'de bu firma çocukların yerine köpekleri kullanmış. Avrupa'da ise bunun yerine çocukları kullanmış. Yani Avrupa'da olması gerektiği gibi yapmış. Türkiye'de ise biz Türkleri gerçekten üzen bir şekilde yapmış. Ama tahmin ediyorum ki bu firma bunu bilerek yapmamış. Belki reklamcının bir yanlışı olmuş olabilir. Biz bu firmadan ve buna benzer firmalardan Türk insanını rencide edecek bu tür reklamları yapmamasını diliyoruz. Çünkü bizim insanımız çok hassas. Eğer böyle reklamlar devam ederse, bu ve buna benzer markaların Türkiye'de satışları ciddi biçimde azalır. Ondan dolayı bizim hassasiyetimize de dikkat etmeleri gerektiğini düşünüyorum" dedi.

"Allah hiçbir evi çocuksuz bırakmasın"

Emine Başak, "Kendi şahsi fikrim hayvanları çok severim. Küçükken benim çok sayıda hayvanım vardı ama çocukların yerini hiçbir şey tutamaz. Düşüncem aile deyince tabii ki çocuk. Allah hiçbir evi çocuksuz bırakmasın" şeklinde konuştu.

"Türk toplumu olarak aklımıza aile denildiği zaman anne, baba, çocuklar gelir"

Reklamın toplumda farklı bir mesaj oluşturduğunu savunan Zeki Bayırlı ise, "Dediğiniz gibi görünce baştan aşağı komple bir şoka girer gibi olduk. Bayağı yadırganacak bir durum aslında. Biz Türk toplumu olarak aklımıza aile denildiği zaman anne, baba, çocuklar gelir. Ama bunun arkasından bu şekilde bir politika izlenip, insanların beynine bu şekilde sokulmaya çalışması. Artık çocuk yapmayın, biz hayvanlarla beraber yaşamaya alışıyoruz, mümkün olduğu kadar çocuk sayınızı azaltın tipinde bir reklam olması. Bu Avrupa'da olan bir şey değil. Biz Almanya'dayız. İnanın ki Almanya'da yapılan aile reklamlarında en ön plana çıkan şey çocuk. Ondan sonra anne, baba ve diğer ebeveynler geliyor" dedi.

"Bu reklamlar bilinçli olarak yapılıyor Müslümanları çocuk yetiştirmekten, aile kurumundan uzaklaştırmak için"

Reklama tepki gösteren Hanifi Yıldız, "Bu reklamlar bilinçli olarak yapılıyor Müslümanları böyle İslami şuurdan, bilinçten, çocuk yetiştirmekten, aile kurumundan uzaklaştırmak için. Bunlar bilinçli yapılıyor. Özellikle Müslüman gençlerimizin bu oyunlara gelmemesi gerekiyor. Bu reklamlara kapılmaması gerekiyor" dedi.

Reklam geri çekildi

Yaklaşık 400 binden fazla çalışanı bulunan ve büyük ölçüde Robert Bosch Vakfı'na ait olan şirket, sosyal projelere yaptığı katkılarla biliniyor. Türkiye'de yayınlanan söz konusu reklamda ev hayvanlarının çocuklarla eşdeğer gösterildiği yönündeki eleştiriler üzerine reklam filmi geri çekildi.

Sinan Karamurat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Erkan Aydın müjdeyi verdi, festival geleneksel hale geliyor Bursa Kahve Festivali, Osmangazi’de üç gün boyunca Bursalıları kahve ve müzikle buluşturdu. Büyük ilgi gören festival, Pinhani konseriyle sona erdi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Sukaypark’ta düzenlenen Bursa Kahve Festivali’ni her gün yaklaşık 10 bin kişi ziyaret etti. Her yaştan vatandaşımızın festivale yoğun ilgi göstermesi bizleri çok mutlu etti. Bu organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedefliyoruz." dedi. Osmangazi Belediyespor’un katkıları ve Opus FS iş birliğiyle üç gün boyunca düzenlenen Bursa Kahve Festivali, birbirinden özel sanatçıları ağırladı. Festival alanında kurulan stantlarda kahve tutkunları, farklı demleme yöntemleriyle hazırlanan özel kahvelerin tadını çıkarırken, akşam saatlerinde sahne alan sanatçıların konserleriyle de keyifli anlar yaşadı. Kahve tutkunları ile müzikseverleri buluşturan Bursa Kahve Festivali’nin son gününde RednBlack, Tuana ve Pinhani sahne aldı. Sevilen sanatçılar, performanslarıyla festivale yakışır bir kapanış yaparak izleyicilere müzik ziyafeti sundu. Konser öncesinde festival alanını ziyaret eden Başkan Erkan Aydın, Pinhani grubunun solisti Sinan Kaynakçı ile bir araya geldi. Başkan Aydın, sevilen sanatçıya Bursaspor atkısı hediye ederek sohbet etti. "Bu tabloyu görmekten büyük mutluluk duyduk" Konser öncesinde sahneye çıkarak Bursalılara seslenen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa Kahve Festivali’nin bu yıl ilk kez düzenlendiğini kaydetti. Festivale gösterilen yoğun ilginin ve alınan güzel geri dönüşlerin kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Başkan Aydın "Bu organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedefliyoruz. Festivalimizi her gün yaklaşık 10 bin kişi ziyaret etti. Her yaştan vatandaşımızın burada bir araya gelmesi bizler için çok değerli. Gençlerimiz ve ailelerimiz çocuklarıyla birlikte festivalimize katıldı. Bu vesileyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, hayatını kaybeden annelerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Anne adaylarımızın da Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde anayı da rahmet, saygı ve minnetle anıyorum. Gençlerimizin enerjisini, mutluluğunu ve umut dolu bakışlarını gördükçe bizler de daha güzel işler üretmek adına büyük bir motivasyon kazanıyoruz. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı şimdiden kutluyorum." şeklinde konuştu.
Muğla MTK öğrenme yolculuğunu antik kentlere taşıyor Eğitimi yalnızca sınıf ortamıyla sınırlamayan MTK Koleji, öğrencilerini tarih, kültür ve doğayla buluşturan sosyal projelerine bir yenisini daha ekliyor. 12 Mayıs 2026 Salı günü gerçekleştirilecek "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" etkinliği kapsamında öğrenciler Kaunos Antik Kenti’ni ziyaret edecek, Dalyan tekne turuna katılacak ve İztuzu’nda faaliyet gösteren DEKAMER’de caretta carettalar hakkında bilgi alacak. MTK Koleji’nin "yerinde öğrenme" anlayışı ile düzenlediği özel gezi programı; öğrencilerin tarihi mirası yerinde tanımasını, kültürel değerlerle bağ kurmasını ve çevre bilinci kazanmasını hedefliyor. "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" kapsamında farklı sınıflardaki öğrencilerin yıl boyunca Kaunos, Stratonikeia ve Afrodisias antik kentlerini ziyaret edeceği belirtildi. Eğitimciler, teorik bilginin sahada deneyimle desteklenmesinin öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiğini vurgularken, antik kent ziyaretlerinin çocuklarda tarih bilinci ve kültürel mirasa sahip çıkma duygusunu güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Program kapsamında öğrenciler, Karya uygarlığının önemli merkezlerinden biri olan Kaunos Antik Kenti’nde antik tiyatrodan kaya mezarlarına kadar birçok tarihi yapıyı inceleme fırsatı bulacak. Dalyan kanalları boyunca yapılacak tekne turuyla bölgenin doğal ve kültürel dokusunu gözlemleyecek öğrenciler, ardından DEKAMER ziyaretinde caretta carettaların yaşam döngüsü, korunması ve ekolojik denge üzerine bilgilendirilecek. MTK Koleji yetkilileri, özellikle DEKAMER ziyaretinin okulun sürdürülebilirlik ve çevre odaklı eğitim yaklaşımıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti. MTK’nın sahip olduğu "Global Schools" (Küresel Okullar Programı) onayı kapsamında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalar yürüttüğü ifade edilirken, okulun "Climate Action Schools" (İklim Eylemi Okulu) yaklaşımı doğrultusunda caretta carettaların da okulun öne çıkan çevresel farkındalık türlerinden biri olduğu vurgulandı. Bu kapsamda öğrencilerin yalnızca tarihi mirası değil, biyolojik çeşitliliği ve doğal yaşamın korunmasının önemini de yerinde öğrenmelerinin amaçlandığı kaydedildi. MTK Koleji yetkilileri, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil; kültürel farkındalık, çevre duyarlılığı ve sosyal gelişim alanlarında da desteklenmesini önemsediklerini belirtti. "Yerinde öğrenme" anlayışıyla hazırlanan etkinliklerin, öğrencilerin yaşadıkları coğrafyayı daha yakından tanımalarına katkı sunduğu ifade edildi. Tarih, doğa ve bilimi bir araya getiren bu etkinlik sayesinde öğrencilerin geçmişi yalnızca kitaplardan okumakla kalmayacağı, tarihi mekânlarda gözlem yaparak öğrenmenin deneyimsel yönünü de yaşayacağı ifade edildi.
Muğla Sorumsuzluk yangına davetiye çıkarıyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde çevresi çam ormanları ile kaplı bir alanda sorumsuz vatandaşlar tarafından geceleri gerçekleştirilen ateş etrafında alkollü muhabbette söndürülmeden bırakılan ateş yangına davetiye çıkarıyor. Muğla’da her yıl yaşanan orman yangınları binlerce hektarlık yeşil alanı yok ederken, yetkililerin tüm uyarılarına rağmen bazı vatandaşların sorumsuz davranışları yeni felaketlerin önünü açıyor. Yanan ormanlık alanlarda kış boyunca temizlik ve fidan dikim çalışmaları sürdürülse de, doğanın eski haline dönmesi için 25 ila 30 yıllık bir süreç gerekiyor. Muğla Valiliği ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, yangına hassas bölgelere giriş yapılmaması, araçlardan sigara izmariti atılmaması ve kırsal bölgelerde anız yakılmaması konusunda sık sık uyarılar yapılıyor. Ancak tüm uyarılara rağmen bazı kişilerin ihmalkâr davranışları dikkat çekiyor. Menteşe ilçesine bağlı Akaçova-Yeşilyurt yolu üzerindeki, Yeşilyurt ile Kafaca mahallelerine hakim tepede gece saatlerinde ateş yakıldığı belirlendi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin, yaktıkları odun ateşini söndürmeden bölgeden ayrıldığı görüldü. Tamamı çam ormanlarıyla çevrili alanda farklı noktalarda yakılan ateşlerin izleri sabah saatlerinde de dikkat çekerken, dumanların halen tütmesi tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Bölgede çok sayıda alkol şişesi ve cam kırıkları bulunması da muhtemel bir yangın riskini artırdı. Yetkililer, özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşları daha duyarlı olmaya çağırırken, küçük bir ihmalin büyük orman yangınlarına neden olabileceği uyarısında bulundu.