SAĞLIK - 07 Temmuz 2025 Pazartesi 14:14

Yaz aylarında kene ısırmalarına dikkat

A
A
A
Yaz aylarında kene ısırmalarına dikkat

Gaziantep Anka Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Nagihan Demir, yaz aylarında kene ısırmalarına bağlı olarak Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında artış yaşandığını belirterek, kene ısırmalarının ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.


Dr. Nagihan Demir, KKKA virüsünün özellikle Hyalomma cinsi kenelerin kan emmesi sırasında insanlara bulaştığını belirterek, "Keneler, kan emerken ağız salgılarıyla virüsü bulaştırırlar. Aynı zamanda kene ezildiğinde vücudundan çıkan sıvılar, ciltte açık yara veya çizik varsa bulaşma riski oluşturur" dedi.


Kenelerin özellikle ahırlar, yüksek otların bulunduğu alanlar, piknik yerleri, su kenarları ve çalılıklar gibi bölgelerde bulunduğuna dikkat çeken Dr. Demir, "Pantolon paçalarını çorap içine sokmak, böcek kovucu sprey kullanmak ve riskli bölgelerde çizme giymek etkili korunma yollarıdır. Vücutta kene tespit edilirse kesinlikle çıplak elle dokunulmamalıdır. Eldiven takılarak bir pens yardımıyla kenenin ağız kısmından tutulmalı, sağa sola hafifçe oynatılarak yavaşça çıkarılmalıdır. Ardından ısırılan bölge bol sabunlu suyla yıkanmalı ve alkol veya tentürdiyotla dezenfekte edilmelidir. Antiseptikler de bu aşamada kullanılabilir" ifadelerini kullandı.


Virüsün çevre şartlarına dayanıklılığına da değinen Dr. Demir, "KKKA virüsü 56C’de 30 dakikada canlılığını kaybeder. Ultraviyole ışınlarına karşı ise oldukça hassastır. Virüs vücuda girdikten 3 ila 5 gün içinde belirtiler ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda bu süre 9 ila 13 günü bulabilir. En sık görülen belirtiler arasında ateş, halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma ve ishal yer alır. İlk günlerde yüz ve göğüs bölgesinde cilt altı kanamalar görülebilir. Gözlerde kızarıklık, el ve ayaklarda morluk ve kızarıklıklar oluşabilir. İleri vakalarda kanlı kusma, kanlı ishal, idrarda kan, burun ve vajinal kanamalar da görülebilir. Ağır olgularda karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezliği gelişebilir. Erken müdahale edilmediği takdirde ölüm oranı %30’a kadar çıkabilmektedir" şeklinde konuştu.


Dr. Demir, henüz hastalığa karşı etkili bir aşı bulunmadığını, ancak Türkiye ve dünyada aşı çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Tedavide en etkili yöntem destek tedavisidir. Gerekli durumlarda kan yenileme de uygulanabilir. Erken tanı ve müdahale hayat kurtarır" diye konuştu.



Yaz aylarında kene ısırmalarına dikkat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu onaylandı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu’nun onaylandığını duyurdu. Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin çevreci projelerle şehrin geleceğine yönelik önemli yatırımlar yaptığına vurgu yaparak, projenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Çevreci yatırım ve projeleri ile Türkiye’ye örnek olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde yatırım ve projeler için girişimlerini sürdürüyor. Bu çerçevede Başkan Büyükkılıç, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilen 30 Mart’ta şehre değer katacak Kayseri Entegre Katı Atık Projesi için önemli bir gelişmenin müjdesini verdi. Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu’nun onaylandığını duyurdu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu’nun onaylandığını duyuran Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde bir dünya markası hâline gelen sıfır atık hareketine uygun olarak planlanan Kayseri Entegre Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu onaylandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen onay hayırlı olsun" diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Kayseri Entegre Katı Atık Projesi ile Molu bölgesinde kurulacak tesisin 50 yıl atık bertarafını sağlayacağını belirterek, "İlimizde oluşan evsel nitelikli atıklar ile tehlikesiz nitelikli üretim atıklarının Sıfır Atık Yönetmeliği hükümlerine uygun yönetimini sağlayacak tesis, şehrin 50 yıllık atık bertarafını sağlayacak şekilde planlanmaktadır" ifadelerini kullandı. Tesis hakkında bilgiler veren Büyükkılıç, "Mekanik Ayrıştırma Tesisi, Atıktan Türetilmiş Yakıt Tesisi, Biyometanizasyon Tesisi, Yakma Tesisi, Enerji Üretim Tesisi, Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi, Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi, Düzenli Depolama Sahası ve Yardımcı Ünitelerden oluşan tesisimiz; sıfır atık modeline göre planlanmış ve ülkemizde örnek gösterilebilecek tesisler arasında yer alacaktır" şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin çevreci projelerle şehrin geleceğine yönelik önemli yatırımlar yaptığına vurgu yaparak, "Projeye desteklerinden dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum ve projede emeği geçen mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemiz şehrimize hayırlı olsun" dedi.
Kastamonu "Ahşabın Cazibesi" belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan "Ahşabın Cazibesi" belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı. Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti. Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı. Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu. İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu. Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti. Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. "İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz" diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi. Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, "Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor" dedi. Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.