GÜNDEM - 02 Mayıs 2024 Perşembe 11:02

GAİB Heyeti, Başkan Fatma Şahin’i makamında ziyaret etti

A
A
A
GAİB Heyeti, Başkan Fatma Şahin’i makamında ziyaret etti

Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ile Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan ve yönetim kurulu üyeleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i ziyaret ederek, yeni dönemde başarılar diledi.


Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, aynı zamanda Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı olan Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Fikret Kileci ile Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Çıkmaz ve yönetim kurulu üyelerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.


GAİB heyetinin Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i ziyareti sırasında, ekonominin genel durumu, GAİB’in çalışmaları, OSB’deki üretimin sürekliliğinin önemi, şehirdeki konut sorunu ve Gaziantep’in akıllı şehre dönüşümü gibi konularda fikir alışverişinde bulunuldu.


"Yapıyı eğitim üzerine kuruyoruz"


GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, ziyaret sırasında GAİB’in çalışmaları hakkında bilgi verdi. Başkan Kileci, yeni dönemde yapıyı, kurguyu eğitim üzerine kurduklarını belirterek, "İnsanları, firmalarımızı geleceğe hazırlamak adına sürekli eğitimler veriyoruz. Dünyadaki değişimi, dönüşümü, dijitalleşmeyi, yenilikleri anlatarak yeni döneme hazırlıyoruz. Mesela eğitimcilerin eğitimi yaptığımız en önemli etkinliklerden birisidir" dedi.


"Günümüzde en önemli şey data"


Kileci ayrıca, verilerin doğru bir şekilde toplanarak analiz edilmesinin de önemine dikkat çekerken, "Şu an en önemli şey data. Yani veri. Datayı toplayıp, düzgün analiz ederseniz kesinlikle iyi şeyler çıkıyor. Bu arada en iyi yapmamız gereken şeylerden birisi, ne yayıp yapamayacağımızı bilmemiz gerek. Yani yeteneklerimizi, imkanlarımızı, coğrafi şartlarımızı, insan kaynaklarımızı çok iyi bilmemiz gerek. Kısacası zayıf ve güçlü yönlerimizi bilmemiz gerek. Rakamlarla konuşmamız, rakamlarla hareket etmemiz gerek. Yapamayacağımız işin üzerine de çok gitmemek lazım" şeklinde konuştu.


“21. yüzyıl veri yüzyılı”


Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, Büyükşehir Belediyesinde yaşanan değişim ve dönüşüm hakkında bilgilendirmede bulunduktan sonra, konut sorununa dikkat çekti. Başkan Şahin, "Yenilenmezsek yeniliriz. Biz de kendi bünyemizde, 10 hoca ile 3 aydır çalışıyoruz. Akıllı şehir diyoruz. Şehrin akıllı olmasını istiyorsanız önce belediye akıllı olacak. Belediyenin akıllı olması için yalınlaşması lazım. Yalınlaşmadan akıllı olunmuyor. Şu an bünyede norm kadro, verimlilik, ölçülebilirlik, koordinasyon gibi alanlarda büyük değişimler yaşanıyor. Takip ediyorsunuz. Bünyeyi tazeliyoruz. Küçülüyoruz. Bunun adına küçülerek büyüme diyorlar. Açık veriye geçtik. 21. yüzyıl veri yüzyılı. Açık veri ile bir uygulamaya bakıp şehrin bütün şikayetlerini görebiliyorum” ifadelerini kullandı.


"Konut sorunu başka sorunlara da yol açıyor"


Şahin, “Sanayicilerimizin şehrimize, ülkemize katkısı sadece ekonomi alanında değildir. Sosyal barışa, huzura da büyük katkı sağlıyorlar. Bunun için OSB’deki üretimin kesintiye uğramaması gerek. Üretimi durdurursak başka sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Bu anlamda iş sağlığı, iş barışı ve iş güvenli çok önemli. Şehrimizin en önemli sorunlarının başında konut ihtiyacı geliyor. Bugün OSB’de 300 bin kişi çalışıyor. Bunların yüzde 70’i de Şahinbey’den geliyor. Çalışanların konut sorunu için OSB ile önemli bir protokol imzaladık. OSB’ye yakın yerde onların ev sahibi olması için çalışmalar sürüyor. Burada aslında yeni bir modele geçiyoruz. Üretim nerede ise oraya konutu, yaşam alanını koyuyoruz. Buna Mercedes modeli diyorlar. En kısa sürede 50 bin konut yapılmalı. Buna göre proje üretip, sorunu çözmek için çalışıyoruz. Odalar, STK’lar, meslek grupları bir araya gelsinler, kooperatif kursunlar biz de onların üyelerinin konut sahibi olması için destek olalım. Bizim işimiz size lojistik destek sağlamak. Altyapı getirmek, meclisten karar çıkartmaktır" diye konuştu.



GAİB Heyeti, Başkan Fatma Şahin’i makamında ziyaret etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.