EĞİTİM - 02 Mayıs 2024 Perşembe 11:01

Prof. Dr. Aslan’dan Hz. Peygamber’in örnekliği konferansı

A
A
A
Prof. Dr. Aslan’dan Hz. Peygamber’in örnekliği konferansı

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Aslan tarafından Hz. Peygamber’in Örnekliği Konferansı verildi.


GAÜN Bilgi ve Değerler Topluluğu öğrencilerinin İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda hazırladığı etkinlik, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Etkinliğin açılışında konuşan GAÜN İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Aksoy, programın Mevlid-i Nebi Haftası nedeniyle Peygamber Efendimizi daha yakından tanımak ve sevmek amacıyla düzenlendiğini söyledi.


Konuşmasında Hz. Peygamber’in örnekliğini günümüzün nesline, kuşaklarına aktarmamız gerektiğini belirten İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Aslan, “Gençlerimizin, öğrencilerimizin iyi bir Kur’an tarihi ve Siyer bilgisi okumaları gerekiyor. Bu anlamda da Resulullah’ın örnekliğinde nasıl bir aile reisi, devlet lideri olduğunu tüm yönleriyle yeni kuşaklara aktarmamız gerekiyor. Kur’an- Kerimde de Allah O’nu alemlere rahmet olarak gönderdiğini söylüyor. Resulullah’ın hem rahmet boyutu hem de insanlığa getirdiği Medeniyet Projesi açısından hayatımıza yansıması gerekiyor. Bunu yaparsak Resulullah’ın örnekliğini anlamış oluruz” şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Aslan, “Resulullah’ın insan olarak peygamber olarak çok sayıda özeliği var. Bize bıraktığı en önemli miraslardan birisi emanet mirasıdır. Müslümanın güvenilir olması ve o güvenilirliğin hayatımızın her tarafına yansıması gerekir. İkincisi de toplumu bıktırmamak, müjdeleyici olmak lazım. İslam’ın tebliğini anlatırken insanlığa bir uyarıcı aynı zamanda müjdeleyici olarak O’nun hayatını örnek almalıyız” diye konuştu.



Prof. Dr. Aslan’dan Hz. Peygamber’in örnekliği konferansı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.