GÜNDEM - 05 Aralık 2024 Perşembe 10:04

Elek ustası 32 yıldır mesleğini severek sürdürüyor

A
A
A
Elek ustası 32 yıldır mesleğini severek sürdürüyor

Kaybolmaya yüz tutmuş elekçilik mesleğinin son temsilcileri arasında yer alan 42 yaşındaki Erkan Gözübüyük, henüz 10 yaşında iken ustasından öğrendiği mesleğini 32 yıldır severek sürdürüyor.


Gaziantep’te yıllardır gelişen teknolojiye ve sanayileşmeye direnerek mesleklerini icra eden elek ustaları, çekiç sesleri arasında kalan sayılı müşterilerine el emeği elek üreterek mesleklerini yaşatmaya çalışıyor. Geçmiş yıllarda özellikle köylerde yaşayan kadınların vazgeçilmez ev eşyası olarak kullandığı elekler gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya başlandı. Ustaların el emeği olarak ürettiği elekler genellikle köylerde buğday, arpa, nohut, fasulye, mercimek, tarhana ve bulgur gibi tahıl ürünlerini ayıklamak için kullanılıyordu. Elekçilik mesleği gelişen teknolojinin yanı sıra üreten ustaların azalması ve eleman bulunmaması nedeniyle yok olma durumuna geldi. Gaziantep’te sayılı ustalar tarafından sürdürülen elekçilik mesleğini Güneydoğu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerindeki müşterileri sayesinde sürdüren 42 yaşındaki Erkan Gözübüyük, geçmişte hemen her evde bulunan eleklerin, günümüzde gelişen teknolojinin de etkisiyle unutulmaya ve evlerde kullanılmamaya başlandığını bildirdi.



“Mesleğe başladığımda 10 yaşındaydım”


Elekçilik mesleğine 1992 yılında başladığını belirten Gözübüyük, “Bu mesleği 1992 yılında ağabeyim bana öğretmişti. Bu vesileyle elekçilik mesleğine başladım. 32 yıldır bu mesleği yapıyorum. Mesleğe başladığımda hem okula gidiyordum hem de ustamın yanına gelip meslek öğreniyordum. Mesleğe başladığımda 10 yaşındaydım. 15 yaşında kalfa oldum. 20 yaşında ise usta oldum. Uzun yıllar ustamın yanında mesleğe devam ettim. 4-5 yıldır kendi iş yerimi açtım. Mesleği kendi iş yerimde sürdürüyorum” dedi.


Tarım alanlarında kullanılan tüm elekleri yaptığını belirten Gözübüyük, “Un, buğday, mercimek, arpa, nohut, fasulye, kırmızı biber, salça, tarhana ve bu tür elekleri yapıyorum. Köylerde ve evlerde kullanılan eleklerin tüm çeşitlerini yapıyorum” şeklinde konuştu.



“Gaziantep’te elek yapan usta bir iki kişi kaldık”


Çırak bulmakta zorlandıkları için mesleklerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Gözübüyük, “Gaziantep’te elek yapan usta bir iki kişi kaldık. Eleğe rağbet var. Elek kullanımı halen devam ediyor. Tahıl ürünleri elekten geçmek zorunda. Bu elek olmasa da farklı bir elek türünün olması lazım. Kış mevsimi olmasına rağmen yoğunluğumuz devam ediyor” ifadelerini kullandı.



“Tarımın yaygın olduğu illerde eleğe rağbet var”


Tek başına günde 150 adet elek yaptığını ve yaptığı elekleri Güneydoğu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerindeki müşterilerine gönderdiğini belirten Gözübüyük, “Özellikle Van, Muş ve Diyarbakır gibi doğu illerinde ekmek çok yapıldığı için o bölgelerde eleğe rağbet var. Yaptığımız ürünleri de zaten o bölgeye gönderiyoruz. Yine Van üzerinden İran’a ve Irak’a da elek gönderiyoruz. Suriye savaşından önce de Suriye’ye de elek gönderiyorduk” diye konuştu.


Kasnağı, tel ve çivi yardımıyla elek haline getirdiklerini ifade eden Gözübüyük, tamamen el emeği olan elek ve kalburları kişiye özel büyüklükte ve tel aralığında imal edebildiklerini belirtti.


Ağaç işleri ile uğraşmayı sevdiğini belirten Gözübüyük, küçük yaştan itibaren yaptığı mesleğini devam ettirmek istediğini de sözlerine ekledi.



Elek ustası 32 yıldır mesleğini severek sürdürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ İlkokul öğrencileri, çilek fidelerini toprakla buluşturdu Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde ilkokul öğrencileri, okul bahçesinde 120 çilek fidesi dikerek hem tarımı öğrendi hem üretmenin mutluluğunu yaşadı. Kapaklı ilçesinde bulunan Büyükşehir Belediyesi İsmet İnönü İlkokulu 1-O sınıfı öğretmeni Ayşe Aslan ve öğrencileri, 5 Mayıs Salı günü okul bahçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. "Doğa İçin Bir Adım" projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmada, öğrenciler 120 adet çileği toprakla buluşturdu. Etkinliğe veliler ve öğretmenler de eşlik etti. Okul Müdürü Murat Bekdaş, okul bahçesinin yıllar içindeki dönüşümünü anlattı. 2017 yılında göreve başladığında alanın inşaat atıklarıyla dolu olduğunu belirten Bekdaş, yapılan çalışmalarla buranın bir uygulama bahçesine dönüştürüldüğünü ifade etti. Bugün ise öğrencilerin aktif olarak üretim yaptığı bir alana dönüştüğünü vurgulayan Bekdaş, "Çocuklarımız hem öğreniyor hem yaşıyor. Meyve ve sebzelerin nasıl yetiştiğini birebir deneyimliyorlar" dedi. Sınıf öğretmeni Ayşe Aslan, etkinliğin amacının çocuklara doğa sevgisi kazandırmak ve çevre bilinci oluşturmak olduğunu söyledi. Öğrencilerin çileklerin büyüme sürecini gözlemleyerek sabretmeyi, sorumluluk almayı ve üretmenin değerini öğreneceğini belirtti. Aslan, doğa ile kurulan bu bağın çocukların gelecekte daha duyarlı bireyler olmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Çilek şiiri okudu Etkinliğe katılan öğrenciler de yaşadıkları deneyimi heyecanla paylaştı. Özel eğitim öğrencisi Mert Naci Köklükaya, çilek dikmenin çok eğlenceli olduğunu belirtirken, etkinlikte "çilek" şiiri de okudu. Öğrencilerden Kerim Gödek, doğanın önemini öğrendiklerini ve bitkilerin büyümesini merakla beklediklerini söyledi. Belinay Yılmaz ise doğaya iyi bakıldığında onun da karşılığını verdiğini ifade ederek herkesi doğayı sevmeye davet etti. Okul bahçesinde yıl boyunca mevsimine göre sebze ve meyve yetiştirildiği belirtilirken, öğrencilerin bu süreçte aktif rol aldığı vurgulandı. Bu tür etkinliklerin, çocukların doğayla bağ kurmasını sağladığı ve teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesine katkı sunduğu ifade edildi.
Ankara E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi. Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi. Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum." Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti. Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti. Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.
Ankara Bakan Bak: "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı ile ilgili, "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler" dedi. Sporun toplumun her kesimine yayılması, fiziksel ve ruhsal sağlığın güçlendirilmesi ile kamu kurumları arasındaki iletişimin dostluk ve hoşgörü temelinde geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "Kamu Futbol Turnuvası" bu yıl 15. kez gerçekleştirilecek. Turnuva öncesi Bakan Bak’ın da katılımıyla gösteri maçı düzenlendi. Bakan Bak, turnuva kapsamında Meclis Spor ve Şöhretler Karması takımları arasında oynanan gösteri maçında Meclis Spor takımında yer aldı. Turnuva, kamu çalışanları arasında dayanışmayı artırmayı ve sporu geniş kitlelere yaymayı hedefliyor. Gösteri maçından önce açıklamalarda bulunan Bakan Bak, 2026 Dünya Kupası’na katılacak olan A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sundu ve A Milli Futbol Takımı’nın iyi işler başaracağını belirtti. Sporun hem eğlence hem de stres atma aracı olduğunu dile getiren Bakan Bak, tüm kamu kurumlarını bu turnuvaya beklediklerini sözlerine ekledi. "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" 2026 Dünya Kupası öncesi, A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sunan Bakan Bak, "Kamu kurum ve kuruluşlarının katıldığı, Ankara Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen kamu kurumları arası futbol turnuvasının başlangıcını yapıyoruz. Ankara bürokrasisi streslidir, tempo yüksektir. Arada biraz eğlenmeye, stres atmaya ihtiyaç var. Dolayısıyla kamu kurumlarından arkadaşlarımızı bu turnuvaya bekliyoruz. Spor, birleştirici gücü olan, toplumları birleştiren önemli bir olgu. Heyecanlıyız. Çünkü bu sene milli takımımız 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gidecek. Çok güzel bir iş başardılar. Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler. Tabii şanslıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içinden gelen birisi. Spor faaliyetlerine, spor yatırımlarına ve pek çok organizasyona destek veriyor" diye konuştu. Gösteri maçı berabere bitti Meclis Spor ve Şöhretler Karması arasında oynanan maç, 4-4’lük skorla berabere bitti.