GENEL - 26 Mayıs 2018 Cumartesi 11:49

Burası da 10. gezegen

A
A
A
Burası da 10. gezegen

Yılın 8 ayı kar nedeniyle yolu ulaşıma kapalı olduğu için senelerce "9.

Yılın 8 ayı kar nedeniyle yolu ulaşıma kapalı olduğu için senelerce "9. Gezegen" diye tabir edilen Van’ın Bahçesaray ilçesi gibi yolu aylarca kar nedeniyle kapalı olmasa da Giresun’un Çamoluk ilçesi de mahrumiyet bakımından Türkiye’nin en ilginç ilçeleri arasında yer alıyor. İlçedeki vatandaşların ne doktorun yazdığı ilaçları alabilecekleri eczanesi, ne de gazete okuyabilecekleri bir bayileri bulunuyor.


Giresun şehir merkezine yaklaşık 200 kilometre mesafede olan ve yol güzergâhının iyi olmaması nedeniyle neredeyse dört saatte ulaşılabilen 3 bin 100 nüfuslu Çamoluk ilçesindeki vatandaşlar yaşadıkları çileye “Ayrı bir gezegende yaşar gibi yaşıyoruz” diyerek tepki gösteriyor.


Yaz aylarında nüfusu 15 bini geçen Çamoluk ilçesi sakinleri, yıllardır büyük sıkıntılar çektiklerini ancak bir türlü seslerini duyuramadıklarından yakınıyor. İlçeye hiçbir yatırımın yapılmamasından dolayı Giresun’un unutulmuş bir ilçesi olduklarını dile getiren ilçe sakinleri özellikle ilçede eczane olmamasından dert yanıyor. İlçe sakinleri doktorun yazdığı ilacı temin edebilmek için Erzincan, Sivas gibi komşu illere ya da Giresun’un kendilerine en yakın mesafedeki Alucra ve Şebinkarahisar gibi ilçelerine gitmek zorunda olduklarını söylüyor. Vatandaşlar, en büyük sorunu sağlık alanında yaşadıklarını söylüyor. Genellikle yaşlı nüfusun ağırlıkta olduğu ilçede tam donanımlı bir hastane bulunmamasının yanı sıra doktorun yazdığı ilaçları dahi alabilecekleri bir eczanenin olmamasından dert yanıyor.


Bazı vatandaşlar, 10 liralık bir ilacı temin edebilmek için 50 lira veya daha yüksek harcamalar yapmak zorunda kaldıklarını Giresun’a veya Alucra’ya gitmek yerine Erzincan’a, Sivas’a gitmeyi tercih ettiklerini söylediler.


İlçe sakinlerinden Hasan Düz “İlçemizde yaşayanların yüzde 90’ı emekli ve yaşlı insanlar. İsteseler de bir yerlere gitme şansları bulunmayan vatandaşlar. Burada hasta olanlar bir tarafa kronik rahatsızlıkları için dahi ilaç yazdırmak zorunda olan vatandaşlar ilaçlarını alabilmek için Erzincan, Sivas illerine ya da en yakın mesafedeki Alucra, Şebinkarahisar ilçelerine gitmek zorundalar. Buralar da 1-5 saat uzaklıktaki yerlerdir. Hasta olanlar ise ancak iyileştikten sonra ilaç almaya gidebiliyor” dedi.


İlçede eczane olmamasının zorluklarını anlatan Sefer Gül ise “ Burada madem ki sağlık hizmeti veren bir sağlık ocağı konumunda bir hastane var eczane de olmalıdır. Hasta olan doktora gidiyor ama doktorun yazdığı ilacı alacakları bir eczane yok. En yakın ilçe 45-50 kilometre mesafedeki Alucra. Yaşlı insanların buralara gitmesi zor. Ancak gidip gelen dolmuşlarla sipariş ediliyor. İlaçlar dolmuşlarda ya unutuluyor, ya kayboluyor ya da ilacın fiyatından daha fazla bir fiyat ödenebiliyor. Hatta acil durumda hastaneye gidenlere müdahale için bile bazen hastanede istenilen ilaçlar bulunamayabiliyor” ifadelerini kullandı.


İlçede eczane olmayışının yanı sıra okuyacakları bir gazetenin de gelmediğini söyleyen Ahmet Tombul “ Biz burada başka bir gezegende yaşar gibi yaşıyoruz. Eczanemizin olmayışı bir tarafa dünyadan habersiz, unutulmuş bir ilçe gibiyiz. Bir gazete bile okuyamıyoruz çünkü ilçemize gazete gelmiyor. Televizyonlardan haberleri izlesek de haberi anlamadan haber bitmiş oluyor. Neyin en olduğunu tam anlamak mümkün olmuyor. Ama gazete haberleri daha detaylı daha kapsamlı oluyor. Bu yüzden gazete olsa daha çok bilgimiz olur. Ne dışardan bizim buraya gelip giden var ne de bizim buradan acil olmadığı sürece başka yerlere gitme şansımız var” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.