GÜNDEM - 26 Nisan 2025 Cumartesi 15:39

’Kur ’an-ı Kerim’i Güzel Okuma’ Yarışması Gaziantep’te coşkuyla başladı

A
A
A
’Kur ’an-ı Kerim’i Güzel Okuma’ Yarışması Gaziantep’te coşkuyla başladı

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Birinciler Birinciliği" programı Gaziantep’te büyük bir coşku ve heyecanla başladı.


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı programa Gaziantep halkı da büyük ilgi gösterdi. Kur’an-ı Kerim’in evrensel mesajlarını gönüllere taşınmasının hedeflendiği programda duygu dolu anlar yaşandı.


Yarışma için dünyanın dört bir yanından Gaziantep’e gelen dünyaca ünlü hafızlar, Kur’an-ı Kerim’i en güzel şekilde okumak için yarıştı.


Programda, Kur’an-ı Kerim’in güzel okunmasının, İslam dünyasında birlik, beraberlik ve maneviyatı güçlendirmedeki önemi vurgulandı. Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.


Programda bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kur’an-ı Kerim’in en güzel şekilde okunması, anlaşılması ve yaşanması gerektiğini söyledi.


Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışmasının aynı zamanda bir eğitim olduğunu belirten Erbaş, bu tür programların en güzel ve hayırlı programlar olduğunu ifade etti.


Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, "Bugün burada bulunma amacımız yüce Kur’an-ı Kerim, yüce Kur’an-ı Kerim’in tilaveti, tilavetinin en güzel bir şekilde yapılması, hatta dünya çapında Kur’an-ı Kerim’i en güzel okuyan birincilerin arasından en birincinin seçilmesi. Bundan daha güzel bir toplantı, bundan daha güzel ve hayırlı bir yarışma olabilir mi? Kur’an-ı Kerim’i güzel tilavet etmek en hayırlı işlerden birisidir. Buradaki kardeşlerimiz hayırda yarışmak için buraya geldiler" dedi.


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de 10. Uluslararası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Birinciler Birinciliği" programına ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, "Bu şehir ‘küçük buhara’ diye adlandırılan bir şehir. Bu şehir Bedreddin Aynileri yetiştiren bir şehir. Bu şehir ‘Yeni Buhara" diye bir iddiası olan bir şehir. Dünya hasta, dünya şifa istiyor. Şifa nerede? Şifa yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’dedir. Sevgili Peygamberimizin Veda Hutbesinde, ‘ben siz iki emanet bırakıyorum, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ve benim sünnetim’ diyerek bize bıraktığı emanetidir. Veda Hutbesi bizim yolumuzu aydınlatıyor. Kur’an-ı Kerim her hangi bir kitap değildir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim hayat felsefesidir, hayat rehberidir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim kalbe şifadır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, bugün dünyada yaşanan bütün sorunlara karşı batı medeniyetinin çare bulamadığı ilaçtır. Bugün batı medeniyeti yüksek teknolojiye ulaştı. Ama merhameti, şefkati ve vicdanı unuttu. Bugün batı medeniyeti yapay zeka ile bomba yapıp Gazze’deki çocukları öldürüyor, öldürtüyorsa ve ‘dünya beşten büyüktür’ ve ‘adaletli bir dünya mümkündür’ diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun" dedi. o yüzden Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim yalnızca okunmak, anlamak, yaşamak ve yaşatmak için bize gönderilmiştir" şeklinde konuştu.


Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise "Bugün Gaziantep, Gaziantep ise, imrenilen bir şehir ise ve ‘Küçük Buhara’ denildiği zaman bu topraklarda yaşayan ecdadımızın ve o alimlerin duaları ne bu diyarı terk etti. Ne Ukkaşe Hazretlerini bu şehre getiren azim ve kararlılık, ne onu burada metfun eden niyet yok oldu. Ne İslam beldesinin dört bir yanından dinini, kitabını muhafaza etmek için bu şehirden gidip şehit, gazi olanların ruhu bu şehri terk etti. Ne de bu şehrin kurtuluş mücadelesinde, canını Kur’an-ı Kerim için, 14 yaşındaki şehit Kamil’in yaptığı gibi annesinin başörtüsü için, İslam için, değerleri için canını veren gencecik çocukların, Şahinbeylerin, Karayılanların, Özdemirbeylerin ruhu ve duaları bu şehri terk etti. Bugün ve yarın bu şehirde okunacak ayetler, edilecek dualar ve söylenecek aminler zaten her sabah ve gece, her bir metrekaresinde Allah’a hamdolsun ezan sesiyle inleyen bu şehrin topraklarında o ezan sesleriyle buluşacak" diye konuştu.



’Kur ’an-ı Kerim’i Güzel Okuma’ Yarışması Gaziantep’te coşkuyla başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Domenico Tedesco: "Galatasaray maçı bizim için güzel bir test olacak" Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, "Finalde olduğumuz için mutluyum. Bizim için ligin ikinci yarısı başlamadan çok güzel bir test olacak" dedi. Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Samsunspor’u 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla adını finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, finale çıktıkları için mutlu olduklarını aktararak, "Açıkçası finalde olduğumuz için mutluyum. Bu maç bizim için çok güzel bir test olacak. Ligin ikinci yarısı başlamadan önce güzel bir test olacak. Biz şuanda pozitif bir moddayız. 10 günlük bir iznimiz vardı ancak 10 günlük izinde bireysel planlar hazırladık. Bireysel antrenmanları kontrol ettik. Futbol güven üzerine kuruludur. Ben oyuncularıma güveniyorum. Bizler için enerjimizi, kuvvetimizi korumak önemliydi" ifadelerini kullandı. "Musaba çok iyi bir performans sergiledi" Anthony Musaba transferinden mutlu olduğunu anlatan Tedesco, "Çok fazla iyi oyuncu var bu ligde ve bizim de çok iyi oyuncularımız var. Anthony Musaba’da çok iyi bir performans sergiledi. Ona sahip olduğumuz için mutluyum. Ligi tanıyan bir oyuncu ve iyi bir yaşta. O profilde oyuncumuz yoktu, hakkını vermem gerekiyor. 3 gün önce takıma geldi ve eski takımına karşı oynadı. Onun içinde bu karşılaşma duygu yüklü olmuştur" diye konuştu.
Isparta Çocuklara müezzinlik öğretme tartışmasında imama yumruklu saldırı Isparta’da bir camide iddiaya göre çocuklara müezzinlik öğretilmesi sebebiyle yaşanan gerginlik namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Bir vatandaş tarafından saldırıya uğradığını iddia eden cami imamı darp raporu alarak saldırgan hakkında şikayetçi olduğunu bildirildi. Isparta’da Yılmazlar camisinde çocuklara müezzinlik öğretilmesi sırasında yaşanan tartışma, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçen caminin yapılışında, gönüllü olarak yardım eden bir vatandaş ile cami imamı Yasin Veli Doğan, arasında son zamanlarda tartışma yaşanmaya başladı. Cami açıldıktan sonra çocukları camiye alıştırmak ve müezzinlik öğretmek amacıyla çalışma yürüten Doğan, Pazar akşam namazında çocuklara müezzinlik öğrettiği sırada heyecanlanan küçük yaştaki bir çocuğun mikrofonunun elinden alınması üzerine ortamda gerginlik yaşandığını söyledi. Pazartesi günü ise cübbesini çıkardığı sırada daha önce üzerine yürüyen bir kişinin bağırarak hakaret ettiği ve ardından yumruklu saldırıda gözünden darbe aldığını iddia eden Doğan için 112 Acil Servis ekipleri çağrıldı. Hastaneye kaldırılan Doğan’ın darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikâyetçi olduğu bildirildi. "Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir" Doğan, caminin yapımında gönüllü yardımcı olan kişiyle ilk başta çok iyi geçindiklerini ancak son zamanlarda işin farklı boyutlara gittiğini belirterek, "Bu abimizle aslında çok güzel geçiniyorduk. Onu dolduranlar var muhakkak. Bir de abimizin ’yapma, etme, kılma’ gibi şeyleri çoktu. Aslında çoğu işi de onunla başardık. Tabii bugünkü sabah namazına gelinceye kadar. Bizim cami derslerimiz var, Diyanetimizin uyguladığı. Bu dersleri namaz öncesi veya namaz sonrası 5–10 dakika da olsa uygulamamız lazım. Yalnız bu abimiz ilk şuradan başladı: ’Sohbetleri kısa kes, burada dinleyen mi var, cemaatin sayısını azaltırsın, cemaati dağıtırsın’ gibi şeyler söyledi. Halbuki cemaat ’Allah razı olsun’ diyor. Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir. Bu abimiz mesela caminin giriş bölümünü gençlik merkezi olarak yazdırmama da karıştı. Gençlerimizi ve çocuklarımızı buraya çekmek için bu alanı gençlik merkezi olarak yazdırdım. İlk önce levhalara karışmaya başladı. ’Gençlik merkezine ne gerek var, bunu niye yazdırıyorsun, caminin girişindeki levhaları niye yazdırıyorsun’ gibi şeyler söyledi" dedi. "Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu" Olay gününü anlatan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünkü hadisede, müezzinliği hem büyükler yapmak istiyor, ben de orada çocukları öğretmek adına koro hâlinde müezzinlik yaptırıyorum. Dün çocuklar 3–4 kişiydi. En son ’Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber’ bölümüne geldiğimiz zaman çocuklarımızdan biri ’Sübhanallah’ dedi. Ortadaki kardeşimiz biraz küçüktü. O abimiz mikrofonu elinden alıp diğer çocuğa verdi. Şimdi orada ben ortadaki çocuğu düşünmüştüm; çünkü o biraz heyecanlıydı, heyecanının giderilmesi gerekiyordu. O da sıra kendisine geldiği için umutlanmıştı. Abimiz böyle yapınca ben orada yanlış bir şey söylemedim. ’Abi, müdahale etmeseniz; burada ben zaten anlatıyorum, çocuk tekrar ediyor’ dedim. Abimiz buradan darılmış olmalı ki karışmadı. Sonra ortadaki çocuğa mikrofonu verdik ve sonuna kadar çocuk benim öğretmemle çok güzel okudu. Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu. Namazdan sonra şunu söyledim: ’Muhterem cemaatimiz, bu çocuklarımız zaten cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocukları okutmayalım demeyelim.’ Zaten ben yatsı namazından sonra sohbete başlayınca kalkıp gittiler. ’Mikrofonu o çocuğa ver’ dedim ya, herhalde darıldılar, gittiler" ifadelerini kullandı. "Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti" Mikrofon meselesinin başka bir vatandaşla olduğunu ifade eden Doğan, "Tam burada cübbemi çıkarırken ’Sen akşam bizim arkamızdan konuşmuşsun’ dedi. Bağıra bağıra, öyle bir öfkeyle konuşuyordu ki ben dondum kaldım, bayağı sustum. Müezzin bir kardeşim ve cemaatten birkaç kişi vardı, onlar da dinliyordu. Bana sürekli bağırınca suskunluğumu bozdum. ’Bu çocuklar cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocuklar burada müezzinlik yapacak. Çocuklara mani olunmayacak. Sen namazını kıl, bu konuşmalara karışma’ deyince yumruğu gözüme patlattı. Yanımızdaki kişiler ilk önce bizi ayırmadı. Ben de ’Bana vuramazsın’ dedim. İlk önce iteleme oldu, durdurma olmadı. Ses tonunu iyice yükseltmeye başlayınca ben de onu iteledim. Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti. Durum bundan ibaret. İlk başta yumruk attığı gözümün altı çok acıyordu. 112’yi aradım, ambulans geldi. Tedavi oldum, darp raporu aldım. Şikayetçi oldum" dedi.