ASAYİŞ - 04 Aralık 2024 Çarşamba 15:26

Gaziantep’te özel sağlık kabininde sünnet skandalı

A
A
A
Gaziantep’te özel sağlık kabininde sünnet skandalı

Gaziantep’te doktor olduğu iddia edilen şahıs, 4 aylık bebeği iki defa denemesine rağmen sünnet edemeyince kaçtı. Kesik atılıp bırakılan küçük çocuğun penisinde şişlik ve morarma meydana gelirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Olay, geçtiğimiz günlerde Şehitkamil ilçesi Karacaoğlan Mahallesi’nde meydana geldi. Celal Özgenç (47) ve eşi, 4 aylık bebeklerini sünnet ettirmek için evlerinin yakınındaki Özel Şifa-Med sağlık kabinine götürdü. İddiaya göre, sağlık kabinine dışarıdan geldiği iddia edilen ve ismi öğrenilemeyen doktor, ilk denemesinde yaptığı iğne ve penise attığı kesiğe rağmen bebeği sünnet edemeyince ertesi gün getirilmesini istedi. Doktor olduğu iddia edilen şahıs, ertesi gün tekrar getirilen bebeği iğne yapmasına ve denemesine rağmen yine sünnet edemedi. Şahsın olay sonrası bebeğin penisinde morarma olması, yoğun ağlama krizi ve ailenin tepkisi üzerine sünnet yapamayacağını söyleyerek kaçtığı ileri sürüldü.



"İki defa denemesine rağmen sünneti yapamadı, klinikten kaçarak gitti"


Yaşadıklarını anlatan baba Celal Özgenç, "Eşim en küçük oğlumu sünnet yaptırmak için bir özel polikliniğe götürdü. Doktor oğluma 2-3 tane iğne yapmış ve penise kesik atıp denemesine rağmen sünneti yapamamış. Daha sonra eşime bu çocuğu yarın getirin demiş. Ben de dün eşimle birlikte gittim. Doktor sünnet işlemine başladı, yine iğne yapmaya çalıştı. Ben de ’İğne yapmayın, oğlum yine morarmaya başladı. Çocuk çok kötü oldu’ dedim. Doktor da bize, ‘Ben bunu yapamayacağım, 4-5 ay sonra geri getirin’ dedi. Biz de bu adamın doktor olduğundan şüphe ettik. Doktor olduğunu iddia eden şahıs kaçar vaziyette klinikten çıkıp gitti, ben de fotoğrafını çektim" dedi.



"Klinik sahibi ’şikayetçi olma’ dedi"


Yaşanan olay sonrası şahsın izini kaybettirdiğini ve gerekli yerlere şikayette bulunduklarını söyleyen Özgenç, “Poliklinik sahibi ’şikayetçi olma’ dedi. Biz oğlumu başka bir hastaneye götürdük. Karakola gidip şikayetçi de olduk" ifadelerini kullandı.



"Oğlum ölebilirdi, özel bölgesinde morarma ve şişme var"


Olay sonrası oğlunun özel bölgesinde şişme ve morarma olduğunu söyleyen baba Özgenç, "Oğlumun şu an o bölgesinde morarma var. Benim oğlum ölebilirdi" şeklinde konuştu.



"Gerçek doktor olup olmadığı araştırılsın, başkalarının canı yanmasın"


Aynı şahıstan başka vatandaşların da şikayetçi olduğunu iddia eden Özgenç, "Bizden önce yaptığı aileler de bu doktordan şikayetçi olmuş. Ben bu doktorun gerçek doktor olup olmadığının araştırılmasını istiyorum. Başka ailelerin de canının yanmasını istemiyorum. Bu olay daha da kötü sonuçlanabilirdi. Ben yetkililerden yardım bekliyorum” diye konuştu.


Öte yandan olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ve doktor olduğu iddia edilen şahsı yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.



Gaziantep’te özel sağlık kabininde sünnet skandalı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tahir Kıran: "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum" Eski Fenerbahçeli yönetici Tahir Kıran, "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul gerçekleştirilecek. Seçim öncesi adaylar çalışmalarını yürütürken, eski yönetici Tahir Kıran da camia ve olası adaylara yönelik açıklama yaptı. Kişisel hesapları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmeleri gerektiğini aktaran Kıran, "Bazen geri adım atmak yenilmek değildir. Meseleye daha geniş bakabilmek, büyük resmi görebilmektir. Bugün büyük resme baktığımızda ne yazık ki Fenerbahçe’miz adına kaygı verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Mali anlamda ağır bir yükün, manevi anlamda ise 12 yıldır süren şampiyonluk hasretinin oluşturduğu büyük bir yorgunluğun içindeyiz. Fenerbahçe’mizi yeniden ayağa kaldırmak için bir şey yapılacaksa, o gün bugündür. Bugün; küslüklerin değil, sarılmanın ve kucaklaşmanın zamanıdır. Bugün; ’ben’ demenin değil, ’biz’ olabilmenin zamanıdır. Bugün; eski defterleri açmanın, hesaplaşmaların değil; yaraları sarmanın, dostlukları ve ortak değerleri hatırlamanın zamanıdır. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe’mizin büyük bir değeridir, Ali Koç da Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Bu camiaya emek veren, mücadele eden herkes Fenerbahçe’nin parçasıdır. Artık kişisel hesapları, kırgınlıkları ve ayrılıkları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmek zorundayız. Çünkü Fenerbahçe’mizi bu kaotik ortamdan, bu karanlık süreçten çıkarabilmek için kaybedecek zamanımız kalmamıştır. Tüm camianın; geçmişi, görüşü ve konumu ne olursa olsun, aynı hedef etrafında birleşmesi gerekmektedir. Fenerbahçe’nin geleceği için güçlü bir birliktelik şarttır. Bu nedenle Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Ali Koç da gelmelidir, Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Çünkü konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız. Çünkü söz konusu olan sadece bir spor kulübü değil; milyonların umudu, çocukların hayali ve hepimizin en büyük sevdası olan Fenerbahçe’dir" ifadelerini kullandı.
Tunceli Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.