ASAYİŞ - 27 Aralık 2017 Çarşamba 09:29

Sosyal medyadan vedalaşıp intihar etti

A
A
A
Sosyal medyadan vedalaşıp intihar etti

Giresun’un Bulancak ilçesinde bunalıma giren 26 yaşındaki Mücahit Temur, sosyal paylaşım sitesinde yaşadığı sıkıntılardan bahsettikten sonra silahla kendini vurarak intihar etti.

Giresun’un Bulancak ilçesinde bunalıma giren 26 yaşındaki Mücahit Temur, sosyal paylaşım sitesinde yaşadığı sıkıntılardan bahsettikten sonra silahla kendini vurarak intihar etti.


Bulancak’a bağlı Ballıca mahallesindeki evinde henüz nedeni belirlenemeyen bir sebeple intihar eden Mücahit Temur, intihar etmeden çok kısa bir süre önce sosyal paylaşım sitesinde yaşadığı zorluklardan ve hayatında bulunan kişilerden 3 tanesi hariç herkese hakkını helal ettiğin ve Allah’ın affetmesini istedi. Paylaşımdan kısa bir süre sonra da intihar etti.


Mücahit T. Paylaşım yaptığı sosyal medya hesabında; “İnanın para pul hiçbir şey mutluluk vermiyor. Hayallerim vardı, umutlarım vardı, hayata küstürdüler beni. Ben yanlış bir şey yapmadım bunu bilin yeter. Hayatta üç kişi harıç herkese hakkımı helal ediyorum” notunu paylaştığı görüldü. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: "Türkiye Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucusu" Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Türkiye’nin Avrupa’nın güneydoğu kanadının koruyucusu olduğunu belirterek, "Türkiye’yi NATO içerisindeki ikinci en büyük orduya sahip ülke olarak gerçekten stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Siz Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucususunuz ve bunun anlamı çok büyük" dedi. Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İstanbul Beşiktaş’ta bir otelde basın toplantısı gerçekleştirdi. NATO, Avrupa güvenliği, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığı, Türkiye-AB ilişkileri ve Gümrük Birliği’ne ilişkin açıklamalarda bulunan Prevot, Türkiye’nin NATO içerisindeki stratejik konumuna vurgu yaptı. Bakan Prevot, Türkiye’nin savunma yatırımlarına değinerek, "NATO içerisindeki ikinci en büyük orduya sahip ülke olarak gerçekten stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Bu sadece bir NATO müttefiki olmanızdan kaynaklanmıyor, aynı zamanda coğrafi olarak çok özel ve stratejik bir konumda bulunmanızdan da kaynaklanıyor. Siz Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucususunuz ve bunun anlamı çok büyük. Savunma Bakanı olan meslektaşım da Türkiye’nin yaptığı yatırımların örnek niteliğindeki rolünden söz etti. Son on yılda savunma harcamalarınızı yüzde 300 artırdınız. Bu oldukça önemli. Askeri harcamalar konusunda bir harcama rotası belirledik ve NATO içinde güvenilir bir ortak olmaya devam etmek istediğimiz için artırmaya devam edeceğiz" diye konuştu. ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Prevot, "ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını yeniden organize etme ihtimalini biliyoruz. Ancak Belçika olarak şu an için özel bir endişemiz yok" yanıtını verdi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini söyleyen Prevot, "1996’dan bu yana değişen ekonomik koşullar nedeniyle Gümrük Birliği’nin gözden geçirilmesi gerekiyor. Gümrük Birliği’nin karşılıklı faydalarını en iyi şekilde değerlendirmek için doğru yöntem değil. Bu hem Türkiye hem de AB için büyük bir avantaj. Bu yüzden Gümrük Birliği’ni gözden geçirmek için daha hızlı ve daha ileri gitmemizin harika olacağını düşünüyorum. Elbette süreci yeniden başlatabilmek için oy birliği ve uzlaşı gerektiğini biliyoruz. Bu da Türkiye ile Kıbrıs arasındaki sorunları doğru şekilde yönetmemiz gerektiği anlamına geliyor. Bu nedenle Türkiye’nin bu konuya dikkat etmeye devam etmesini ve diğer ülkelerle yapıcı şekilde angaje olmasını önemli buluyorum. Elbette diğer ülkelerin de buna olumlu yanıt vermesi gerekiyor. Sonunda bir anlaşmaya varabilmek ve yeni bir Gümrük Birliği’nden mümkün olan en iyi karşılıklı faydayı sağlayabilmek için birlikte ve pozitif bir yaklaşımla yönetmemiz gereken bir konu" ifadelerini kullandı. Prevot ayrıca, sürecin ilerleyebilmesi için Türkiye ile AB ülkeleri arasında yapıcı bir diyalog gerektiğini vurguladı.
Ankara Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerinin şeffaf şekilde milletle buluşturulacağını belirterek, "Kahraman personelimizin zorlu eğitim süreçleri, yüksek disiplin anlayışı ve görevlerine olan bağlılıkları kamuoyuna doğrudan yansıtılabilecek" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, bakan yardımcıları ile birlikte Millî Savunma Bakanlığının katkılarıyla TRT Genç kanalı tarafından hazırlanan "Birlikteyiz" programının ön gösterimi için düzenlenen törene katıldı. Millî Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen lansmana, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, TRT yöneticileri ve programın sunucuları da iştirak etti. Programın ilk bölümünde Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerinin anlatıldığı TCG Çanakkale denizaltısındaki görevler ve eğitim süreçleri ekrana taşındı. Törende ayrıca Kara Harp Okulu Müzik Topluluğu tarafından Türk halk müziği konseri sunuldu. "Ordu-millet fikrini merkeze alan bir proje" Törende konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, kamuoyuyla kıymetli bir projeyi paylaşmanın memnuniyetini yaşadıklarını söyledi. "Birlikteyiz" programının ordu-millet fikrini merkeze aldığını belirten Sobacı, program kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin seçkin birliklerinde verilen zorlu eğitimlerin, görevlerin, imkân ve kabiliyetlerin ekranlara taşınacağını ifade etti. "Program aracılığıyla kahraman personelimizin zorlu eğitim süreçleri, yüksek disiplin anlayışı ve görevlerine olan sarsılmaz bağlılıkları kamuoyuna doğrudan yansıtılabilecektir Bakan Güler ise konuşmasında, "Günümüzde güvenlik, sahada verilen mücadelenin yanı sıra doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekillenmektedir. Bu nedenle böylesine özgün projeler, birer medya çalışması olduğu gibi aynı zamanda millet ile ordusu arasındaki güçlü bağı pekiştiren, güven duygusunu artıran stratejik iletişim adımlarıdır. Şanlı ordumuzun yürüttüğü faaliyetlerin milletimizle doğru ve şeffaf bir şekilde buluşturulmasını sağlayacak olan ‘Birlikteyiz’ programı da bu kapsamda son derece kıymetli bir çalışmadır. Bu program aracılığıyla kahraman personelimizin zorlu eğitim süreçleri, yüksek disiplin anlayışı ve görevlerine olan sarsılmaz bağlılıkları kamuoyuna doğrudan yansıtılabilecektir. Böylece büyük bir özveriyle görev yapan Mehmetçiğimizin görünmeyen emeği, fedakârlığı ve azmi asil milletimiz tarafından daha da yakından anlaşılma imkânı bulacaktır. Bu program aynı zamanda genç nesillerimizin de Türk Silahlı Kuvvetlerimizi daha yakından tanıyarak bu kutsal göreve olan ilgisinin artmasına ve millî bilinçlerinin güçlenmesine de önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. "Güvenlik, doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekilleniyor" Günümüzde güvenliğin yalnızca sahada verilen mücadeleyle değil, doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekillendiğini vurgulayan Güler, şöyle konuştu: "Böylesine özgün projeler, birer medya çalışması olduğu gibi aynı zamanda millet ile ordusu arasındaki güçlü bağı pekiştiren, güven duygusunu artıran stratejik iletişim adımlarıdır." "Birlikteyiz" programının Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü faaliyetlerin milletle doğru ve şeffaf şekilde buluşturulmasını sağlayacağını ifade eden Güler, program aracılığıyla kahraman personelin zorlu eğitim süreçleri, disiplin anlayışı ve görevlerine bağlılıklarının doğrudan kamuoyuna aktarılacağını kaydetti. Güler, "Böylece büyük bir özveriyle görev yapan Mehmetçiğimizin görünmeyen emeği, fedakârlığı ve azmi asil milletimiz tarafından daha da yakından anlaşılma imkânı bulacaktır" ifadelerini kullandı.
Mersin Başkan Seçer: "Kadınların daha güçlü ve güvenli yaşadığı bir kent için çalışıyoruz" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Denizkızı Turizm A.Ş.’nin sermaye artışıyla ilgili tartışmalara yanıt vererek, belediye iştiraklerinin zarar etmediğini, aksine büyüyerek kar ettiğini söyledi. Seçer, "Sermaye artışı şirket batmış anlamına gelmez. Büyüyen şirketler de sermaye artırır" dedi. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2026 Yılı Mayıs Ayı Olağan Toplantısı 1. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirildi. Toplantıda birimlerden gelen 35 ve komisyonlara havale edilen 25 madde olmak üzere toplam 60 madde görüşüldü. "İştiraklerimiz kar ettiği için sermaye artırımına gidiyoruz" Toplantıda, Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Denizkızı Turizm A.Ş.’nin sermayesinin 150 milyon TL’ye çıkarılmasına ilişkin Nisan Ayı Meclis Toplantısında yaşanan tartışmalar da gündeme geldi. Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Seçer, Büyükşehir Belediyesine ait kafe ve plajların belediye iştirakleri aracılığıyla işletildiğini belirterek, bu işletmelerin önemli gelir elde ettiğini söyledi. Göreve geldiklerinde belediye iştiraklerinin kötü durumda olduğunu savunan Seçer, geçen süreçte yapılan yatırımlar ve işletme modeliyle şirketlerin güçlendiğini ifade ederek, "Şu anda 24 kafe ve plajımız hizmet veriyor. Bunlar 2025 yılında toplam 23 milyon TL kar elde etti" diye konuştu. Kafelerin üçüncü şahıslara kiralanmaması yönünde karar aldıklarını da kaydeden Seçer, iştirak şirketinin Büyükşehir Belediyesine kira ödediğini vurgulayarak, "Ben bunu methedilmesi, teşekkür edilmesi gereken bir çalışma olarak değerlendiriyorum" ifadelerini kullandı. Sermaye artışıyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Seçer, sermaye artırımının şirketin zarar ettiği anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi: "Şirket batmış da sermaye artıyor diye bir şey yok. Sermaye artış nedenleri vardır. Çok daha büyük cirolara, karlara eriştik, varlıklarımız arttı. Bu sermaye artık yetersiz kalıyor diye şirketler sermaye artırır. Büyüyen şirketler de sermaye artırır." Seçer’den kadınlar ve engelli bireyler için mesaj Konuşmasında ’Anneler Günü’nü de kutlayan Seçer, kadınların toplumdaki emeğine dikkat çekti. Kadınların daha eşit, güçlü ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir kent oluşturmak için çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Seçer, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla da engelli bireyler ve ailelerine yönelik destek mesajı verdi. Seçer, "Eşit, erişilebilir ve engelsiz bir yaşam için mücadele eden tüm engelli yurttaşlarımızı sevgiyle selamlıyorum. Engelsiz yaşam için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Garaj Mersin ve Kampüs Mersin açılıyor Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen Garaj Mersin ve Kampüs Mersin projelerinin açılışını da duyuran Seçer, projeyle üniversite, sanayi ve kent iş birliğinin güçlendirileceğini ifade etti. Seçer, gençleri, girişimcileri, iş dünyasını ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak projenin açılışının 13 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirileceğini belirterek vatandaşları açılışa davet etti. Yalınayak Mahallesi için ortak çözüm çağrısı Meclis toplantısında Toroslar ilçesi Yalınayak Mahallesi’ndeki imar planı değişikliğiyle ilgili madde de görüşüldü. Mersin 2. İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda hazırlanan düzenleme oy birliğiyle kabul edildi. Bölgedeki çevre ve halk sağlığı sorunlarına dikkat çeken Seçer, sorunun çözümü için tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini ifade ederek, "Mahkeme kararını uygulamak zorundayız. Bu konuyu oturup konuşarak çözmek lazım" dedi. Toplantı, gündem maddelerinin oylanmasının ardından sona erdi.
İstanbul Casusluk davasında savunma yapan İmamoğlu: "Savcılık ne anlar casusluktan" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu "Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok. Bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Ekrem İmamoğlu’nun ismi casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. "Çok gururluyum" İmamoğlu savunmasında, "Deli kuyuya bir taş atmış ve istiyorlar ki birileri de o taşı çıkarsın. Malum, burada biz birkaç davada daha yargılanıyoruz. Birkaç salon yanda başka bir davada daha yargılanıyoruz. O davadaki arkadaşlarımdan birisi de Necati Bey. Biz orada da bunun bir benzerini yaşıyoruz. Çok rahatım, çok gururluyum. Burada verdiğim mücadeleden dolayı gururluyum. Onur duyuyorum. Türkiye tarihinin demokrasi ve adalet adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün Silivri’de verilmektedir" dedi. "Absürtlükte sınır tanımayan bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım" İmamoğlu, savunmasının devamında şunları söyledi: "Suç yok, delil yok, buna rağmen deniyor ki masumiyetini ispat et. Böyle bir şey olabilir mi? Asrın iftirası casusluk. Asrın iftirası İBB davası. Bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İstanbul’da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur? Casusluk. Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Yargı eliyle her türlü baskıyı, hukuksuzluğu, düşman hukukunu yaşadım, yaşıyorum. Casusluktan Ekrem İmamoğlu’nu tutuklamak hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değil. Ekrem İmamoğlu’ndan, Necati Özkan’dan, Merdan Yanardağ’dan casus ve vatan haini çıkarmaya çalışıyorlar." "Buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum" "Siyaset biliminde hem Türkiye’de hem dünyada yer edinmiş Necati Özkan’ı ve herkesin saygı duyduğu gazeteci yazar Merdan Yanardağ’ı da bir kurgunun içine katarak vitrin bir dosya üretmek niye?" diyen İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu zaten imha edilecek. Necati Özkan’ın tutsaklığını uzatalım. Merdan Yanardağ’ın da kanalına çökelim ve susturalım. Benim basınla alakalı ilişkilerimi yöneten kişi, Merdan Yanardağ. Böyle bir şey olamaz yani. Burada bize casus ve vatan haini suçlaması yapan bir avuç muhteris ile karşı karşıyayız. Bunu yapan akla söylüyorum en tepeden içinde olan her birine, o buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum. İlerleyen yıllarda haklı çıkarsam şaşırmayın. Güya birkaç dakikalık bir ziyaret ve sonrasında beyefendinin anlattığına göre 3-5 çalışmanın raporu, WhatsApp’tan gönderilmiş rapor seçim sonucunun sahibiymiş gibi ve bir casusluk faaliyetiymiş gibi anlatılıyor ya" diye konuştu. "Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar, hangi devlet sırrı?" İmamoğlu savunmasında, "Ekrem İmamoğlu’na vatan haini, casus yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. Neden? Çünkü bazıları için hukuk artık adaletin değil makamın, terfinin ve kişisel kariyer hesabının aracı haline gelmiştir. Güya tanımadığım kişi gelmiş, işte 11 Haziran’dan 23 Haziran’a seçimi kazandırmış. Kendi de diyor ’böyle bir şey olur mu?’ diyor zaten. Vatan haini sözünü, casusluk sözünü yazanlara bu sözleri iade ediyorum. Alnına yapıştırıyorum. ‘Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi’ diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? O da yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok" şeklinde konuştu. "Yahu savcılık ne anlar casusluktan?" İmamoğlu, "Bilirkişi raporu zaten bütün gerçekleri ortaya koymuş. Söz konusu anlamsız e-postaların, benim görevimden çok önce, 2009 yılına kadar uzanan veri ihlallerinden kaynaklanan eski sızıntılar olduğu ifade edilmektedir. Yani bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu, kasıtlı yorumlarla oluşturulduğu ve gerçeği yansıtmadığı bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Bu ülkede devlet sırrı paramparça edilmişse, savcılık bu kadar şey yazmışsa, Ekrem İmamoğlu’nun ismi bu kadar zirveye çıkartılmış, casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz? Siyasal casusluk gibi son derece ağır ve teknik bir suçlamanın bu derece delilsiz ve kurguya dayalı bir metinle ortaya konulabilmesi gerçekten mümkün değildir. Çünkü bir bilginin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi teknik uzmanlık, kurumsal değerlendirme ve somut veri gerektirir. Ama ne yapmış savcılık? Hiçbir uzman kuruma başvurmadan, hiçbir somut tespit ortaya koymadan birtakım bilgilerin 2019 yılında devlet sırrı olduğu sonucuna kendi siyasi, kasıtlı, menfaat odaklı yorumuyla ulaşmıştır" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme başkanının "İddianamede Hüseyin Gün’ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı?" şeklindeki sorusuna İmamoğlu, "Benim Necati Bey’le olan ilişkim, yaklaşık 13 sene oldu. Biz, birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hüseyin Gün’ü ilk defa burada hücrede yatarken tutuklandığı itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunda duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.