GÜNDEM - 02 Mayıs 2024 Perşembe 11:01

Sanayici Kamil Şerbetçi’nin 26. vefat yıl dönümü

A
A
A
Sanayici Kamil Şerbetçi’nin 26. vefat yıl dönümü

Gaziantep Sanayi Odası’nın 1990-1998 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yapmış merhum Kamil Şerbetçi, vefatının 26. yıl dönümünde anılıyor.


GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Sanayi Odası’nın İkinci Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yapmış merhum Kamil Şerbetçi’yi saygı, rahmet ve şükranla andıklarını ifade etti.


Ünverdi yayımladığı mesajında, merhum Kamil Şerbetçi’nin kent sanayisinin bugünlere gelmesinde çok büyük hizmetleri olduğunu söyledi. Şerbetçi’nin ülke ve kent sanayisine kattığı değer ve yaptıklarının unutulmayacağını kaydeden Ünverdi, “Merhum Kamil Şerbetçi, Gaziantep Sanayi Odamızın İkinci Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmış, öngörüsü ve icraatlarıyla şehrimiz ve ülke sanayimizin gelişmesine çok büyük katkılarda bulunmuştur. Gazi şehrimiz, merhum Kamil Şerbetçi gibi cesur adımlar atan cesur yürekli insanların attığı adımları takip ederek bugün parmakla gösterilen bir üretim ve ticaret üssü olmuştur. Bu vesile ile merhum kamil Şerbetçi ile birlikte alın teri ve büyük emeklerle şehrimiz sanayisinin temellerini atan büyüklerimizi bir kez daha saygıyla anıyorum. Bizler de büyüklerimizin bizlere bıraktığı değerler ve hedefler doğrultusunda daha çok çalışacak, şehrimizi geleceğe emin adımlarla taşıyacağız. Bu duygularla merhum Kamil Şerbetçi’yi vefatının 26. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.