GÜNDEM - 02 Nisan 2026 Perşembe 10:42

Musullu’nun Antakya’daki yeni şubesi açıldı: Kurdele işçilerle birlikte kesildi

A
A
A
Musullu’nun Antakya’daki yeni şubesi açıldı: Kurdele işçilerle birlikte kesildi

Hatay’ın ulusal markalarından Musullu, Antakya Güzelburç’ta açtığı yeni konsept mağazayla hizmet vermeye başladı. Açılış törenine firma yetkilileri, çalışanlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Açılışta konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Adil Bulur, Mustafa Kemal Atatürk’ün "Köylü milletin efendisidir" sözüne atıfta bulunarak, "İşçi, sanayinin efendisidir" dedi. Üretimin temelinde emekçilerin bulunduğunu vurgulayan Bulur, Musullu’nun bugünlere gelmesinde en büyük payın sayısı 110’a ulaşan çalışanlara ait olduğunu ifade etti.


Yeni şubenin açılış amacına da değinen Bulur, "Bu şubemizi açmamızdaki amaç, Musullu ürünlerinin tamamını müşterilerimizin bir arada görebilmesini sağlamak ve ihtiyaçlarında markamızı tercih etmelerine katkı sunmaktır. Hatay’da 15 yıldır üretim yapıyoruz. Tüm müşterilerimizi mağazamıza bekliyoruz" diye konuştu.


Saffet Bulur da 15 yıldır Hatay’da üretim yaptıklarını belirterek, yeni açılan konsept mağazada tüm ürünlerin bir arada sunulduğunu ifade etti. Açılışa özel olarak mağazada yüzde 10 indirim uygulanırken, ziyaretçilere yönelik çekiliş kampanyası da düzenleniyor.


Konuşmaların ardından açılış kurdelesi, protokol üyeleri yerine üretim hattında görev yapan işçilerle birlikte kesildi. Bu anlamlı anlar katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı. Öte yandan Musullu’nun Türkiye genelinde bayi satış ağının 700 noktaya ulaştığı, ayrıca Mısır, Suudi Arabistan ve Irak gibi ülkelere ihracat yapmaya başladığı bildirildi. Yerli marka, uluslararası bir marka olma yolunda ilerliyor.



Musullu’nun Antakya’daki yeni şubesi açıldı: Kurdele işçilerle birlikte kesildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta "İklim Dostu Balıkçılık ve Ekosistem" projesi tanıtıldı Avrupa Birliği-Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında desteklenen "İklim Dostu Balıkçılık ve Ekosistem / Climate-Friendly Fisheries and Ecosystem (CFF) Projesi", düzenlenen açılış programıyla tanıtıldı. Karadeniz’de balıkçılığın geleceğini yeniden şekillendirmeyi hedefleyen proje; enerji, ekosistem ve üretim anlayışını eş zamanlı dönüştürerek sürdürülebilir ve yenilikçi bir model ortaya koymayı amaçlıyor. Proje hakkında detaylı sunum, Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Sabri Bilgin tarafından gerçekleştirildi. Sunumda; projenin ortaya çıkış süreci, ulusal ve uluslararası politika belgeleriyle uyumu ile hedef ve çıktıları katılımcılarla paylaşıldı. Proje kapsamında; elektrikli balıkçı tekneleriyle düşük karbonlu üretime geçişin Sinop’tan başlatılması, deniz çayırları gibi mavi karbon alanlarının korunması ve artırılması, yapay resiflerle desteklenen deniz koruma alanlarının oluşturulması hedefleniyor. Bu çalışmalarla hem iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlanması hem de denizel biyolojik çeşitliliğin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Ayrıca proje ile; düşük karbonlu ve iklime dayanıklı bir balıkçılık sektörünün geliştirilmesi, iklim değişikliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması ve Türkiye ile Avrupa Birliği arasında bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi hedefleniyor. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen oturumlarda alanında uzman bilim insanları tarafından proje kapsamında yürütülecek faaliyetlere ilişkin sunumlar yapıldı. Açılış kapsamında düzenlenen program üç gün boyunca devam edecek. Gerçekleştirilen programa proje ortakları, kurum ve daire amirleri, sektör ve STK temsilcileri, balıkçılar, akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Ankara Uzmanından uyarı: "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir" Toplumda sık görülen ancak çoğu zaman ihmal edilen gözyaşı kanal tıkanıklığı hakkında Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir; bazen vücudun sessiz bir yardım çağrısıdır" dedi. Gözyaşı kanal tıkanıklığının, gözyaşının burun boşluğuna akmasını sağlayan sistemde oluşan bir tıkanıklık sonucu ortaya çıktığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Normalde gözyaşı, göz yüzeyini temizledikten sonra kanallar aracılığıyla burun içine aktarılır. Bu sistemde meydana gelen tıkanıklık, gözyaşının dışarı akmasına neden olur. Bu durum yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda göz sağlığını tehdit eden bir tabloya dönüşebilir. Yani gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir; bazen vücudun sessiz bir yardım çağrısıdır. Kişi istirahat halindeyken, hatta ev ortamında bile gözyaşı kontrolsüz şekilde dışarı akabilir. Gözyaşı kanal tıkanıklıkları temelde iki grupta değerlendirilir. Bunlar doğuştan (konjenital) tıkanıklıklar ve erişkin dönemde gelişen tıkanıklıklardır. Doğuştan görülen vakalarda tedavi seçenekleri farklılık gösterebilirken, erişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığının kalıcı tedavisi genellikle cerrahi yöntemlerle sağlanır" açıklamasında bulundu. "Tedavi edilmediğinde tekrarlayan göz problemleri ortaya çıkabilir" Hastalığın en belirgin bulgusunun sürekli göz sulanması olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Mefkure Yalçıner, sözlerine şu şekilde devam etti: "Gözyaşı kanal tıkanıklığında hastalar genellikle sürekli yaşarma, çapaklanma, gözde kızarıklık ve zaman zaman enfeksiyon şikayetleri ile başvurur. Özellikle sabah saatlerinde belirginleşen çapaklanma ve gün boyu devam eden sulanma, hastaların sosyal yaşamını da olumsuz etkileyebilir. Tedavi edilmediğinde enfeksiyon riski artar, tekrarlayan göz problemleri ortaya çıkabilir ve bu durum zamanla yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir." "Erken teşhis hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de başarı oranını artırır" Op. Dr. Mefkure Yalçıner, ileri vakalarda cerrahi tedavinin gündeme geldiğini vurgulayarak, "Gözyaşı kanal tıkanıklığında en etkili tedavi yöntemlerinden biri dakriyosistorinostomi (DSR) ameliyatıdır. Bu işlemle tıkalı kanal bypass edilerek gözyaşının yeniden doğal akışı sağlanır. Ameliyat genellikle 30-60 dakika sürer, hastalar çoğunlukla aynı gün ya da bir gün içinde taburcu edilir. Tam iyileşme süreci birkaç hafta içinde tamamlanırken, bu ameliyatların başarı oranı oldukça yüksektir. Erken teşhis hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de başarı oranını belirgin şekilde artırır" diye konuştu. "Bebeklerde uzun süren göz sulanmalarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" Gözyaşı kanal tıkanıklığının yalnızca yetişkinlerde değil, bebeklerde de sıkça görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Yeni doğan bebeklerde gözyaşı kanallarının tam olarak açılmamış olması nedeniyle sulanma ve çapaklanma görülebilir. Aileler bu durumu çoğu zaman basit bir göz problemi olarak değerlendirse de doğru masaj teknikleri ve gerektiğinde yapılacak müdahalelerle erken dönemde kontrol altına alınabilir. Bu nedenle bebeklerde uzun süren göz sulanmalarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.
İstanbul Enerjisa Enerji’de üst düzey atama Enerjisa Enerji’de, Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı görevine 1 Nisan 2026 itibarıyla Devrim Yıldırım atandı. Yıldırım, şirketin dijitalleşme stratejilerine liderlik ederek teknoloji odaklı dönüşüm sürecini daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Enerjisa Enerji, dijitalleşme alanında yürüttüğü çalışmalarla operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine kadar geniş bir alanda dönüşümü hızlandırarak Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlendiğini duyurdu. Veri odaklı karar alma, ileri analitik uygulamalar ve uçtan uca dijital çözümlerle iş süreçlerini geliştiren şirket, bu kapsamda teknoloji ve dijitalleşme alanındaki yetkinliklerini daha da güçlendirmek amacıyla Devrim Yıldırım’ı Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanı olarak göreve getirdi. Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı görevini Mehmet Fırat’tan devraldı. Yıldırım, şirketin sürdürülebilir büyüme ve dönüşüm hedefleri doğrultusunda dijital yetkinliklerin güçlendirilmesine, veri odaklı karar alma kültürünün yaygınlaştırılmasına ve teknoloji altyapısının geliştirilmesine liderlik edecek. Aynı zamanda uçtan uca dijital çözümler ve çevik çalışma modelleriyle operasyonel verimlilik, sistem sürekliliği ve siber güvenlik alanlarında yetkinliklerin derinleştirilmesine katkı sağlayacak. Murat Pınar: "Dijitalleşme, enerji sektörünün dönüşümünde kritik bir kaldıraç" Enerjisa Enerji Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı’na Devrim Yıldırım’ın atamasını değerlendiren Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, "Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda dijitalleşmeyi iş yapış şekillerimizin merkezine alıyoruz. Enerji sektöründe verimlilik, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimini ileriye taşımanın en önemli unsurlarından biri güçlü teknoloji altyapısıdır. Devrim Yıldırım’ın ulusal ve uluslararası ölçekte edindiği derin tecrübenin, şirketimizin dijital dönüşüm hedeflerine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyorum. Devrim Yıldırım’ın aramıza katılmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Deneyimi ve vizyonuyla teknoloji ve veri odaklı dönüşüm yolculuğumuza önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum." dedi. Devrim Yıldırım: "Teknoloji ve veri odaklı dönüşümü daha ileriye taşıyacağız" Yeni göreviyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Enerjisa Enerji Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanı Devrim Yıldırım, "Enerjisa Enerji gibi Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik eden bir yapının parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Teknoloji ve dijitalleşmenin, enerji sektöründe sürdürülebilir büyüme ve operasyonel mükemmeliyet açısından kritik bir rol oynadığına inanıyorum. Bu kapsamda; veri odaklı karar alma, müşteri deneyimini iyileştiren dijital çözümler ve güçlü teknoloji altyapıları ile şirketimizin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamak için tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte çalışacağız" ifadelerini kullandı. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Devrim Yıldırım, aynı üniversitede Telekomünikasyon Mühendisliği alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Kariyerine Ar-Ge alanında başlayan Yıldırım; akademi, telekomünikasyon ve teknoloji sektörlerinde özellikle uluslararası alanda farklı sorumluluklar üstlenerek yazılım geliştirme, ürün yönetimi ve teknoloji stratejileri alanlarında deneyim kazandı. Yaklaşık 30 yıla yaklaşan kariyeri boyunca farklı coğrafyalarda edindiği deneyim ile Devrim Yıldırım, teknoloji stratejileri, dijital dönüşüm, veri odaklı iş modelleri ve büyük ölçekli organizasyonlarda dönüşüm programlarının yönetimi konularında uzmanlığa sahip.